Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2

1- BAKAN YUMAKLI: 260 YANGINDAN 258'İNİ KONTROL ALTINA ALDIK

Gülseren KARAPINAR-Şevval CİNDİR/İSTANBUL, (DHA) - TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nde, Türkiye genelinde devam eden orman yangınlarına ilişkin konuştu. Bakan Yumaklı "An itibarıyla 260 yangından 258'ini kontrol altına aldık. Balıkesir Gömeç, Mersin Gülnar yangınları tam olarak kontrol altına alınmış durumda. Aydın Çine büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumda. Susurluk'taki yangın da büyük ölçüde kontrol altına alındı. Şu anda tehlike oluşturacak bir yangın yok" dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen basın toplantısında, yurt genelinde devam eden orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Yumaklı, yangınların son durumu hakkında bilgi verdi.

'SABAHA KADAR MÜDAHALE ETTİLER'

Bakan Yumaklı, “Rüzgarın şiddetini artırdığı Çarşamba gününden bugüne kadar 260 yangına müdahale ettik. Bunların 162'si orman dışında çıktı. Hamdolsun bugün itibarıyla, an itibarıyla çıkan 260 yangından 258'ini kontrol altına aldık. Dün son yaptığımız açıklamada büyük ölçüde kontrol altına alındığını söylediğimiz Balıkesir Gömeç ve Mersin Gülnar yangınları hamdolsun tam anlamıyla kontrol altına alınmış durumda. Enerjisini düşürdüğümüzü söylediğimiz Aydın Çine yangını ise sabah saatleri itibarıyla büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumda. Maalesef bu açıklamaları yaparken dün öğleden sonra Susurluk'ta yeni bir yangın başladı. Bizi rüzgar anlamında çok ciddi bir şekilde zorladı açıkçası. Bu yangına da arkadaşlarımız sabaha kadar müdahale ettiler ve an itibarıyla bunun da büyük ölçüde kontrol altına alındığını söyleyebilirim. Yangının doğası gereği yangın alanının içerisinde zaman zaman rüzgara bağlı belki kısmi tütmeler olabilir, ufak parlamalar olabilir. Bunlar endişe edici herhangi bir durumu ifade etmiyor. An itibarıyla herhangi bir şekilde tehlike oluşturacak aktif bir yangın yok çok şükür. Bu bizim bir rehavete kapılmamızı gerektirmez. Hem bizim risk değerlendirmelerimiz hem Meteoroloji Genel Müdürlüğünün de açıkladığı özellikle İstanbul'dan başlayarak neredeyse bütün kıyı illerimizde saatte 60 kilometrenin üzerinde bir rüzgarı alıyoruz uyarısını. Bu rüzgar hakikaten hem yangının mücadele esnasındaki zorlaştırması hem de yeni çıkacak olan yangınlara davetiye çıkarması açısından sıkıntılı” dedi.

‘HEPİMİZİN ORTAK MÜCADELE ETMESİ VE HASSASİYET GÖSTERMESİ GEREKİR’

Bakan Yumaklı, “Son üç gündür çok zorlu bir mücadele gerçekleştiriyoruz ama çok şükür dünyadaki emsallerine baktığımızda çok kısa sürede arkadaşlarımız bu yangınlara müdahale ederek belli bir aşamaya getiriyorlar. Karşımızda acıkmayan, uyumayan, dinlenmeyen, acıması ya da vicdanı olmayan bir düşman var. Bu düşmanın oluşması, bütün uyarılara rağmen bunu defaatle söylüyoruz, maalesef ki insan unsurunu barındırıyor. Balıkesir Gömeç'teki yangın maalesef bütün uyarılarımıza rağmen bir vatandaşımızın evinde yaptırdığı kaynak makinasından çıkan kıvılcımlarla başladı. Yangınların tamamıyla ilgili kolluk güçleri soruşturmalarına devam ediyorlar. Ancak Cumhurbaşkanımızın da Kabine sonrasında açıkladığı üzere yangına sebep olmanın çok ciddi cezası var. Bu işin adli kısmı. Ancak yine söylüyorum; ormanlarımızda yaşayan, bu ekosistemde yaşayan sadece bizler değiliz. Oradaki en küçük gözle görülebilir karıncadan kuşa kadar, kaplumbağasından işte yaban hayatına kadar oradaki hayatı yok eden, zaman zaman yerleşim yerleri ki orman ve yerleşim yerleri bizim ülkemizde, Anadolu'da sıklıkla iç içe, buralardaki hayatı tehdit eden, oradaki vatandaşlarımızın hayatlarını maalesef cehenneme çeviren bu yangın illetine karşı hepimizin ortak mücadele etmesi ve hassasiyet göstermesi gerekir. Bunu hep birlikte inşallah yeneceğiz” dedi.

‘3 GÜNDE 260 YANGINA MÜDAHİL OLDUK’

Bakan Yumaklı, “Buradan ben tekrar vatandaşlarımıza o tekrar ettiğimiz ama hayati olan uyarıyı yapalım: Lütfen uyarı yapılan dönemlerde başta olmak üzere Herhangi bir şekilde dışarıda bir ateş yakmayalım. Ateşe, aleve sebep olabilecek herhangi bir faaliyette bulunmayalım. En ufak bir yangın emaresi görüldüğünde de 112'yi arayalım. Yangına ilk müdahale hayatidir. Biz de bunu gerçekleştirdiğimizde ki konuşmamın başında söyledim; 3 günde 260 yangına müdahil olduk. Bunların büyük bir çoğunluğunda hızlı müdahale ile söndürmüş olduk. Ben bu müessif hadiselerin tekrar yaşanmaması için bütün vatandaşlarımızın hem kendi gayretleriyle hem şahit oldukları herhangi bir problemde müdahaleleriyle, hiçbir şey yapamıyorlarsa bizlere haber vermeleriyle bu süreci atlatacağımızı düşünüyorum, buna inanıyorum” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------

-Bakan Yumaklı’nın açıklamaları

=============================

2- (ÖZEL) ALİ VE SİDAR, STEM OLİMPİYATLARI'NDA MATEMATİKTE DÜNYA ŞAMPİYONU OLDU

Canan İLARSLAN/İSTANBUL, (DHA)- İstanbul'da yaşayan 4’üncü sınıf öğrencisi Ali Koç (10) ile 5'inci sınıf öğrencisi Sidar Cem Kılagöz (11), İtalya’nın başkenti Roma’da 2- 8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen 'Uluslararası STEM Olimpiyatları’nda matematikte dünya şampiyonu oldu. Bilim dalında kendi yaş kategorisinde de altın madalya kazanan Koç, "Kısa vadeli hedefim Türkiye Matematik Milli Takımı'na girmek. Ortaokul ve lisede TÜBİTAK'ın seçtiği bu takıma girmeyi gerçekten çok istiyorum. Uzun vadeli hedefim şu ana kadar dünyada çözülmemiş en büyük altı problemi çözmek. Bu problemleri henüz dünyada hiç kimse çözemedi ve bunları da çözerek dünyanın en prestijli 2 matematik ödülü olan Abel ödülü ve Fields madalyasını almak. Bunu dünyada alanlar var ama henüz hiçbir Türk bu ödülleri kazanamadı. İlk Türk de ben olmak istiyorum" dedi. Sidar Cem Kılagöz (11) ise 54 ülkeden 714 finalistin katıldığı yarışmada kendi yaş kategorisinde matematik alanında dünya şampiyonluğunun sahibi oldu. Kılagöz, "Birincilik kürsüsünde beraber yan yana Türk bayrağını kaldırdık. O da çok güzel bir histi. Yan yana bir sürü Türk bayrağı açıp ülkemizi temsil etmek bizi çok mutlu etti" diye konuştu.

İtalya’nın Roma kentinde 2-8 Temmuz tarihleri arasında 6'ncı Uluslararası STEM (Science, Technology, Engineering and Mathematics - Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) Olimpiyatları düzenlendi. Olimpiyatlara 54 ülkeden 714 finalist katıldı. Türkiye'den yarışmaya katılan 4’üncü sınıf öğrencisi Ali Koç (10) ile 5'inci sınıf öğrencisi Sidar Cem Kılagöz (11) matematik alanında kendi yaş kategorisinde dünya şampiyonu oldu. Ali Koç kendi kategorisinde matematikte birinci olurken fen bilimleri alanında da şampiyon oldu. Sidar Cem Kılagöz kendi kategorisinde matematikte birinci olurken, fen bilimleri alanında ise ikinci oldu. Elde ettikleri başarıyla ailelerinin gurur kaynağı olan Ali ve Sidar olimpiyatlardaki başarılarını anlattı. Sidar Cem aynı zamanda yaklaşık 40 Asya ülkesinin ve 3 binin üzerinde öğrencinin katılımıyla gerçekleşen SIMOC Olimpiyatları'nda da dünya üçüncülüğü elde etti.

'HEYECANDAN AYAKLARIM TİTREDİ'

STEM’de 4’üncü sınıf kategorisinde matematik ve fen alanında birinci olan Ali Koç, "İki hocam var. İsmet ve Sezer hocam. Onlarla çok sistemli bir şekilde çalıştık. Ayrıca annem de beni hep destekledi. Tam sayısını ben de bilmiyorum ama her gün LGS'ye hazırlanır gibi 5 saat soru çözen biri de değilim. Daha çocukluğumu yaşıyorum, geziyorum, spor yapıyorum, 3 yıldır basket oynuyorum, ailemle vakit geçiriyorum. Sadece oturup robot gibi soru çözen biri değilim. Tüm yıl genel olarak 2-3 haftada bir sistem soruları da dahil olmak üzere olimpiyat soruları çözüyorduk. Onun dışında hocamla da 1 haftada bir ortalama ders yapıyoruz. Tüm bu hazırlık süreçleriyle beraber STEM olimpiyatlarına hazırlandım. Geçen yılkinde de birinci olmuştum. Sonra bu yılkinde de sınava girdim. Sorular açıkçası benim için orta zor arasındaydı. Toplamda hepsi İngilizce olmak üzere 80 soru vardı. Toplamda 2 saat süremiz oluyor ve matematikle bilim arasında 30 dakika ara vardı. Sınav koşulları az önce belirttiğim şekildeydi. Ödül töreninde heyecandan ayaklarım titriyordu bayılmak üzereydim. STEM Olimpiyatları’nın bu yıl Roma'da düzenlenen 5’inci Grand Finali'nde hem matematik hem de bilim dalında dünya birincisi oldum ve altın madalya kazandım" dedi.

'SİDAR İLE BİRLİKTE TÜRK BAYRAĞINI GURURLA DALGALANDIRDIK'

Koç, "Geçen yılki STEM Olimpiyatları Grand Finali'nde Sidar ile tanıştık. Sonra zamanla yakın arkadaş olduk. Her ikimiz de bu yıl düzenlenen STEM olimpiyatlarının matematik kategorisinde dünya birincisi olduk. Sidar 5'inci sınıf kategorisinde dünya matematik birincisi oldu. Ben de 4'üncü sınıf kategorisinde dünya matematik birincisi oldum. Orada hem başta kendim ve sonra da Sidar için ikimiz içinde inanılmaz bir gurur yaşadım. Çünkü Türk bayrağı benim için herşeyden önce gelir. Çok mutlu oldum. Sonra da Türk bayrağımız elimdeydi. Bundan dolayı çok gururlandım. Sidar ile birlikte Türk bayrağını gururla da dalgalandırdık. Aynı zamanda dünya birincisi olan ve Türk olan başka arkadaşlarım da vardı. Hepsini canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.

‘UZUN VADELİ HEDEFİM ŞU ANA KADAR DÜNYADA ÇÖZÜLMEMİŞ EN BÜYÜK ALTI PROBLEMİ ÇÖZMEK'

Matematiğe ilgisini küçük yaşlarda fark ettiğini dile getiren anne Pelin Koç, "Ben 2,5 yaşında keşfettim. İlk okuma yazma öğrendiğimde hesap makineleri ilgimi çekiyordu. Sürekli onlarla oynuyordum. Sonra 3,5-4 yaşında bilime de ilgi duymaya başladım. Annem sürekli bilim ve matematik kitapları aldırıyordum. Sonra ilk yarışmam olan Türkiye Matematik Yarışması’na 7 yaşındayken katıldım. Orada da kendi kategorimden bir yaş büyüklerle yarışmama rağmen Türkiye ikincisi olarak gümüş madalya aldım; sonra da gerisi geldi. Şu ana kadar 31 madalya kazandım ve yenilerini de kazanmaya devam edeceğim. Kısa vadeli hedeflerim var bir de uzun vadeli hedeflerim var. Kısa vadeli hedefim Türkiye Matematik Milli Takımı'na girmek. Ortaokul ve lisede TÜBİTAK'ın seçtiği bu takıma girmeyi gerçekten çok istiyorum. Uzun vadeli hedefim şu ana kadar dünyada çözülmemiş en büyük altı problemi çözmek. Bu problemleri henüz dünyada hiç kimse çözemedi ve bunları da çözerek dünyanın en prestijli 2 matematik ödülü olan Abel ödülü ve Fields madalyasını almak. Bunu dünyada alanlar var ama henüz hiçbir Türk bu ödülleri kazanamadı. İlk Türk de ben olmak istiyorum. Beni en çok destekleyen anneme buradan çok teşekkürlerimi yolluyorum. Benim en büyük destekçim ve en büyük idolüm olmuştur. Öbür büyük idollerime gelince; matematik alanında Cahit Arf'ı, bilim alanında ise Oktay Sinanoğlu'nu ve Aziz Sancar’ı örnek alıyorum; ama annem dışındaki en büyük idolüm ise Mustafa Kemal Atatürk” dedi.

'MATEMATİK SEVGİSİNİ HEP DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN ÇOK ÇABALADIM'

Koç, "Matematik olimpiyatları yoğun geçen süreçler ama aynı zamanda devam eden bir okul süreci de var. O yüzden Ali de hem okulunu aksatmadan ve az önce bahsetmişti, çok kıymetli iki öğretmenimiz var, onlarla birlikte sistemli bir şekilde hazırlandık. Bu konularda çok ilgili bir çocuk, matematik sevgisi çok küçük yaşlarda okuma yazma öğrendi. Üstün potansiyel tanılı bir çocuk. Ben o yüzden hem çocukluğundan bebekliğinden beri Ali ile çok fazla ilgilendim. Birebir de bu ilgi alanlarını çok besledim. Matematik sevgisini hep daha ileriye taşımak ve doğru kişilerle doğru zamanlarda bir araya getirmek için çok çabaladım. Çok şükür güzel bir yolda ilerliyoruz. O yüzden ona olan desteğimin, farkında olduğu için de herhalde beni örnek alıyordur ve bu da çok mutlu ediyor, adeta hoşuma gidiyor" diye konuştu.

‘ALİ 2,5 YAŞINDA OKUMA YAZMAYI ÖĞRENDİ; 4 YAŞINDA KARAKÖK ALDI'

Anne Koç, "Ali 2,5 yaşında çok erken zamanda okuma yazmayı öğrendi ve ilk okuduğu şeyler hep sayılardı. Dışarıda araba plakalarını okuyordu, tabelaları okuyordu. Sonra sayılarla ilgili kitaplar aldırmaya başladım. Bunları yaptığında 3 yaşındaydı. Evde 7 tane hesap makinemiz vardı. 4 yaşında karekök aldı. Hesap makinesiyle uğraşırken karekök almaya başladığını fark ettim. Farklı olduğunu, bu anlamda özel bir yeteneğinin olduğunu ben de babası da fark ettiğimizde bununla ilgili özel bir test yaptırdık. Orada üstün potansiyeli olduğunu da diğer arkadaşlarına göre daha ileriye olduğunu onlar da tanıladılar. Mutlu, gururlu, heyecanlı bundan sonraki yıllar içerisinde Ali'nin hedeflerini gerçekleştirmesi için ne gerekiyorsa yapacağım ve gerçekten oğlumla sonsuz gurur duyuyorum" dedi.

'UMARIM DAHA ÇOK YURTDIŞINA AÇILMA FIRSATIMIZ OLUR'

Koç, "Bir anne olarak ne hissedebilirim ki gurur, mutluluk, heyecan, hepsi vardı. Çocukların daha fazla desteklenmesini devletimiz ve devletin kurumları tarafından daha çok desteklenmesini daha çok yurtdışı organizasyonlarına gidebilmelerinin sağlanmasını özellikle istiyorum. Gördüğünüz gibi pırıl pırıl çocuklar, gittiklerinde de son derece ülkemizi güzel temsil ediyorlar. Umarım bu şekilde daha çok yurtdışına açılma fırsatımız olur ve daha çok başarılar elde ederiz" diye konuştu.

'GÜNDE 6-8 SAAT ÇALIŞTIM'

Sidar Cem Kılagöz ise, "Bu yıl 6'ncısı düzenlenen ve Roma'da olan STEM Grand Final'de 5. sınıflarda matematik kategorisinde dünya birincisi, fen kategorisinde ise dünya ikincisi oldum. Bu sınav için her sınav gibi bu sınavda çıkacak konular üzerinden sorular çözdüm ve çıkmış sorular üzerinden bayağı ağır bir kampımız oldu, bayağı çok çalıştım. Günde 6-8 saat çalıştım. Sınavdan önce her gün en az bir 6 saat çalıştım" diye konuştu.

'MATEMATİKTE YENİ ŞEYLER KEŞFETMEKTEN ZEVK ALIYORUM'

Sidar Cem Kılagöz, "Küçükken sayıları çok seviyordum. Matematik çok ilgimi çekiyordu. İşlemler yapmak, matematiğin doğada olması, matematiğin herşeyde var olması benim çok ilgimi çekiyordu. Matematik çok eğlenceli geliyordu hiç sıkmıyordu. Bu sayede daha da genişlettim matematiği, matematikte yeni şeyler öğrenmek çok hoşuma gidiyordu, hala da hoşuma gidiyor ve matematikte yeni şeyler keşfetmek ve öğrenmekten zevk alıyorum. Geçen yıl İspanya'da 5'incisi düzenlenen STEM Olimpiyatları Grand Finali'nde de dünya birincisi olmuştum, bu yıl da oldum. Üst üste olmak daha da büyük bir başarı ve daha da mutlu ediyor beni. Sürekli 2 yıldır çalışmalarımı hiç bırakmadan tam güç devam edebilmek benim çok hoşuma gidiyor ve gururlanıyorum" dedi.

'SINAVLARDA SORU TARTIŞMAK VE ÇÖZMEK ARKADAŞLIĞIMIZI GÜÇLENDİRİYOR'

Kılagöz, "Yakın arkadaşım Ali Koç da çok çalıştı, ben de çok çalıştım, beraber çok büyük bir başarıya imza attık. Bunun için çok mutluyuz. Bence Ali de benim gibi çok güzel ve akıllı bir çocuk. Beraber güzel anılarımız oldu, halen de oluyor. Sınavlarda beraber bazen soru tartışmak veya çözmek de arkadaşlığımızı güçlendiriyor. Birincilik kürsüsünde beraber yan yana Türk bayrağını kaldırdık. O da çok güzel bir histi. Yan yana bir sürü Türk bayrağı açıp ülkemizi temsil etmek bizi çok mutlu etti. İtalya'dan STEM Olimpiyatları'ndan döndükten 1 hafta sonra da Singapur'a gittim. Yine Singapur için de çok çalıştım. Singapur'da 5. sınıf matematik kategorisinde 3 bin öğrenci ve 40 ülke arasından dünya 3'üncüsü oldum. Yine STEM’de olduğu gibi çok mutluyum ve gururluyum" dedi.

'SİDAR İÇİN ÇOK GURURLUYUZ ÇOK MUTLUYUZ'

Anne Seda Kılagöz, "Sidar’ın matematiğe ilgisi çok küçük yaşlardan beri var. En büyük tutkusu matematik, sürekli soru çözmek, soruları irdelemek, teoremler üzerinde uğraşmak, matematiği çok seviyor. Bunda da başarılı oluyor, başarılı olduğu yolda da devam etmesi benim de hoşuma gidiyor. Matematikle ilgili çok fazla başarı elde etti, dereceler elde etti. Ülkemiz için çok büyük bir gurur" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------------------

(Cep telefonu)

-Yarışma sonrası çekilen görüntüler

(Aktüel)

-Ali ve Sidar'ın odalarından görüntü

-Ali Koç ile röportaj

-Pelin Koç ile röportaj

-Sidar Cem Kılagöz ile röportaj

-Seda Kılagöz ile röportaj

-Sidar Cem Kılagöz'ün Singapur'daki fotoğrafları

-Genel ve detay görüntüler

==============================

3- DEPREMDE KARDEŞİNİ KAYBETTİ, TÜRKİYE'NİN İLK KADIN İTFAİYE ŞOFÖRÜ OLDU

İbrahim YILDIZ/İSTANBUL, (DHA)- Kocaeli Üniversitesi İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Bölümü’nden 2000 yılında mezun olan Fatma Doğanay’ın kariyer yolculuğu üniforma tutkusuyla başladı. Doğanay’ın mesleğe olan bağlılığı, hayatının en zor dönüm noktalarından biriyle daha da perçinlendi. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’ne Sakarya’daki evlerinde yakalanan ve kız kardeşini enkaz altında kaybeden Doğanay, afet anında arama-kurtarma ve itfaiye ekiplerinin hayati rolünü bizzat yaşayarak kavradı. Yaşadığı acıya rağmen depremzedelerin yardımına koşan Doğanay, mezuniyetinin ardından girdiği sınavları kazanarak Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ’a katıldı ve Türkiye’nin ilk kadın itfaiye şoförü oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 26 yıldır aralıksız hizmet veren Doğanay, "Kadınların her alanda başarılı olacağına inanıyorum. Bence kadın olsun erkek olsun herkesin ne istiyorsa ona inanması ve bu uğurda mücadele etmesi yeterli. Kadınlarımızın istedikten sonra başaramayacağı hiçbir şey yok. Zorlukları elbette var ama pes etmeyeceğiz" dedi.

Kocaeli Üniversitesi İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Bölümü’nden 2000 yılında mezun olan Fatma Doğanay’ın kariyer yolculuğu, disiplinli bir hayat ve üniforma tutkusuyla başladı. Polis ve itfaiyeci olmak arasında kaldıktan sonra tercihini itfaiyecilikten yana kullanan Doğanay’ın mesleğe olan bağlılığı, hayatının en zor dönüm noktalarından biriyle daha da perçinlendi. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’ne Sakarya’daki evlerinde yakalanan ve kız kardeşini enkaz altında kaybeden Doğanay, afet anında arama-kurtarma ve itfaiye ekiplerinin hayati rolünü bizzat yaşayarak kavradı. Yaşadığı derin acıya rağmen diğer depremzedelerin yardımına koşan Doğanay, mezuniyetinin ardından girdiği sınavları kazanarak Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ’a katıldı ve Türkiye’nin ilk kadın itfaiye şoförü olarak tarihe geçti.

'İŞİMİ NEŞEYLE YAPIYORUM'

Mesleğini ilk günkü heyecan ve aşkla sürdürdüğünü belirten Fatma Doğanay, "26 yıl çok uzun bir süre gibi görünse de buraya yeni başlayan genç meslektaşlarımı gördüğümde kendimi onlarla aynı yaşta hissediyorum. İşimi, çalışma arkadaşlarımı ve yöneticilerimi çok seviyorum. Sevilmeden yapılacak bir meslek değil bu. Gece nöbetine uykusuz kalacağımı bilerek ama içimdeki büyük bir neşeyle geliyorum. İtfaiyecilik zor, zor olduğu kadar da kutsal bir meslek" dedi.

'HAZIR KITA BEKLİYORUZ'

Havalimanında acil durumlara müdahale etmek amacıyla 24 saat vardiya sistemiyle çalıştıklarını belirten Fatma Doğanay, "Telsizden bir anons geldiğinde ekip olarak saniyeler içinde kıyafetlerimizi giyip araçlarımıza geçeriz. Örneğin iniş takımı arızası yaşayan bir uçak için pilot yerel bekleme istediğinde pistteki stratejik noktalarımızda yerimizi alırız. Durum acil hal alırsa, her araç sıralı şekilde uçağın inişini takip eder ve uçak güvenli şekilde park pozisyonuna geçene kadar ona eşlik ederiz. Çok şükür bugüne kadar büyük bir olay yaşamadık; genellikle kuş çarpması, cam çatlaması veya lastik patlaması gibi durumlara hızlıca müdahale ediyoruz" ifadelerini kullandı.

'KADINLARIN YAPAMAYACAĞI İŞ YOK'

26 yıldır Sabiha Gökçen Havalimanı'nda çalışan Doğanay, "Kadınların her alanda başarılı olacağına inanıyorum. Bence kadın olsun erkek olsun herkesin ne istiyorsa ona inanması ve bu uğurda mücadele etmesi yeterli. Kadınlarımızın istedikten sonra başaramayacağı hiçbir şey yok. Zorlukları elbette var ama pes etmeyeceğiz" dedi.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-HEAŞ tarafından paylaşılan görüntü

-İtfaiye şoförü Fatma Doğanay'ın açıklamaları

-Araç kullanırken görüntüler

-Genel ve detay görüntüler

================================

4- (ÖZEL) ESENYURT’TA CİNAYET ŞÜPHELİSİNE ÖZEL HAREKAT DESTEKLİ OPERASYON: EŞİ GÖZALTINA ALINDI

Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) – Adana’da işlenen cinayetin ardından şüphelinin izini süren polis ekipleri, şüphelinin bulunduğu değerlendirilen Esenyurt'taki siteye özel harekat destekli operasyon düzenledi. Operasyonda, , aranan şüpheliyi adreste bulamazken eşi aynı soruşturma kapsamında Ö.F.’e gözaltına aldı. Özel harekat polislerinin site içerisinde girdiği ve Ö.F.’nin gözaltına alındığı anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Olay, 29 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00 sıralarında Koza Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Adana’da işlenen bir cinayetle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Adana Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri, aranan cinayet şüphelisinin Esenyurt’taki bir sitede bulunduğu bilgisine ulaştı. Bunun üzerine ekipler, özel harekat polislerinin desteğiyle siteye operasyon düzenledi.

Özel harekat polisleri siteye girerek cinayet şüphelisinin bulunduğu değerlendirilen evde arama yaptı. Ancak şüpheli bulunamadı. Çalışmaların devamında şüphelinin eşi Ö.F., cinayet soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

OPERASYON KAMERADA

Operasyon sırasında özel harekat polislerinin site içerisinde koşarak ilerlediği anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde Ö.F.’nin polis ekipleri tarafından gözaltına alınarak götürüldüğü anlar da yer aldı. Yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

—————————

(Cep telefonu)

-Özel harekat polislerinin site içerisinde koşması

-Polis ekiplerinin site içerisindeki çalışmaları

-Ö.F.’nin gözaltına alınması

-Ö.F.’nin polis ekipleriyle götürülmesi

-Görüntüleri kaydeden kadının şaşkınlık yaşaması

-Genel ve detay görüntüler

================================

5- ZEYTİNBURNU’NDA KAPININ GÖBEK KİLİDİNİ KIRIP EVİ SOYDULAR: 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- ZEYTİNBURNU’nda bir dairenin kapı göbek kilidini kırarak girdikleri evden para ve altın ziynet eşyası çalan 3 kadın hırsız polisin güvenlik kamerası incelemesi sonucu yakalandı. Çok sayıda suç kayıtları olduğu belirlenen şüpheliler tutuklandı.

Zeytinburnu, Yeşiltepe Mahallesi'ndeki bir apartmanda bulunan daireden 19 Temmuz'da hırsızlık olayı gerçekleşti. Dairenin kapısının göbek kilidini kırarak giren hırsızlar, evde buldukları bin 100 dolar ve bin 300 avro ile 21 gram altın ziynet eşyasını çalarak kaçtı. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından başlatılan çalışmada, şüphelilerin, binaya girdiği ve hırsızlık yaptıktan sonra çıktıkları anların güvenlik kameralarına yansıdığı belirlendi. Polis, bu görüntülerin izini sürerek şüphelilerin P.Ç., F.Ç. ve D.S. olduğunu tespit etti. Şüpheliler, düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelilerden P.Ç.’nin daha önceden 44, F.Ç.’nin ise 26 suç kaydı olduğu belirlendi.

Asayiş Şube Müdürlüğünde işlemleri tamamlanan şüpheliler çıkarıldıkları adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü:

------------------

(Güvenlik kamerası)

-Şüphelilerin hırsızlık için binaya girdikleri ve çıktıkları anlar

(Aktüel)

-Şüphelilerin adliyeye sevki

===============================

6- SİLİVRİ'DE DENİZE GİRMEK 3 GÜN SÜREYLE YASAKLANDI

Uğur Samet AVCI / İSTANBUL, (DHA)- Silivri Kaymakamlığı, olumsuz hava koşulları nedeniyle ilçede denize girmeyi 3 gün süreyle yasakladı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarıları doğrultusunda vatandaşların can güvenliğini sağlamak amacıyla alınan karar kapsamında, 31 Temmuz ve 1- 2 Ağustos tarihlerinde ilçe sınırları içerisindeki tüm sahil ve plajlarda denize girmek yasaklandı. Silivri Belediyesi'nin sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan olumsuz hava ve deniz koşulları uyarısı doğrultusunda, Silivri Kaymakamlığımızın aldığı karar gereği 31 Temmuz 2026, 1 Ağustos 2026 ve 2 Ağustos 2026 tarihlerinde ilçemiz sınırları içerisindeki tüm sahil ve plajlarda denize girilmesi yasaklanmıştır. Silivri Halk Plajı ve Selimpaşa Halk Plajı'nda bulunan Silivri Belediyesi sosyal tesislerimiz ise hizmet vermeye devam edecektir. Vatandaşlarımızın can güvenliği açısından alınan bu karara titizlikle uyulması önemle rica olunur" ifadeleri yer aldı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri de plajlarda denetim yaparak uyarılarda bulundu.

===============================

7- BEYLİKDÜZÜ'NDE MOTOSİKLETİN OTOMOBİLE ÇARPTIĞI ANLAR KAMERADA: 2 YARALI

Vehbi DEMİR- Ramazan İŞİKLİ / İSTANBUL, (DHA)- BEYLİKDÜZÜ'nde seyir halindeki motosiklet, kavşakta dönmek için manevra yapan otomobile çarptı. Yaralanan 2 kişi ambulansla hastaneye kaldırılırken, kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, 29 Temmuz Perşembe günü saat 21.50 sıralarında Adnan Kahveci Mahallesi İnönü Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre seyir halindeki motosiklet, kavşakta dönmek için manevra yapan otomobile çarptı. Çarpmanın şiddetiyle motosikletteki sürücü ve yolcu yola savruldu. Kazayı görenler, yardıma koştu ve 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak ihbarda bulundu. Olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemi aldı. Yaralanan motosiklet sürücüsü ve arkasına bindirdiği arkadaşı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaşanan kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntü Dökümü:

--------------------------

- Kaza anı

- Çevredekilerin yardıma koşması

- Ekiplerin müdahalesi

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber