DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

1- BAKAN MEMİŞOĞLU: 3 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN TÜRKİYE’YE SAĞLIK HİZMETİ ALMAYA GELİYOR
Canan İLARSLAN/İSTANBUL, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke hâline geldi. Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir hâldeyiz" dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki çalışmaları anlatan Memişoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Programa Bakan Memişoğlu'nun yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol katıldı.
'BUGÜN 3 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN TÜRKİYE’YE SAĞLIK HİZMETİ ALMAYA GELİYOR'
Türkiye'deki sağlık sisteminin son 25 yılda büyük bir gelişim gösterdiğini ifade eden Memişoğlu, "Türkiye’nin sağlık sistemi ülkemizin gurur kaynaklarında biridir. Özellikle son 25 yılda Türkiye’de sağlıkta büyük bir gelişim süreci yaşanıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, insan odaklı bir sağlık hizmeti sunulması için her türlü iradeyi gösterdi ve desteği verdi. Sağlık hizmetinin iyi sunulmasının en önemli etkenlerden biri de iyi bir sağlık çalışanı ordumuzun olmasıdır. Kaliteli, çalışkan, hedef odaklı bir sağlık çalışanı kitlemiz var. Bunun altyapısı ve organizasyonu iyi yapılınca ve destek de verilince Türkiye bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke hâline geldi. Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir haldeyiz" dedi.
'EVDE SAĞLIK VE PALYATİF BAKIM HİZMETLERİNİN SUNUMU VE KOORDİNASYONUNA İLİŞKİN YÖNETMELİK’İ YAYIMLADIK'
Memişoğlu, "Bizim yoğun bakımlarımızda 4’te 1, 5’te 1 oranında hastalarımız uzun süre yatan kronik hastalardı, bakım hastalarıydı. Şimdi Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik’i yayımlayarak ‘palyatif kritik bakım hizmeti’ diye bir şey tanımladık. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettik. ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) denen bir merkezi komuta merkezi oluşturduk. Tabii bu çok ayrıntılı bir mevzuat aslında. Mevzuat çıkalı bir ay oldu, uygulama yakında çok daha net etkisini gösterecektir. Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hâle getireceğiz. Toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe bakım yaşlılarımızın bakımı ile ilgili ve sağlık hizmetiyle ilgili farklı bir modele geçmek zorundayız. Onun için bu modeli oluşturduk. Aile hekimi de bu sisteme dâhil edildi. Aile hekiminin bir hastasının palyatif bakım ihtiyacı varsa aile hekimi bu durumu ESKOM’a bildirecek veya palyatif bakım hastası hastaneden çıkarılıp evine yerleştirildiyse otomatik olarak aile hekimine bu hastasıyla ilgilenmesi için bilgi verilecek. Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul’da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul’da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz” diye konuştu.
'İKİ SENEDE 160 MEVZUAT ÇIKARDIK'
Sağlık alanında yapılan düzenlemelere de değinen Memişoğlu, "İki senede 160 mevzuat çıkardık. Bunların içinde bir tane de kanun var. 20-30 tane daha mevzuat değişikliğimiz olacak. 2024 yılının Kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliği’ni değiştirdik. Sağlık sisteminin ‘Koruyan Sağlık’ tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye’de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul’da bin 121 aile hekimlik merkezimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde; yaklaşık bin 850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul’da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye’deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var. Aile hekimi veya hastanedeki hekimler, hastaları için Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabiliyor. Vatandaşlar da MHRS üzerinden Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu alabiliyor” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
-Bakan Memişoğlu'nun konuşması
-Genel ve detay görüntüler
==========
2- BAKAN MEMİŞOĞLU: TÜRKİYE'DE YAŞ ORTALAMASI 78,5'E YÜKSELDİ
Canan İLARSLAN/İSTANBUL, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, "TÜİK’in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye’de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72’ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünya da sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir" dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki çalışmaları anlatan Memişoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Programa Bakan Memişoğlu'nun yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol katıldı.
'TÜRKİYE’DE YAŞ ORTALAMASI 78,5’E YÜKSELDİ'
Dünya da sağlık sistemindeki başarı parametrelerine değinen Bakan Memişoğlu, "TÜİK’in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye’de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72’ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünya da sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir. Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002 senesinde bebek ölümü bin doğumda 31,5 iken bugün 7,8’e düşmüş durumda ve 2024’te binde 9 iken 2025’te binde 7,8’e düştü, yaklaşık 1,2 demek. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD’de bunlarla ölçülüyor” diye konuştu.
'SİGARA İNSANLARIMIZIN HASTALANMA VE ÖLÜM SEBEPLERİNİN EN ÖNEMLİLERİNDEN BİRİDİR'
Türkiye'de yaşanan sağlık risklerine değinen Memişoğlu, "Ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16’sı iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle oluyor. Yani yüzde 50’nin üzerinde ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörler. Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42’sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30’unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara. Sigara, Türkiye’de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46’sı sigara içiyor. Dünya da ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Sigara kötü bir alışkanlık, herkes biliyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye’de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım” ifadelerini kullandı.
'KİLO DA BAŞKA BİR SAĞLIK RİSKİMİZ'
Memişoğlu, "Ölüm sebeplerimizin yüzde 50’sinin üzerindeki hastalıkların esas sebebi sigara, hareketsizlik ve kilo. Kilo da başka bir sağlık riskimiz. Yüzde 30 neredeyse morbid obeze dönüşmüş bir toplumdan bahsediyoruz ve bunun sebepleri yaşam tarzı, stres, yeme alışkanlıklarıdır. 2000’li yıllarda Türkiye’de yaklaşık 3 kişiden biri kırsalda yaşıyordu. Yani nüfusun yüzde 30’u köyde, kırsalda yaşayan bir toplumken bugün sadece 100 kişiden 6,6’sı kırsalda yaşıyor. Bu esasında yaşam tarzının değiştiğini gösteriyor ama beslenme alışkanlığı farklılaşmıyor. Beslenme alışkanlığı hâlâ sabah, öğle, akşam ağır yemeklerle, hızlı yemekler de ilave ettik onlara; kötüleşmiş durumda. Bir de hareket kısıtlılığı var şehirde. Daha çok araçlarla hareket ediyorsunuz. Öyle olunca da yürümüyorsunuz, egzersiz yapmıyorsunuz. Şimdi bu konularla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Toplumun bu alışkanlıklarını değiştireceğiz. Bunda siz medya mensuplarının çok etkisi var. Bu bilinci, kültürü toplumda beraber oluşturacağız. Bir daha söylüyorum: Ben toplumun tedavi talebinden çok, sağlık talebini oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda destek istiyorum” dedi.
'TÜRKİYE’DE 30 BİNİN ÜZERİNDE İNSAN ŞU ANDA ORGAN BEKLİYOR'
Organ bağışının önemine de değinen Memişoğlu, “Organ nakli için kadavratik organ bağışı bulmakta zorlanıyoruz. Organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptık. Artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabiliyor. Bağış sayısı şimdiye kadar 250 bini buldu. Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet hâline getirdik. Kişi diyor ki ‘Ben öldükten sonra organlarımı bağışlıyorum.’ Bunu sistemden yapıyor ve biz bu kişiye şunu soruyoruz: ‘Yakınların bilsin mi?’ ‘Hayır, bilmesin’ derse bunu dediği anda hiç kimseye söylemiyoruz. Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Ne zamana kadar bilmiyor? Beyin ölümü tespit edilip öldü denildiği zaman hastanede Ölüm Bildirim Sistemi’ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor. O zamana kadar bağış yaptığınızdan kimsenin haberi olmuyor. Türkiye’de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor. Organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasını sağlamamız ve organ bağışı sayısını artırmamız lazım. Ülkemiz organ merkezleri anlamında, hekimlik ve altyapı anlamında dünyanın örnek ülkelerinden biri” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------
-Bakan Memişoğlu'nun konuşması
-Genel ve detay görüntüler
===========
3- BAKAN MEMİŞOĞLU: SMA İLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMA DA YAPIYORUZ
Canan İLARSLAN/İSTANBUL, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Kemal Memişoğlu, "SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz" dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki çalışmaları anlatan Memişoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Programa Bakan Memişoğlu'nun yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner ve USHAŞ Genel Müdürü Serdar Şenol katıldı.
'İSTANBUL’DA SON 24 YILDA 79 TANE BÜYÜK HASTANE YAPILDI'
Türkiye genelinde ve İstanbul'da yapılan hastanelerle ilgili bilgi veren Sağlık Bakanı Memişoğlu, "İstanbul’da son 24 yılda 79 tane büyük hastane yapılmış. Sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 hastane yapılmış. Türkiye genelinde 27 tane şehir hastanesi yaptık. Şu anda İstanbul’da bin 453 yataklı Fatih Sultan Mehmet Hastanesi'ni yapıyoruz. Sancaktepe’de 4 bin yataklı şehir hastanesini inşallah 2027’nin ikinci yarısında hizmete sunacağız. Haydarpaşa’nın kampüsüne başladık. Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin projelendirmesine başladık. Süreyyapaşa’nın projelendirmesini bitirdik. Finansını bulmaya çalışıyoruz ama yatak kapasitesi konumuzun üstünde çok sorunumuz yok. Esenyurt’ta inşallah bir yatak planlaması yapıyoruz. Beykoz’un hastanesini 2027’de bitirme hedefindeyiz, Bayrampaşa keza öyle. Bir de Avcılar var. Bunları İstanbul’a yatırım olarak yapacağız” diye konuştu.
'TÜRKİYE’DE YERLİ AŞI VE SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ ÜRETECEĞİZ'
Yerli aşı ve sağlık teknolojilerindeki çalışmalara da değinen Memişoğlu, “Yerli aşıyla ilgili çağrı yaptık. 8 tane yerli aşının üretimi için planlamalarımızı yaptık. İnşallah en az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye’de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, ‘master cell’ dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Yani biz kendimiz yapacağız her şeyi. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A’yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çağrılarını yaptık. 8 tanesini yaptık ama 6 tanesinin anlaşmasını hazır hale getiriyoruz. Onlarla ilgili çalışma yaptık, hazır üretime geldik. 2 tane ultrason sözleşmesi yaptık. 2 firma yurt dışından teknolojisiyle beraber getirecekler. 2 sene içinde yüzde 70’in üzerinde yerli ultrasonumuzu üreteceğiz. Bunun sözleşmesini de yaptık. Şimdi Hacettepe ve Teknopark’ta üretimini yapıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda 2 tane fabrikasının temelini atacağız. Böylece Türkiye kendi ultrasonunu da yapacak" dedi.
'İLAÇLARI KENDİMİZ ÜRETİR HALE GETİRİYORUZ'
Memişoğlu, “Kendi kalp-akciğer pompamızı biliyorsunuz, ASELSAN’la beraber yaptık. Bu çok teknolojik bir cihaz. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Home Vent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi, mesela kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye’de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark’ta onu prototipiyle geliştirdik. Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Biz Türkiye’nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hâle getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hâle getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. TÜSEB’te şöyle bir şey yaptık: Türkiye’nin hangi ilaçlara ihtiyacı var, yurt dışından getirdiğimiz, ithal ettiğimiz? Bu ilaçların hangilerini Türkiye’de üretmemiz gerekiyor? Bunların planlamasını yaptık. İlaç firmalarıyla görüştük. Bunları biz kendimiz üreteceğiz dedik. Türkiye’nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. COVID’de yaşadığımız gibi, bir şey size gelmezse sağlık hizmetlerini bunlarla üretmeniz gerekir. Onları üretebilmeniz lazım. Bunları tespit ettik ve TÜSEB’le beraber üretimini teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE’NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU İLAÇ VE CİHAZLARI ÜRETECEĞİZ'
Türkiye'de sağlık sektörünün gelişmesi için her türlü fikir ve çalışmadan yararlandıklarını belirten Memişoğlu, "uretensaglik.gov.tr diye bir şey var. Burada fikirden ürüne bir sistem kurduk. Sizin herhangi bir fikriniz varsa, sağlıkla ilgili bir çalışmanız veya görüşünüz varsa oraya gidip başvurabiliyorsunuz. Türkiye üretecek. Ve bu üretim içinde devlet olarak biz kesinlikle kararlıyız. Bununla ilgili planlamamızı yaptık. Bununla ilgili projeksiyonlarımızı yaptık. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu konuda büyük bir hazırlık içindeyiz. Sağlık, Türkiye’nin lokomotif sektörü olacaktır üretimde. Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz” diye konuştu.
'EBOLA KONUSUNDA TÜRKİYE’DE HERHANGİ BİR SORUN BULUNMUYOR'
Ebola konusunda bir soru üzerine Bakan Memişoğlu, "Ebola bizim tarafta yok. O Afrika tarafında var. Halk sağlığı ile takip ediyoruz. Anormal bir durum olmadığını net söyleyeyim bizim açımızdan. Afrika’da var. Bu konuda bizim bütün planlarımızı, koruyucu tedbirlerimizi almış durumdayız, bir sıkıntı yok bizim açımızdan. Şu anda Türkiye’de öyle bir sorun yok” şeklinde cevap verdi.
'SMA İLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMA DA YAPIYORUZ'
Bakan Memişoğlu, HPV ile ilgili biliyorsunuz biz dünya da olmayan bir şey yapıyoruz çoğu yerde. HPV taraması yapıyoruz. Bilim insanlarımız bu konu üzerinde çalışıyor ‘Hocam, bunu açıkladınız ama bunun biz karşılığını görüşüyoruz. Çünkü buna gerek yok.’ dediler. Bizim HPV oranlarımız, kanser oranlarımız, kanser yapma oranlarımız farklı. Bizim HPV profilimiz de farklı. Onun için bunu tartışalım, ondan sonra yapalım dediler. Bugün Türkiye sağlıkla ilgili her türlü 13 tane aşıyı sağlık programına yapmışken, insanımıza faydası varsa HPV’yi de alacağız biz. 13 tane aşıyı tamamen ücretsiz programında olan bir ülke yok ki başka. 6'sı var, 7'si var ama 13 tane aşı bugün sağlıkla ilgili programımızda. SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip, insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
'SAĞLIK HİZMETLERİNDE YAPAY ZEKAYI DAHA ETKİN KULLANACAĞIZ'
Memişoğlu, "Yapay zeka ile birçok şey yapmaya başladık. Biz artık denetimleri şikâyetten çok risk esaslı denetim sistemi üzerine yapıyoruz. Bütün hastanelerdeki ve işlemlerdeki, özel sektör de dahil verileri alıyoruz. Bu verilerde yapay zekâ ile standardın dışında olan bir veri varsa yöneticilerimize gösteriyoruz. Bir doktor aynı işlemi, aynı malzemeyi veya aynı ilacı çok kullanıyorsa ya da bir malzeme bir bölgede standardın dışında kullanılıyorsa bunların hepsini risk esaslı denetim sistemi sayesinde yapay zekâ ile merkezimize getiriyoruz. Türkiye’de mamografiyle ilgili bir çalışma yapıyoruz. Yapay zekâ ile mamografi tanılarını koyabilir hâle geleceğiz. Radyolog desteğiyle yapay zekâ ile destekli bir sistemle çalışıyoruz. Mobil röntgen makinesini ASELSAN’da yaptık. Onun için yapay zekâyı koyduk. Bu makine röntgen filmi çektiği anda birkaç dakika içinde burada şöyle şüpheli bir lezyon var gibi kendi kendine söyleyebilir hâle geldi. Yapay zekâyı zaten biz veri tabanımızda kullanıyoruz. Şimdi başka bir şey yapacağız. Yapay zekâyla ilgili radyolojiden tutun, birçok alanda yapay zekâyı kullanmaya başlıyoruz. Bunlarla ilgili de TÜSEB çok iyi çalışıyor” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------
-Bakan Memişoğlu'nun konuşması
-Genel ve detay görüntüler
========
4- KAĞITHANE’DE ÇOCUKLUK ARKADAŞINI SİLAHLA VURDU: BENİ ARADIĞINI SÖYLEDİLER KORKUTMAK İÇİN ATEŞ ETTİM
Doğan Can CESUR / İSTANBUL (DHA) - KAĞITHANE’de Muhammed Can D. (22), aralarında husumet bulunduğu öne sürülen çocukluk arkadaşı Davut E.’yi (24) tabancayla bacağından vurdu. Yaralanan Davut E. sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanan Muhammed Can D. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şüphelinin verdiği ifadede, "Mahalleden tanıdığım bir ağabeyimle sohbet ediyordum. Davut arkamızdan gelerek 'Sen adam mısın, Metin abi senin telefonlarını açacak' dedi. Davut ile yumruk yumruğa kavga ettik. Sonra arkadaşım beni telefonla aradı. Davut’un çelik yelek giydiğini, elinde silahla beni aradığını söyledi. Kendisini görünce bana zarar vereceğini düşündüğüm için üzerimde bulunan tabancayla korkutmak amacıyla ateş ettim" dediği öğrenildi. Yaşanan olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.
Olay, 10 Eylül 2025 tarihinde saat 15.30 sıralarında Harmantepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında husumet bulunan ve çocukluk arkadaşları oldukları öğrenilen Muhammed Can D. ile Davut E. mahallede karşılaştı. İkili arasında çıkan tartışmanın büyümesi üzerine Muhammed Can D., tabancayla Davut E.‘ye ateş etti. Dizinden yaralanan Davut E., yakınları tarafından mahallede bulunan bir iş yerinin önüne götürüldü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Davut E., Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılırken, hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri çevrede inceleme yaptı. Olay yerinde 1 boş kovan bulunurken, yapılan çalışmada saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin Muhammed Can D. olduğu belirlendi.
OLAY ANI GÜVENLİK KAMERASINDA
Diğer yandan yaşanan olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde şüpheli Muhammed Can D.'nin Davut E.'ye cadde ortasında ateş ettiği anlar görülüyor. Bu sırada caddede akan trafikteki araçlar arasından kaçmaya çalışan Davut E.'nin silahlı saldırıda bacağından yaralandığı anlar da görüntülerde yer alıyor.
KAĞITHANE ASAYİŞ POLİSİ YAKALADI
Polis ekiplerince düzenlenen operasyonda yakalanan Muhammed Can D., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli çıkarıldığı mahkemece 'Kasten yaralama' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Davut E.’nin aralarında 'Uyuşturucu madde kullanmak', 'Uyuşturucu madde ticareti', Ateşli silahlar kanununa muhalefet', 'Kasten yaralama', 'Genel güvenliği tehlikeye sokmak', 'Açıktan hırsızlık' ve 'Çocuğun cinsel istismarı' suçlarından toplam 13 kaydı olduğu öğrenildi.
'SEN ADAM MISIN SENİN TELEFONLARINI AÇACAK'
Tutuklanan Muhammed Can D.'nin ifadesinde, "Davut E. isimli şahsı mahalleden çocukluk arkadaşım olması nedeniyle tanırım. Bu olaydan 2 gün önce Metin isimli mahalleden tanıdığım bir ağabeyimle sohbet ediyordum. Davut arkamızdan gelerek Metin abiyle olan konuşmama karıştı. 'Sen adam mısın, Metin abi senin telefonlarını açacak' şeklinde konuştu. Daha sonra aramızda sözlü münakaşa başladı. Davut ile birlikte bulunduğumuz yerden ayrılarak mahallenin üst tarafına çıktık. Burada konuşmaya devam ederken yumruk yumruğa kavga ettik. Daha sonra ben motoruma binerek oradan ayrıldım, Davut da yürüyerek gitti. Birkaç dakika sonra Davut ile yine sokakta karşılaştık. Yine sözlü tartışma yaşandı. Bana sataşmaya başladı. 'Sen göreceksin' diyerek beni tehdit etti. Daha sonra ikimiz de farklı yönlere gittik. Bu kavgadan birkaç saat sonra evimde bulunduğum sırada mahalleden tanıdığım Yasin isimli arkadaşım beni telefonla aradı. Davut’un çelik yelek giydiğini, elinde silahla ve motosikletle beni aradığını söyledi" dediği öğrenildi.
'KORKUTMAK İÇİN ATEŞ ETTİM'
Şüphelinin ifadesinin devamında, "Daha sonra Davut, sanal medya hesabı üzerinden beni görüntülü aradı. Telefonda anneme ağır küfürler etti. Beni aşağı çağırarak tahrik etti. Ben de normal şekilde karşılık verdim. Gün boyunca telefonla konuşmalarımız ve sözlü tartışmalarımız devam etti. Daha sonra konu kapandı. Olay günü motorlarımın bakımını yaptırmak için motorcuya gitmiştim. Davut’un ikameti de o bölgeye yakındı. Daha önce beni tehdit ettiği ve silahla gezdiğini duyduğum için üzerimde tabanca vardı. Motorcunun sağ çaprazında Davut’u gördüm. Bana zarar vereceğini düşündüğüm için üzerimde bulunan tabancayla korkutmak amacıyla ateş ettim. Daha sonra koşarak olay yerinden kaçtım. Kendisini öldürme kastım yoktu. Sadece korkutmak amacıyla ateş ettim. Yaptığımdan pişmanım. Davut’un bana yönelik tehditlerinden ve hakaretlerinden uzak durmuş olsaydım bunların hiçbiri yaşanmayacaktı" ifadelerini kullandığı öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------------
(Güvenlik kamerası)
-Olay anı
-Silahla ateş açması
(Aktüel)
-Olay yeri
-Şüpheli Muhammed Can D.'nin fotoğrafı
===========
5- ÇATALCA'DA KENDİNİ EVE KAPATIP UZUN NAMLULU SİLAHLA ETRAFA ATEŞ AÇAN KİŞİ TESLİM OLDU
Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA) - ÇATALCA'da ailesiyle yaşadığı iddia edilen tartışmanın ardından kendini eve kilitleyerek çevreye ateş açan İrfan A., 4 gün süren ikna çalışmalarının ardından teslim oldu.
Olay, 13 Ağustos Perşembe günü Çatalca'nın Yalıköy Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, İrfan A. ile ailesi arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma sırasında babasının fenalaşması üzerine adrese sağlık ekipleri çağrıldı. Yaşanan gerginliğin ardından İrfan A. kendisini eve kilitledi. İhbar üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
DÖRDÜNCÜ GÜNDE TESLİM OLDU
Olay yerine gelen jandarma ekiplerine ateş açtığı öne sürülen İrfan A. nedeniyle bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı. Jandarma ekipleri, İrfan A.'yı ikna etmek için çalışma başlattı. Yaklaşık 4 gün süren ikna çabaları bu sabah sonuç verdi. Teslim olmaya ikna edilen İrfan A., evinin bahçesinde jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Hastanedeki sağlık kontrolünün ardından karakola götürülen şüphelinin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
-Şüphelinin fotoğrafı
-Evinden fotoğraf
-Gözaltı anının fotoğrafı
- Ekiplerden görüntüler
- Ambulansla götürülmesi
- Genel ve detay görüntüler
=============
6- BEYOĞLU’NDA İTALYAN PROFESÖR RUGGERO D’ANGERİO EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
Doğan Can CESUR-Mehmet Kaan KURT / İSTANBUL (DHA)- BEYOĞLU’nda emlakçı Ethem İ. (45), yedek anahtarla girdiği evde Profesör Ruggero D'Angerio'yu (55), yatakta yarı çıplak ve hareketsiz halde buldu. İhbar üzerine eve gelen sağlık ekipleri, D’Angerio’nun hayatını kaybettiğini belirledi. Vücudunda darp, kesici veya delici alet izine rastlanmayan D’Angerio’nun cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı. İstanbul Galileo Galilei İtalyan Lisesi ve Özel İtalyan Lisesi’nde (IMI) öğretmenlik yaptığı öğrenilen Ruggero D’Angerio’nun ölümüyle ilgili savcılık tarafından 'Şüpheli ölüm' soruşturması başlatıldı.
Olay, 5 Ağustos Çarşamba günü saat 17.45 sıralarında Hacıahmet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, uzun yıllar İstanbul'daki İtalyan liselerinde ve üniversitelerde öğretmen olarak çalışan, Profesör Ruggero D'Angerio’dan gün içerisinde haber alamayan emlakçı Ethem İ., yedek anahtarla D’Angerio’nun yaşadığı eve gitti. Kapıyı yedek anahtarla açarak daireye giren Ethem İ., odaları kontrol etmeye başladı. Ethem İ., odalardan birinde D’Angerio’yu yatağın üzerinde yarı çıplak, yan yatar vaziyette hareketsiz halde buldu. D’Angerio’nun tepki vermemesi üzerine Ethem İ., 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu.
EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
İhbar üzerine eve sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Eve giren sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Ruggero D’Angerio’nun hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri evde ve D’Angerio’nun bulunduğu odada inceleme yaptı. Yapılan ilk incelemelerde D’Angerio’nun vücudunda gözle görülür darp, kesici veya delici alet izine rastlanmadı. D’Angerio’nun cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldı.
İTALYAN OKULLARINDA ÖĞRETMENLİK YAPTI
Ruggero D’Angerio’nun İstanbul’da uzun yıllar eğitim alanında görev yaptığı, Galileo Galilei İtalyan Lisesi ve Özel İtalyan Lisesi’nde öğretmenlik yaptığı öğrenildi. İtalya'da profesör ünvanı alan Ruggero D’Angerio’nun ölümünün ardından taziye mesajı yayınlandı. Savcılık tarafından şüpheli bulunan olay hakkında soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------
(Cep telefonu)
-Olay yeri
-Sağlık ekipleri
(Aktüel)
-Olay yeri
-Ruggero D’Angerio’nun fotoğrafları
===========
7- EYÜPSULTAN'DA OTOMOBİL TAKSİYE ÇARPTI; KAZA SONRASI TARTIŞMA ÇIKTI
Canan İLARSLAN - Fırat ALKIZ- Uğur Can TANMAN / İSTANBUL, (DHA)- EYÜPSULTAN’da tansiyonu yükselen Bilge Keçeli, hastaneye gitmek için eşiyle birlikte otomobille yola çıktı. Keçeli’nin eşi, aracı park etmek için geri manevra yaptığı sırada arkasındaki taksiye çarptı. Kaza sonrası taraflar arasında tartışma çıkarken, Keçeli taksi şoförünün kendilerinden nakit para istediğini ve eşinin yakasına yapıştığını öne sürdü. Taksi şoförü Mücahit Usta ise kazada karşı tarafın kusurlu olduğunu savunarak para istemediğini belirtti. Kaza anı ve sonrasında yaşananlar kameraya yansıdı.
Olay, 13 Ağustos günü saat 13.10 sıralarında Silahtarağa Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, tansiyonu yükselen Bilge Keçeli, hastaneye gitmek için eşiyle birlikte otomobille yola çıktı. Keçeli’nin eşi, park yeri bulmak için hastanenin önünde yol kenarında durduğu sırada aracın dörtlü sinyalini yakıp geri manevra yapınca arkasındaki taksiye çarptı. Kazanın ardından taraflar arasında tartışma çıktı. Taksi şoförü Mücahit Usta, Bilge Keçeli ve eşine polis ekipleri gelene kadar beklemelerini söyledi. Çiftin beklemeden ayrılmak istemesi üzerine tartışma büyüdü. Keçeli, karşı tarafın kendilerinden nakit para istediğini ve trafik polisi gelene kadar ticari taksi şoförünün hastaneye gitmelerine izin vermediğini öne sürdü. Keçeli, ayrıca eşinin yakasına yapışıldığını iddia ederek şikayetçi olacağını söyledi. Kaza anı araç kamerasına yansıdı. Taksi şoförü Mücahit Usta ise kazada karşı tarafın kusurlu olduğunu savunarak para istemediğini belirtti. Yaşananların ardından Bilge Keçeli hastaneye giderek tedavi oldu. Kazayla ilgili polis ekiplerinin tutanak tuttuğu, tarafların kusur durumunun yapılacak incelemenin ardından belirleneceği öğrenildi.
‘BİZ KASKOYA ÖDETEBİLECEĞİMİZİ SÖYLEDİK ONA RAĞMEN BİZDEN PARA İSTEDİ’
Bilge Keçeli, "Edirnekapı yönünden geliyorduk. Eyüpsultan Devlet Hastanesi’nde muayenem vardı ona girecektik. Tansiyonum 16’ya 12’ydi çok yüksekti. Muayene olacağım için çok vakit kaybetmemek adına karşı tarafta park yeri bulamayız diye park yerini bulup 'aracı park edelim' dedik. Dörtlüleri yaktık, durduk. Eşim aracı park ettiği sırada arkadaki araçla mesafemiz de bayağı vardı. Dörtlüleri yakmış olmamıza rağmen, araç dibimize kadar girip, bizim park halinde olmamıza rağmen bir çarpışma gerçekleşti. Geri geri geliyorduk, aracı park edecektik, o esnada bize çarpmış oldu. Bizim aracımız da büyük bir hasar yok. Onun aracı zaten hasarlıydı. Hasarlı tarafı bize ödetebilmek için bizden nakit para istedi. Araç plakası da yabancı olduğu için kiralık zannetti. Bizim örtbas edeceğimizi zannetti ama bizim aracımız zaten kayıtlı bir araç, ayrıca tam kaskolu bir araç. Biz kaskoya ödeyebileceğimizi söyledik, ona rağmen bizden para istedi. İşler bu boyuta bu yüzden geldi” dedi.
‘YÜKSEK TANSİYONLA BU KİŞİ TARAFINDAN TARTIŞILMAK ZORUNDA BIRAKILDIM’
Keçeli, “Ben de tansiyonumun çok yüksek olduğunu, hastaneye gitmem gerektiğini ama ne gerekiyorsa polis gelene kadar bekleyeceğimi, ondan sonra gideceğimi söyledim. Ona rağmen eşimin yakasına yapıştı, bununla ilgili de kamera görüntüleri var. Eşimin yakasına yapıştı, ‘Gidemezsiniz, kaçamazsınız' gibi sözler söyledi. Aracımız yasal araç, kayıtlı araç; aracımızı bırakıp nereye kaçabiliriz, plakamız ortada. Beraber hastaneye gidelim, polislerin gelmesinin 15-20 dakika süreceğini biliyoruz. En azından ben bir dilaltı bir şey alırım, en azından benim tedavi sürecim başlamış olur. ‘Hayır, gidemezsiniz, bırakmam sizi’ diye saatlerce alı koydu. Yüksek tansiyonla bu kişi tarafından tartışılmak zorunda bırakıldım. Aracın zaten daha önce tamponu düşmüş, vidalamışlar. Arkadaş telefonla konuşurken 'Vidaladığımız yer düştü’ dedi. Büyük ihtimalle her şeyi planlamıştı. Yol boyunca zaten arka arkaya gelmişiz. Tamponu yaptırabilmek için bizden nakit ücreti istedi. Kasko var dediğimizde de işler bu boyuta geldi. Polis tutanak tuttu. Bundan sonra süreç herhalde kaskolar kendi arasında halledecek. 'Şuan da haklı haksız bir şey yok, incelemeyi başlatacağız' dediler. Eşimin yakasına yapıştığı için şikayetçi olmayı düşünüyoruz. Ben hasta olduğumu defalarca söylememe rağmen bunu yaptı. İnsanlık adına ‘abla gel çok kötüsün’ demesi gerekirken ambulans çağırabilirim diyecekken eşimin yakasına yapışmaya devam etti" ifadelerini kullandı.
‘SEYİR HALİNDEYKEN YOL ÜZERİNDE GERİ GELİP TAMPONUMA VURUYORLAR’
Taksi şoförü Mücahit Usta, "Hatalılar, seyir halindeyken yol üzerinde geri gelip tamponuma vuruyorlar. Daha sonra da olay mahallinden polis gelmesi gerektiğini ve ayrılmamaları gerektiğini söylememe rağmen, 'Derhal randevum var, buradan ayrılmak durumundayım' diyerek gitmek istedi. Ben de hanımefendiye, 'Hastaneden bir ekip çağırın gelsin ama kocanız burada durmalı, çünkü aracıma çarptı; burayı terk edemezsiniz, polis memurları geliyor' dememe rağmen, kocasının kolundan tutup ısrarla hastaneye götürmek suretiyle bağırıp çağırarak burayı terk etti. Ben de yanlış yaptığını söyledim. Kocasının yakasına yapıştığım yok. Sadece kocasını engelleyerek gitmemeniz gerektiğini söyledim. Seyir halindeyken geri geri yana yanaşmak için beni fark etmeden, aracımda yolcu da vardı, üzerimize gelerek tamponuma çarptı. Onlar bana çarptı, ben onlara çarpmadım. Para neden isteyeyim, para istemedim. Araç kaskolu ve o hatalı, onların kaskosu zaten benim aracımın bedelini ödeyecek" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
(Araç kamerası)
-Kaza anı
(Cep telefonu)
-Kaza sonrası yaşananlar
-Taraflar arasında çıkan tartışma
(Aktüel)
-Bilge Keçeli ile röportaj
-Mücahit Usta ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
=========








