DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: SÖZDE ÖZGÜRLÜKÇÜ FAKAT ÖZDE BASKICI ZİHNİYETE RAĞMEN HEDEFLERİMİZE DOĞRU YÜRÜYORUZ
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/İSTANBUL,(DHA)- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar, doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyorlar. Hukukun normalleşmesi, bir kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi, Türk üniversitelerinin formatlanma yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil, ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'ne katıldı. Törende Erdoğan'ın yanı sıra Mehmet Fatih Kacır, Davut Gül, AK Parti genel başkan yardımcıları, Erol Özvar, Safi Arpaguş, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve AK Parti milletvekilleri yer aldı.
'TÜRKİYE YÜZYILI TUTKUMUZU SİZLERE BAKTIKÇA, GENÇLERİMİZLE BULUŞTUKÇA DAHA DA PERÇİNLİYORUZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, "Konuşmamın hemen başında şu gerçeği açık yüreklilikle ifade etmek arzusundayım. Yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatının her safhasında gençlerle yol yürümüş, gençlerin önünü açmış bir kardeşinizim. Ülkemizin istikbali olan gençlerle farklı vesilelerle sık sık bir araya gelmeye hassasiyet gösteriyorum. Bugün de aynı heyecanı ve sevinci yaşadığımın bilinmesini isterim. Gençlerimizin çehresindeki şu aydınlığı, gözlerindeki şu ışık ve kararlılığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, büyük ve güçlü Türkiye'ye olan sevdamızı, Türkiye Yüzyılı tutkumuzu sizlere baktıkça, gençlerimizle buluştukça inanın daha da perçinliyoruz. Rabbim yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum. Buradaki genç arkadaşlarımla birlikte kalbi Türkiye için çarpan tüm gençlere Yüce Allah'tan hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler niyaz ediyorum" diye konuştu.
'1 MİLYAR 150 MİLYON LİRA DEĞERİNDEKİ YATIRIMLARI HAYATA GEÇİREN GELİŞTİRME VAKFIMIZI TEBRİK EDİYORUM'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birazdan 210 kişi kapasiteli bu vakıf erkek öğrenci yurdumuz ile 706 kişilik Kuzey Kampüs kız öğrenci yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Öğrenci sosyal alanlarıyla, kapalı otoparkıyla ve diğer imkanlarıyla bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine vereceğiz. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçiren Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı yürekten tebrik ediyorum. İşçisinden mimar ve mühendisine, yurtlarımızın yapımında emeği geçen her bir kardeşimi canı gönülden tebrik ediyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca bu yurtlarda kalacak gençlerimize Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum. Farklı şehirlerden gelen öğrencilerin gönül huzuruyla konaklayacağı, ailelerinin gözünün inşallah arkada kalmayacağı bu yurtların gençlerimize, üniversitemize ve şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Şunu da ayrıca sizlerle paylaşmak istiyorum. Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası iş birliklerinden akademik destek programlarına oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı'nın kuruluşundan itibaren üç yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. Toplam 916 öğrencinin huzur-u kalple barınacağı iki öğrenci yurdunun bu kadar kısa bir süre içerisinde nihayete erdirmek kolay bir iş değildir. Bunun için de vakfımızın tüm mensuplarını ayrıca tebrik ediyor, her birine çalışmalarında üstün başarılar diliyorum" diye konuştu.
'BİZİM İÇİN İLİM, HİKMET VE HAKİKATE GİDEN YOLUN ALTIN ANAHTARIDIR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merhum Sezai Karakoç bir yazısında şöyle diyordu, 'Hayatımızı yöneten ilke sadece zeka değildir. Zekanın güçlenmişi ve olumsuzluklardan arınmışı akıl, ondan daha güçlüsü gönül ve hepsinden daha da güçlüsü ruhumuz vardır.' üstadın yarım asır önce kaleme aldığı bu tespitler bugün daha da anlamlı hale gelmiştir. Merhum Karakoç'un dediği gibi bizler dünyaya ve ötesine sadece bilgisiyle değil, ruhuyla da, gönlüyle de, sezişiyle de bakan insanlarız. Hikmet ve hakikati müminin yitik malı olarak tarif eden inancımız bize bir arayış içinde olmamızı emrediyor. Bunun yolunu ise peygamberimiz bizlere şöyle gösteriyor, 'Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma helak olursun.' Evet, işte tüm mesele budur. Meselenin özü işte bu kadar açık ve sarihtir. Bizim için ilim, hikmet ve hakikate giden yolun altın anahtarıdır. Bizim için üniversite ilmi fikrin, yani bilginin üretim ve işleme merkezidir. Bizim için öğrenci, yani talebe ise ilmi talep ettiği için, bilgiye talip olduğu için talebedir" dedi.
'208 YÜKSEKÖĞRETİM KURUMUMUZUN TÜRKİYE'NİN VİZYON MERKEZİ OLMASINI CANI GÖNÜLDEN ARZU EDİYORUZ'
Erdoğan, "Bakınız, bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları, ilim ve kültür erbabını ağırladı. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, astronomiden coğrafyaya, mimariden şiire, edebiyata kadar ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar Doğu'dan yükseldi. Özellikle İstanbul ilmin, bilimin yuvası oldu. Her alanda bir merkez, bir ışık kaynağı oldu. Cumhuriyet dönemi ile birlikte bu kazanımlar mümkün mertebe muhafaza edilmeye, akademik müktesebat daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ, aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı. Değerli hocalarım, şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan taraflarını giderip eksiklerini tamamlayarak daha iyi hale getirmemiz gerekiyor. Bilhassa üniversitelerimizin asli misyonlarına uygun şekilde araştırmaya, özgün ve nitelikli bilgi üretmeye, Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. İster Boğaziçi gibi köklü, isterse hükümetlerimiz döneminde açılmış yeni üniversitelerimizden olsun, 208 yükseköğretim kurumumuzun Türkiye'nin vizyon merkezi olmasını canı gönülden arzu ediyoruz" diye konuştu.
'EĞER BİR YERDE HAREKET VARSA, ORADA BEREKET VE BAŞARI OLUR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya hızla değişirken Türkiye'de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken, tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken üniversitelerimiz de buna adapte olmalı, kendilerini yenilemeli ve güncellenmelidir. Değişimden, dönüşümden, tekamülden asla korkmamalıyız. Şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum, unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa, orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hale gelir. Duran pas tutar, yosun bağlar, bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
'ELBETTE BU SÜREÇTE ÖNÜMÜZÜ KESENLER, ÖNÜMÜZE ENGEL ÇIKARTANLAR OLUYOR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elbette bu süreçte önümüzü kesenler, önümüze engel çıkartanlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelerde keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar, doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyorlar. Hukukun normalleşmesi, bir kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi, Türk üniversitelerinin formatlanma yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil, ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan, duraksamadan kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" dedi.
'BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTEMİZİN SON DÖNEMDE BU YÖNDE ÖNEMLİ ADIMLAR ATMASINI BÜYÜK BİR MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUM'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu da vurgulamak durumundayım, üniversite ve hocalarımızın bir yandan evrensel nitelikte işler yaparken, diğer yandan yerlileşme hamlelerini devam ettirmelerini önemsiyoruz. Boğaziçi Üniversitemizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Üniversite yönetimimize, Boğaziçi mezunu arkadaşlarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza bir vesile teşekkür ediyorum. Boğaziçi Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye'nin en seçkin yükseköğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz inanıyorum ki Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine anlamlı katkılar sunacaktır" ifadelerini kullandı.
'ÜNİVERSİTE SAYIMIZI 76'DAN 208'E, AKADEMİK PERSONEL MEVCUDUNU İSE 70 BİNDEN 187 BİNE ULAŞTIRDIK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimizin takdiriyle Türkiye'nin kaptan köşküne geçtiğimiz günden beri eğitim, üzerinde hassasiyetle durduğumuz alanların en başında geldi. Üniversitelerimizin bilhassa uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkanlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı. 2026 yılında bu rakam yükseköğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel mevcudunu ise 70 binden 187 bine ulaştırdık. Halihazırda üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor. Aynı dönemde uzun yıllar ülkemizin kanayan yarası olan yurt sorununu yürüttüğümüz projelerle çözüme kavuşturduk. 2002'de 190 olan yurt sayısını bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden aldık, 1 milyona getirdik. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz 'Gençliğin Üretim Çağı' programıyla genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılma süreçlerinde de yanlarında oluyoruz" ifadelerini kullandı.
'2021 YILINDA KURDUĞUMUZ HUKUK FAKÜLTESİ BU SENE İNŞALLAH İLK MEZUNLARINI VERECEK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Boğaziçi Üniversitesi'nde 2021 yılında kurduğumuz Hukuk Fakültesi bu sene inşallah ilk mezunlarını verecek. Daha evvel izole bir bölgede bulunan Hazırlık Okulu'nun yer problemini çözmek için Anadoluhisarı Kampüsü'nü Boğaziçi Üniversitemize kazandırdık. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Burada iki önemli müjdeyi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi, çok yakın bir zamanda inşallah yeniden inşa edilecek. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz, üniversitemiz ve öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı uğurlu olsun" dedi.
'BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ'NE TAM TEŞEKKÜLLÜ VE MODERN BİR LABORATUVAR BİNASI KAZANDIRACAĞIZ'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Bu yatırımlarımız da aynı şekilde şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Üniversitelerimiz için çalışmaya, gençlerimiz için üretmeye, Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru koşar adımlarla ilerlemeye inşallah devam edeceğiz. Bu düşüncelerle açılışını yapacağımız erkek ve kız öğrenci yurtlarımızın bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu eserlerde emeği geçen Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı ve Sayın Rektörümüzün şahsında üniversite yönetimini tebrik ediyorum. Boğaziçi Üniversitemizden yakaladığı ivmeyi sürdürmesini, doğru bildiği yolda kararlılıkla ilerlemesini bekliyor, açılış törenimize iştirak eden tüm misafirlerimize tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun, kalın sağlıcakla" diye konuştu.
'SÜRATLE YENİ KONFERANS SALONUMUZU BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTEMİZE YAKIŞIR ŞEKİLDE BİTİRELİM'
Konuşmaların ardından kurdele kesimi öncesi dua okundu. Burada dua eden Cumhurbaşkanı Erdoğan törenin gerçekleştiği salon için, "Tabii burası 400 kişilik bir salon. Şimdi rektörümüze de söyledik, bize burada daha büyükçe bir alan, valimize de gerekli talimatı verdik ve büyükçe bir konferans salonunu Boğaziçi Üniversitemize yakışır şekilde, bir seneyi geçmeyecek şekilde yapalım bitirelim. Valimizden de sözünü aldık. Boğaziçi Üniversitesi'nin para babaları da bayağı fazla zaten. Onların da destekleriyle inşallah süratle yeni konferans salonumuzu bitirelim ve Boğaziçi Üniversitemize inşallah teslim edelim" dedi.
Duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış kurdelesini, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti genel başkan yardımcıları, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, AK İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti milletvekilleri ve yurtların yapımına katkıda bulunan bağışçılarla birlikte kesti. (DHA)
Görüntü Dökümü:
----------------
-Erdoğan'ın konuşması
-Öğrencilerin Erdoğan'ı karşılaması
-Genel görüntüler
==========
2- BAKAN GÖKTAŞ: KADINLARIN EKONOMİYE KATILIMI VERİMLİLİĞİ ARTIRIR, KALİTE STANDARDINI YÜKSELTİR
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Şevval CİNDİR/ İSTANBUL, (DHA) - 'ÜRETEN Kadınlar Yarışması Ödül Töreni'nde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadın girişimci üretime yeni bir bakış getirirken çoğu zaman yanında bir sosyal etkiyi de taşır, mahallesine iş, ailesine güven olur, çevresine rol model olur. Kadınların ekonomiye katılımı verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir ve yeni pazarların kapısını aralar. En önemlisi, fırsatların adil dağıldığı bir toplum düzenini güçlendirir" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Halkbank tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen 'Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni'ne katıldı. İstanbul Finans Merkezi, Halkbank Genel Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen törene Bakan Göktaş'ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve çok sayıda davetli katıldı.
'BU BİR DAYANIŞMA HAREKETİDİR'
Üreten Kadınlar Projesi'nin önemine değinen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2021 yılından bugüne başarıyla yürütülen Üreten Kadınlar Projesi, her geçen gün kadın girişimcilerin üretim gücünü yükseltirken finansmana erişimini de kolaylaştırıyor ve ekonomik hayata daha güçlü katılım sağlamalarına imkan tanıyor. Bu proje sadece bir finansman modeli değildir, aynı zamanda bir dayanışma hareketidir. Bunun yanı sıra sunduğu pazara erişim desteğiyle birlikte daha fazla kadına ulaşarak güçlü bir ekosistem inşa ediyor. Dünyada ekonominin dili değişiyor. Bugün rekabetin belirleyeni maden, makine ya da metrekare değil, bir fikri ürüne dönüştürebilme kabiliyeti, hız ve güvendir. Girişimcilik bu yüzden sadece bir iş kurma meselesi değildir. Yerel bir fikri küresel bir değere dönüştüren, istihdamı büyüten, üretimi çeşitlendiren bir kalkınma aracıdır. Bir ülkenin geleceği ve yenilik üretme kapasitesi de girişimcilerinin önünü ne kadar açtığıyla ölçülmektedir" dedi.
'KADINLARIN YERİ STRATEJİKTİR'
Kadınların ekonomik tablodaki yerinin stratejik olduğunu vurgulayan Göktaş, "Çünkü kadın girişimci üretime yeni bir bakış getirirken çoğu zaman yanında bir sosyal etkiyi de taşır, mahallesine iş, ailesine güven olur, çevresine rol model olur. Kadınların ekonomiye katılımı verimliliği artırır, kalite standardını yükseltir ve yeni pazarların kapısını aralar. En önemlisi, fırsatların adil dağıldığı bir toplum düzenini güçlendirir. Türkiye ise girişimcilik açısından son derece önemli bir potansiyele sahiptir. Artık bir atölyeden çıkan ürün, doğru destekle e-ticaret yoluyla dünyanın dört bir yanındaki müşterisine ulaşabiliyor. Bir kooperatifin emeği, nitelikli ambalaj ve markalaşma sayesinde ihracat raflarında yer bulabiliyor" ifadelerini kullandı.
'KADININ GÜÇLENMESİ POLİTİKALARIMIZIN MERKEZİNDE'
Bakanlık olarak kadınların ekonomik hayata katılımını sosyal politikaların temel bir parçası olarak gördüklerini belirten Bakan Göktaş, "Türkiye Yüzyılı hedeflerimize yürürken kadınların emeğini üretime, girişimciliğe ve istihdama taşıyan her adımı daha güçlü aile ve daha dirençli toplum için stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Hiç şüphesiz kadınların güçlenmesi politikalarımızın arkasındaki kararlı irade, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve vizyonudur. Ortaya koyduğu bu vizyon doğrultusunda 2024-2028 dönemi Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile kadınların istihdam ve girişimcilikte önünü açan eylemleri hızla hayata geçiriyoruz. Bu belge sadece bir yol haritası değil, somut hedefleri, takvimi ve uygulama mekanizmaları olan kapsamlı bir eylem çerçevesidir" dedi.
'HER KADINA DOĞRUDAN TEMAS EDİYORUZ'
Bakan Göktaş, "Ekim ayında Halkbank'ın katkılarıyla hayata geçirdiğimiz Yükselen Kadınlar Programı, kadın girişimcilerimize yeni fırsatlar sunan destek mekanizmalarımızdan biridir. Afyonkarahisar ve Antalya'da gerçekleştirdiğimiz bu programı yedi bölgede yaygınlaştırarak daha fazla kadın girişimcimize eğitim, mentorluk ve finansal erişim imkanı sunmayı hedefliyoruz. Programın önemli bir ayağı olan Girişimcilik Eğitim Tırı ile de iş fikrini geliştirmek isteyen her kadına doğrudan temas ediyoruz. Bunun yanı sıra kurulmasına destek olduğumuz bin 319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğini pazara taşıyoruz. Kadın girişimcilere ve kooperatiflere Proje Hazırlama Eğitimi vererek kırsal kalkınma desteklerinden daha etkin yararlanmalarını sağlıyoruz. Ayrıca kadingirisimci.gov.tr platformuyla tüm destek ve teşvikleri tek bir çatı altında topladık. Hepsiburada ile iş birliğimiz kapsamında e-ticarete adım atmak ve işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik ve rehberlik sunduk" diye konuştu.
'HER AŞAMADA YANINIZDAYIZ'
Bakan Göktaş, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla yürüttüğümüz Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı ile çevre dostu iş fikirleri geliştiren kadınları destekliyoruz. İki gün önce gerçekleştirdiğimiz törenle temiz teknolojiye yön veren, yenilikçi çözümleriyle fark oluşturan kadın girişimcilerimize ödüllerini takdim ettik. Kadınlar için Enerji Okulu ile kadınları enerji sektörünün aktörleri hâline getiriyoruz. Bunun yanı sıra TÜRSAB ile imzaladığımız protokolle turizm sektöründe kadının varlığını artıran stratejik bir adım attık. Kadın girişimciliğini büyütmek için sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya geliyor, kurduğumuz iş birliklerinin kadınların ekonomik hayata katılımını artırmada kritik bir rol oynadığına inanıyoruz" dedi.
'BU TÖREN CESARETİN, EMEĞİN VE KARARLILIĞIN GÖRÜNÜR HALE GELMESİDİR'
Konuşmasının sonunda ödül alan girişimcileri kutlayan Göktaş, "Geçtiğimiz yıl kadın girişimcilerimizin ödüllerini Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin elinden aldığı bu tören yalnızca sizlerin başarısını kutladığımız bir program değildir. Bu tören cesaretin, emeğin ve kararlılığın görünür hale gelmesidir. Sizin attığınız her adım, aynı yolda yürümek isteyen kadınlar için büyümeye açılan bir kapıdır. Bu başarı, emeğin ve her fikrin doğru destekle büyüyebildiğini göstermektedir. Sizlerin hikâyesi ve başarısı, Türkiye'nin herhangi bir şehrinde işini büyütmek isteyen kadınlara ve genç kızlara ilham vermektedir. Bakanlık olarak ihtiyaç duyduğunuz her aşamada yanınızda olmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Törende, yılın üreten kadın girişimcisi, teknoloji tabanlı kadın girişimci, sıfır atık ve sürdürülebilirlik, yükselen yıldız, kadın kooperatifi kategorilerinde kadın girişimcilere ödülleri verilirken, Alev Alatlı Özel Ödülü Prof. Dr. Hülya Tezcan'a takdim edildi. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-------------
- Törenden detaylar
- Göktaş konuşması
- Ödül töreni ve toplu fotoğraf çekimi detay
=========
3- SULTANGAZİ'DE ZAM İSTEYİNCE 15 GÜN İZNE ÇIKARILAN İŞÇİLER, DÖNDÜKLERİNDE ATÖLYEYİ BOŞ BULDU
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)- SULTANGAZİ Cebeci Mahallesi'nde faaliyet gösteren bir kot pantolon ihracat atölyesinde çalışan yaklaşık 60 işçi, zam talebinde bulununca hem maaş hem de tazminatlarından olduklarını söyledi. İşverenin '15 gün ücretsiz izin' vererek evlerine gönderdiği işçiler, geri döndüklerinde boş atölyeyle karşılaştı. Aylardır maaşlarını alamayan işçiler, gece yarısı iş yerindeki makinelerin kaçırıldığını iddia etti. Makinelerin yüklendiği öne sürülen TIR'ın bölgeden ayrılma anlarının güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. İşçilerden İmdat Adıgüzel, "Bize 'Evet' veya 'Hayır' oylaması yapacağını söyledi. 'Evet derseniz atölyeyi çalıştırmaya devam edeceğim' dedi. 'Hayır derseniz ara vereceğim; 15 gün ücretsiz izne çıkartacağım sizi' dedi. Çoğunluk 'Hayır zamsız çalışmayı kabul etmiyoruz' dedi. Ücretsiz izne çıkarttı bizi. Geldiğimizde makineler yoktu" dedi.
Olay, geçtiğimiz günlerde Sultangazi Cebeci Mahallesi'ndeki bir tekstil atölyesinde meydana geldi. İddiaya göre işveren, devletin belirlediği yüzde 27'lik asgari ücret zammını vermeyeceğini açıklayarak işçilere 'Evet mi hayır mı' şeklinde oylama yaptırdı. İşçilerin çoğunluğunun zamsız çalışmayı reddetmesi üzerine '15 gün ücretsiz izin' kararı alındı. 15 gün izne çıkan işçiler iş yerine döndüklerinde atölyedeki makinaların gece saatlerinde iş yerinden kaçırıldığını düşünmeye başladı. İşçiler olay gecesine ilişkin güvenlik kamerası görüntülerine de ulaştı. Görüntülerde bir TIR'ın gece saatlerinde iş yeri önüne yanaştığı anlar görülüyor.
'EVET, HAYIR OYLAMASI YAPTIRDI; ÜCRETSİZ İZNE ÇIKARDI'
Mağdur işçilerden İmdat Adıgüzel, "Çalışıyorduk bu tekstil atölyesinde. Devletimizin verdiği yüzde 27'lik zammı atölye sahibi bize vermeyeceğini söyledi; Ocak ve Şubat'ın zammını vermeyeceğini söyledi. Biz elemanlar olarak kabul etmedik. Bize 'Evet' veya 'Hayır' oylaması yapacağını söyledi. 'Evet derseniz atölyeyi çalıştırmaya devam edeceğim' dedi. 'Hayır derseniz ara vereceğim; 15 gün ücretsiz izne çıkartacağım sizi' dedi. Çoğunluk 'Hayır zamsız çalışmayı kabul etmiyoruz' dedi. Ücretsiz izne çıkarttı bizi'. İki hafta geçti aradan, dün akşam bizi aradılar. Bir kafede buluştuk, 10 kişi arkadaşlarla beraber oturduk, patronlar geldi. 'Biz sizin maaşlarınızı veremiyoruz tefeciye bulaştık' dedi. Hakkımızı istedik. Onlar da veremeyeceğini söylediler. Bugün geldik atölye kapanmış, bütün makineleri çıkartmışlar" dedi.
'HAKLARINIZI 3 AY SONRA VERECEĞİZ" DİYORLAR'
Adıgüzel, "Kendileriyle telefonda iletişime geçtim. 'Haklarınızı vereceğiz ama 3 ay sonra vereceğiz' diyorlar. Hepimiz mağduruz. Engelli arkadaşlarımız, 2 ay maaşını alamayan arkadaşlarımız var burada. Hepimizin maaşları içeride kaldı. Kiralar kaldı, taksitler var. Bu kadar arkadaş mağduruz burada" dedi.
'60 KİŞİNİN ALACAĞI VAR'
Adıgüzel, "Bu görüşmelerden önce de ödemelerimiz geç yatıyordu; 2 hafta geç yatıyordu maaşlarımız, alamıyorduk bir türlü. Her seferinde tartışıyorduk işverenle. İçeride alınacak maaşlarımız var, 2 aylık alınacak maaşlar var. 60 kişinin alacağı maaşlar var. Kaldı hepsi böyle, hepimiz mağdur durumda kaldık. Ben burada 4 senelik çalışanım. Benimle beraber 10 seneye yakın çalışan da var, 8 seneye yakın çalışanlar da var, hepsi de çok eski elemanlar. Tazminatlarımız verilmedi zaten. Hiçbir şekilde tazminatlarımız verilmedi, maaşlarımız verilmedi. Bu mağduriyetin giderilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
'GEÇEN HAFTA SALI GÜNÜ MAKİNALAR VARDI'
8 yıldır aynı iş yerinde çalıştığını söyleyen Mehmet Aydın ise, "Ben bunlara güvendim, bırakmadık, hep beraber birlik olduk. Geçen hafta Salı günü geldim, içeride makineler vardı. İçeriye gittim, ustam vardı Erol Usta diye. Ona, 'Usta, işbaşı yapacak mıyız' diye sordum. 'Abi Pazartesi günü yapıyoruz' diye öyle bir şeyler söyledi. Bugün duyduk, makinaları götürmüşler. Ben buranın 7-8 senelik elemanıyım. Aşağı yukarı ben buraya gece gündüzümü de verdim. Ne kadar şey olursa olsun burada çalışan herkes birlik beraberlik içindeydi. Bize deseydi ki, 'Arkadaşlar paranızı veremiyorum, hakkınızı helal edin', gam yemezdim ama 1 aylık maaşımızı vermesi lazım. Ben tazminatı unuttum. Ben şu anda kredi kartının limitine kadar borçlandım. Hakkımı helal etmiyorum. Türkiye Cumhuriyeti bunu başından sonuna kadar araştırsın. Burada 60-70 kişiye yakın eleman var. 3-4 de özürlü arkadaşımız var. Kimin hakkını yiyorlar. Telefonumuza niye bakmıyorlar" diye konuştu.
'1 AY GEÇ ALDIĞIMIZ DA OLDU; İDARE EDİYORDUK'
Kot pantolon ihracat işi yapıyorduk biz burada resmi olarak. Önemli bir iş yeri yani. 2 seneden beri maaşımızı geç veriyorlardı. İdare ediyorduk. Buradaki bütün insanlar, hepimiz idare ediyorduk. 15 gün, 20 gün, hatta 1 ay geç aldığımız da oluyordu, hepimiz idare ediyorduk" diye konuştu.
'MAKİNALARI ALIP ÇEKİP GİTMİŞLER'
Çalışanlardan Engin Çelik ise, " 'Makinaların hepsi dükkanda duruyor' dedi. Biz de 'Tamam' dedik. Makinalar dükkanda duruyorsa bizim de güvencemiz makineydi. En azından bir şey olursa makinalara el koyarız dedik. Ertesi gün anladığımız kadarıyla, ayın 5'inde gece saat 02.00'de bir operasyon yapmışlar, bütün makinaları 30 kişiyle almışlar. Bekçiyi de rehin almışlar, sırf bekçi bize haber vermesin diye, kimseye haber vermesinler diye rehin almışlar. Makinaları almışlar çekip gitmişler" dedi.
'KENDİ KAFALARINA GÖRE SİGORTA ÇIKIŞI YAPMIŞLAR'
Çelik, "Mesaj atıyoruz bize dönüş yapmıyorlar. Gerçekten çok mağduruz. Engelli arkadaşlarımız var adam kaç sene emek vermiş; 4 çocuk babası. Geçinemiyor şu an oturuyor ağlıyor. Devletimize sesimizi duyurmak istiyoruz. Yardımcı olsunlar. Hepimiz burada emekçiyiz. Bir engeli arkadaşımız daha var. Bu insanları haklarını nasıl yiyebilirsiniz ki. Gerçekten de çok mağduruz. Sigortalıydık; asgari ücret olarak gösteriyordu ama nedense biz asgari ücretle çalışmıyorduk yani, şimdi bunun gerçeğini söyleyelim. Sigortaları yatırıyordu o da devletten dolayı Şunun altını çizerek söylüyorum. Bizde çıkış için herhangi bir imza atılmadı. Kendi kafasına göre çıkış yapmış. Bütün insanların sigortadan normal şartlarda madem devletli kurumlu bir yerse önce imza atacaksın, imzayı attıktan sonra işin fesh edilir; ama bu kafasına göre imzayı atmış, dükkanları kalmış, anladık ki dükkan şu an bomboş. Sabahtan beri burada mağduruz, gerçekten de devletimize burada sesimizi duyurmak istiyoruz, mağduriyetlerimizi gidersinler" diye konuştu. Mağdur yaklaşık 60 işçi konuyu yargıya taşıyacaklarını da belirtti. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
(Güvenlik kamerası)
-TIR'ın iş yeri önüne yanaşması
(Aktüel)
-İmdat Adıgüzel ile röportaj
-Mehmet Aydın ile röportaj
-Engin Çelik ile röportaj
-Kilitli kapıdan görüntü
-Mağdur işçiler
-Genel detay görüntüler
=========
4- HAVALİMANI'NDA HEİMLİCH MANEVRASIYLA YOLCUNUN HAYATINI KURTARAN ŞEF: GÖZLERİNDEKİ MUTLULUĞU TEKRARDAN GÖREBİLMEK GÜZELDİ
İbrahim YILDIZ / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Havalimanı'nda restoranda yemek yiyen kadın yolcu nefes borusuna yemek kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçirdi. Heimlich manevrası ile kadın yolcunun hayatını kurtaran restoran şefi Beytullah Bozkurt, "O anda gözlerindeki mutluluğu, o gözlerindeki heyecanı tekrardan görebilmek gerçekten güzeldi. Çok çok teşekkür etti bize çikolata ikramında bulundu. Bizde bir hayatı kurtardığımız için çok mutluyuz" dedi.
İstanbul Havalimanı'nda gece saatlerinde meydana gelen olayda, Havalimanı İç hatlar Arındırılmış salonda yemek yiyen bir Türk kadın yolcunun boğazına yemek kaçtı. Öksürmeye başlayan kadın yolcu nefes alamamaya başlayınca restoranda bulunan restoran şefi Beytullah Bozkurt müdahale etti. Öztürk, yolcunun boğazına kaçan yemeği Heimlich manevrasıyla çıkarttı. Kadın, hayatını kurtaran garsona teşekkür etti.
'BİR HAYATI KURTARDIĞIMIZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ'
Yaşananları anlatan restoran şefi Beytullah Bozkurt, "O sırada tezgahın ön tarafında kalite kontrolü yapacaktım. Hanım efendinin öksürük sesini duydum. Kafamı çevirdim baktım 'iyi misiniz' dedim ve konuşamadığını hissettim. O an bir kadın olduğu için ilk anda müdahale etmeyi tercih etmedim ve su verdim. Su aldıktan sonra kameralarda da göründüğü gibi hanımefendi 'sırtıma vur' diye işaret etti. Ondan sonra anladım ve gözlerinin kaydığını farkettim. Heimlich manevrasıyla hanımefendiyi kurtardım. Ondan sonra zaten kendine geldi. O anda gözlerindeki mutluluğu, o gözlerindeki heyecanı tekrardan görebilmek gerçekten güzeldi. Çok çok teşekkür etti bize çikolata ikramında bulundu. Bizde bir hayatı kurtardığımız için çok mutluyuz. Zaten şirketimiz bu tür eğitimleri genellikle veriyor o sırada hangi arkadaşımız olsaydı aynı müdahaleyi yapardı" dedi.
GARSONUN MÜDAHALESİ KAMERADA
Öte yandan yolcunun boğulma tehlikesi geçirdiği ve garsonun kadına müdahale ettiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----------------
(Güvenlik kamerası)
-Kadın yolcunun boğazına bir şey takılması
-Kadının ayağa kalkması
-Kadının yardım istemesi
-Garsonun kadına müdahalesi
-Şef Beytullah Bozkurt'un röportajı
=========
5- ENES BATUR ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST BIRAKILDI
Esra GÜNTEPE / İSTANBUL, (DHA)-'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan sanal medya ünlüsü Enes Batur, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması kapsamında İstanbul, Ankara, Muğla ve Yalova'da yapılan operasyonlarda aralarında ünlü isimlerinde bulunduğu 11 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndaki ifade işlemlerinin ardından Adli Tıp Kurumu'nda kan ve saç örneği verdikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı verilen ve dün İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınan sanal medya ünlüsü Enes Batur, savcılık ifadesinin ardından sevk edildiği mahkemece yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. (DHA)
==========
6- ŞİŞLİ'DE RAMAZAN AYI ÖNCESİ FIRINLARA DENETİM
İSTANBUL, (DHA)-ŞİŞLİ'de ramazan ayı öncesi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Şişli Belediyesi zabıta ekipleri tarafından fırınlarda gramaj ve fiyat denetimi yapıldı. Kurallara uygun üretim ve satışın yapılmadığı tespit edilen işletmelere idari işlem uygulandı.
Yaklaşan ramazan ayı dolayısıyla ilçe sakinlerinin sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimini sağlamak amacıyla denetimlerini sıklaştıran ekipler, ilçe genelindeki fırın ve pastaneleri denetim yaptı. Şişli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile Şişli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü denetimlerde, başta ekmeklerin gramajı ve satış fiyatları olmak üzere hijyen koşulları, iş yeri ruhsatları ve genel temizlik kuralları kontrol edildi. Denetimlerde, kurallara uymadığı tespit edilen işletmelere idari yaptırım uygulandı. Ekipler ayrıca, 15 liradan satışa sunulan ekmeklerin 200 gram olup olmadığını da hassas terazilerle ölçerek denetledi. Ramazan ayında artan tüketim nedeniyle tüketicilerin mağduriyet yaşamaması için sürdürülen kontrollerde, fiyat tarifesi bulundurmayan bir işletmeye de Şişli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince idari işlem yapıldı. Denetimlerin ramazan ayı boyunca aralıksız devam edeceği öğrenildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------
-Denetimlerden görüntüler
-Yapılan kontroller
-Gramaj ve fiyat denetimi
-Cezai işlem uygulanması
-Genel ve detaylar








