DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, BOSNA HERSEK DEVLET BAŞKANLIĞI KONSEYİ BAŞKANI DENİS BEÇİROVİÇ'LE GÖRÜŞTÜ
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Erdoğan ile Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Beçiroviç bugün İstanbul'da bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Beçiroviç'i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde resmi törenle karşıladı. Karşılamanın hemen ardından ikili baş başa görüşmeye geçti. Baş başa görüşmenin ardından Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde heyetler arası görüşme gerçekleşti.
Görüntü Dökümü:
----------------
-Görüşmeden görüntüler
=========================
2- DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN, BULGAR MEVKİDAŞI NADEZHDA NEYNSKİ İLE BİR ARAYA GELDİ
İSTANBUL, (DHA)- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nadezhda Neynski ile İstanbul'da bir araya geldi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan ile Bulgaristan Dışişleri Bakanı Nadezhda Neynski ile İstanbul'da bir araya geldi. Görüşme, basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Görüşmeden görüntüler
=======================
3- SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANI GÖRGÜN: TÜRKİYE, BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞI EN ÖNCELİKLİ SIRAYA KOYMAKTADIR
Gülseren KARAPINAR- Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA)- STRATCOM SUMMIT Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Güçlü bir savunma sanayii barışı tehdit etmez; barışın üzerinde durduğu zemini tahkim eder. Türkiye, bölgesel ve küresel barışı en öncelikli sıraya koymaktadır. Savunma kapasitemiz geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de bu barışın garantörü olarak konumlandırılmıştır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen 'STRATCOM SUMMIT Zirvesi'ne katıldı. Zirveye Savunma Sanayii Başkanı Görgün'ün yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve çok sayıda kişi katıldı.
'GÜNÜMÜZÜN SAVUNMA SANAYİİ MİMARİSİ BİZZAT SAVAŞ ALANINDA ŞEKİLLENMEKTEDİR'
Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Türkiye'nin İHA ve SİHA platformları sadece ihracat başarısı elde etmekle kalmamış; modern çatışma konseptinin yeniden şekillenmesinde öncü bir rol oynamıştır. Elektronik harp ve siber operasyonlar, çatışmanın görünmez ancak belirleyici boyutları olarak ortaya çıkmıştır. Uzay yeni bir rekabet alanı haline gelmiştir. Uydu ağları, ticari görüntüleme kapasitesi ve güvenli iletişim altyapısı, askeri güç projeksiyonunun ayrılmaz parçaları olmuştur. Yapay zeka durumsal farkındalığı artırmakta, karar döngülerini hızlandırmakta ve lojistik zincirlerini optimize etmektedir. Yazılım artık donanımla eşit ağırlıkta stratejik bir değişken haline gelmiştir. Tüm bu dönüşümden çıkarılacak en kritik sonuç şudur: Günümüzün savunma sanayii mimarisi bizzat savaş alanında şekillenmektedir. Sahadan gelen gerçek zamanlı geri bildirimler, endüstriyel adaptasyonun hem hızını hem de yönünü doğrudan belirlemektedir. Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarısının arkasındaki en temel faktörlerden biri, saha ile sanayi arasındaki bu yakın ve kesintisiz diyalogdur. Çevik yaklaşım. Hızla uyum sağlayanların ayakta kaldığına hep birlikte şahit oluyoruz. Uyum sağlamakta yavaş kalanlar sadece rekabette geri kalmakla kalmaz, stratejik olarak savunmasız hale gelirler" diye konuştu.
'GÜNCEL RAPORLAR TÜRKİYE'Yİ, GELİŞEN KÜRESEL SAVUNMA GÜCÜ HARİTASINDA 'YÜKSELEN ÇEVİK OYUNCU' OLARAK TANIMLAMAKTA'
Görgün, "Bugün Türkiye'nin savunma ve havacılık ekosistemi 4 binden fazla şirketi, 100 binden fazla doğrudan istihdamı, 20 milyar doları aşan ciroyu ve sadece 2025 yılında 185 ülkeye yapılan 10 milyar doları aşan ihracatı kapsamaktadır. Bu rakamlar soyut bir büyüme hikayesini temsil etmiyor. Bunlar ulusal bir kabiliyet mimarisinin, özgün tasarım kapasitesinin ve sürdürülebilir bir endüstriyel yetkinlik derinliğinin somut yansımasıdır. Bu dönüşümün mümkün kılınmasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin, rehberliğinin ve sarsılmaz desteğinin belirleyici rolünü saygıyla ifade etmek isterim. Bu yolculuğu küresel bir bağlama yerleştirmek, önemini daha da netleştirmektedir. Güncel raporlar Türkiye'yi, gelişen küresel savunma gücü haritasında 'yükselen çevik oyuncu' olarak tanımlamaktadır; savaşta kanıtlanmış sistemlere, esnek bir üretim modeline ve savunma kabiliyetini bağımsız bir platformdan ziyade bir 'operasyonel paket' olarak sunma kapasitesine sahip bir ülke olarak nitelendirmektedir" dedi.
'ÜLKELER BİRLİKTE ÜRETİM YAPTIKLARINDA SADECE SİSTEMLERİ PAYLAŞMAZLAR; GELECEĞE BİRLİKTE YATIRIM YAPARLAR'
Görgün, "2035 yılına doğru bakıldığında, bir savunma sanayii gücü kimin en çok harcadığına göre değil, şunlara göre belirlenecektir: En hızlı kimin ürettiği, en derin tedarik zincirlerini kimin kurduğu, savaş alanı derslerini ürünlere en hızlı kimin dönüştürdüğü, ittifak ağlarını endüstriyel güce kimin çevirebildiği. Türkiye tam olarak bu doğrultuda inşa etmektedir. Milli Teknoloji Hamlesi, beşeri sermayemiz ve stratejik malzemeler üzerindeki artan hakimiyetimizle inşa ettiğimiz kapasite artık sadece Türkiye'nin güvenliğine değil, ortaklık kurduğumuz ulusların güvenliğine de katkı sağlamaktadır. Türkiye'nin savunma sanayii iş birliği anlayışı, platform satışının çok ötesine geçen uzun vadeli bir kapasite geliştirme modeli üzerine kuruludur. Ortak ülkelere sadece sistem satmıyoruz. Birlikte geliştiriyor, birlikte üretiyor, teknoloji transfer ediyor, eğitim veriyor ve sürdürülebilir endüstriyel ilişkiler kuruyoruz. Güvenlik, nihayetinde güvenilir ve kalıcı ortaklıklar üzerine inşa edilir. Ülkeler birlikte üretim yaptıklarında sadece sistemleri paylaşmazlar; bilgiyi paylaşırlar, planları paylaşırlar ve geleceğe birlikte yatırım yaparlar. Bu iş birliği modeli karşılıklı faydayı, uzun vadeli değer yaratmayı ve stratejik güven inşasını mümkün kılar" dedi.
'TÜRKİYE BU YOLUN DEĞERİNİ KENDİ TECRÜBESİNDEN BİLMEKTEDİR'
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Teknoloji transferi de bu çerçevede anlamlı bir ağırlık taşımaktadır. Türkiye bu yolun değerini kendi tecrübesinden bilmektedir. Bağımlılıktan özerkliğe uzanan yolculuğumuz bize teknoloji transferinin yerel kapasiteyi nasıl dönüştürebileceğini ilk elden öğretmiştir. Bu nedenle, benzer bir yolculuğa çıkmak isteyen ortak ülkelerin özlemlerini anlıyor, destekliyor ve bu süreçte yanlarında yer alıyoruz. Gelişmekte olan pazarların kendi savunma ekosistemlerini güçlendirme konusundaki artan kararlılığı, Türkiye için çok anlamlı bir yeni ortaklık coğrafyası açmaktadır. Bu ülkelerle ilişkilerimizde platform satış sınırlarının çok ötesinde; yazılım entegrasyonu, bakım ve idame altyapısı, dijital destek mimarisi ve ortak endüstriyel kapasite inşasına öncelik veriyoruz. Türkiye bu yolda güvenle, sorumluluk bilinciyle ve net bir amaç duygusuyla ilerlemektedir. SSB koordinasyonunda Türk savunma sanayii; yerli kabiliyet, sorumlu inovasyon, güçlü ortaklıklar ve Milli Teknoloji Hamlesi ile beşeri sermayemize yapılan sürekli yatırımlarla bu gelişen mimariye katkıda bulunmaya devam edecektir. Açıkça belirtmek istediğim bir mesajla sözlerimi bitirmeme izin verin: Türk savunma sanayii güçlü bir ihracat performansı sergilemiştir. Bu performans, ekosistemimizin sürdürülebilirliği için stratejik önem taşımaktadır ve haklı bir gurur kaynağıdır. Ancak ihracat bizim için nihai hedef değil, sadece uzun vadeli stratejik iş birliği için bir araçtır. Savunma kapasitemizi istikrar ve barış temeli üzerine inşa ediyoruz. Geliştirdiğimiz her sistem, kurduğumuz her ortaklık ve yaptığımız her ihracat bu temelin sürdürülebilirliğine hizmet etmektedir. Güçlü bir savunma sanayii barışı tehdit etmez; barışın üzerinde durduğu zemini tahkim eder. Türkiye, bölgesel ve küresel barışı en öncelikli sıraya koymaktadır. Savunma kapasitemiz geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de bu barışın garantörü olarak konumlandırılmıştır. Türk savunma sanayii, bu anlayışla hareket ederek ulusal güvenliğin güçlü bir sütunu, dost ve müttefik ülkeler için güvenilir bir ortak, bölgesel ve küresel istikrar için yapıcı bir katkı sağlayıcı olmaya devam edecektir" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün konuşması
-Genel ve detay görüntüler
=========================
4- İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: BİZİM BAKTIĞIMIZ YERDE SAVAŞ VE ÇATIŞMA İSTEMİYORUZ
Gülseren KARAPINAR / İSTANBUL, (DHA)- STRATCOM SUMMIT Zirvesi'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Bizim baktığımız yerde savaş istemiyoruz, çatışma istemiyoruz. Ne bölgemizde ne küresel düzlemde; diplomasinin, uzlaşmanın, birlikte etkileşimin ve çözüm bulmanın dünyasını arıyoruz. Aksi takdirde, eğer büyük güçler ve bölgesel güçler kendi çözümleri olarak savaşı, çatışmayı dayatırlarsa dünyamızın geleceğinin daha karanlık olacağı açıktır. Yeni bir dünya için, daha aydınlık bir dünya için sözü olanları bir araya getirmeye çalıştık ve kendi sözümüzü de ifade ettik" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen 'STRATCOM SUMMIT Zirvesi'ne katıldı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.
'ABD, İSRAİL VE İRAN ARASINDAKİ SAVAŞ ASLINDA YENİ BİR GERÇEKLİĞİN UZANTILARI'
Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Stratcom 2026'ya teşriflerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum. 2021'den itibaren başlattığımız Stratcom zirveleri aslında birden fazla amaç güdüyor. Öncelikle pandemiyle başlayan, Rusya-Ukrayna savaşıyla devam eden, daha sonra İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırımla gördüğümüz ve bugünlerde de ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş aslında yeni bir gerçekliğin uzantıları. O da bizim bildiğimiz dünyanın artık sonuna gelindiğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin çökmekte olduğunu gösteriyordu" dedi.
'CUMHURBAŞKANIMIZIN VİZYONUNU DÜNYAYA GÖSTERMEK BİRİNCİ AMACIMIZ OLDU'
İletişim Başkanı Duran, "Cumhurbaşkanımız sıklıkla dünyanın daha adil bir yer olması gerektiğine dair çağrılarda bulundu. 'Dünya 5'ten büyüktür', 'Daha adil bir dünya mümkündür' dediğinde uluslararası sistemdeki adaletsizliklere, eşitsizliklere, sorunlara işaret ediyordu. Tabii bu sadece mazlumların konumunu anlatmak için ortaya koyulmuş bir çağrı değildi; aynı zamanda dünyanın değerlere ve normlara dayalı olarak yeniden kurulması gerektiğine işaret ediyordu. Bizim son 5-6 yılda gördüklerimiz Cumhurbaşkanımızın bu noktada ne kadar haklı olduğuydu. Böylece biz Türkiye olarak aslında 2010'lu yıllardan itibaren karşılaştığımız siber saldırılar, dezenformasyon kampanyaları ve Türkiye'ye yönelik diğer konularla birlikte bir direnç geliştirdik ve bu çerçevede de stratejik iletişime öncelik verdik. Bu itibarla Stratcom'un öncelikle Türkiye'nin bu meselesini dünyaya anlatmak, Cumhurbaşkanımızın vizyonunu dünyaya göstermek birinci amacımız oldu. İkinci amacımız; kendi hikayemizi kendimiz anlatmak ama buna diğer ülkeleri de katmak" diye konuştu.
'KÜRESEL VE BÖLGESEL GÜÇLER KENDİ MESELELERİNİ SAVAŞLA, ÇATIŞMAYLA ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORLAR'
İletişim Başkanı Duran, "Bu temayı belirlerken çok düşündük. Uluslararası sistemdeki değişim nereye gidiyor? Artık şuna eminiz ki bu bir kopuş. Dünyanın artık çok kutuplu olduğunu biliyoruz ama bu çok kutupluluk ne demek? Nasıl bir hizalanma olacak? Büyük güçler, küresel güçler, bölgesel güçler nasıl politikalar belirleyecekler? Bu henüz netleşmiyor. Ama öte taraftan da az önce bahsettiğim çatışmalar, savaşlar devam ediyor ve gelen dünyanın riskleri çok açık. Biliyorsunuz bu son savaşta tedarik zincirlerinden güvenliğe kadar, tarım alanına kadar birçok konuda sıkıntı ortaya çıktı. Bu çerçevede baktığımızda biz bu krizlerin çok yönlü olmasının nasıl karşılanabileceğiyle ilgili görüşleri bir araya getirmek istedik. Bir düzen arayışı dedik çünkü şunu biliyoruz: Bugün dünya adaletsiz, eşitsiz bir durumda ve mevcut sistem çökme işaretleri veriyor. Küresel ve bölgesel güçler kendi meselelerini savaşla, çatışmayla çözmeye çalışıyorlar. Bizim zamanında Cumhurbaşkanımız liderliğinde ifade etmiş olduğumuz 'Bu sistem değişmeli' mesajı aslında değerleri ve normları terk etmek değildi" ifadelerini kullandı.
'ÇÖZÜM BULMANIN DÜNYASINI ARIYORUZ'
İletişim Başkanı Duran, "Bizim baktığımız yerde savaş istemiyoruz, çatışma istemiyoruz. Ne bölgemizde ne küresel düzlemde; diplomasinin, uzlaşmanın, birlikte etkileşimin ve çözüm bulmanın dünyasını arıyoruz. Aksi takdirde, eğer büyük güçler ve bölgesel güçler kendi çözümleri olarak savaşı, çatışmayı dayatırlarsa dünyamızın geleceğinin daha karanlık olacağı açıktır. Yeni bir dünya için, daha aydınlık bir dünya için sözü olanları bir araya getirmeye çalıştık ve kendi sözümüzü de ifade ettik. Böyle baktığımızda Stratcom'un önümüzdeki dönemde, aslında buraya katılımda bulunan ülkelerde çeşitli toplantılarla yıl boyunca devam etmesini, bu anlatıları, bu çözüm önerilerini toplamasını ve sonra da her yıl İstanbul'da bunu bir araya getirerek dünyaya buradan bir mesaj toplu bir mesaj ama sadece bizim mesajımız değil, katılanların, sözü söyleyenlerin hepsinin mesajı olarak bir araya getirmek istiyoruz" dedi.
'BURADAKİ AMAÇ ELBETTE BÖLGESEL BARIŞIN, BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİNİN SAĞLANMASIDIR'
Türkiye'nin çevresindeki bölgede barışın sağlanmasının öncelikleri olduğunu ifade ede İletişim Başkanı Duran, "Türkiye'nin genel olarak yaklaşımı bölgesinde istikrar üretmektir, güvenliğin sağlanmasıdır. Bizim savunma sanayiine verdiğimiz ehemmiyet de bununla alakalıdır. Türkiye, çevresindeki birçok bölgedeki politikalarında; Balkanlar'dan Afrika'ya, Orta Asya'dan Orta Doğu'ya kadar birçok alanda istikrarı ve güvenliği öncelediği gibi iş birliğini de yine öncelemektedir. Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahsur görmüyoruz. Biliyorsunuz geçmişte Türkiye'ye aynı şekilde paylaşımı müttefiklerimizin bile bizimle paylaşmadığı kapasiteleri biz güvenliği sağlamak, istikrarı sağlamak için birçok ülkeyle paylaşıyoruz. Buradaki amaç elbette bir bölgesel barışın, bir bölgesel iş birliğinin sağlanmasıdır. Türkiye'nin öncelikle çevresindeki bölgede bu barışın sağlanması bizim önceliğimiz" dedi.
'SİVİLLERİN HOYRATÇA ÖLDÜRÜLMESİNİ KABUL EDİLEMEZ BULUYORUZ'
İletişim Başkanı Duran, "ortaya çıkan bu savaşları elbette kabul edilemez buluyoruz. İsrail'in bölgedeki yayılmacılığını kabul edilemez görüyoruz. Vekalet savaşlarını, hukuksuz saldırıları ve bunun beraberinde gelen halkların yaşadığı sorunları, sivillerin bu kadar hoyratça öldürülmesini kabul edilemez buluyoruz. Bunun için de diplomasiye Cumhurbaşkanımız ağırlık veriyor; hem liderlerle yaptığı görüşmelerde lider diplomasisi kanalıyla hem Dışişleri Bakanımız ve diğer ilgili yetkililerin bu konuda yaptığı faaliyetlerle, bugün burada Stratcom'da yaptığımız faaliyetle bu barış ortamını, müzakere ortamını oluşturmaya çalışıyoruz. Dünyanın gelecekte iyi bir yer olabilmesi için, çocuklarımız için, gelecek nesiller için iyi bir yer olabilmesi için hep birlikte çalışmak zorundayız. Eğer meselelerimizi güçle çözmeye çalışırsak bu yeni dünya güçler dengesi bambaşka bir yere gittiğinde ortaya hiç de aydınlık olmayan, ümit vermeyen bir durum çıkar. Biz burada Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde ümit verecek, ümide işaret edecek bir ses olmaya, bir diplomasi kanalı olmaya çalışıyoruz. İletişim Başkanlığı olarak bizim yürüttüğümüz stratejik iletişim faaliyetleri de buna yöneliktir" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın konuşması
-Genel görüntüler
=========================
5- MİT BAŞKANI KALIN: BİZ DOSTUN VE DÜŞMANIN KİM OLDUĞUNU BİLEREK HAREKET EDİYORUZ
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA) - STRATCOM Zirvesi'nde konuşan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Biz Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız. Gerekirse ateş topunu elimize alacağız, göğsümüzde soğutacağız ama onu hiçbir zaman fitne ateşine atmayacağız. Fitne ateşini yaymaya çalışanlara karşı da kendi dinamiklerimizle, değerlerimizle, liderliğimizle, kendi önceliklerimizle karşı durmaya devam edeceğiz. Biz dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ediyoruz" dedi.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) İbrahim Kalın Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl 5'incisi düzenlenen 'STRATCOM SUMMIT 2026 Zirvesi'ne katıldı. Zirveye Başkan Kalın'ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve çok sayıda davetli katıldı. Zirvede bir konuşma yapan açıklamalarda bulundu.
'RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI 5'İNCİ YILINDA'
Başkan Kalın, "Pandemiden bu yana dünyamız birçok kritik eşikten, krizlerden, kırılmalardan geçmekte. 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı 5'inci yılına girmiş durumda. Savaşın nasıl biteceğine dair henüz maalesef netleşen bir tablo önümüzde yer almıyor. 7 Ekim 2023'te İsrail'de Hamas ile başlayan savaşın etkileri hala günümüzde devam ediyor. Bu dönemi, özellikle de Gazze barışını hayata geçirmek için çabalarımız devam ederken İsrail'in ihlalleri, işgal ve ilhak politikaları hiçbir şekilde ara vermeden devam ediyor" diye konuştu.
'28 ŞUBAT'TA BAŞLAYAN SAVAŞIN ORTASINDAYIZ'
Başkan Kalın, "8 Aralık 2024 gününde Suriye'de gerçekleşen Suriye devriminin etkilerini de tüm bölgemizde hissetmeye devam ediyoruz. Geçen sene haziran ayında yaşanan 12 günlük İsrail-İran Savaşı, şu anda içinde bulunduğumuz savaşın fiili şartlarını da test eden, ortaya çıkartan bir niteliğe sahip idi. Şu anda ise 28 Şubat'ta başlayan, bir aydır devam eden İsrail-ABD-İran Savaşı'nın ortasında bulunuyoruz. Bu savaşı önlemek, ilk planda ortaya çıkmasını engellemek için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız, bizler, İletişim Başkanlığımız ve diğer ilgili tüm arkadaşlarımızla çok yoğun bir çaba sarf ettik. Her seferinde öngörülemezlik, kırılganlık, gücün keyfi kullanımı üzerine dayalı bir dünya sisteminin ancak yeni krizler ve savaşlar üreteceğini ifade ederek, bu tür çatışmaların ve yıkımların yaşanmaması için yoğun bir çaba sarf ettik" dedi.
'ÇABALARIMIZ ARALIK VERMEDEN DEVAM EDİYOR'
Kalın, "Bugün bu savaşın ortasında, yaklaşık bir aylık süre içerisinde, bir, bu savaşın sona erdirilmesi, iki, Türkiye'nin bu savaşın dışında tutulması için yoğun bir çaba sarf ettik. Bu çabalarımız da aralık vermeden devam ediyor. Bugün itibarıyla da bu savaşın bütün bölgeye yayılmaması, daha yıkıcı hale gelmemesi, geleceğe dönük olarak da kalıcı hasara sebep olmaması için çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Fakat maalesef İsrail'in başlattığı bu bölgesel savaşın giderek bir küresel krize dönüşmesi ve Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 8 milyarın bedelini ödediği bir savaşa dönüşmesi, şu anda fiili bir gerçeklik olmaya doğru hızla ilerliyor" ifadelerini kullandı.
'BÖLGEDE KARDEŞ KAVGASINA ZEMİN HAZIRLANIYOR'
MİT Başkanı Kalın, "Tüm çabamız öncelikle bu savaşın bir an önce sona ermesi olacaktır. Bu büyük savaşla birlikte bölgemizde aynı zamanda büyük bir fitne ateşinin yakıldığını da ifade etmeliyim. Bu savaşın hesaplanan sonuçlarından bir tanesi sadece İran'ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması değil, fakat bundan çok daha tehlikeli olarak bölgenin kurucu asli unsurları olan Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasında on yıllarca devam edecek bir kardeş savaşına, bir kan davasına zemin hazırlayacak adımların atılmasıdır" dedi.
'GEREKİRSE ATEŞ TOPUNU ELİMİZE ALACAĞIZ'
Türkiye'nin bu süreçteki duruşunu vurgulayan Kalın, "Bunlara karşı Türkiye olarak sonuna kadar teyakkuz halinde mücadele edeceğimizi ifade etmek isterim. Biz Türkiye olarak hiçbir zaman fitne ateşine odun taşıyan taraf olmadık, olmayacağız. Gerekirse ateş topunu elimize alacağız, göğsümüzde soğutacağız ama onu hiçbir zaman fitne ateşine atmayacağız. Fitne ateşini yaymaya çalışanlara karşı da kendi dinamiklerimizle, değerlerimizle, liderliğimizle, kendi önceliklerimizle karşı durmaya devam edeceğiz. Biz dostun ve düşmanın kim olduğunu bilerek hareket ediyoruz. Türkiye olarak bu istikametten ayrılmayacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
'YENİ İMHA VE İŞGAL POLİTİKALARI PEŞİNDELER'
Başkan Kalın, "İran'a yönelik savaşın uluslararası hukuk açısından bir zemininin olmadığını söylememe gerek bile yok. Fakat bu savaşı başlatanların sadece İran'la sınırlı kalmayıp bölgede birtakım oldu bittilerle, Lübnan'da, Suriye'de, Filistin topraklarında ve başka yerlerde fiili durumlar yaratarak yeni imha, ilhak ve işgal politikaları peşinde olduğunu çok iyi biliyoruz. Özellikle Lübnan'da son günlerde yaşanan gelişmelerin, 1974'te Golan Tepeleri'nde yaşanana benzer fiili bir durum yaratıp bunu bir imha, ilhak ve işgal politikasına dönüştürme girişimi olduğunu görüyoruz. Bunu önlemek için de çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz" dedi.
'KÖRFEZ BÖLGELERİNE YAPILAN SALDIRILARIN DA AMACA HİZMET ETMEDİĞİNİ İFADE ETMEMİZ GEREKİYOR'
Barışın tesisi için yürütülen çalışmalara değinen Kalın, "Türkiye olarak sadece Lübnan'da değil, Filistin topraklarında da bir oldu bittiyle Filistinlilerin temel haklarının ellerinden alınmasını, Gazze ve Batı Şeria'da yaşanan ihlallerin görmezden gelinmesine müsaade etmeyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Teselsülen başlayan ve birbirini tetikleyen savaştaki gelişmeler neticesinde bugün savaş İran'ın ötesinde tüm Körfez bölgesine yayılmış durumda. Elbette İran'a yapılan saldırılar ne kadar yanlışsa, Körfez bölgelerine yapılan saldırıların da amaca hizmet etmediğini ifade etmemiz gerekiyor. Körfez'deki dost ve kardeş ülkelerle yaptığımız tüm görüşmelerde ve istişarelerde de bu savaşın bir an önce sona ermesi için bölgenin kendi dinamiklerini esas alan bir perspektifle hareket etmemiz gerektiğinin altını çiziyoruz. Ben bu vesileyle hem İran'da hem de tüm bölgede bu savaşta hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bir daha böyle acıların yaşanmaması için de elimizden gelen çabayı bundan sonra da göstermeye devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
'PAKİSTANLI KARDEŞLERİMİZİN UZATTIKLARI YARDIM ELİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUZ'
Başkan Kalın, "Elbette İran'ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırılar kabul edilemezdir, ama savaşı başlatan ana aktörün kim olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Bunun için de İsrail üzerindeki baskının arttırılması, savaşı başlatan aktör üzerinde yoğunlaşılarak bu savaşın bir bölgesel savaşa ve küresel krize dönüşmesini önlemek için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Bir müzakere masası kurulması için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Dışişleri Bakanımızın ve bizlerin girişimleriyle günlerdir çok yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bize de her gün soruluyor, 'Görüşme olacak mı, müzakere olacak mı, masa kurulacak mı?' diye. Pakistanlı kardeşlerimizin bu konuda uzattıkları yardım elini, girişimi sonuna kadar destekliyoruz. Bu görüşmelerin olması için bir zeminin oluşması gerekiyor. Bu konuda Pakistanlı kardeşlerimizin de yetkin bir iş çıkaracaklarından en ufak bir şüphemi yok" ifadelerini kullandı.
'ÜLKEMİZİN GÜVENLİK DUVARINI GÜÇLENDİRİYORUZ'
Başkan Kalın, "Fakat savaştan önce olduğu gibi savaş başladığından beri her seferinde bir müzakere girişimini, bir diyalog ve iletişim kanalı açma çabasını sabote eden İsrail'in, gene burada da son iki günde yaptığı saldırılarla bu girişimleri sabote etmek için, boşa çıkartmak için yoğun bir çaba içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu savaşı bitirmek için daha önce de ifade ettiğim gibi elimizden gelen çabayı aralıksız bir şekilde gece gündüz göstermeye devam edeceğiz. Savaş bittikten sonra da bölgedeki kalıcı hasarın bir an önce toparlanması, kalıcı hasarın oluşmaması için bölgemizde kendi dinamiklerimizi esas alan bir güvenlik mimarisinin kurulması için bir çalışma yapmak durumunda kalacağız. Bu süreci yönetirken yine Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve ilgili tüm kurumlarımızla birlikte ülkemizin güvenliği için, stratejik konumlanması için, bölgesel perspektifi için birtakım önemli dersler çıkartıyoruz. Bu dersler neticesinde de ülkemizin güvenlik duvarını güçlendiriyor, dayanıklılık vasfımızı kuvvetlendirmeye çalışıyoruz. Bu yönde de stratejik birtakım adımlar attığımızı söylememe lütfen müsaade ediniz" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------------
-İbrahim Kalın'ın salona girmesi detay
-İbrahim Kalın detay
-İbrahim Kalın açıklamaları
============================
6- ULUSLARARASI ASKERİ HEYETTEN DENİZ UNSUR KOMUTANLIĞI'NA ZİYARET
İSTANBUL (DHA) Çok uluslu kuvvet kapsamında görev yapan komutanlar, İstanbul'da Deniz Unsur Komutanlığı'nı ziyaret etti.
Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada "Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve Komutan Yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı/Beykoz'da konuşlanması planlı Deniz Unsur Komutanlığına ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarete, İstanbul Boğaz Komutanı Tuğamiral Özgür Erken ve Mayın Filosu Komutanı Tuğamiral Birol Orak ile Deniz Unsur Komutanlığı personeli de katıldı" ifadeleri yer aldı. (DHA)
============================
7- MALTEPE'DE MİNİBÜSÜN YAYA GEÇİDİNDE ÇARPTIĞI KADIN HAYATINI KAYBETTİ
Mert ORDU/İSTANBUL,(DHA)- MALTEPE'de yaya geçidinde yolun karşısına geçmeye çalışan Neşe Kasımoğlu (65)'na minibüs çarptı. Hastaneye kaldırılan Kasımoğlu hayatını kaybederken, minübüs şoförü 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, dün saat 13.00 sıralarında Altayçeşme Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.Y. (30) idaresindeki 34 M 2335 plakalı minibüs, Kadıköy istikametine seyir halindeyken yaya geçidi üzerinden karşıya geçmeye çalışan Neşe Kasımoğlu'na çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Kasımoğlu, olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan kadın, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kazanın ardından minibüs sürücüsü M.Y. gözaltına alınarak Polis merkezine götürüldü. Sürücünün işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildiği adliyede 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı.
Görüntü Dökümü:
----------------------
Ölenin fotoğrafı
Kaza anı (Güvenlik kamerası)
Kaza sonrası cep telefonu kamerası görüntüleri
==============================
8- ICAO'DAN YENİ DÜZENLEME: UÇUŞ SIRASINDA TAŞINABİLİR ŞARJ CİHAZI KULLANIMI YASAKLANIYOR
İbrahim YILDIZ / İSTANBUL, (DHA)- ULUSLARARASI Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), uçuşlarda taşınabilir şarj cihazı (powerbank) kullanımda bir sınırlama getirerek yolcuların uçuş sırasında kullanımının yasaklanacağını açıkladı.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), lityum batarya risklerini azaltmak amacıyla uçaklarda taşınabilir şarj cihazı (powerbank) kullanımına yönelik önemli kısıtlamalar getirdi. Yeni kurallar, 27 Mart 2026 tarihinden itibaren tüm uluslararası uçuşlarda geçerli olacak. ICAO'nun açıkladığı düzenlemeye göre; Her yolcu, uçakta en fazla iki adet powerbank taşıyabilecek. Powerbank'ler sadece kabin bagajında (el bagajı / carry-on) taşınabilecek. Checked bagajda (valiz, kargo bölümü) taşınması kesinlikle yasaklanacak. Yolcular uçuş sırasında powerbank kullanamayacak. Cihazlarını powerbank ile şarj etmek de yasak kapsamına alındı. Taşınabilir şarj cihazları, kabin içinde erişilebilir konumda tutulmalı; genellikle yolcunun üzerinde, koltuk cebinde veya ön koltuk altındaki el bagajında bulundurulması istendi. Uçak mürettebatı ise operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda powerbank taşımaya ve kullanmaya devam edebilecek.
AMAÇ HAVACILIĞIN GÜVENLİĞİNİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEK
Bu değişiklikler, ICAO'nun Tehlikeli Maddelerin Güvenli Taşınması Teknik Talimatları'na (Doc 9284) yapılan güncellemeyle hayata geçiriliyor. Düzenleme, Tehlikeli Maddeler Paneli'nin önerileri üzerine Hava Seyrüsefer Komisyonu tarafından incelendi ve 36 üyeli ICAO Konseyi tarafından onaylandı. Tüm 193 üye devlete resmi olarak bildirilecek. ICAO yetkilileri, "Bu kararlar, yolcu powerbanklerinden kaynaklanan ortaya çıkan riskleri ele alarak uluslararası havacılığın güvenliğini daha da güçlendirecek" açıklamasını yaptı.
=========================
9- ALEYNA KALAYCIOĞLU'NUN CEZAEVİ ŞARTLARIYLA İLGİLİ SAVCILIKTAN AÇIKLAMA
İSTANBUL, (DHA)- ÜMRANİYE'de silahlı saldırıda öldürülen futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturmasında tutuklanan Aleyna Kalaycıoğlu'nun cezaevindeki durumu hakkında sanal medyadaki iddialarla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama yapıldı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklama şu şekilde; "Bazı sosyal medya hesaplarında, Kubilay Kaan KUNDAKÇI'nın öldürülmesi olayından ötürü tutuklanan ve halen Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan Aleyna TUTUŞ KALAYCIOĞLU'nun kaldığı koğuşta çok fazla sayıda kişi olduğu, sürekli kavgalar yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu, yeterli sayıda yatak olmadığı, tutuklunun yemek yiyemediği vs. iddialarını içerir paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda, adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede, toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunmakta olup üniteden toplam 63 kişi kalmaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı odada ise 4 kişi bulunmaktadır. Ünitenin havalandırma alanı 162,1 m²'dir. Tüm tutuklu ve hükümlülere, kurum girişi sırasında yatak, nevresim takımı, battaniye, hijyen seti, tek kullanımlık havlu vb. ihtiyaçları teslim edilmekte olup; kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kaldığı ünitede kavga yaşandığına dair herhangi bir tutanak, sözlü veya yazılı bir şikayet bulunmamaktadır. Adı geçen tutuklunun kuruma kabulünün yapıldığı 24.03.2026 tarihinde psikolog görüşme yapılmış olup; görüşmeler sırasında olumlu tutum ve davranış gösterdiği ve herhangi bir şikayet dile getirmediği rapor edilmiştir. Sosyal medya yansıyan iddialar ile ilgili tutuklunun herhangi bir müracaatı bulunmamaktadır. İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
==========================
10- BAĞCILAR'DA APARTMANIN ÇATISINDAN KOPAN PARÇALAR 2 OTOMOBİLİN ÜZERİNE DÜŞTÜ
İSTANBUL (DHA) BAĞCILAR'da 4 katlı apartmanın çatısından kopan parçalar park halindeki 2 aracın üzerine düştü. Olayda şans eseri ölen yada yaralanan olmazken çatıdan sarkan beton parçası itfaiye tarafından alındı.
Yavuz Selim Mahallesi 1081 Sokakta bulunan 4 katlı apartmanın çatısının bir bölümü saat 11.00 sıralarında billinmeyen nedenle çöktü. meydana geldi. Düşen parçalar park halindeki 2 aracın üzerine geldi. O sırada şan eseri sokaktan kimsenin olmaması nedeniyle olayda ölen yada yaralanan olmadı. İhbar üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekibi sevke dildi. Olay yerine gelen ekipleri apartmanda bulunanları tahliye etti. Sokağı güvenlik şeridi ile kapatılırken çatıdan sarkan beton parçası itfaiye ekipleri tarafından kesilerek alındı.
'TIR GEÇTİ SANDILAR'
Sokakta ikamet eden Hilal Sürücü' "Biz evde oturuyor, kahvaltı yapıyorduk. Bir ses duyduk TIR geçti sandılar ama çatı düşmüş. Çatıdan kopan parçalar araçların üzerine düşmüş. Ölen yada yaralanan yok galiba" dedi.
'GÜRÜLTÜLÜYDÜ'
Aziz Yanar ise "Sadece ses duyduk, yıkılışını görmedik. Çok gürültülüydü. Polisler falan geldi. Sokağı emniyete aldılar" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Sokağa saçılan tuğlalar
-Araçlarda genel ve yakın detayla r
-Çatısı çöken binadan görüntü
-İtfaiye araçlarının gelişi
-Binadan genel ve yakın detaylar
-Çöken kısımdan genel ve yakın detaylar
-Sarkan parçanın alınması
-Röportajlar
======================
11- ŞİŞLİ'DE METROBÜSTE YANGIN
Mehmet ALA-Uğur Samet AVCI/İSTANBUL (DHA) Şişli Perpa Metrobüs Durağı'na yanaşan metrobüsün motor bölümünde çıkan yangın söndürüldü.
Şişli 'de saat 15.30 sıralarında Söğütlüçeşme'ye giden metrobüsün motor bölümünde Perpa Metrobüs Durağı'na yanaştığı sırada yangın çıktı. Dumanları gören metrobüs şoförü, aracı durdurdu. Yolcular tahliye edildi. İhbaer üzerine olay yerine itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. İtifaiye ekipleri yangına müdahale ederken, D-100 Karayolu Ankara istikametinde uzun araç kuyruğu oluştu. Metrobüs hattında seferler geçici olarak çift yönlü durduruldu. Ölen ya da yaralananın olmadığı yangın itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kısa sürede söndürüldü. Çalışmaların ardından trafik normale döndü.
Görüntü Dökümü:
---------------------
Yanan metrobüs (şehir kamerası)
Cep telefonu kamerası görüntüler
Aktüel görüntüler
=========================
12- BAHÇELİEVLER'DE YARALANAN BEBEĞİ HASTAYE MOTOSİKLETLİ ZABITA YETİŞTİRDİ
İSTANBUL (DHA) Bahçelievler'de, yere düşerek yaralanan 3 aylık bebeklerini hastaneye götürürken trafikte kalan ailenin yardımına motosikletli zabıta memuru yetişti.
Bahçelievler'de dün 3 aylık bebekleri yere düşen bir aile, hastaneye gitmek için araçlarıyla yola çıktı. Trafik nedeniyle ilerleyemeyen aile, yolda gördükleri Bahçelievler Belediyesine bağlı motosikletli zabıta memurundan yolu açması için yardım istedi. Ailenin yardım talebi üzerine zabıta memuru bir süre yolu açarak ailenin trafikte ilerlemesini sağladı. Trafik nedeniyle aile yolda ilerleyemeyince bu sefer zabıta memuru, çalışma arkadaşının yanında durarak motorunu bırakıp arkasına binmesini istedi. Motorize zabıta ekibi, aileden bebeği alarak hızlı bir şekilde hastaneye yetiştirdi. O anlar, motosikletteki kamera tarafından kaydedildi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------------
-Ailenin zabıta memurundan yardım istemesi
-Zabıtanın bebeği alıp hastaneye yetiştirmesi
==========================
13- MALTEPE'DE TRAFİKTE KASKLI SALDIRIYA 180 BİN LİRA CEZA
Mert ORDU / İSTANBUL, (DHA)- MALTEPE'de motosiklet sürücüsü, trafikte tartıştığı kamyonet şoförüne saldırdı. Motosikletli kaskla kamyoneti camını kırdı. Motosiklet sürücüsüne 180 bin lira ceza kesildi. Araç trafikten men edilirken, sürücü belgesine de el konuldu.
İdealtepe Mahallesi'nde 26 Mart'ta meydana gelen olayda motosiklet sürücüsü ile aracını üzerine sürdüğünü iddia ettiği kamyonet şoförü arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışmada motosikletinden inen sürücü, kamyonet sürücüsüne kaskla saldırdı. İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal devriye çalışmaları kapsamında sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerine inceleme başlattı. Yapılan çalışmalar sonucu sürücülerin S.A. ve E.Ü. olduğu tespit edildi. Motosiklet sürücüsü S.A.'ya Karayolları Trafik Kanunu kapsamında toplam 180 bin lira idari para cezası uygulandı. Araç 60 gün süreyle trafikten men edilirken, sürücü belgesine de 60 gün süreyle el konuldu. S.A., hakkında adli işlem yapılmak üzere polis merkezine teslim edildi.
Görüntü Dökümü:
-----------------
-Şüphelinin emniyete götürülmesi
(arşiv)
-Olay yerinden görüntüler









