Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

1- BAKAN BAYRAKTAR, İSTANBUL'DA TPAO İLE TOTALENERGİES ARASINDAKİ ANLAŞMANIN İMZA TÖRENİNE KATILDI

İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile TotalEnergies arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar'ın katılımıyla iş birliği anlaşması imzalandı.

Türkiye'nin enerjide merkez ülke olma hedefi doğrultusunda, İstanbul'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile TotalEnergies arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar'ın katılımıyla iş birliği anlaşması imzalandı. Anlaşma kapsamında, Türkiye'de ve uluslararası alanda hidrokarbon arama faaliyetlerindeki potansiyel iş birliği imkânlarının kapsamlı şekilde değerlendirilmesi hedefleniyor. Söz konusu mutabakatla, TPAO'nun küresel bir enerji oyuncusu haline getirilmesi hedefi doğrultusunda, şirketin sahip olduğu teknik kapasitenin uluslararası deneyimle birleştirilmesi planlanıyor. Bu iş birliğinin, Türkiye'nin enerjide tam bağımsızlık hedeflerine katkı sağlaması bekleniyor.

'ÜLKEMİZİN ENERJİDEKİ TAM BAĞIMSIZLIK YÜRÜYÜŞÜNE GÜÇ KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Anlaşmaya ilişkin sanal medya hesabından açıklamada bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar, "Enerjide merkez ülke olma hedefimiz doğrultusunda; İstanbul’da, millî şirketimiz TPAO ile TotalEnergies arasında stratejik bir Mutabakat Zaptı imzalandı. Bu anlaşma ile Türkiye’de ve uluslararası alanda hidrokarbon arama faaliyetlerindeki potansiyel iş birliği imkânlarını kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz. TPAO’yu küresel bir enerji oyuncusu yapma hedefimizi gerçekleştirirken sahip olduğumuz üstün teknik kabiliyeti uluslararası deneyimle birleştirerek ülkemizin enerjideki tam bağımsızlık yürüyüşüne güç katmaya devam edeceğiz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----

-İmza töreninden görüntüler

===========

2- İSRAİL KONSOLOSLUĞU ÖNÜNDEKİ SALDIRI SORUŞTURMASI; 3 ŞÜPHELİ DAHA TUTUKLANDI

İSTANBUL (DHA)-BEŞİKTAŞ'ta İsrail Konsolosluğu'nun da bulunduğu binanın önünde çıkan çatışmanın ardından başlatılan soruşturmada bugün adliyeye sevk edilen 3 şüpheli daha tutuklandı.

İsrail Konsolosluğu'nun da bulunduğu plazanın önünde 7 Nisan'da polis noktasına düzenlenen silahlı saldırı ve sonrasında çıkan çatışmada 2 polis memuru hafif şekilde yaralanırken, 1 şüpheli öldürüldü, 2 saldırgan ise yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Yaralı 2 şüphelinin tedavileri hastanede sürüyor. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda 18 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 11 Nisan'da adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 9'u çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Diğer 3 şüpheliden 1'i savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

3 ŞÜPHELİ DAHA TUTUKLANDI

Soruşturma kapsamında gözaltındaki 6 şüpheliden emniyetteki işlemleri tamamlanan 3'ü sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi. Çatışmada yaralı olarak ele geçirilen saldırganların tedavisinin hastanede sürdüğü öğrenilirken 1 şüphelinin ise emniyette sorgusunun sürdüğü belirtildi. 3 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

==================

ÖZGÜR ÖZEL, ANAHTAR PARTİ GENEL BAŞKANI YAVUZ AĞIRALİOĞLU İLE GÖRÜŞTÜ

Gülseren KARAPINAR-Mehmet ALA/İSTANBUL,(DHA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda görüştü. Burada konuşan Özel, "Anayasa diyor ki bu insanlar hiç değilse ara seçimde sözlerini söyleyecekler. Elbette ara seçim anayasal zorunluluk, Meclis Başkanı'nın yükümlülükleri var bu noktada; gideceğiz konuşacağız ve bir şekilde bir şekilde bu milletin önüne sandık gelmesini zorlayacağız" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile Beşiktaş'ta bulunan Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda görüştü. Görüşmeye Özel'in yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek'de katıldı. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından Özel, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

'İRAN'DA HEM ÇOCUKLAR HEM KADINLAR ÖLDÜRÜLÜYOR'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Genel Başkanımızın, il başkanımızın ev sahipliğinde hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Tabii konuların kendisi hoş değil; çünkü İran'da hem çocuklar öldürülüyor hem kadınlar öldürülüyor. Amerikan ve İsrail, İran'a haksızca, hukuksuzca, uluslararası hukuku hiçe sayarak bir operasyon düzenlediler. Ateşkes ümitleri vardı, o da boşa çıktı. Şu anda hem yeniden İran'da Müslümanların kanının döküleceği bir çatışma ortamı gündemde hem de bütün dünyada olan ama en çok da Türkiye'yi etkileyen savaşın yarattığı sorunlar var. Petrol fiyatları yükseldiğinde bu bütün dünya ekonomileri için bir risk. Ama kırılganlığın boyutu, sizin bu meseleye ne kadar hazır olduğunuzla ilgili. Görüyorsunuz dünyanın pek çok iyi yönetilen ülkesi, hemen bu savaştaki petrol fiyatlarının yükselmesinin enerji fiyatlarına yansımaması, yansısa bile bunun devlet tarafından tolere edilmesi ve bir enflasyon dalgası yaratmaması için tedbirler aldılar, tıkır tıkır uyguluyorlar" dedi.

'TÜRKİYE ŞİMDİ YENİ BİR ENFLASYON ŞOKUYLA KARŞI KARŞIYA'

Özgür Özel, "Türkiye, hem de Mehmet Şimşek'in 1 Nisan'da Londra'da yaptığı sunumda, geçen sene 19 Mart tarihinin içinde bulunduğu 10 günlük bir kısmı yuvarlak içine almış, 'çoklu şoklar dönemi' diyor. Çoklu şok, 18'i akşamı kalkıp devletin verdiği 30 yıllık, 31 yıllık diplomayı iptal edince millet diyor ki 'Bu devletin verdiği diploma inkar ediliyorsa elimdeki hisse senedinin yarın iptal edilmeyeceği ne malum, satayım onu' diyor, borsa düşüyor. Veya bu ülkede ana muhalefet partisinin üst üste üç kez kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'na operasyon yapılıyorsa, önce mazbatası iptal ediliyor sonra operasyon yapılıyorsa 'Benim ne işim var burada, dolar alıp gideyim' diyor. Ve bu çoklu şoklar dönemi diyor ki bize 60 milyar dolara mal oldu geçen sene. Bu doğru; zaten verileri okumayı bilen herkes, rakamları okumayı bilen herkes bunu görüyor. Diyor ki: İran savaşında da bazı tedbirler aldık ve 50 milyar dolar harcadık buna da diyor. Ve İran savaşında aldığı tedbir, işte petrol fiyatlarının doğrudan pompaya yansımaması için bizim de önerdiğimiz eşel mobil sistemini 4'te 3 oranında uyguladı, bir iki şey aldı. Şimdi diyor para bitti. Bu yüzden her kuruş pompaya, pompadaki mazottaki her artış özellikle gıda için, ki gıda fiyatları üzerinde en önemli maliyetlerden bir tanesi taşıma giderleri, gıda fiyatlarında inanılmaz bir enflasyon başladı. Yetmezmiş gibi kendi belirledikleri elektrik ve doğal gaza da yüzde 25'er zam yaptılar. Ve Türkiye şimdi yeni bir enflasyon şokuyla karşı karşıya. Mehmet Şimşek itiraf ediyor ki: Biz burada lazım olan parayı geçen sene Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olamasın ya da İstanbul'daki, Türkiye'deki CHP'li belediyelerin başarı hikayesi yarım kalsın ümidiyle bir darbe yaptık, orada harcadık. Şimdi bu durumda Cumhuriyet Halk Partisi'nin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'nin hazırlamış olduğu bir raporu Genel Başkanımıza arz ettik. Hem kısa vadede yapılacaklar, orta ve uzun vadede alınması gereken tedbirleri paylaştık ve bu konuda kendilerinin de değerlendirmelerinden istifade ettik" şeklinde konuştu.

'HEPİMİZİN MAL VARLIKLARI YAKINLARIMIZLA BERABER AÇIKLANSIN'

Özel, "Ankara'daki ziyaretlerde bolca dile getirmiştik. Kendi seçmeni nezdinde dahi, hatta kendisinin kurucuları nezdinde dahi herhalde yolsuzluklar ya da belediyede yapılan iş ve işlemlerde kamunun zarara uğratılması noktasında eğer birileri bu konuda ün sahibiyse, bunun AK Parti belediyeciliği olduğu konusunda bir mutabakat var kendi seçmeninde. Tekerleme olmuş; 'Melih Gökçek yargılanmadan hiçbir belediye başkanı yargılanamaz' diyorlar. Partinin üç kurucu liderinden bir tanesi 'parsel parsel Ankara'yı sattın' diyor. 'Ağzımı açma, bir konuşursam insan içine çıkamazsın' diyor. Ve herkes biliyor ki AK Parti belediyeciliği rant üzerine kurulmuş ve yüzdelerin konuşulduğu belediyecilikken, Cumhuriyet Halk Partili bir tek belediye başkanının ne evinde ne maalesef o son derece acımasız babalarının evlerinin bahçelerinin kazılmasına kadar, ne yurt içinde ne yurt dışında bir hesapta, bir yerde kör bir kuruş bulunmamışken, ayakkabı kutularının partisi, elbise torbalarının içinde dolar taşıyanların partisi. Önce bunları 'Fetö koydu' deyip sonra faizi geri alanların partisi. Başbakanı 'hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu koparırım' deyip dört bakanı yüce divana yollayacakken Erdoğan'ın durdurduğu, başbakanın kafasının koparıldığı siyaseten parti Bugün gelmiş bize siyasi ahlak konusunda ahkam kesmeye çalışıyor. Biz de karşılarına diyoruz ki ne belediye meclis üyesi dışarıda kalsın ne belediye başkanı. Ne milletvekili ne genel başkan ne bakan ne cumhurbaşkanı. Hepimizin mal varlıkları yakınlarımızla beraber açıklansın ki biz zaten verdik. Ve bu mallar nasıl edinilmiş bakılsın. Ve 'Ben siyasete fakir girdim, yarın zenginleşirsem demek ki çalmışım' diyenler çalmadıklarını izah etsinler. Ve bir görelim bakalım bunları. Burada da özgüvenimiz yüksek diyoruz ve Siyasi Etik Yasası, Siyasi Ahlak Yasası'nı bir an önce çıkarmayı teklif ediyoruz. Zaten bu konuda geçmişte Meclis'te birlikte görev yaptığımızda da tutumlarımız çok net, özgüvenimiz çok yüksekti. Her iki genel başkan olarak partilerimizin bu konudaki tutumlarını bir kez daha karşılıklı teyit etmiş olduk" dedi.

'ÖZGÜR ÖZEL ARA SEÇİM DEYİNCE 22 MİLLETVEKİLİ İSTİFA ETTİRECEK'

Özel, "Kamuoyunca da malum; iktidar medyasının ilk başta okumadan üstüne atlayıp 'Efendim 8 milletvekilliği boş, Anayasa'ya göre yüzde 5 boşalınca ara seçim oluyor. Özgür Özel ara seçim deyince 22 milletvekili istifa ettirecek. Aman ne güzel, 20'sini kabul eder ikisini etmeyiz, hem seçim yapmayız hem 20 milletvekili kaybettiririz, kazdıkları kuyuya düşürtürüz' diye magazinleştirdikleri; Anayasa'yı net okuyunca bunun ilk 30 ay için gerekli olduğu, 30 aydan sonra ise boşalan sandalyeler için bir an önce ara seçim yapılması gerektiğinin bir anayasal zorunluluk olduğu ortaya çıktı. O günden bugüne hepsi birden tıp oynuyorlar. 1-2-3 tıp dediler sustular. Neden? Çünkü durum çok net ve açık ortada. Şunu söylüyoruz AK Parti'ye; Anayasa 78 diyor ki: 'Boşalan seçim bölgeleri için seçim yapılır' Biz de diyoruz ki bakın ne teklif ediyoruz; Hatay'ın durumu tartışmalı, orada Can Atalay'ın durumu Aziz Nesin'in Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz'ı gibi olabilir. 'Ara seçim deyince boşalmadı' diyorlar, Anayasa diyor ki bu insanlar hiç değilse ara seçimde sözlerini söyleyecekler. Elbette ara seçim anayasal zorunluluk, Meclis Başkanı'nın yükümlülükleri var bu noktada; gideceğiz konuşacağız ve bir şekilde bir şekilde bu milletin önüne sandık gelmesini zorlayacağız doluysa getir Silivri'de tutuyorlar. Ama eğer boş kabul ediyorsanız orası için Can Atalay'ın durumu münasiptir. Ama sorduğumuz şey şu: Hatay'da 1, Afyon'da 1, Kastamonu'da 1, Kırıkkale'de 1, Adıyaman'da 1, Kocaeli'nde 1 ve İstanbul 1. Bölge'de 2 milletvekilliği boş. Bu seçim bölgelerinin tamamında bu milletten son yetki aldığınızda, 2023'te; yani ağız dolusu enflasyonu tekrar tek haneye indireceğinizi ya da bizim vaat ettiğimiz gibi bundan sonra memur alımlarında mülakatı kaldıracağınızı, asgari ücrete yılda enflasyon tek hanenin üstündeyse en az 3 kez daha ayarlama yapacağınızı söylediğiniz ve bunları söyleyerek oy aldığınız o seçimde bu 7 seçim çevresinde de birinci partisiniz. Ve biz diyoruz ki: Gelin buralarda Anayasa'ya uygun seçimi yenileyelim. 'Gündemimizde yok' diyor" ifadelerini kullandı.

'BİZİM KİMSEYE KAPI KAPATMAK HADDİMİZE DEĞİL'

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özgür Özel, 'CHP ile Anahtar Parti arasında bir ittifak olur mu? Geçen sene kapı kapatmıştınız' sorusuna, "Bizim kimseye kapı kapatmak da haddimize değildir. Siyaset öyle konuşmayarak değil konuşarak, el sıkışarak ve memleket için sorumluluk alınarak yapılacak bir süreçtir. Günü geldiğinde bunların hepsi değerlendirilir" dedi.

'KEMAL BEY'DEN BÖYLE BİR ŞEY BEKLEMEYİZ'

Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanları'ndan Hüsamettin Cindoruk'un cenaze töreninde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine selam vermediğinin belirtilmesi üzerine konuşan Özel, "Kemal Bey'in öyle selamsızlık gibi bir durumu normalde yok. Bir cenaze ortamı, çok kalabalık. Bir de her girene haklı olarak ki Genel Başkan'ın müdahalesiyle o iş düzeldi, arkada bir bariyer koymuşlar Meclis Başkanı katılacak diye. Hüsamettin Cindoruk gibi devlet töreni istemeyip millet töreni isteyen birinin cenazesinde vatandaşı protokolün olduğu yere sokmuyorlar. Bağırış, çağırış vardı. Kemal Bey hiçbirimizi öyle görmezden gelmez, geçmez. Her fırsatta görüşüyoruz, konuşuyoruz. Onun o anda dini tören ve ortamın aşırı kalabalıklığı yüzünden olacak bir dalgınlıktır. Onun dışında aslında asla Kemal Bey'den böyle bir şey beklemeyiz" şeklinde konuştu.

'MACARİSTAN'IN YAŞADIĞI SÜREÇLER TÜRKİYE İLE ÇOK BENZİYOR'

Macaristan'daki seçim sonuçlarını değerlendiren Özgür Özel, "Dün akşam Macar halkı demokrasiyi seçti. Macaristan'daki seçim herhangi bir siyasi seçim değildi. Adeta bir referandumdu. Bir yanda her geçen gün demokrasiyi aşındırarak ve git gide ülkeyi tek başına yöneterek, denetleyen, düzenleyen, kendi gücünü kısıtlayan tüm kurumları ortadan kaldırıp, denetimsiz bir şekilde tek başına ülkeyi yöneten birisine Macaristan elbette genel seçimdi ama bir referandum refleksiyle demokrasiyi seçti. Bir otokrat gitti. Dün akşam Orban kaybederken, Trump da kaybetti. Orban kaybederken, onu destekleyen bütün tek adamlar da kaybetti. Türkiye'de de önümüzdeki seçimin demokrasi ile otokrasi arasında yapılacağı son derece aşikar. Maalesef Macaristan'ın yaşadığı süreçlerle, Türkiye'nin yaşadığı süreçler birbirine çok benziyor. Özellikle hem orada ilan edilen bir OHAL ve OHAL kararnamelerinin yarattığı sorun, burada ilan edilen bir OHAL, OHAL'de değiştirilen bir anayasa, OHAL yetkilerinin kalıcılaştırdığı yasalar, yine kararnamelerle yönetilen bir ülke ve işlevsizleştirilen bir Meclis ile karşı karşıyayız" dedi.

'ANA MUHALEFETİN SÜREÇLE İLGİLİ TEKLİFLERİ VAR'

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Memleket gündemini konuştuk. Sınırlarımızı konuştuk. Ekonomiyi konuştuk, seçimi konuştuk, belediyeleri konuştuk. Bu süreçle alakalı bir hassasiyet var. Ana muhalefetin süreçle ilgili teklifleri var, bu tekliflerle alakalı istişarelerde bulunduk. Genel Başkan önümüzdeki dönem hem demokrasinin hem sandığın hem millet iradesinin hem memleketin karşı karşıya olduğu sorunların çözümü için; memleketin yönetiminde olan boşlukların, yönetiminde olan bozulmanın, yönetiminde olan savrulmanın yaşam kalitemizi bozduğuna, Türk milletinin behemehal daha yüksek standartlı bir yaşamı yine kendi iradesiyle oluşturabilmesinin seçime bağlı olduğuna dair bir hassasiyet işaret ediyorlar, açıklıyorlar. Biz de öyle düşünüyoruz. Memleketin kötü yönetildiğini düşünüyoruz. Memleketin bundan çok daha güçlü olabileceği büyük potansiyeline yürüyen, plan yapabilen, hedef koyabilen, hedefe ulaşabilecek bir yeni yönetim maharetiyle buluşmasının seçmenin iradesine bağlı olarak, milletin iradesiyle yönetilmesi gerektiğini biz de düşünüyoruz. Ve erken seçim, ara seçim diye konuşulan her şeyin aslında merkezinde memleketin büyük potansiyelini, bu yaşadıklarımızdan çok daha fazlasını memlekete yaşatabilme imkanının doğru kullanılamadığına dair bir düşüncemiz var" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----

-Özgür Özel'in konuşması

-Yavuz Ağıralioğlu'nun konuşması

===================

3- BAYRAMPAŞA'DA 1 ÇOCUĞUN ÖLDÜĞÜ KAZAYA NEDEN OLAN SÜRÜCÜ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ; KAZA ANI KAMERADA

Emre KURT-Hiba HAKBİLİR/İSTANBUL,(DHA) - BAYRAMPAŞA'da trafikte makas atan ehliyetsiz sürücüsü O.A.'nın (17) direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, önce aynı istikamette seyreden kamyonete ardından yol kenarındaki ağaca çarparak durabildi. Kazada 9 kişi yaralanırken devrilen kamyonette bulunan M.K. (8) ağır yaralı kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Otomobilin sürücüsü O.A., 'taksirle öldürme' suçundan adliyeye sevk edildi. Otomobilin makas atarak ilerlediği anlar ve kaza anı başka bir aracın kamerasına yansıdı.

Kaza, dün saat 16.40 sıralarında Bayrampaşa Metris Bağlantı Yolu Kocatepe Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte makas atarak ilerlediği öne sürülen O.A.'nin direksiyon hakimiyetini kaybettiği 34 PGH 253 plakalı otomobil, seyir halindeki 34 EG 6704 plakalı kamyonete çarptı. Çarpmanın etkisiyle kamyonet yan yatarken, otomobil yol kenarındaki ağaca çarparak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri geldi. İtfaiye, araçlarda sıkışan kişileri bulundukları yerden çıkardı. Sağlık ekipleri, kamyonette bulunan M.M.K. (40), S.K. (40), M.K. (12) ve M.K. (8) ile otomobilde bulunan sürücü O.A.(17), Y.B. (17), A.D. (17), Y.E. (17), Y.K. (17) ve G.Ö. (17)'yü olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırdı.

AĞIR YARALANAN 8 YAŞINDAKİ ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

Kamyonette bulunan çocuklardan ağır yaralanan M.K., kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Otomobilde bulunan 18 yaşından küçük yaralılar, hastanedeki tedavilerinin tamamlanmasının ardından emniyete götürüldü. Kazayla ilgili gözaltına alınan 5 kişi işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, otomobil sürücüsü O.A. 'taksirle öldürme' suçundan bugün adliyeye sevk edildi.

KAZA ANI KAMERADA

Otomobilin süratle gelerek birden fazla araca makas attığı ve sağ şeritten ilerleyen başka bir otomobili emniyet şeridini kullanarak geçmeye çalıştığı anlar araç kamerasına yansıdı. Görüntülerin devamında 34 PGH 253 plakalı otomobilin kamyonete çarptığı anlar da yer aldı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

----------

(Araç kamerası)

-Kaza öncesi otomobilin makas attığı anlar

-Kaza anı

(ARŞİV)

-Kaza haberinin arşiv görüntüsü

==========

4-ZEYTİNBURNU'NDA ESKİ EŞİNİ VE KIZINI ÖLDÜREN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA)- ZEYTİNBURNU’nda kızı Ceylinaz Şevgin (19) ve 1 yıl önce boşandığı eski eşi Türkan Bildik'i (39) silahla öldürüp kaçan şüpheli Ercan Ş. (53) Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince Sultangazi’de yakalandı. Arkadaşının evinde yakalanan şüpheli Gayrettepe Asayiş Şubedeki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin kaçış anlarına dair güvenlik kamera görüntüleri de ortaya çıktı.

Olay Zeytinburnu Sümer Mahallesinde 9 Nisan Perşembe günü saat 18.00 sıralarında meydana geldi. Ercan Ş. 1 yıl önce boşandığı eski eşi Türkan Bildik' ile barışmak için olaydan 3 gün önce Ankara'dan İstanbul'a geldi. Eski eşinin sitede bulunan dairesine gelen Ercan Ş. ile Türkan Bildik arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Silahını çıkaran şüpheli, eski eşine ve olay sırasında evde olan kızı Ceylinaz Şevgin'e ateş etti. Saldırının ardından şüpheli Ercan Ş. kaçarken, bu sırada evde olan Türkan Bildik'in kardeşi Güney Bildik polise ihbarda bulundu.

ESKİ EŞ HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde şüphelinin kızı Ceylinaz Şevgin'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan eski eş Türkan Bildik ise ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bildik hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

ARKADAŞININ EVİNDE YAKALANDI

Konuyla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Çalışmalarda şüpheli Ercan Ş. güvenlik kameralarından takibe alındı. Sultangazi'de bir adreste bulunduğu tespit edilen şüpheliyi yakalamak için Özel Harekat Polislerinin de katıldığı bir operasyon düzenlendi. Operasyonda şüpheli Ercan Ş. ile evde bulunan arkadaşı C.P. gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde yapılan aramalarda, olayda kullandığı 9 mm çapında silah da ele geçirildi. Asayiş Şube Müdürlüğünde sorgulanan ve suçunu itiraf ettiği öğrenilen şüpheli adliyeye sevk edildi. Ercan Ş. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, hakkında suçluyu saklamak suçundan işlem başlatılan arkadaşı C.P. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.(DHA)

Görüntü Dökümü

-----

(Güvenlik kamerası)

-Şüphelinin olaydan sonra kaçtığı anlar

(Polis kamerası)

-Şüphelinin yakalandığı anlar

-Şüphelinin adliyeye sevki

==============

5- SULTANBEYLİ'DE 2 BİNANIN ÇATISI ALEV ALEV YANDI

Murat SOLAK / İSTANBUL, (DHA) - SULTANBEYLİ'de 3 katlı binanın çatısında izolasyon çalışması sırasında yangın çıktı. Alevlerin büyümesi üzerine yangın bitişikte bulunan 5 katlı apartmanın çatısına sıçradı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri alev alev yanan 2 çatıya da müdahale ederek yangını söndürdü. 1 kişinin dumandan etkilendiği yangında 2 binanın çatısında hasar meydana geldi.

Yangın, saat 13.00 sıralarında Mecidiye Mahallesi Eğitim Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre; sokaktaki 3 katlı binanın çatısında izolasyon çalışması yapıldığı sırada yangın çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek binanın bitişiğinde bulunan 5 katlı apartmanın çatısına sıçradı. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri binalarda oturanları tahliye ederek sokağı trafiğe kapattı. İtfaiye ekipleri alev alev yanan çatıya müdahale etmek için çalışma başlattı. İtfaiyenin merdivenle müdahale etttiği yangın, yaklaşık 1 saat süren çalışmaların ardından söndürüldü. Yangın sırasında dumandan etkilenen 1 kişiye sağlık ekipleri müdahale ederken, 2 çatıda hasar meydana geldi. Yangın anları cep telefonu kamerasına yansıdı. Polis yangınla ilgili inceleme başlattı.(DHA)

Görüntü Dökümü

------

(Cep telefonu)

-Yanan çatılardan görüntü

-2 binanın yanan çatıları

-Ekiplerin çalışması

-Genel ve detay görüntül

==============

5-GAZİOSMANPAŞA'DA YIKIMDA KOPAN TAHTA PARÇASI KEPÇE OPERATÖRÜNÜN BACAĞINI KIRDI

Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- GAZİOSMANPAŞA'da kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan binanın çatısından kopan tahta parçaları, kepçenin ön camını kırarak operatörün bacağına isabet etti. Kazada kepçe operatörünün bacağı kırıldı.

Olay saat 12.00 sıralarında Merkez Mahallesi Yeşiltepe Sokak'ta meydana geldi. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı süren binanın çatısından kopan tahta parçaları, kepçenin ön camını kırarak operatör Muhammed B.'nin bacağına isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan Muhammed B., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay nedeniyle yıkıma bir süre ara verilirken, bacağında kırık olduğu öğrenilen Muhammed B.'nin ameliyata alındığı öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------

(Cep telefonu)

-Yıkım anı

-Olay yerine gelen sağlık ekipleri

-Muhammed B.'nin ambulansa alınması

(Aktüel)

-Zarar gören kepçe

-Yıkımı yapılan bina

-Genel ve detay görüntüler

========

6- İSTANBUL VALİLİĞİ: MEZARLIKLARA 7/24 KAMERA SİSTEMİ KURULACAK

İSTANBUL, (DHA) - İstanbul Valiliği tarafından kabirlerin korunması, hırsızlık, tahribat ve diğer asayiş olaylarının önlenmesi amacıyla, tüm ana mezarlıkların giriş ve çıkışları ile kör noktalara 7 gün 24 saat esasına göre çalışan yüksek çözünürlüklü kamera sistemi kurulması için ilgili kurumlara yazı gönderildi.

İstanbul Valiliği tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ve İstanbul İl Müftülüğünün de aralarında bulunduğu bazı kamu kurumlarına kentteki ana mezarlıklara kamera kurulmasına ilişkin genelge gönderildi. Vali Gül'ün imzasıyla gönderilen yazıda mezarlıklarda kabirlerin korunması, hırsızlık ve tahribat olaylarının önlenmesi için ek tedbirler alınması gerektiği belirtildi. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları başlığı altında bulunan 7'nci maddesinin anımsatıldığı yazıda, mezarlık alanlarını tespit etmek, mezarlıklar tesis etmek, işletmek, işlettirmek ve definle ilgili hizmetleri yürütmenin İstanbul'da Büyükşehir Belediyesinin görev alanında olduğu kaydedildi.

Yazıda ayrıca, 3998 Sayılı Mezarlıkların Korunması Hakkında Kanun'un 'korunma' başlığı altındaki maddesi hatırlatılarak, "Mezarlıklar ve şehitlikler ile mezarlar bozulamaz, tahrip edilemez ve kirletilemez. Bu yerler imar mevzuatıyla veya başka herhangi bir şekilde park, bahçe, meydan, otopark, çocuk parkı, yeşil alan gibi sahalar olarak ayrılamaz ve asli gayesi dışında hiçbir amaç için kullanılamaz" maddesi yer aldı.

60 GÜN SÜRE VERİLDİ

Bu doğrultuda, İstanbul ve ilçelerindeki tüm ana mezarlık giriş­ ve çıkışları ile kör noktalara 7/24 esasına göre çalışan yüksek çözünürlüklü kamera kurulması, gece görüş özelliği olmayan veya arızalı olan kameraların 60 gün içerisinde faal hale getirilmesi istenen yazıda, kamera kayıtlarının 30 gün süreyle muhafaza edilmesi, aydınlatmaların yetersiz olduğu yerlerde gerekli düzenlemelerin yapılması, kolluk kuvvetlerince gerekli devriye faaliyetlerinin titizlikle yerine getirilmesi gerektiği belirtildi. Öte yandan kolluk kuvvetlerinin mezarlık çevresindeki devriye faaliyetlerini artırması, denetimlerin sıklaştırılması ve kurallara aykırı davrananlar hakkında adli ve idari işlem uygulanması istendi. Yazıda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası uygulanacağı da kaydedildi. (DHA)

===================

7- ZEYTİNBURNU'NDA ESKİ EŞİNİ VE KIZINI ÖLDÜREN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Ali AKSOYER/İSTANBUL,(DHA)- ZEYTİNBURNU’nda kızı Ceylinaz Şevgin (19) ve 1 yıl önce boşandığı eski eşi Türkan Bildik'i (39) silahla öldürüp kaçan şüpheli Ercan Ş. (53) Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince Sultangazi’de yakalandı. Arkadaşının evinde yakalanan şüpheli Gayrettepe Asayiş Şubedeki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin kaçış anlarına dair güvenlik kamera görüntüleri de ortaya çıktı.

Olay Zeytinburnu Sümer Mahallesinde 9 Nisan Perşembe günü saat 18.00 sıralarında meydana geldi. Ercan Ş. 1 yıl önce boşandığı eski eşi Türkan Bildik' ile barışmak için olaydan 3 gün önce Ankara'dan İstanbul'a geldi. Eski eşinin sitede bulunan dairesine gelen Ercan Ş. ile Türkan Bildik arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Silahını çıkaran şüpheli, eski eşine ve olay sırasında evde olan kızı Ceylinaz Şevgin'e ateş etti. Saldırının ardından şüpheli Ercan Ş. kaçarken, bu sırada evde olan Türkan Bildik'in kardeşi Güney Bildik polise ihbarda bulundu.

ESKİ EŞ HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekiplerinin kontrollerinde şüphelinin kızı Ceylinaz Şevgin'in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan eski eş Türkan Bildik ise ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bildik hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

ARKADAŞININ EVİNDE YAKALANDI

Konuyla ilgili Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Çalışmalarda şüpheli Ercan Ş. güvenlik kameralarından takibe alındı. Sultangazi'de bir adreste bulunduğu tespit edilen şüpheliyi yakalamak için Özel Harekat Polislerinin de katıldığı bir operasyon düzenlendi. Operasyonda şüpheli Ercan Ş. ile evde bulunan arkadaşı C.P. gözaltına alındı. Şüphelinin üzerinde yapılan aramalarda, olayda kullandığı 9 mm çapında silah da ele geçirildi. Asayiş Şube Müdürlüğünde sorgulanan ve suçunu itiraf ettiği öğrenilen şüpheli adliyeye sevk edildi. Ercan Ş. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, hakkında suçluyu saklamak suçundan işlem başlatılan arkadaşı C.P. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.(DHA)

Görüntü Dökümü

-----

(Güvenlik kamerası)

-Şüphelinin olaydan sonra kaçtığı anlar

(Polis kamerası)

-Şüphelinin yakalandığı anlar

-Şüphelinin adliyeye sevki

===================

8-HUKUKÇULAR DERNEĞİ’NDEN İSRAİL’İN İDAM YASASINA TEPKİ

Emre KURT/İSTANBUL,(DHA)- İSRAİL Parlamentosu tarafından kabul edilen idam yasasına Hukukçular Derneği tepki gösterdi. Beyazıt Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştiren Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Melih Gülseren, "Yasa metninden anlaşıldığı üzere, söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık, Filistinlileri öldüren veya onlara zarar veren İsrail vatandaşları veya yerleşimciler farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır. Nitekim uygulamada bu kişilerin çoğu zaman cezasız kaldığı da bilinmektedir. Bu durum, Filistinliler ile İsrailliler arasında açık bir ayrımcılık yaratarak aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin işletilmesine yol açmakta ve düzenlemenin belirli bir kesimi hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır" dedi.

İsrail Meclisi'nde onaylanan 'idam cezası' yasasıyla ilgili Hukukçular Derneği İstanbul üyeleri Beyazıt Meydanı'nda toplanarak tepki gösterdi. Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Melih Gülseren yaptığı açıklamada İsrail'in işgalci konumunda olduğu hatırlatarak, bu düzenlemenin tüm hukuk düzenlerinde 'yok hükmünde' olduğu vurgulandı.

'DÜZENLEMENİN BELİRLİ BİR KESİMİ HEDEF ALDIĞINI AÇIKÇA ORTAYA KOYMAKTADIR'

Basın açıklaması gerçekleştiren Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Melih Gülseren, "Bu düzenleme ile İsrail terör devleti, Filistin'in özgürlüğü için mücadele eden on binlerce insanı hukuki düzenleme kisvesi altında katletmek istemektedir. Yasa metninden anlaşıldığı üzere, söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık, Filistinlileri öldüren veya onlara zarar veren İsrail vatandaşları veya yerleşimciler farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır. Nitekim uygulamada bu kişilerin çoğu zaman cezasız kaldığı da bilinmektedir. Bu durum, Filistinliler ile İsrailliler arasında açık bir ayrımcılık yaratarak aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin işletilmesine yol açmakta ve düzenlemenin belirli bir kesimi hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.

'BU YASA İLE İDAM CEZALARININ KEYFİLİK ARZ ETTİĞİ ORTADADIR'

Av. Mehmet Melih Gülseren, "Yıllardır yaşlı, çocuk, kadın ayrımı gözetmeksizin sivillere yönelik saldırılarını sürdüren ve soykırım suçu işleyen İsrail terör devleti, bu yasa ile eli silahsız ve savunmasız sivilleri hedef alan eylemlerini meşrulaştırmaya yönelik yeni bir hukuki zemin oluşturmaya çalışmaktadır. Gelinen noktada işgalci İsrail terör devletinin varlığının yalnızca Filistin için değil bütün Ortadoğu ve hatta dünya için bir güvenlik sorunu haline geldiği ortadadır. İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen bu 'Katliam yasası' bütün uluslararası hukuk düzenlemelerine de aykırıdır. Öncelikle, idam cezasının uygulanmasına ilişkin uluslararası standartlar bakımından ciddi ihlaller söz konusudur. İsrail'in taraf olduğu 'Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nde idam cezası son derece dar bir çerçeveye tabi tutulmuştur ve buna göre idam cezası yalnızca 'En ağır suçlar' için, sıkı usulü güvenceler altında ve keyfilikten uzak biçimde uygulanabilir. Buna karşılık söz konusu düzenleme, 'terör' kavramını geniş ve belirsiz bir şekilde kullanarak ölüm cezasının kapsamını genişletmekte ve özellikle askerî mahkemeler bakımından bu cezayı fiilen zorunlu hale getirmektedir. Nitekim bu yasa ile idam cezalarının keyfilik arz ettiği ve uluslararası hukukla bağdaşmadığı, düzenlemenin yalnızca Filistinlilere yönelik bir 'apartheid' uygulamasının kılıfı olduğu ortadadır" dedi.

'FİLİSTİNLİLERE YÖNELİK BİR 'APARTHEID' UYGULAMASI'

Gülseren, "Yasanın içeriğine dair teknik detayların paylaşıldığı açıklamada, idam kararının oy birliği yerine basit çoğunlukla alınabilmesinin ve temyiz yollarının kısıtlanmasının adil yargılanma hakkını ortadan kaldırdığı ifade edildi. Yasa metninden anlaşıldığı üzere, söz konusu düzenleme fiilen Filistinlilere uygulanmak üzere kurgulanmıştır. Buna karşılık, Filistinlileri öldüren İsrail vatandaşları farklı bir hukuk rejimine tabi tutulmakta ve sivil mahkemelerde yargılanmaktadır. Bu durum, Filistinliler ile İsrailliler arasında açık bir ayrımcılık yaratarak aynı eylemler bakımından farklı hukuk sistemlerinin işletilmesine yol açmaktadır. Bu yasa, Filistinlilere yönelik bir apartheid uygulamasının kılıfıdır" şeklinde konuştu.

'ÖZGÜR FİLİSTİN İÇİN HUKUKİ MÜCADELEYE DAVET EDİYORUZ'

Av. Mehmet Melih Gülseren, "İşgalci gücün cezai yetkileri son derece sınırlıdır. Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliğindedir. İsrail, taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ni de ihlal ederek idam cezasını keyfi bir infaz mekanizmasına dönüştürmüştür. Bu kapsamda Hukukçular Derneği olarak, İsrail'in kabul ettiği ayrımcı idam yasasına karşı hukuki girişimler başlatmış ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Özel Prosedürler nezdinde; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu'na, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü'ne, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Haklarının Durumu Özel Raportörlüğü'ne, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Ceza Özel Raportörlüğüne, başvurularda bulunulmuştur. İsrail Terör Devleti'nin bu katliam yasasına ve insanlığa karşı eylemlerine karşı durmaya, Özgür Filistin için hukuki mücadeleye davet ediyoruz" dedi.

'AYNI SUÇU İŞLEYEN YAHUDİLER BU CEZADAN YARGILANAMAYACAKLAR'

Hukukçular Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası hukuk araştırmacısı Sümeyye Koman, "Bu karar uluslararası hukukun birçok normuna ihlal teşkil ediyor. İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında böyle bir yasa uygulama yetkisi yok. İnsan haklarına aykırı, insancıl hukuka aykırı hükümler yer aldığını görüyoruz. Bu yasa Filistinlilere yönelik bir yasa aynı suçu işleyen Yahudiler bu cezadan yargılanamayacaklar" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

------

-Basın açıklaması

-Sümeyye Koman röportaj

-Genel ve detaylar

===================

9- MARMARA CEZA İNFAZ KURUMU'NDA 'CEZAEVİ KOŞULLARININ YETERSİZ OLDUĞU' İDDİALARINA BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA

Ceyda YEŞİLOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında, bazı tutuklu sanıkların cezaevindeki şartların kötü olduğunu belirtmesi üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin açıklama yapıldı.

Konuyla ilgili başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, "Bazı basın-yayın organları ile sosyal medya hesaplarında; İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının duruşmalarında ifadeleri alınan sanıklar U.Y., Y.U.Ş. ve N.C.C.'nin beyanlarına dayanılarak; Marmara Ceza İnfaz Kurumları'nda kalan tutuklu ve hükümlülerin hasta olmalarına rağmen gerekli tedavileri görmedikleri, ilaca ulaşmada sorun yaşadıkları, koğuşların kalabalık olduğu, yemeklerin soğuk geldiği, kaldıkları koğuşta ölümler yaşandığı, 1 hükümlünün vefat ettiği esnada kapıya vurulmasına rağmen gerekli müdahalenin yapılmadığı, insanların yerlerde yattığı vs. gibi gerçeği yansıtmayan haber ve paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Cumhuriyet Başsavcılığımızın görev ve sorumluluk alanı içerisinde yer alan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde 13/04/2026 tarihi itibariyle 31475 tutuklu ve hükümlü kalmaktadır. İddialar sonrası yapılan kontrollerde; Sanık Y.U.Ş'nin 01/11/2025 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, 01/11/2025 tarihinde yapılan ilk muayenesinde herhangi bir kronik ve bulaşıcı hastalığının tespit edilmediği, 01/11/2025 ile 09/04/2026 tarihleri arasında toplam 6 kez kurum revirine çıkartılarak muayenelerinin yapıldığı, ayrıca 2 kez Devlet Hastaneleri'nde muayenelerinin yapıldığı, tüm tetkik ve görüntülemelerinin eksiksiz olarak tamamlandığı ve reçete edilen ilaçların kendisine elden teslim edildiği, Sanık N.C.C'nin 27/10/2025 tarihinde kurumuna alındığı, 27/10/2025 tarihinde yapılan ilk muayenesinde herhangi bir kronik ve bulaşıcı hastalığının tespit edilmediği, 27/10/2025 ile 09/04/2026 tarihleri arasında toplam 4 kez kurum revirine çıkartılarak muayenelerinin yaptırıldığı, ayrıca 2 kez Devlet Hastaneleri'nde muayenelerinin yapıldığı, tüm tetkik ve görüntülemelerinin eksiksiz olarak tamamlandığı ve reçete edilen ilaçların kendisine elden teslim edildiği, en son hastane sevk tarihinin 26/03/2026 olduğu ancak tutuklunun hastaneye gitmemek için dilekçe verdiği, Kurumlarımızda bulunan tüm tutuklu ve hükümlülerin tedavi süreçlerinin görevliler tarafından titizlikle takip edildiği, aile hekimleri ve hastanelerde görevli doktorlar tarafından düzenlen reçetelerde belirtilen ilaçların eksiksiz olarak imza karşılığında teslim edildiği, Sanık U.Y.'nin kaldığı koğuşunda barındırılan hükümlü R.U.'nun 30/10/2025 tarihinde rahatsızlanması üzerine sırasıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi, Silivri Devlet Hastanesi ve Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldüğü ancak böbrek yetmezliği hastası olan hükümlünün tedaviye cevap vermeyerek vefat ettiği, Sanık U.Y.'nin kaldığı koğuşunda barındırılan hükümlü H.Ö'nün 06/02/2026 tarihinde rahatsızlanması üzerine sırasıyla Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi ve Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesi'ne götürüldüğü ancak ancak diyabet hastası olan hükümlünün tedaviye cevap vermeyerek vefat ettiği, Ceza İnfaz Kurumlarımızda kalan tüm tutuklu ve hükümlülere bir adet yatak, çarşaf, yastık ve battaniye verildiği, hiçbir hükümlü veya tutuklunun başka bir arkadaşı ile aynı yatağı paylaşmadığı, Netice olarak yapılan haber ve paylaşımların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır. Ceza İnfaz Kurumlarımızda yapılan tüm işlemler ilgili mevzuat çerçevesinde, hükümlü ve tutuklular arasında hiçbir ayrım gözetilmeksizin gerçekleştirilmekte olup, ceza infazları sırasında iddia edildiği gibi insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulmamaktadır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur" ifadeleri kullanıldı. (DHA)

================

10- GAZİOSMANPAŞA’DA YIKIMDA KOPAN TAHTA PARÇASI KEPÇE OPERATÖRÜNÜN BACAĞINI KIRDI

Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- GAZİOSMANPAŞA'da kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan binanın çatısından kopan tahta parçaları, kepçenin ön camını kırarak operatörün bacağına isabet etti. Kazada kepçe operatörünün bacağı kırıldı.

Olay saat 12.00 sıralarında Merkez Mahallesi Yeşiltepe Sokak'ta meydana geldi. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı süren binanın çatısından kopan tahta parçaları, kepçenin ön camını kırarak operatör Muhammed B.'nin bacağına isabet etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan Muhammed B., ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay nedeniyle yıkıma bir süre ara verilirken, bacağında kırık olduğu öğrenilen Muhammed B.'nin ameliyata alındığı öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------

(Cep telefonu)

-Yıkım anı

-Olay yerine gelen sağlık ekipleri

-Muhammed B.’nin ambulansa alınması

(Aktüel)

-Zarar gören kepçe

-Yıkımı yapılan bina

-Genel ve detay görüntüler

=====================

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber