Geri Dön
İstanbulDHA İSTANBUL BÜLTENİ -3

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -3

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -3

1- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İSTANBUL'UN GÜVENLİĞİ İÇİN YEGANE ÇÖZÜM, KENTSEL DÖNÜŞÜMDÜR

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL,(DHA)- 'EV Sahibi Türkiye' kampanyası kapsamında İstanbul'da yapılacak 100 bin konutun kura çekim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un güvenliği için yegane çözüm, kentsel dönüşümdür. İstanbul'un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olacaktır. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum. Gelin bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen 'Ev Sahibi Türkiye' kampanyası kapsamında İstanbul'da inşa edilecek 100 bin konut için Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenen kura çekim törenine katıldı. Programda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur ile başvuran çok sayıda vatandaş katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla, projede açılan kontenjan kapsamında başvuru yapan şehit aileleri ve gazilerin tamamının hak sahibi olacağı açıklanırken en yüksek talebin geldiği İstanbul'da kura çekiminin 3 gün süreceği belirtildi.

'İSTANBUL BİZİM VİZYON ŞEHRİMİZ, İSTANBUL BİZİM GÖZBEBEĞİMİZDİR'

Kura çekiminde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ev sahibi Türkiye İstanbul Kura Çekim Töreni'nde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin vasıtasıyla aziz İstanbul'un iki yakasında, 39 ilçesinde yaşayan her bir vatandaşıma buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bugün yine milletimizle bir aradayız. Bugün yine milletimizle aynı safta, aynı duyguda, aynı kararlılıktayız. Bugün bir çağın kapanıp diğerinin açıldığı fethini Peygamber Efendimizin muştuladığı güzel İstanbul'dayız. Bakınız burası şehirlerden bir şehir değildir. Burası altı asır birikimi, ataların hazinesi, milletimizin en güzel eseridir. Burası merhum Nihat Sami Banarlı hocamızın ifadesiyle "En az İstanbul Türkçesi kadar güzel, bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir mülteciyedir." Burası dünyanın en uzun ömürlü Fatih milletinin üç kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir. İstanbul, işte böyle ulvi, böyle manevi, böyle muteber, böyle müstesna bir şehirdir. İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz, İstanbul bizim gözbebeğimizdir" dedi.

'COŞKUNUZ İÇİN, HEYECANINIZ İÇİN SİZLERE YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Denizle toprağın visale erdiği bu muhteşem şehirde, sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı ve verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah'a sonsuz şükürler olsun diyorum. Coşkunuz için, heyecanınız için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu anlamlı merasimi düzenleyerek bir araya gelmemize vesile olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızı gönülden tebrik ediyorum. 500 bin sosyal konut projemiz kapsamında kuralarını çekeceğimiz 100 bin konutun hak sahiplerimiz başta olmak üzere İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu hanelerde oturacak vatandaşlarımın her birine aileleriyle birlikte şimdiden sağlıklı, huzurlu ve bereketli ömürler temenni ediyorum" diye konuştu.

'ŞEHİRLER MİLLETLERİN KİMLİK BELGESİDİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehirler milletlerin kimlik belgesidir, medeniyetlerin tapu senedidir. Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır. Ecdada saygılı olmak, emanete sıdk ile sarılmak, insana yatırım yapmak, insanlığın ortak mirasına katkı sunmaktır. AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirlerimizi abad etmenin, milletimize hakkıyla hizmet etmenin gayretindeyiz. Çünkü biz, İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerimizi merhum Turgut Cansever'in ifadesiyle, 'Allah'ın Cemal sıfatının tecelli ettiği yerler' olarak görüyoruz. Bilhassa şehirlerimizin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içindeyiz. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerimiz bu gayretlerimizin en somut tezahürleridir" ifadelerini kullandı.

'1 MİLYON 762 BİN SOSYAL KONUTU MİLLETİMİZİN HİZMETİNE SUNDUK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşımızı camisiyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduk. Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik, şehirlerimizin emniyetini sağlamak, riskli yapı stokunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul'da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul'da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri içerisinde sürüyor. İstanbul'un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için 'Yarısı Bizden' kampanyasını hayata geçirdik" dedi.

'233 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN İSE PROJE VE İNŞA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümün 'Yarısı Bizden' kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor. Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım. İstanbul'un güvenliği için yegane çözüm, kentsel dönüşümdür. İstanbul'un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olacaktır. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum. Gelin bu kampanyaları, bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Tüm vatandaşlarımızdan bu konuda ayrı bir hassasiyet beklediğimi bugün bir kez daha ifade ediyorum" diye konuştu.

'DEPREM KONUTLARININ TEMELİNİ 15 GÜN İÇİNDE ATTIK. İLK ANAHTARLARI 45 GÜNDE TESLİM ETTİK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken, deprem bölgemizde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat'tan hemen sonra, deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attık. İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede, 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi, parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihi yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan, canımızı dişimize taktık. 'Hükümet bu enkazın altında kalır' umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı, tarihi bir başarıya imza atarak verdik. İşte sizler de gördünüz, geçtiğimiz 27 Aralık'ta, yani depremin üzerinden üç sene bile geçmeden tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik. Hamdolsun, şimdi bu kardeşlerimiz yeni yuvalarında huzuru kalple, aileleriyle, sevdikleriyle rahatça oturuyorlar. Depremden etkilenen şehirlerimizde üretim ve ticaret, eğitim ve sosyal hayat, eski ritmine, eski canlılığına çok şükür ki kavuştu. Rabbim bizleri böylesine çetin imtihanlarla bir daha sınamasın diyorum. Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Yine bu vesileyle yaşadıkları onca acıya rağmen en başından itibaren devletine inanan depremzedelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sahada fedakarca ter döken işçi, memur ve mühendislerimize, TOKİ'mize, yüklenici firmalarımıza, şehirlerimizin küllerinden doğmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.

'ANA MUHALEFETLE BİZİM ARAMIZDA GECE İLE GÜNDÜZ KADAR DERİN ZİHNİYET FARKI VAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabi burada şunu da ifade etmek istiyorum. Dikkat ederseniz, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene, iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklıysa, ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul'la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var, içi avro dolu baklava kutuları var, milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister mahalli idarelerde olsun ister genel seçimlerde olsun, sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyorlar" dedi.

'ANA MUHALEFET PARTİSİ MİLLETİN TARİHİNDEN DE KOPUK DURUMDA'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş, bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil. Milletin sadece gündeminden değil, aynı zamanda tarihinden de kopuk durumdalar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu Mehter Marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar, çocuk bayramında çocuklardan oluşan mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile Cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya'nın o meşhur şarkısındaki gibi, "Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça." Ana muhalefetin sapır sapır dökülen bu hallerini gördükçe "Allah bunlara akıl fikir versin" demekten başka inanın elimizden bir şey gelmiyor" diye konuştu.

'KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZI TÜRKİYE'DE İLK KEZ İSTANBUL'DA BAŞLATIYORUZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "24 Ekim'de Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal konut hamlesi olan Yüzyılın Konut Projesini devreye almış ve 500 bin sosyal konut seferberliğimizi başlattığımızı duyurmuştuk. 29 Aralık'ta start verdiğimiz kura çekimlerini 80 ilimizde nihayete erdirdik. Bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdığımız İstanbul'da hak sahiplerini belirleyeceğiz. Konutlarımızı devlet güvencesiyle, yüzde 10 peşinat ve 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 TL ile 11 bin TL arasında değişecek. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa sürede vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten, kiralık sosyal konut uygulamamızı Türkiye'de ilk kez İstanbul'da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. İstanbul'umuz ve ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

'MAHALLE KONAKLARIMIZ DA BU PROJEYE YEPYENİ BİR BOYUT KAZANDIRIYOR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son olarak şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Yüzyılın Konut Projesi sadece konut üretimiyle sınırlı bir atılım değildir, aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşasıdır. Mahalle konaklarımız da bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyor. TOKİ'mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında, 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak. Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için çok önemli işlevler görecek yapıları şehrimize ve milletimize kazandıracağız. Bunlar hayırlı uğurlu olsun diyorum. Bu düşüncelerle birazdan çekilecek olan kuralar neticesinde hak sahipleri belli olacak 100 bin konutumuzun, İstanbul'umuz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hak sahibi kardeşlerimizin bu hanelerinde huzurla, afiyetle, ağız tadıyla oturmalarını Rabbimden niyaz ediyorum. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza, TOKİ'mize, yüklenici firmalarımıza, projede emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.

7 MİLYON VATANDAŞ TOKİ İLE YUVA SAHİBİ OLDU

TOKİ, 2003 yılından bu yana sosyal devlet anlayışıyla yürüttüğü projeler kapsamında bugüne kadar 1 milyon 750 binden fazla konut inşa ederek yaklaşık 7 milyon dar gelirli vatandaşı depreme dayanıklı ve güvenli konutlarla buluşturdu. 500 bin sosyal konut hedefinin son ayağı olan İstanbul etabında, hane halkı net gelir şartı diğer illerden farklı olarak 145 bin TL olarak uygulanırken, ödeme şartlarında da vatandaşa kolaylık sağlandı.

7 BİN 313 TL'DEN BAŞLAYAN TAKSİTLER

İstanbul'da inşa edilecek 2+1 ve 1+1 konutlar için hak sahipleri yüzde 10 peşinat ve 240 ay vade imkanından yararlanacak. Taksitlerin 7 bin 313 TL'den başladığı projeyle, hem dar gelirli vatandaşların konut ihtiyacının karşılanması hem de piyasadaki konut-kira fiyatlarının dengelenmesi hedefleniyor.

MAHALLE KÜLTÜRÜ YAŞATILACAK

Proje yalnızca konut arzıyla sınırlı kalmayıp sosyal donatılarıyla da dikkat çekiyor. 500 bin konutun yanı sıra, mahalle kültürünü korumak amacıyla 500 mahalle konağı, 500 anaokulu ve 500 cami inşa edilecek. Ekonominin lokomotifi olan inşaat sektöründe 300 alt sektörü harekete geçiren projenin, istihdama da büyük katkı sağlaması bekleniyor. İstanbul kurasının tamamlanmasıyla birlikte, 10 Kasım 2025'te başlayan başvuru sürecinden bu yana heyecanla bekleyen 5 milyon 242 bin geçerli başvuru sahibi arasından toplam 500 bin asil hak sahibi belirlenmiş olacak. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-----------

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması

==========

2-CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, BEYOĞLU'NDA BİR KAFEDE VATANDAŞLARLA SOHBET ETTİ

Tuğçe SEZER ODABAŞI/İSTANBUL,(DHA) - CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Beyoğlu'nda bir kafeyi ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenen 'Ev Sahibi Türkiye' İstanbul Kura Çekim Töreni'nin ardından Beyoğlu'nda bir kafeyi ziyaret etti. Erdoğan, burada vatandaşlarla sohbet etti, elini öpen çocuklara harçlık dağıttı. Çocuklara ayrıca, Cumhurbaşkanlığı ekiplerince oyuncak hediye edildi. (DHA)

==========

3- BAKAN ÇİFTÇİ, MEDYA KURULUŞLARININ GENEL YAYIN YÖNETMENLERİYLE İSTANBUL'DA BİR ARAYA GELDİ

Tuğçe SEZER ODABAŞI-Harun ŞAHBAZOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle İstanbul'da bir araya geldi. Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiftçi soruları da yanıtladı. Bakan Çiftçi "Hâlihazırda yılda iki kez şubat-eylül aylarında yapılan 'okul güvenliği' toplantıları artık valilerimizin ve kaymakamlarımızın koordinasyonunda her ayın ilk haftası düzenli şekilde yapılacaktır. Her okulda 'güvenlik kurulu' oluşturulacaktır. Okul müdürü, rehber öğretmeni, okul koordinasyon kolluk görevlisi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmetler uzmanının olacağı bir kurul oluşturulacaktır" dedi. Çiftçi Gülistan Doku dosyasına ilişkin "Dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş'ın Meksika üzerinden ABD'ye kaçak giriş yaptığını tespit ettik ve hakkında derhal kırmızı bülten çıkardık" dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle Rixos Tersane İstanbul’da düzenlenen kahvaltı programında bir araya geldi. Gündeme ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Çiftçi soruları da yanıtladı.

‘RİSKLERİ ÖNCEDEN İMHA EDEN PROAKTİF BİR GÜVENLİK MİMARİSİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ’

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi burada yaptığı konuşmada, “Artık yalnızca suçun çetelesini tutan değil, suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutan ve riskleri önceden imha eden proaktif bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zeka, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz, klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil, suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz" dedi.

‘İHMALİ VEYA İŞTİRAKİ OLAN HER KİM VARSA GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMADAN ADALETE TESLİM EDECEĞİZ’

Gülistan Doku cinayeti hakkında bilgi veren Çiftçi, "Gülistan Doku dosyasında bugün gelinen noktayı yine bir valimiz, emniyet müdürümüz ve başsavcımız koordineli olarak birlikte açmışlardır. Devletimizin güvenlik ve adalet çarklarını en ileri düzeyde işleterek, bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.

‘SINIRI AŞMAK TAKİPTEN KURTULMAYA YETMEZ’

Bakan Çiftçi, "AK Parti hükümetleri döneminde kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Kriminal kapasitenin güçlenmesi ile birlikte 2023 yılından 2026’nın ilk çeyreğine kadar yeni faili meçhul kaydı bulunmuyor. Cinayet faillerinin yakalanması için ulusal ve uluslararası tüm mekanizmalar işletiliyor. 262 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 şahıs için ise süreç devam ediyor. Sınır aşmak, takipten kurtulmak anlamına gelmemektedir" dedi.

‘DEVLET ÇARKI DURMAZ, İLERLER’

Bakan Çiftçi, Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için devletin tüm imkanlarını seferber ettiklerini vurgulayarak, dosyanın geldiği aşamada bir valinin, emniyet müdürünün ve başsavcının koordineli olarak birlikte çalışmasından emeği olduğunu kaydetti. Bakan Çiftçi, "Dosyada temel önceliğimiz, maddi gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya çıkarmaktır, bu kapsamda dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş’ın Meksika üzerinden ABD’ye kaçak giriş yaptığını tespit ettik ve hakkında derhâl kırmızı bülten çıkardık. Bakanlık olarak sadece firarilerin değil, soruşturma sürecindeki iddiaların da üzerine kararlılıkla giderek 17 Nisan 2026 tarihli onay emriyle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında delil karartma iddialarına yönelik mülkiye müfettişlerini görevlendirdik; sürecin devamında kendisi görevden uzaklaştırılmış ve sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştır. 20 Nisan 2026 tarihli onay emriyle ayrıca 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Böylece hem iddiaların hem de soruşturma sürecinin etkinliğinin tüm yönleriyle incelenmesi sağlandı. Devletimizin güvenlik ve adalet çarklarını en ileri düzeyde işleterek, bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum; zira hiç kimsenin suç işleme veya suça göz yumma imtiyazı yoktur" diye konuştu.

‘HER OKULA GÜVENLİK KURULU OLUŞTURULACAK’

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından alınacak önlemler ile ilgili bilgi veren Bakan Çiftçi, "Meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik; okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. 81 il valiliğine uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge gönderdik. Hâlihazırda yılda iki kez şubat-eylül aylarında yapılan ‘okul güvenliği’ toplantıları artık valilerimizin ve kaymakamlarımızın koordinasyonunda her ayın ilk haftası düzenli şekilde yapılacaktır. Her okulda ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacaktır. Okul müdürü, rehber öğretmeni, okul koordinasyon kolluk görevlisi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmetler uzmanının olacağı bir kurul oluşturulacaktır" diye konuştu.

‘RİSK VE TEHDİT ANALİZLERİ YENİLENECEKTİR’

Yedi basamaklı güvenlik modelini sıralayan Çiftçi, "Risk ve tehdit analizleri yenilenecektir. Fiziki güvenlik önlemleri artırılacaktır. Erken uyarı sistemi ile olası risklere hızlı müdahale sağlanacaktır. Toplum sağlığı merkezlerine takip görevi verilecektir. Rehberlik-güvenlik koordinasyonu sağlanacaktır. Bakanlıklar koordineli çalışacaktır. Acil durumlar için eğitim ve farkındalık çalışması yapılacaktır" dedi.

‘YENİ GÜVENLİK PARADİGMASI İLE: SUÇUN DAMARLARINI KURUTACAK REFLEKS GÖSTERECEĞİZ’

Değişen dünya düzeninde suçla mücadelenin rotasını dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeniden çizdiklerini kaydeden Bakan Çiftçi, bakanlığın yeni vizyonunu duyurdu. Çiftçi, "Artık yalnızca suçun çetelesini tutan değil; suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutan ve riskleri önceden imha eden proaktif bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zekâ, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz; klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil, suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz; sağlam veri olmadan doğru politika kurulamaz. Doğru analiz olmadan kalıcı sonuç alınamaz. Bu mücadele yalnızca kamu kurumlarının omzunda taşınabilecek bir mücadele değildir" dedi.

‘GÜVENLİKTE, MEDYAYA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR’

Bakan Çiftçi, suçla mücadelede önleyici stratejilerin ve toplumsal işbirliğinin önemine dikkat çekti. Çiftçi, "Aileyle, okulla, üniversiteyle, medya ile, sivil toplumla, yerel yönetimlerle ve toplumun bütün kesimleriyle birlikte hareket etmek zorunda olduğumuzun bilincindeyiz, bilhassa çocuklarımızın suça bulaşmadan, şiddetin gölgesine düşmeden ve dijital tehditlerin pençesine kapılmadan daha güvenli ortamlarda büyümesini sağlamak en temel ortak sorumluluğumuzdur. Muhterem Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürüdüğümüz Türkiye Yüzyılı vizyonunun en güçlü sütunlarından biri Türkiye’nin huzurudur ve bu huzuru kalıcı hale getirmenin en etkili yolu, suçu henüz meydana gelmeden yerinde önlemektir. Bu noktada siz değerli basın mensuplarımız da en kıymetli paydaşlarımızdansınız; çünkü güvenlik yalnızca sahada yürütülen operasyonlarla değil, doğru iletişim ve toplumsal farkındalıkla tahkim edilir. Birbirimizin görüşlerini, eleştirilerini ve katkılarını dikkate alarak bu istişare toplantılarını daha verimli bir zeminde sürdürmeye kararlıyız; nitekim ‘yeni güvenlik paradigmasıyla’ sadece suçun peşinden koşan bir anlayışla yetinmiyor, suçu doğmadan önleyen ve çocuklarımıza güvenli yarınlar hazırlayan güçlü bir geleceği vatandaşımız için inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı.

‘YILIN İLK ÇEYREĞİNDE KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN 257 SUÇLU ÜLKEMİZE İADE EDİLDİ’

2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen iade ve yurt içi İnterpol operasyonları hakkında bilgi veren Bakan Çiftçi, "İnterpol tarafından aranan 39 ülkeden; 89 kaçakçılık ve organize suçlar, 17 narkotik, 80 terör, 33 asayiş, 54 dini istismar eden olmak üzere toplam 219 yabancı şahıs ülkemizde yakalandı. Bunların 47’si organize suç örgütü lideri veya üyesidir. Yılın ilk çeyreğinde kırmızı bültenle aradığımız 30 ülkeden suçlu iadesi yapılmıştır. 112 asayiş, 108 kaçakçılık ve organize, 31 narkotik, 6 terör, 2 PKK, 2 dini istismar eden şahıs olmak üzere toplamda 257 şahıs iade edilmiştir. Bunların 58’i organize suç örgütü lideri veya üyesidir" dedi.

UYUŞTURUCUYA GEÇİT YOK

Uyuşturucu ile ilgili Ocak-Nisan ayları arasındaki verileri paylaşan Çiftçi, "16 Nisan’a kadar uyuşturucu nedeniyle 80 bin 960 olay yaşandı, yapılan operasyon sayısı ise 15 bin 815. Gerçekleşen operasyonlar sonucunda 13 bin 633 kişi tutuklandı. 15 ton 700 kg kokain ve esrar gibi uyuşturucu madde, 44 milyon 100 bin uyuşturucu hap ile 40 bin kök keneviri ele geçirildi" diye konuştu.

‘SİBER DEVRİYELERDE 28 BİN YASA DIŞI BAHİS SİTESİ ENGELLENDİ’

Siber devriye kapsamında yılın ilk üç ayında suç unsuru tespit edilen 86 bin 937 şahıs ve hesap olduğunu aktaran Bakan Çiftçi, "Çevrimiçi dolandırıcılık kapsamında 863, çevrim içi yasa dışı bahis kapsamında 386, çevrim içi çocuk müstehcenliği kapsamında 667, bilişim suçları kapsamında 141 ve suç gelirleri ile mücadele kapsamında toplam 2 bin 72 operasyon yapıldı. Yapılan operasyonlarda 3 bin 93 kişi tutuklandı. Siber suçlarla mücadele kapsamında 17 bin 933 URL adresi engellendi. 27 bin 321 sosyal medya hesabı ile 28 bin 629 yasa dışı bahis sitesi erişime kapatıldı" ifadelerini kullandı.

‘TRAFİK KAZALARINDA ÖLÜMLÜ KAZA ORANI BİR ÖNCEKİ YILA GÖRE DÜŞTÜ’

Trafik kazaları hakkında bilgi veren Bakan Çiftçi, "1 Ocak-16 Nisan tarihleri arasındaki 2025 ve 2026 yılı karşılaştırmasına göre, trafikte denetlenen araç sayısı yüzde 6,2 arttı. İşlem yapılan araç sayısı yüzde 12,9 azaldı. Ölümlü kaza oranında yüzde 16,2, günlük can kaybı oranında ise yüzde 11,1 düşüş gerçekleşti. Yine 27 Şubat-16 Nisan tarihleri arasında bir önceki yıla göre; makas atmada yüzde 92,6, dur ihtarına uymamada yüzde 65,3, hız ihlalinde yüzde 37,9, ehliyetsiz araç kullanmada yüzde 30,3, cep telefonu ihlalinde yüzde 26,6 ve kırmızı ışık ihlalinde yüzde 9,9 azalma yaşandı" dedi.

'PKK TERÖR ÖRGÜTÜNE YÖNELİK 466 OPERASYON YAPILDI'

Terör örgütlerine yönelik yılın ilk çeyreğinde yapılan operasyonlar hakkında bilgi veren Çiftçi, "PKK terör örgütüne yönelik 466 operasyon yapıldı. Kesintisiz devam eden arama tarama faaliyetleri kapsamında 5 bin 900 İHA’lı arama tarama faaliyeti gerçekleşti. 10 adet sığınak / barınak imha edildi. 83 terörist ikna yöntemi ile teslim oldu. Dini istismar eden örgütlere yönelik 848, FETÖ’ya yönelik 889; DHKP/C, MLKP ve diğer sol örgütlere yönelik ise 246 operasyon yapıldı" diye konuştu.

'SINIR HATTIMIZDA GÜÇLÜ BİR HAZIRLIK VE KONTROL DÜZEYİNE SAHİBİZ'

İran-ABD-İsrail gerilimi bağlamında sınır güvenliği konusunda bilgi veren Bakan Çiftçi, "Sayın Cumhurbaşkanımız bölgede sükûnetin sağlanması için yoğun bir diplomasi trafiği yürütmektedir. Fiziki güvenlik altyapımız, teknolojik imkânlarımız, insan kaynağımız ve kurumsal koordinasyonumuzla sınır hattımızda güçlü bir hazırlık ve kontrol düzeyine sahibiz. Şu an itibarıyla sınır hattımızda herhangi bir arızi sorun bulunmamaktadır. İran’dan ülkemize açılan Kapıköy, Gürbulak ve Esendere sınır kapılarında son 10 gün verilerine göre sırasıyla yüzde 4, yüzde 5 ve yüzde 75 oranında azalış görülmektedir. Bu tablo, sınır kapılarımızda olağan dışı bir hareketlilik yaşanmadığını göstermektedir. İran’dan Türkiye’ye yönelik geçişler çok yakından takip edilmektedir. Türkiye; sınır güvenliğinde tedbiri önceden alan, sahayı anbean izleyen ve hiçbir zafiyete alan açmayan güçlü bir devlettir" ifadelerini kullandı.

BAKAN ÇİFTÇİ SORULARI YANITLADI

Bakan Çiftçi sunumun ardından medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenlerinin sorularını yanıtladı. Bekçilerle ilgili gelen bir soruya yanıtlayan Bakan Çiftçi Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 30 bin bekçi bulunduğunu, bu bekçilerin güneş battıktan sonra görev yaptığını söyledi. Bekçilerin gece dışında çalışma yetkisinin İçişleri Bakanına verildiğini kaydeden Çiftçi "Ben bu yetkimi 81 il valimize devrettim. Bunların çalışma saatlerini belirleme yetkisi artık il valilerimizde" diye konuştu.

‘BİRİNCİ DERECE VE İKİNCİ DERECE RİSKLİ OLAN OKULLARIMIZDA POLİSİMİZ VAR’

Okulların güvenliği ve risk analizi hakkındaki bir soruya ise, "Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumluluk alanına giriyor ama genel bütçeden okullara güvenlik görevlisi konusunda bir kadro verilebilir. Hizmet alımı şeklinde değerlendirilebilir, yani istihdam edilebilir. Uzun zamandır yürürlükte olan okullarda mevcut risk analizine göre yılda iki kez toplantı yapılan bir uygulama var. Burada risk analizi ağırlıklı olarak okulun bulunduğu semtteki sosyo kültürel ve ekonomik ortama asayiş olaylarına göre şekilleniyordu. Kahramanmaraş’ta saldırının yaşandığı olay, bu risk analizine göre risksiz gruptaydı. Şimdi bu yeni düzenlemeyle, risk analizini sil baştan yapıyoruz. Risk faktörüne öğrenciyi merkeze alan bir yaklaşımı koyuyoruz. Birinci derece ve ikinci derece riskli olan okullarımızda zaten polisimiz var bizim. Üçüncü ve dördüncü derecede riskli olan okullarda da koordinasyon görevlilerimiz var. Yani bir sorun olduğunda, problem olduğunda irtibata geçilen kişiler mevcut. Bir yandan okul polisimizle, bir yandan gece bekçilerimizle, onların çalışma saatlerini değiştirerek, güvenlik korucularımızla, belki Milli Eğitim Bakanlığı'na verilecek olan güvenlik kadrolarıyla bu iş biraz daha sürdürülebilir hale gelir. Ama şu mevcut haliyle bizim her okula iki polis vermemiz sürdürülebilir değil. Ülke genelinde 75 bin okul var. 150 bin kişiyi de orada çalıştırmamız uzun vadede sürdürülebilir değil" yanıtını verdi.

'GEÇİŞLER AZALMIŞ DURUMDA’

Sınır güvenliği ve İran’la ilişkiler hakkında konuşan Bakan Çiftçi, "Savaşın başladığı 28 Şubat tarihinden itibaren biz de zaten yakından olayları takip ediyoruz. Ben bununla ilgili iki defa bölgeye de gittim. Hem Van'a gittim hem de Ağrı'ya gittim. Gürbulak sınır kapısına, sıfır noktasına kadar gittim, oradaki gelişmeleri gözden geçirdim. Bölge valilerimizle, yani Hakkari, Van, Ağrı, Iğdır valilerimizle bu konuyu zaman zaman değerlendiriyoruz, toplantılar yapıyoruz. Savaşın başladığı günden bu yana sınırlarımızda herhangi bir hareketliliğin olmadığını söyleyebilirim. Hatta İran'ın kendi vatandaşlarının bizim tarafa geçişleri, kendi vatandaşları açısından sınırlandırılmasıyla zaten geçişler tamamen de azalmış durumda. Mesela son 10 gün içerisinde bizim orada 3 tane sınır kapımız var Van'da. Şu anda yansıya da görebilirsiniz, orada yer alıyor mu bilmiyorum. Üç tane kapımızda yüzde 4, yüzde 4 ve yüzde 75 oranında geçişler azalmış durumda. Zaten 28 Şubat'tan bu yana ülkemize girişler, çıkışlar önceki dönemlere göre yüzde 25 - yüzde 30 oranında azalmıştı. Çünkü İran kendi vatandaşlarının bizim tarafımıza geçmesine müsaade etmiyordu ama kendi vatandaşlarını ülkesine kabul ediyordu. Bundan dolayı sınırlarımızda herhangi bir hareketlilik yok. Hareketlilik olmadığı için de, yani bizim güvenliğimizi tehdit eden bir durum olmadığı için de İran İçişleri Bakanı ile herhangi bir görüşmemiz olmadı. Görüşmemiz için bir sebep olmalı yani. Bir sebep olmadığı için de herhangi bir görüşme yapmadık. Daha çok görüşmeleri krizin sona erdirilmesi, yeniden barış ortamına dönülmesi, diplomasi kanallarının işletilmesi konusunda bildiğiniz gibi Dışişleri Bakanımız süreci yürütüyor" dedi.

'83 TERÖRİST İKNA YOLUYLA TESLİM OLMUŞ DURUMDA'

Bakan Çiftçi Terörsüz Türkiye süreci ve operasyonlar hakkındaki soruya da, “Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili konunun bir Meclis ayağı var. Meclis ayağını TBMM takip ediyor. Komisyon, bu konuyla ilgili raporunu da hazırladı, işin bir tarafı o. Bir tarafı yine Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Dışişleri Bakanlığımız, MİT Başkanlığımız, Milli Savunma Bakanlığımız bir süreç yürütüyor aktif olarak. Sayın Devlet Bahçeli de bu sürece güçlü destek verenlerden birisi, başından itibaren. Biz de İçişleri Bakanlığı olarak Terörsüz Türkiye sürecini yakından takip ediyoruz. Süreci sabote etmek isteyen, provoke etmek isteyenlere karşı hem gözlemliyoruz hem de operasyonlarımızı artırdık. Yani kimse bu süreci zehirlemeye çalışmasın diye. Önceki süreçler bir şekilde akamete uğramıştı, inşallah bu sefer sürecin başarıyla neticelenmesi için biz İçişleri Bakanlığı olarak bununla yakından ilgileniyoruz. Mesela PKK terör örgütünden bu yılın başından itibaren 83 terörist ikna yoluyla teslim olmuş durumda. Bir yandan onunla da ilgili çalışmalarımız Emniyet ve Jandarma istihbarat birimleri tarafından devam ettiriliyor. 12 Mayıs 2025 tarihinden bu yana da ikna ile teslim olmaya, ikna edilen kişi sayısı 168. Bu da işin önemli taraflarından birisi. Sürecin akamete akamete uğramaması için elimizden gelen gayret ve desteği, lojistiği veriyoruz. Dini istismar eden terör örgütlerine yönelik olarak, FETÖ'ye yönelik olarak, marjinal sol gruplara yönelik olarak yaptığımız operasyonlarımızı da artırarak sürdürüyoruz" şeklinde cevap verdi.

‘POLİS OKULLARINDAKİ 10 BİN ADAYIMIZIN MEZUNİYETİNİ İKİ AY ÖNE ALDIK’

Bakan Çiftçi, "Polis okullarındaki 10 bin adayımızın mezuniyetini iki ay öne aldık. Bu taze kanla birlikte 12/36'ya geçebileceğimizi değerlendiriyoruz. Fazla çalışma saatleri konusunda da Maliye Bakanlığımızla görüşmelerimizi tamamladık, 12/36'ya geçmemiz durumunda 2027 yılından itibaren fazla mesai ücretlerinin ödenebileceği konusunda mutabakata vardık. Tabii Strateji Başkanlığı'nın da onayını almamız gerekiyor. Kira yardımı konusunda ise İstanbul Valimizle görüştüm. Polis teşkilatına lojman olarak verilmek üzere İstanbul'dan daire almayı planlıyoruz, bunu ilk olarak oradan başlatacağız. Maaş eşitlemesi konusu, jandarmanın eskiden Genelkurmay'a bağlı askeri personel sayılmasından gelen bir durum. Şu an sadece İçişleri'ne bağlı bir kolluk kuvveti olmalarına rağmen eşitleme yapabilmek için kanuni düzenleme ve ciddi bütçe gerekiyor. İran savaşının bütçeye getirdiği yükleri de göz önünde bulundurunca, bunun bu sene gerçekleşmesini çok mantıklı görmüyoruz" diye konuştu.

‘25 İLDEKİ 32 GERİ GÖNDERME MERKEZİNİN TAMAMINI MÜFETTİŞLERİMİZ İNCELİYOR’

Bakan Çiftçi "Göreve geldiğimden bu yana Göç İdaresi ve deport konuları en çok şikayet aldığımız başlıklardı. Teftiş Kurulumuza talimat verdim, 25 ildeki 32 geri gönderme merkezinin tamamını müfettişlerimiz inceliyor. Kafkaslar, Filistin veya Gazze gibi bölgelerden gelen, tehlike altındaki kişilerin iadelerinde mağduriyet yaşanmaması adına bu denetimleri sıklaştırdık" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü:

---------

Programdan görüntüler

Bakan Çiftçi'nin salona girişi

Katılımcılar ve Bakan Çiftçi'nin selamlaşması

Bakan Çiftçi'nin konuşması

Genel ve detaylar

=========

4-SAHA İSTANBUL YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK BAYRAKTAR: TÜRKİYE GENELİNDE DRON EĞİTİM MERKEZLERİ KURACAĞIZ

İSTANBUL (DHA) - Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı SAHA 2026'nın tanıtım toplantısında konuşan SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "Türkiye genelinde dron eğitim merkezleri kurmayı hedefliyoruz. Bu merkezlerin en büyüğünü İstanbul'da hayata geçirerek gençlerimizin teknoloji alanında eğitim almasını sağlayacağız" dedi.

Türkiye'nin savunma, havacılık ve uzay sanayiindeki en büyük organizasyonlarından biri olan Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı SAHA 2026'nın tanıtım toplantısı Bakırköy'de düzenlendi. Programa SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar'ın yanı sıra çok sayıda basın mensubu katıldı. Toplantıda, bu yıl 5'inci kez düzenlenecek fuara 120'nin üzerinde ülkeden katılım sağlanacağı ve 263'ü uluslararası olmak üzere 1.700'ün üzerinde firmanın yer alacağı bildirildi. 400 bin metrekarelik alanda, 5-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek fuarda milyarlarca dolarlık ticari anlaşmalara imza atılması hedefleniyor. 200 binden fazla ziyaretçinin ve 30 binden fazla sektör profesyonelinin katılmasının öngörüldüğü fuarda, 30 binden fazla görüşme gerçekleştirilmesi planlanıyor. Ayrıca 203 yeni ürün lansmanı yapılacak, 4 milyar doları ihracat odaklı olmak üzere toplam 164 imza töreni düzenlenecek. Program kapsamında fuarın yeni vizyonu ve stratejik hedefleri paylaşılırken, gazetecilerin soruları da yanıtlandı.

Türkiye'nin ilk SİHA gemisi TCG Anadolu başta olmak üzere deniz platformlarının da fuar kapsamında ziyaretçilere açılacağı ifade edilirken otonom sistemler, yapay zeka destekli çözümler, insansız kara araçları ve uzay teknolojileri gibi birçok alanda yeni nesil ürünlerin sergileneceği belirtildi.

'BU SENE 8 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT SÖZLEŞMESİ HEDEFLİYORUZ'

Programda konuşan SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "Bu sene inşallah SAHA fuarından elde edeceğimiz gelirleri dron üretim ve eğitim merkezlerinin kurulmasında kullanacağız. Böylelikle herhangi bir anda milyonlarca dron üretebilecek kapasiteye bir anda tüm yurt çapında ulaşıyor olacağız" ifadelerini kullandı. Bayraktar ayrıca, 2024 yılında SAHA bünyesinde 6,2 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandığını hatırlatarak, bu yıl hedefin en az 8 milyar dolara çıkarılması olduğunu vurguladı. SAHA İstanbul'un kuruluşundan bu yana gösterdiği büyümeye dikkat çeken Bayraktar, ilk fuarın 5 bin metrekare alanda ve 170 firma ile gerçekleştirildiğini, bugün ise bin 700'ün üzerinde firmaya ulaşıldığını belirtti. (DHA)

=======

5-İSTANBUL MERKEZLİ 20 İLDE TELEFON DOLANDIRICILARINA OPERASYON: 66 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Emre KURT-Gülseren KARAPINAR-Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda, çağrı merkezi kurarak kendilerini polis, hakim, savcı ve banka görevlisi olarak tanıtıp dolandırıcılık yaptığı tespit edilen 85 kişi gözaltına alındı. Hakkında gözaltı kararı olan 4 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde olduğu belirlendi. 89 şüpheliden 9'u emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakılırken 14'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 66 şüpheli tutuklandı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik yürütülen çalışmalarda; suç örgütünün, İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttüğü; vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hâkim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şüphelilerin, 'kimlik bilgileriniz kullanıldı', 'adınız terör örgütüne karıştı', 'hesabınızdan para çekildi' gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı.

50 MİLYON LİRA HAKSIZ KAZANÇ ELDE ETTİKLERİ BELİRLENDİ

Şüphelilerin, yürüttükleri sistematik dolandırıcılık faaliyetleri kapsamında mağdurlardan yaklaşık 50 milyon TL tutarında dolandırdığı belirlendi. İstanbul merkezli olarak toplam 20 ilde, şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 80 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh işlemi uygulandı.

ELE GEÇİRİLENLER EMNİYETTE SERGİLENDİ

Şüphelilerin evlerinde ve çağrı merkezlerinde yapılan aramalarda 114 bin 470 Lira, 3 bin 88 Dolar, bin 25 Euro, 25 Gürcistan Larisi, 12 altın bileklik, 11 altın bilezik, 1 altın künye, 10 altın kolye, 1 altın gerdanlık, 14 altın küpe, 3 altın yüzük, 1 altın tesbih, 26 gram altın, 7 Ata altın, 13 çeyrek altın, 2 yarım altın ile çok sayıda dijital materyal, doküman ve flash bellek ele geçirildi. Operasyon kapsamında ele geçirilenler ile suçta kullanıldığı değerlendirilen ekipmanlar İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesinde sergilendi. Soruşturmaya ilişkin işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

66 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Çalışmalarında devamında gözaltı sayısı 89'a yükselirken hakkında yakalama kararı bulunan 4 şüphelinin ise başka suçlardan cezaevinde olduğu tespit edildi. Gözaltında bulunan 85 şüpheliden 9'u emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakılırken 14'ü savcılıktaki ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında 4'ü cezaevinde olmak üzere 66 şüpheli tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü:

-------

ARŞİV

=======

6-AVCILAR'DA KÖPEĞİNE KEMERLİ ŞİDDET UYGULAYAN KİŞİ YAKALANDI

İhsan DÖRTKARDEŞ / İSTANBUL, (DHA) - AVCILAR'da çevresindekilerin tepkilerine aldırış etmeden köpeğine kemerle vuran, sürükleyen ve tasmasından kaldırarak yere fırlatan N.A.(40), gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli adliyeye sevk edildi.

Yeşilkent Mahallesi'nde 13 Nisan'da meydana gelen olayda trafikte seyir halinde olan sürücüler yol kenarındaki boş arazide bir kişinin köpeğine şiddet uyguladığını farketti. Tasma ile gezdirdiği köpeğe kemerle vuran şüpheliyi görenler, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Çevredekilerin uyarılarına aldırış etmeyen kişi, tasmasından havaya kaldırdığı köpeği savurdu. Bir süre daha köpeği darbeden şüpheli, daha sonra olay yerinden ayrıldı. Görüntülerin sanal medyada yayılmasının ardından polis, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

GÖZALTINA ALINDI

Çalışmaların devamında köpeğe şiddet uyguladığı tespit edilen şüpheli N.A. (40), bugün gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü:

------------

(Cep telefonu)

ARŞİV

(Aktüel)

-Şüphelinin sevki

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber