Enerjisa Üretim ve WHU CCT sektör temsilcilerini İstanbul’da buluşturdu

Enerjisa Üretim CEO'su Bayçöl: Dünya ‘elektrik çağına’ giriyor, enerji her ülke için stratejik konu
Esra GÜNTEPE - Fırat ALKIZ / İSTANBUL, (DHA) – WHU – Campus for Corporate Transformation'ın (CCT) 9'uncu buluşmasının ilk kez İstanbul'da düzenlendi. Programda konuşan Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO'su İhsan Erbil Bayçöl, enerji sektörünün çok kutuplu dünyada stratejik öneminin arttığını belirterek, Türkiye'nin enerji dönüşümünde kaynak çeşitliliği aşamasını büyük ölçüde tamamladığını, bundan sonraki önceliğin ise esneklik, dijitalleşme ve yenilenebilir kaynakların daha etkin kullanılması olduğunu söyledi.
Enerjisa Üretim, dünyanın farklı ülkelerinden iş dünyası temsilcilerini ve akademisyenleri bir araya getiren WHU – Campus for Corporate Transformation’ın (CCT) Türkiye’deki ilk buluşmasına ev sahipliği yaptı. ‘Çok Kutuplu Dünyada Başarıyı Sürdürmek’ temasıyla İstanbul’da gerçekleştirilen WHU CCT 2026’da; Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Pegasus Hava Yolları CEO’su Güliz Öztürk ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy’un da aralarında bulunduğu iş dünyasının temsilcileri katıldı. Panelde değişen küresel dengelerden liderliğe, kurumsal dönüşümden organizasyonların geleceğine uzanan başlıkları ele aldı. İş dünyası ile akademiyi aynı platformda buluşturan WHU – Campus for Corporate Transformation’ın (CCT) 9’uncu buluşması, Enerjisa Üretim ev sahipliğinde Sakıp Sabancı Müzesi – The Seed’de gerçekleştirildi.
‘KÜRESEL DÖNÜŞÜM GÜNDEMİ İSTANBUL’DA ÇOK YÖNLÜ ELE ALINDI’
WHU CCT 2026, Türkiye’den ve dünyadan sektör temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Türkiye iş dünyasından ise Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, Erciyas Holding Genel Müdürü Emre Erciyas ve Unilever Türkiye Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, gün boyunca gerçekleştirilen keynote konuşmaları ve panel oturumlarında iş dünyasının dönüşüm gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı.
‘WU CCT 2026, 9'UNCU BULUŞMASININ İLK KEZ İSTANBUL'DA’
SABANCI Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO'su İhsan Erbil Bayçöl, WHU – Campus for Corporate Transformation'ın (CCT) 9'uncu buluşmasının ilk kez İstanbul'da düzenlenmesine ilişkin, “Çok özel bir organizasyona ev sahipliği yapıyoruz. Uluslararası şirketler burada. Çok üst düzeyde bir katılım var. Bütün organizasyonlar, bütün şirketler, bu global dev dediğimiz şirketler bugüne kadar nelerle karşılaştılar? Günümüz dünyasındaki o çok kutupluluğun olduğu dünyada değişim ihtiyaçlarını nasıl yürütüyorlar? Hangi planları çalıştı, hangi planları çalışmadı? Bunu büyük bir açıklıkla, daha fazla değer yaratabilmek adına, birbirimizi beslemek adına paylaşıyorlar” dedi.
‘10'A YAKIN ÜLKEDEN TEMSİLCİLER KATILDI’
WHU-CCT'nin ‘Çok Kutuplu Dünyada Başarıyı Sürdürmek’ temasıyla Sakıp Sabancı Müzesi The Seed'de gerçekleştirilen buluşmasında konuşan Bayçöl, organizasyona 10'a yakın ülkeden temsilcilerin katıldığını belirtti. Enerjinin sürekli dönüşüm halinde olduğunu ifade eden Bayçöl, “Enerji üretimi de sürekli dönüşüm halinde olan bir organizasyon. 30'uncu yaşını kutluyor belki ama her yıl da sanki yeni doğmuş gibi tekrar yapılandırarak, tekrar bütün A'dan Z'ye her unsuruna bakarak geçirmeye çalışan bir organizasyon. Ev sahibi olduğumuz için çok mutluyuz. Hem faydalanıyoruz hem zenginleşiyoruz” diye konuştu.
‘DÜNYA ÇOK CİDDİ BİR KUTUPLAŞMA SÜRECİNDEN GEÇİYOR’
Organizasyonun daha önce Almanya'da gerçekleştirildiğini, bu yıl ise ilk kez İstanbul'da düzenlendiğini belirten Bayçöl, “Sanıyorum İstanbul da ilk, başka yerlerde de yapılmasının kapısını açacak. Seneye Viyana'da olacak aynı organizasyon. Keyifle takip etmeye devam ediyoruz” dedi.
Bayçöl, toplantının eski Avusturya Şansölyesi'nin açılış konuşmasıyla başladığını belirterek, “Bütün dünya makro düzeyden bir fotoğraf çekti bize. Bazı temelleri de tekrar hatırlattı. Dünyada nelerin değişmeye devam edeceğini ama coğrafya gibi, bazı kültürel unsurlar gibi bazı şeylerin de ne kadar değişmeyeceğinden ya da çok düşük bir hızla değişeceğinden bahsetti. Dolayısıyla hepimiz tekrar doğru bir zemin oluşturup ondan sonra konuşmaları da onun üzerine oturtmaya çalıştık” ifadelerini kullandı.
Dünyada ciddi bir kutuplaşma süreci yaşandığını söyleyen Bayçöl, “Aynı zamanda bütün krizleri, belki bundan önce 10 yılda yaşanacak krizi 1 ay içerisinde eş zamanlı yaşıyoruz. İstikametler dolayısıyla değişiyor. Ülkelerin kırılganlıkları, zayıf noktaları değişiyor. Çok farklılaştıran bir başlık belki şu: Sanıyorum dünya tarihinde bu kadar geniş coğrafyada var olma kaygısının bu kadar baskın yaşandığı bir dönem olmamıştır” dedi.
‘ENERJİ, HER ÜLKE İÇİN ANA STRATEJİ KONUSU’
Türkiye'nin de dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Bayçöl, enerji alanındaki gelişmelere dikkat çekerek, “Dünya elektrik çağına giriyor artık. Enerji, elektrik her ülke için ana strateji konusu, aynı zamanda bir bağımsızlık meselesi. Olabildiğince de rekabetçi koşulları yaratarak ülkeler enerjiyle ilgili konuları adreslemeye çalışıyorlar” diye konuştu.
Türkiye'nin enerji alanında kaynak çeşitliliği konusunda önemli bir aşama kaydettiğini ifade eden Bayçöl, “Türkiye sanıyorum şu ana kadar birinci ödevini tamamlamış vaziyetteydi. Farklı farklı tesisler yapmak, kaynak çeşitliliğini artırmak anlamında. Onun şu an konforunu yaşıyoruz. Günümüz krizi yanı başımızda olmasına rağmen dizel tedariki olsun, elektriğin fiyatları olsun, enerjinin fiyatları olsun birçok yakın coğrafyadaki diğer ülkeye göre çok daha iyi bir sınav veriyoruz” dedi.
Bundan sonraki süreçte enerji sisteminde esnekliğin önem kazanacağını belirten Bayçöl, “Enerjinin ihtiyacı olan yerde, ihtiyacı olan noktaya o anda üretebilmek, o anda nakledebilmek, o değişkenlikleri iyi yönetebilmek, dijitalleşmeyi doğru yapabilmek. Bunu yaparken de olabildiğince kendi yenilenebilir kaynaklarımızı, yerel kaynaklarımızı kazandırarak daha ekonomik, daha rekabetçi bir ortam yaratmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BİRKAÇ TRİLYON DOLARI ÇEVİREN İSİMLER ORGANİZASYONDA’
Organizasyona katılan isimlerin önemine de değinen Bayçöl, “İçeride 10'a yakın ülkeden temsiliyet var. Organizasyonların hepsi global organizasyonlar, uluslararası organizasyonlar. Büyük bir temsiliyet var dolayısıyla. Birkaç trilyon doları çeviren ve onunla ilgili kararları veren kişiler odada. Bundan sonra dünyanın istikametini belirleyecek kilit isimler ya da o belirlenme sürecinde en yüksek katkıyı sağlayacak isimler. Dolayısıyla hakikaten çok zengin bir ekip” dedi.
Enerji, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme gibi alanlarda ülkelerin ve şirketlerin tek başına başarılı olamayacağını belirten Bayçöl, “Bunların hepsi bir organizasyonun, bir ülkenin tek başına başarabileceği hususlar değil. Ortaklıklarla yürüyecek. Ümit ediyorum yakın zamandaki COP31'de de uygulama, aksiyonlar, ortaklıklar konuşulacak. İşte bu çalışmalar, bu konuşmalar, bu tartışmalar bizi daha da besleyerek ileriye götürecek diye ümit ediyoruz” diye konuştu.
‘COP31'DE ARTIK UYGULAMA VE AKSİYON KONUŞMAMIZ LAZIM’
COP31'in Türkiye açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Bayçöl, “2050 diye hedefleri konuştuk. 2050'ye çok az bir zaman kaldı. İkincisi, ülkemizde gerçekleşiyor, bize inanılmaz farklı bir görev düşüyor bu manada. Üçüncüsü de artık taahhüt verme, yeni taahhütler belirleme lüksümüz kalmadı. Uygulama ve aksiyon konuşmamız lazım” dedi.
COP31'de elektrik enerjisinin toplam enerji tüketimindeki payının artırılmasına yönelik hedeflerin öne çıkacağını ifade eden Bayçöl, “COP31, özellikle yüzde 35'in konuşulacağı bir COP31 olacak. Yani ülkeler 100 birim enerji tüketiyorsa bunun 35'inin elektrik enerjisi olmasıyla alakalı adımları ya da taahhütleri veriyor olacaklar. Bunu da nasıl hayata geçireceklerini tanımlayacaklar” diye konuştu.
Türkiye'nin bu dönüşümü gerçekleştirme konusunda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bayçöl, “Türkiye bu manada en namzet ülke bunu başarabilme açısından. Hem uygulamalarımızla hem aksiyonlarımızla tüm dünyaya örnek oluruz diye tahmin ediyorum. Şüphem yok onunla ilgili. Hem de daha zenginleşmeye de devam ederiz” ifadelerini kullandı.








