İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 70’inci duruşma devam ediyor -2

Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) - İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanık, 70’inci duruşmada hakim karşısına çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
‘KENDİMİ YAKARIM’
Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık CHP eski İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan savunmasında, “Benden rüşvet alan ya da veren çıkmaz. İBB'nin bürokratlarının birçoğu burada. Sayın Başkan da burada. Ben 27. Dönem'de 5 yıl milletvekilliği yaptım. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Parti Meclisi üyeliğini yaptım. 10 yıla yakın Yüksek Disiplin Kurulu üyeliğini yaptım. Bir tanesi çıkıp şunu söyleyebilirse: ‘Turan Aydoğan bırakın akçeli işlerle ilgili, bize tavassutta bulundu’ burada kendimi yakarım” dedi. Asıl meselenin İmamoğlu ve Ali Kurt'a yönelik olan öfke olduğunu söyleyen Aydoğan savunmasının devamında, “Benim Sayın İmamoğlu ile 2022 yılının sonundan itibaren siyasi anlamda görüşlerim uyuşmaz hale geldi. Çok görüşmez olduk ondan sonra. Benim bu arkadaşlarımızdan o süreç içerisinde hiçbir talebim de zaten olmamıştır. Biz 2023 kurultayında Sayın İmamoğlu'yla karşı yerlerde yer aldık. O tarihten sonra da zaten hiç görüşmedik. Yani siyaseten değil, insani olarak da bir temasımızı gerektiren şey olmadı, alan oluşmadı. Bana ifadem alınırken dediler ki ‘nüfuz kullanmak’. Yahu ben nasıl nüfuz kullanayım 2024 yılında olan bir olayda? Parti meclis üyeliğim bitmiş, milletvekilliğim bitmiş, Sayın İmamoğlu'yla siyaseten karşı karşıya gelmişim. Nasıl olacak ben nüfuz kullanacağım? Yazıktır ya. Allah'ınızı severseniz bizi bu dertten kurtarın ya! Ben adam gibi milletvekilliği yaptım Sayın Hâkimim. Sizin nezdinizde açılmış olan bu dava bana ayak bağıdır şu anda. Beni bu ayak bağından lütfen kurtarın. Bizler bu ülkeye lazımız. Yazık etmeyin bizlere. Bizlerden kolay yetişmiyor” dedi.
‘BEN FİKRİ HÜR BİR GAZETECİYİM, KİMSEDEN EMİR TALİMAT ALMADIM’
Savunma yapan tutuksuz sanık gazeteci Şaban Sevinç elden para alarak finanse edilmesiyle suçlandığını söyleyerek “39 yıldır gazetecilik yapıyorum. Hayatım boyunca hep legal sınırlarda kaldım. Hiçbir yasa dışı oluşum, örgüt faaliyeti içinde olmadım. Türkiye'nin bütün siyasetçileri hakkında defalarca, onlarca kez, yüzlerce kez haberler yapmışımdır. İlk defa başıma böyle bir şey geliyor. Şimdi yani ben fikri hür bir gazeteciyim. Hayatım boyunca hiç kimseden emir ve talimat almadım. Hele ki hani belli bir çıkar karşılığı, para karşılığı şu haberi yap, bu haberi yap gibi böyle kimse cesaret edemez” dedi. Sevinç, Gizli tanık İlke'nin 9-10 gazeteciyle birlikte benim de adımı vererek elden para alıyorlar dediği Emrah Bağdatlı'yı hayatımda tanımam. Bilmiyorum, hiç görmedim, hiç karşılaşmadım. Nitekim iddianamede de Emrah Bağdatlı ile benim tanıştığıma ilişkin hiçbir somut bir şey yok. Bu soruşturma başladıktan sonra ben Emrah Bağdatlı'nın adını duydum. Dolayısıyla bu iddia tamamen yalandır, gerçek dışıdır ve iftiradır” dedi. (DHA)







