Geri Dön
İstanbulProf. Dr. Şahiner: Fıtıkta laparoskopik cerrahi, hastaya hızlı iyileşme sağlıyor

Prof. Dr. Şahiner: Fıtıkta laparoskopik cerrahi, hastaya hızlı iyileşme sağlıyor

Prof. Dr. Şahiner: Fıtıkta laparoskopik cerrahi, hastaya hızlı iyileşme sağlıyor

ANKARA, (DHA)- GENEL Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner, karın veya kasık bölgesindeki kas ve fasyanın zayıflaması sonucu ortaya çıkan fıtığın kendiliğinden iyileşmediğini belirterek, “Tek kalıcı tedavi cerrahi onarımdır. Laparoskopik cerrahi küçük kesiler, daha az ağrı ve hızlı iyileşme gibi avantajlar sunmaktadır. Uygun hastalarda kapalı teknik güvenli ve etkili şekilde uygulanabilir” dedi.

Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner, modern fıtık cerrahisinde kapalı tekniklerin sağladığı kazanımlar ve cerrahi yaklaşım hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Karın veya kasık bölgesindeki kas ve fasyanın zayıflaması sonucu iç organ veya dokuların bu açıklıktan dışarı doğru taşmasıyla fıtık tablosunun geliştiğini belirten Prof. Dr. Şahiner, “Fıtık, yapısı gereği ilaçla ya da istirahatle kendiliğinden kaybolan veya küçülen bir rahatsızlık değildir. Tek kalıcı tedavisi cerrahi onarımdır. Erken dönemde tanı konulup planlı şartlarda opere edilmesi, ileride gelişebilecek organ boğulması gibi acil risklerin de önüne geçer” diye konuştu.

Laparoskopik tekniğin açık ameliyatlara kıyasla hastaya önemli ayrıcalıklar sunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şahiner; “Geleneksel açık cerrahide yapılan geniş kesiler yerine, laparoskopide yalnızca birkaç milimetrelik küçük giriş deliklerinden çalışıyoruz. Yüksek çözünürlüklü kameraların sağladığı büyütülmüş görüntü eşliğinde, zayıflamış olan dokuyu içeriden ve anatomik plana en uygun cerrahi yamayla destekliyoruz. Doku travmasının minimum düzeyde tutulması, ameliyat sonrası ağrının dramatik olarak azalmasını, yara yeri komplikasyonu ve enfeksiyon riskinin neredeyse yok denecek kadar düşmesini ve mükemmel kozmetik sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Hastalarımız ameliyat izi endişesi yaşamazken, çok daha az ağrı kesiciye ihtiyaç duyuyor. Laparoskopik cerrahi, ilk defa tanı alan primer fıtıklarda, tek taraflı vakalarda, iki taraflı (bilateral) fıtıklarda ve daha önce ameliyat edilip tekrarlamış (nüks) vakalarda son derece güvenle ve etkin bir biçimde uygulanabilmektedir. Her vaka kendi dinamiğinde değerlendirilmekle birlikte, kapalı yaklaşım tüm bu hasta profillerinde yüksek doku adaptasyonu ve güçlü bir onarım imkânı tanır” ifadelerini kullandı.

Cerrahi sonrası toparlanma evresinin hasta psikolojisi ve yaşam kalitesi açısından kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şahiner, sözlerini şöyle tamamladı: “Küçük kesilerle sağlanan yüksek konfor, iyileşme sürecini belirgin ölçüde kısaltır. Hastalarımız operasyondan saatler sonra ayağa kalkıp mobilize olabilmekte, çoğunlukla aynı gün ya da ertesi gün evlerine taburcu edilmektedir. Masabaşı işe dönüş ve hafif günlük aktiviteler birkaç gün içinde rahatlıkla mümkün hale gelir. Hem estetik açıdan iz bırakmaması hem de bireyi işinden ve sosyal hayatından koparmadan hızla normal rutinine döndürmesi, laparoskopik cerrahiyi hastalarımız için büyük bir ayrıcalık haline getirmektedir.”

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber