Geri Dön
İstanbul‘Saç klonlaması, tedavide yeni bir çağın kapısını aralıyor’

‘Saç klonlaması, tedavide yeni bir çağın kapısını aralıyor’

‘Saç klonlaması, tedavide yeni bir çağın kapısını aralıyor’

İSTANBUL (DHA) – SAÇ ekim uzmanı Dr. Muhammet Emrah Çinik, “Çok uzun yıllardır saç ekimi doktorlarının karşılaştığı en büyük problem, saç ekimi yapılacak kişideki donör alanındaki saç kökü sayısının yetersizliğidir. Bilim dünyasının çok uzun süredir üzerinde çalıştığı ve herkesi mutlu edebilecek yeni bir teknoloji gündemde ‘saç klonlaması’. Saç klonlamasının temel mantığı, hastada yeterli sayıda olmayan donör saçlarını laboratuvar ortamında çoğaltmaktır. Saç klonlaması, tedavide yeni bir çağın kapısını aralıyor” dedi.

Saç ekimi merkezi DR. Cinik’den Dr. Muhammet Emrah Çinik, saç ekimi alanında yıllardır çözüm bekleyen donör alanı yetersizliği probleminin, bilim dünyasının son dönemdeki çalışmalarıyla tarihe karışmaya hazırlandığını söyleyerek saç klonlaması teknolojisine yönelik bilgi verdi.

Dr. Çinik, “Günümüzde FUE, DHI ve Long Hair FUE yöntemleri ile hem doğal hem de çok başarılı sonuçlar almak mümkün. Ancak çok büyük kelliği olanlar ya da saç ekimi için yeterli miktarda donör alanı olmayanlar için bu operasyonlar yeterli olmuyor. Donörü yetersiz olan hastalarda maksimum 1 veya 2 operasyon yapılabilmekte, klonlama sonrası ise defalarca saç ekimi gerçekleştirilebilecek. İşte tam bu noktada bilim dünyasının çok uzun süredir üzerinde çalıştığı ve herkesi mutlu edebilecek yeni bir teknoloji gündeme geliyor; saç klonlaması. Saç klonlamasının temel mantığı, hastada yeterli sayıda olmayan donör saçlarını laboratuvar ortamında çoğaltmaktır. Böylece saç ekim operasyonunda kullanılmak üzere binlerce saç grefti donör olarak elde edilebilecek” diye konuştu.

Dr. Çinik, “Bu sayede ileri derecede kel olan, özellikle Norwood 7 hastalar için saç ekimi yapılabilecek. Daha önceden birkaç saç ekimi geçirmiş ve donör alanı artık kullanamayacak düzeyde olan hastalar tekrar saç ekimi olabilecekler. Özellikle saç ekimine uygun olmayan ama peruk kullanan hastalar rahatlıkla saç ekimi olabilecekler. Saç ekiminden sonra finasteride ve minoksidil gibi hormon benzeri ilaçları içme zorunluluğu ortadan kalkacak” ifadelerini kullandı.

Son 5-6 yılda saç genetik çalışmalarında inanılmaz ilerlemeler kaydedildiğini aktaran Dr. Çinik, “Bilim insanları saç yapısını elektron mikroskobu boyutunda inceleyip, saç folikülünü oluşturan her yapının birbiriyle iletişimini, kan damarlarının, sinir yapısının ve hormonal bağlantıların nasıl çalıştığını 3 boyutlu bir harita gibi görmeye başladı. Bu hakimiyet tedavi ve yeni teknoloji için ışık oldu. Artık hangi kök hücrenin veya hangi hormonun saç foliküllerinde etkili olacağı biliniyor. Detaylı bakıldığında; saç folikül hücreleri, kök hücre fizyolojisi, 3 boyutlu laboratuvar hücre kültürleri, genetik doku mühendisliği ve genetik haritalama alanındaki gelişmeler, saç klonlamasına hizmet etmeye başladı. Artık saç klonlaması çok daha yakın.Eskiden saç folikülü çoğaltılabilir mi diye soran bilim insanları artık bunu sormuyor. Çalışmalar; klonlanarak üretilen saç foliküllerinin ne kadar uzun süre yaşayacağı, seri üretim ve herkese klonlama işleminin ne zaman başlayacağı, uzun dönemde bu tedavinin yan etkilerinin ne olabileceği ve bu işlemi yapacak doktorların nasıl eğitileceği gibi sorulara odaklanıyor” dedi.

Dr. Muhammet Emrah Çinik, son aşamaları anlatırken, birçok bilim insanının önümüzdeki süreçte laboratuvar denemelerinin klinik olarak onaylanmasını beklediğini belirtti. Dr. Çinik, bugün için saç klonlamasının henüz saç ekim doktorlarının rutin olarak tedavide kullanacakları bir tedavi olmadığını, hala laboratuvar ortamlarındaki çalışmaların güvenlik testleri bitmeden uygulamaya geçilmediğini kaydetti.

‘ARTIK KLONLAMA TEDAVİSİ KAPIDA’

Dr. Çinik, “Ancak saç klonlaması artık bir hayal değil. Son yıllardaki genetik bilimi, kök hücre çalışmaları ve rejeneratif tıptaki inanılmaz gelişmeler, saç klonlama teknolojisini çok fazlasıyla yakınlaştırdı. Çok net tarih verilmese bile artık klonlama tedavisi kapıda. Özellikle ülkemizin saç ekimi alanındaki dünya lideri pozisyonunu düşünürsek, saç ekim kliniklerimizin bu tedaviyi kullanacaklarından hiç şüphemiz yoktur" diye konuştu.

MEVCUT TEDAVİLER

Dr. Çinik, “Özellikle saç ekiminde doğal sonuçlar alınmaktadır. FUE, DHI ve Long Hair FUE yöntemleri mevcut yapılan ve hala en güncel operasyon teknikleri olarak öne çıkıyor. Saç ekimine uygun olmayan hastalar için ameliyatsız tedavilerde çok başarılı sonuçlar alınmaktadır. Exosome, mezoterapi, PRP ve stem cell gibi invazif tedaviler bu kapsamda değerlendiriliyor. Saç ekimi yaptırmak istemeyen veya bir klinikte tedavi olmak istemeyen hastalar için ise ilaç tedavileri uzun dönemde saç dökülme tedavilerinde güvenle kullanılabiliyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber