'Antidepresanlar bağımlılık yapmaz'

İZMİR,(DHA)-İZMİR'de psikiyatri uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, toplumda antidepresan ilaçlara yönelik yanlış inanışların tedaviyi aksatabildiğini belirterek, "Kesin ve net olarak söyleyebilirim ki; antidepresanlar bağımlılık yapmaz" dedi. Dr. Öğretim Üyesi Yaşar, ilaçların hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini, aniden bırakılması durumunda ise bağımlılık kriziyle karıştırılmaması gereken 'Kesilme Sendromu'nun ortaya çıkabileceğini söyledi.
Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, toplumda ruhsal hastalıklar ve antidepresan kullanımıyla ilgili yaygın yanlış inanışların tedavi sürecini olumsuz etkileyebildiğini belirtti. Ruhsal sıkıntıların 'iradesizlik' veya 'karakter zayıflığı' olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Yaşar, beynin de diğer organlar gibi hastalanabileceğini ve bazı durumlarda tıbbi tedaviye ihtiyaç duyulabileceğini söyledi. Toplumdaki 'kendini topla, biraz iradeli ol' yaklaşımının ruhsal hastalık yaşayan kişiler açısından doğru olmadığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Yaşar, "Tansiyonu fırlayan birine 'hadi iradenle tansiyonunu düşür' veya bir şeker hastasına 'iradenle insülin salgıla' demiyoruz. Beynimiz de etten kemikten biyolojik bir organ. Kimyası hastalandığında, bunu sadece iradeyle yenmesini beklemek doğru değildir. Fiziksel bir rahatsızlık için ilaç kullanmakla ruhsal bir rahatsızlık için ilaç kullanmak arasında tıbben hiçbir fark yoktur" dedi.
'DOZ HEKİM KONTROLÜNDE TUTULMALIDIR'
Her üzüntünün ilaç tedavisi gerektirmediğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Yaşar, "İnsanın üzülmesi, yas tutması doğaldır ve her üzüntüde reçete yazılmaz. Ancak bu durum haftalarca sürüyor, uykuyu ve iştahı bozuyor, kişiyi işlevsiz hale getiriyorsa tıbbi müdahale şarttır. Doktora gitmek bir zayıflık değil, kendinize verdiğiniz değerin kanıtıdır. Kendi kendinin doktoru olmaya çalışmak ise son derece tehlikeli bir kumardır" diye konuştu. Antidepresanların bağımlılık yaptığı yönündeki inanışın doğru olmadığını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Yaşar, "Kesin ve net olarak söyleyebilirim ki antidepresanlar bağımlılık yapmaz. Antidepresan kullanan kimse dozu sürekli artırmak için krizlere girmez. İlaçların etki etmesi zaman alır; ağrı kesici gibi yarım saatte etki etmesini bekleyemeyiz. Beyin hücrelerinin yeniden sağlıklı bağlar kurması 2-6 hafta sürer. Bu süreçte pes edilmemeli, doz hekim kontrolünde tutulmalıdır" ifadelerini kullandı.
'İLAÇLAR KADEMELİ OLARAK BIRAKILMALI'
Antidepresanların doktor önerisi olmadan aniden bırakılmaması gerektiğini söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Yaşar, "İlacın aniden bırakılması durumunda ise şok, baş dönmesi ve kaygı gibi belirtilerle seyreden 'Kesilme Sendromu' yaşanabilir. Bu bir bağımlılık krizi değil, bedenin ani değişime tepkisidir. İlaçlar her zaman kademeli olarak bırakılmalıdır. İlk haftalarda görülen mide bulantısı gibi yan etkiler ise vücut uyum sağladıkça 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçer" dedi.
'İLAÇ TEDAVİSİ VE TERAPİ DESTEĞİ KOMBİNE İLERLEMELİ'
Tedavinin süresi ve psikoterapinin üstlendiği kritik rol hakkında da bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Yaşar, "Sanılanın aksine ömür boyu ilaç kullanımı standart bir depresyonda söz konusu değildir. İyileşme sağlandıktan sonra genelde 6-12 ay kadar koruyucu süreç uygulanır ve ardından ilaçla kademeli olarak vedalaşılır. Ömür boyu kullanım yalnızca çok spesifik durumlar için geçerlidir. Tedavide en güçlü başarı ise ilaç ve terapinin birlikte yürütülmesiyle elde edilir. İlaç evdeki yangını söndürür; terapi ise o evin bir daha yanmaması için size yangın tüpü kullanmayı öğretir. En kalıcı ve güçlü iyileşme, her iki yöntemin omuz omuza çalıştığı durumlarda görülür" diye konuştu.(DHA)
FOTOĞRAFLI









