‘Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı, deniz kaplumbağalarının korunmasında önemli bir fırsat'

Cavit AKGÜN/MUĞLA, (DHA)- MUĞLA'nın Fethiye ilçesi ile Antalya'nın Kaş ilçesi açıklarındaki 2 milyon 170 bin 603 hektarlık deniz alanının 'Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı' ilan edilmesi, denizel ekosistemlerin korunması açısından yeni bir dönemin kapısını araladı. Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska, "Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege'de oluşturulan yeni deniz milli parkları; deniz kaplumbağaları başta olmak üzere, birbirine bağlı deniz ekosistemlerinin korunması için önemli bir fırsat sunuyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 16 Ağustos 2026 tarihli ve 33342 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11626 sayılı kararla Muğla'nın Fethiye ve Antalya'nın Kaş ilçeleri açıklarındaki denizalanı, 'Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı' olarak ilan edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün açıklamasına göre, Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı 2 milyon 170 bin 603 hektar, Kuzey Ege Deniz Milli Parkı ise 174 bin 214 hektar büyüklüğünde. İki alanın toplam büyüklüğü yaklaşık 2,34 milyon hektara ulaşıyor. Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı'nın sınırları, Resmi Gazete'de yayımlanan karara ekli harita ve koordinat listesiyle kesinleştirildi. Alanın yönetiminde Muğla ve Antalya Doğa Koruma ve Milli Parklar müdürlükleri ile ilgili bölge müdürlükleri görev alacak.
'ÖNEMLİ BİR FIRSAT SUNUYOR'
DEKAMER Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska, Türkiye'nin ilk deniz milli parklarının ilan edilmesinin, denizel alanların korunması açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bir deniz kaplumbağasının yaşamı yalnızca yumurtadan çıktığı kumsaldan ibaret değildir. Yüzlerce, hatta binlerce kilometre boyunca farklı deniz alanlarını kullanabilir ve ülkeler arasındaki sınırları aşabilir. Uydu takipleri ve saha çalışmalarımızın gösterdiği gibi, denizde sınırlar bizim çizdiğimiz kadar kesin değil. Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege'de oluşturulan yeni deniz milli parkları; deniz kaplumbağaları başta olmak üzere, birbirine bağlı deniz ekosistemlerinin korunması için önemli bir fırsat sunuyor. Bundan sonraki süreçte bilimsel araştırmalar, uzun dönemli izleme çalışmaları ve sahadaki uygulamalar, bu alanların koruma değerini belirleyecek" dedi.
'YENİ BİR DÖNEM BAŞLAMIŞ OLDU'
Kaska, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çünkü bir türü korumak, onun yaşam alanını; yaşam alanını korumak ise bütün bir ekosistemi korumak demektir. Denizlerimizin geleceği, bugün koruduğumuz alanlarda şekilleniyor. Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı'nın ilanıyla birlikte, Fethiye'den Kaş'a uzanan geniş deniz alanında denizel biyoçeşitliliğin korunması açısından yeni bir dönem başlamış oldu. Uzun dönemli bilimsel izleme, türlerin hareketlerinin takip edilmesi ve koruma kararlarının sahadaki uygulamalarla desteklenmesi, milli parkın gelecekteki koruma başarısının en önemli unsurları arasında gösteriliyor."(DHA)









