Tunceli’de ‘Terörsüz Türkiye’ye Geçiş’ toplantısı düzenlendi

TUNCELİ’de, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle Sivil Dayanışma Platformu tarafından yürütülen ‘Türkiye Sohbetleri: Terörsüz Türkiye’ye Geçiş’ projesi kapsamında istişare toplantısı düzenlendi.
Sivil Dayanışma Platformu tarafından hazırlanan ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ‘Türkiye Sohbetleri’ projesi kapsamında Tunceli’de istişare toplantısı gerçekleştirildi. Valilik GAMER Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, Vali Şefik Aygöl, AK Parti Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Aydoğan Ahıakın, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, Alevi dedeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, meslek odaları, sendikalar, kanaat önderleri ve davetliler katıldı.
‘Türkiye Sohbetleri’ projesi kapsamında düzenlenen toplantıda, küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan ekonomik, siyasal ve kurumsal dönüşümler ile Türkiye’nin bu süreçteki konumu değerlendirildi. Programda, Türkiye’nin demokrasi birikiminin güçlendirilmesi, toplumun farklı kesimleri arasında diyalog ve istişare ortamının geliştirilmesi, sivil toplumun karar alma süreçlerine katkısının artırılması konuları ele alındı. Toplantının gündeminde, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci de yer aldı. Sürecin toplumsal boyutu, farklı kesimlerin görüşlerinin alınması ve ortak bir anlayışın geliştirilmesinin önemi üzerinde duruldu. Sivil toplum kuruluşlarının toplumsal barış ve dayanışmanın güçlendirilmesindeki rolü değerlendirilirken, karşılıklı fikir alışverişinin önemine dikkat çekildi.
‘GÜÇLÜ BİR GELECEK ORTAK AKILLA İNŞA EDİLİR’
Türkiye Sohbetleri’nin toplumun farklı kesimlerini ortak bir zeminde buluşturması bakımından önemli olduğunu ifade eden Vali Şefik Aygöl, “Çünkü biliyoruz ki güçlü bir gelecek yalnızca yatırımlarla değil, ortak akılla, karşılıklı anlayışla, kısacası toplumun dayanışmasıyla inşa edilir. Kalıcı huzur ve güven ortamının güçlenmesi, insanımızın özgürce yaşaması, üretmesi, geleceğini güvenle planlaması ve gençlerimizin umutlarını kendi topraklarında büyütebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu hedefe ulaşmak, kamu kurumlarımızın gayretinin yanı sıra sivil toplumun, bilim ve eğitim camiamızın, yerel aktörlerimizin, bilim insanlarımızın ve vatandaşlarımızın katkısıyla ancak mümkündür. Tunceli’de eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, tarımdan hayvancılığa ve turizme kadar birçok alanda şehrimizin potansiyelini geliştirmek için çalışmalarımızı durmaksızın sürdürüyoruz. Bütün bu çalışmaların merkezinde insanımızın huzuru, refahı ve geleceğe dair beklentileri bulunmaktadır. Özellikle gençlerimizin eğitim ve istihdam imkanlarını artırmak, kadınlarımızın toplumsal ve ekonomik hayattaki katkılarını güçlendirmek, üreticilerimizin emeğini desteklemek ve kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ BİR DEVLET PROJESİDİR’
Türkiye’de terörü bitirmek için daha önce defalarca girişimde bulunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Danışmanı Ayhan Oğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesi içerisinde en önemli zeminlerden birisi iç cephemizi güçlendirmek. Aidiyetlerimizi devlete, millete, tarihe, kültürümüze yeniden kuvvetli şekilde bağlamak ve birbirimize daha yakın, daha sıcak, daha güçlü bir şekilde el ele hedeflerimiz doğrultusunda çalışabileceğimiz ortamları hazırlamaktır. Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci bunun en önemli zeminlerinden birisidir. Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci bölgeden, siyasetten, Meclis’ten terör vesayetinin arındırılması demektir. Artık Türkiye’de bir hak aramak için veya bir hak iddiası için veya bir başka sebepten dolayı silahlanmaya ve terör eylemi yapmaya gerek yok demektir. Artık belirsiz, muallak, ne olacağı şüpheli girişimlere, oluşumlara insanların çocuklarını kaptırmasının önüne geçilmesi gerektiği demektir. Bu çerçevede baktığınız zaman bu ilk defa yaşanan bir süreç değil. Terörsüz bir Türkiye’nin oluşması için bugüne kadar defalarca girişimlerde bulunuldu. Ama bugün geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiye, bütün yönleriyle bu süreci sonlandıracak ve Türkiye’yi huzura kavuşturacak, demokratik siyasetin önünü açacak her türlü dinamizme sahip bir konumdadır. 26 Ağustos’ta Malazgirt’te Cumhurbaşkanımızın ‘iç cepheyi güçlendirme’ vurgusuyla başlayan, açığa çıkan bir süreç. Aslında daha önce 4-5 yıl hazırlıkları yapılmış olan bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç, bugün devletin yasama, yürütme, yargı olmak üzere bütün erkleriyle ve bütün kurumlarıyla, TSK, Emniyet, güvenlik güçleri, Diyanet İşleri, İstihbarat Başkanlığı dahil devletin bütün kurumlarıyla arkasında durduğu bir devlet projesi olarak önümüzde sona doğru yürümektedir” diye konuştu.
‘TÜRKİYE YÜZYILI MİLLİ BİR VİZYON PROGRAMIDIR’
Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu, yeni dünya düzeninde Türkiye’nin hak ettiği yerde olması için bütün kurumlarıyla çalışıldığını belirterek, şöyle dedi:
“Türkiye Yüzyılı kavramı bir siyasi partinin veya bir ittifakın bir ajandası değildir. Türkiye Yüzyılı, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin milli bir vizyon programıdır. Böyle bir programa niye ihtiyaç duyuldu? Bizim için önemli olan Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını kutlamış olmamız ve yeni bir aşamaya geçmiş olmamız. Bu bizim için çok kıymetli. Ama hem bölgemizde hem de dünyamızda bir altüst oluş yaşandığını, özellikle iletişim imkanlarının bu kadar geniş olduğu bir ortamda her birimiz takip ediyoruz. Bu dünyanın altüst oluşunun sonucu olarak uluslararası kuruluşlar, uluslararası anlaşmalar ve uluslararası yaptırımlar anlamını yitirmiş durumda. Yani yeni bir dünya kuruluyor ve bu kuruluş aşamasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti, geldiği devlet kapasitesinin hakkı olan bir konumda yer almak için Cumhurbaşkanıyla, hükümetiyle, parlamentosuyla, devletin diğer kurumlarıyla bir gayret içinde. Bütün bu gayretlerin ve bütün bu çalışmaların üst adıdır Türkiye Yüzyılı. Yeni kurulan dünyadaki bu masada devlet ve millet olarak hak ettiğimiz yerde olmamızın ve bu çalışmaların adıdır Türkiye Yüzyılı.”
Haber-Kamera: Serhat Ozan YILDIRIM/TUNCELİ, (DHA)







