SGK avukatını öldüren sanık, yaralı halde kaçması için fırsat verdiğini öne sürdü

Zehra BAYKAL/ YALOVA, (DHA)- YALOVA’da, geçirdiği felç sonrası açtığı davanın reddedilmesi üzerine vekalet ücretini ödemediği için SGK tarafından kredi kartına bloke konulunca, kurum avukatı Zekeriya Polat’ı (32) tabancayla odasında öldüren Hamza Hanedar (57) ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık Hanedar mahkemedeki ifadesinde “Yaralanan rahmetli kaçsın diye kapıdan kenara doğru çekildim. Ambulansı arayın diye bağırdım. Ben cani değilim" dedi.
Yalova'da yaşayan Hamza Hanedar, geçirdiği felç sonrası malulen emeklilik başvurusunda bulundu. Ancak emeklilik şartları oluşmadığı için Hanedar’ın SGK tarafından başvurusu reddedildi. Mahkemeye açtığı davayı kaybeden Hanedar’a, kurum tarafından 53 bin TL, vekalet ücreti ve dosya masrafı tebliğ edildi. Borcunu ödemeyen Hanedar’ın kredi kartına SGK tarafından bloke konuldu. Hamza Hanedar bunun üzerine, 7 Ocak’ta saat 11.30 sıralarında, kurum avukatı Zekeriya Polat ile görüşmek üzere SGK İl Müdürlüğü binasına geldi. Avukatın odasında taraflar arasında çıkan tartışma sırasında Hanedar, yanındaki tabancayla Polat’a ateş açtı. Polat, karın bölgesine isabet eden kurşunlarla yaralanırken, şüpheli ise tesadüfen kurumda bulunan jandarma ekipleri tarafından yakalanıp polise teslim edildi. Çağırılan ambulansla özel hastaneye kaldırılan Avukat Polat, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 2 yaşında çocuğu olduğu ve engelli kadrosunda görev yaptığı öğrenilen Zekeriya Polat’ın cenazesi memleketi Kahramanmaraş’ta toprağa verilirken, Hamza Hanedar ise tutuklandı.
‘TEHDİT EDİLDİĞİM İÇİN ÜZERİMDE HEP SİLAH TAŞIRIM’
Savcılık soruşturması sonrası tutuklu sanık hakkında, kamu düzenine ve kamu görevlisine karşı işlenen en ağır suçlardan biri olup, fail hakkında haksız tahrik indirimi uygulanması zor olup ceza ertelemesi veya paraya çevrilmesi mümkün olmayan 'Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak (planlayarak) öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.
Ruhsatsız silah taşımak suçundan da 3 yıl hapsi talep edilen Hamze Hanedar'ın, Yalova 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamasına bugün başlandı. Hanedar'ın, Sakarya Kapalı Cezaevi'nden SEGBİS ile katıldığı duruşmaya, Zekeriya Polat’ın annesi Havva Polat, eşi Semiha Polat, avukatları ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve çeşitli illerden gelen avukatlar katıldı.
Hamza Hanedar savunmasında siyasi bir örgüt tarafından tehdit edildiği için sürekli silah taşıdığını belirterek şunları söyledi:
“10 sene önce felç geçirdim. Emeklilik için müracaat ettim. Hastaneden rapor aldım. Ve emekli oldum. Bir yıl sonra aldığım emekli maaşımı kestiler. Gerekçe olarak da iyileştiğim için ödeme yapamayacaklarını söylediler. Tekrar emekli olmak için birçok yere başvuruda bulunup evimi ve arabamı sattım. Sonrasında, 'hayır olamazsın' dediler. Bende dava açtım. Yıllarca uğraştım. Daha önce hesaplarıma bloke konulmuştu. Olay olmadan 10 gün önce bir kez daha hesaplarıma bloke konulduğunu öğrendim. Vergi dairesinden de baktırdım bütün borçlarımı ödemişim. Banka kartlarıma blokeyi Kurum Avukatı Zekeriya Polat'ın koydurduğunu öğrendim. Eve de icra gelince telefon numarasını öğrendiğim kurum Avukatı Zekeriya Polat ile konuştum. Hesaplarımı kullanamadığımı söyledim. Bana borcum olduğumu belirtip yanına giderek konuşmamı istedi. Sonraki gün yanına gittim. Odasına girdim. Kendisiyle borcum hakkında konuştuk. Bana, bir kez daha 'Senin borcun var' deyince sağ elimi kullanamadığım için sol elimle göğsümde sakladığım silahı çıkartıp, 'Ben sağ kolumu kullanamıyorum. O da kolunu kullanmasın' diyerek koluna ateş ettim. Amacım öldürmek değildi. 3 el ateş ettikten sonra kendisi yere doğru yatıp masanın altına girdi sağa sola kaçmaya çalıştı. Onu öldürmek istemedim." dedi.
Silahlı saldırıda yaraladığı Zekeriya Polat'ın kaçması için kapının kenarına doğru çekildiğini belirten tutuklu sanık, "Saldırı sonrası silahı yere bıraktım. Rahmetli kaçsın diye kapıdan çekildim kenara doğru. Ambulansı arayın diye bağırdım. Kaçamazdım ayağımdan dolayı yürüyemiyorum. Öldürmek istemezdim. Maksadım sadece yaralamaktı. Ben cani değilim." ifadelerini kullandı.
‘OĞLUMU NE ZORLUKLARLA BÜYÜTTÜM’
Duruşmada ifade veren Zekeriya Polat'ın annesi Havva Polat, oğlunu öldüren sanıktan şikayetçi oldu. Oğlunu zorluklarla büyüttüğünü belirten acılı anne, "Böyle bir olay olacağını bilsem yavrumu buralara göndermezdim. Olayda evladımın hiç bir hatası yoktu." diye konuştu.
Mahkemede eşini öldüren sanığın en ağır cezaya çarptırılmasını isteyen Semiha Polat, "3 yaşında bir oğlumuz var. Onun adına da burada konuşuyorum. Buna sebep olan, eşimi hedef gösterenlerden de şikayetçiyim. Ben çocuğuma ne cevap vereceğim? Babasını soruyor” dedi.
SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEP ETTİ
Savunmaların ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın, tasarlayarak ve kamu görevlisinin görevini yaparken öldürülmesi suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Cumhuriyet savcısı, sanığın ruhsatsız silah taşımak suçundan da cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için duruşmayı ertelerken Hamza Hanedar'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
'BİR CANİ TARAFINDAN KATLEDİLDİ'
Duruşmanın ardından gazetecilere açıklamada bulunan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, öldürülen meslektaşlarının, Kahramanmaraş'ta yaşayan dar gelirli ailenin 7 çocuğundan biri olduğunu söyledi. Anne ve babasının kendisini zor şartlarda okutup avukat yaptığını söyleyen Sağkan, "Zekeriya, doğuştan fiziksel engeli olmasına rağmen hukuk fakültesini kazanıp avukat olarak ayaklarının üzerinde durmayı başardı. Yaşam mücadelesinde çeşitli zorluklar yaşadıktan sonra evlenip çocuk sahibi olmuş. İyi bir eş ve baba olarak hayatını sürdürürken, bir cani tarafından katledildi. Bir mahkemenin verdiği kararı icraya koyduğu için görevi başında hunharca katledildi. İşte o yüzden bugün tüm barolar Türkiye'deki ve tabii ki Türkiye Barolar Birliği bu yargılamada meslektaşımızı yalnız bırakmamak, ailesini yalnız bırakmamak ve onun hakkını savunmak için buradaydık, Yalova'daydık. Bugünkü yargılamada önemli bir gelişme oldu. Hem Barolarımızın hem de Türkiye Barolar Birliği'nin davaya katılma yönündeki taleplerini mahkeme kabul etti. Bunun özellikle adil yargılanma hakkı bakımından da çok önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda sanığın sorgu işlemleri tamamlandı, tanıklar dinlendi, dosya büyük ölçüde tekemmül etti. Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasında tam da taleplerimiz doğrultusunda sanığın Türk Ceza Kanunu 82. madde kapsamında tasarlayarak ve kamu görevlisinin görevini yaparken öldürülmesi şeklinde nitelikli halden cezalandırılmasına insan ölümüne sebebiyet vermenin nitelikli halinden cezalandırılmasını, aynı zamanda ruhsatsız silahtan dolayı ayrıca cezalandırılmasını talep etti" dedi. (DHA)








