Zonguldak - Su kuyusunda cesedi bulunan Hasret’in katili SEGBİS ile savunma yapmayı reddetti

ZONGULDAK'ın Çaycuma ilçesinde su kuyusunda cesedi bulunan Hasret Akkuzu'yu (17) öldüren Deniz Boyacı (42) ilk duruşmada, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunma yapmayı reddetti. Daha önce 2 farklı olayda 2001 ve 2016 yıllarında toplam 5 cinayetten hüküm giyen ve Akkuzu’nun ölümüyle 6’ncı cinayetinden yargılanan Boyacı, fiziken mahkemede bulunup savunma yapmak istediğini belirterek, “Bu sıradan bir dava değil. Cinayet davası, deliller nasıl toplanmış bunların hepsini size anlatmam gerekiyor. Ben buradan kendimi ifade edemiyorum. Savunma yapmayacağım” dedi.
Çaycuma ilçesi Perşembe beldesi Koramanlar köyünde geçen 19 Ekim’de hayvan otlatmaya giden köylüler, su kuyusunda bir ceset bulup ihbarda bulundu. 12 Ekim'den beri haber alınamayan Hasret Akkuzu'nun ailesi, morgda cesedi teşhis etti. Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatan ekipler, cinayet şüphelisinin 2001 yılında 4 kişinin öldürülmesi olayında hüküm giyen, 2016'da tahliye olduktan sonra bu kez yine 2001 yılında başka bir kişiyi daha öldürdüğünün ortaya çıkmasıyla tutuklanıp ceza alan ve açık cezaevinde kalırken, izinli çıkıp geri dönmeyen Deniz Boyacı olduğunu tespit etti. Boyacı’yı yakalama çalışması sırasında, yakınlarının da aralarında olduğu 6 kişi gözaltına alındı. 22 Ekim'de Deniz Boyacı'nın annesi, kardeşi ve Akkuzu'nun arkadaşı, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Deniz Boyacı’nın ağabeyi Arif Boyacı ile yengesi Nejla Boyacı ve olayda kullanılan aracın sahibi olan Erkan S. çıkarıldıkları mahkeme tarafından 'Delilleri karartma' suçlamasıyla tutuklandı. Aynı gün Deniz Boyacı da Aydın'da yakalanıp Zonguldak'a getirildi. Boyacı, yaptırılan yer gösterme ve keşfin ardından tutuklandı.
Hazırlanan iddianamede, Deniz Boyacı hakkında, 'Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Arif Boyacı, Nejla Boyacı ve Erkan S. hakkında da 'Çocuğa ve kadına karşı kasten öldürmeye yardım etme' suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca Erkan S.’nin 'Delilleri karartma' suçlamasıyla 5 yıla kadar da hapis ile cezalandırılması talep edildi. Tutuklu bulunan Arif ve Nejla Boyacı ile Erkan S. daha sonra adli kontrol şartıyla tahliye edildi.
TUTUKLU SANIK SAVUNMA YAPMAYI REDDETTİ, FİZİKEN GETİRİLMEK İSTEDİ
Sanıkların yargılanmasına Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün başlandı. Duruşma salonunda tutuksuz sanıklar Arif ve Nejla Boyacı, Erkan S. ve avukatlar hazır bulunurken, Deniz Boyacı ile öldürülen Hasret Akkuzu’nun ailesi SEGBİS ile bağlandı.
Savunma yapması için söz verilen Deniz Boyacı, “Fiziki olarak duruşmaya katılmak istiyorum. Savcılığın delil toplamasının eksik olduğunu düşünüyorum. Bu ilk celse, burada kendimi özgürce ifade edemiyorum. Bu sıradan bir dava değil. Cinayet davası, deliller nasıl toplanmış bunların hepsini size anlatmam gerekiyor. Ben buradan kendimi ifade edemiyorum. Savunma yapmayacağım, fiziken katılmak istiyorum” dedi.
‘BÖYLE İFADE VER BIRAKIRLAR SENİ DİYE TELKİN ETTİLER’
Ağabey Arif Boyacı, kardeşinin cezaevinden izinli çıktığında kalacak yeri olmadığı için kendilerinde kaldığını belirtti. Eski ifadelerinde Deniz Boyacı’nın kendisine ‘Hasret’i öldürdüm’ dediği beyanı hatırlatılan Arif Boyacı, “Bana jandarma böyle böyle ifade ver. Bırakırlar seni diye telkin etti. O yüzden öyle söyledim, kardeşim bana ‘Hasret’i öldürdüm’ gibi bir şey söylemedi. Benzin istedi, ‘yok’ dedim. Atölyemden çekiç aldı. Sonra geri bıraktı mı diye kontrol etmedim. Çekici ben vermedim, kendi aldı. Ne yapacağını sorduğumda hiçbir cevap vermedi” dedi.
YENGE SUÇLAMALARI REDDETTİ
Diğer tutuksuz sanık yenge Nejla Boyacı, her 3 ayda 1 Deniz Boyacı’nın cezaevinden izinli olarak geldiğini ve kendilerinde kaldığını, olaya dair bilgisi olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
OTOMOBİLİN SAHİBİ: ARABA KİRLİ DİYE YIKATTIM
Hasret Akkuzu’nun cesedinin taşındığı öne sürülen otomobilin sahibi Erkan S., suçlamaları reddederek, “Deniz benden arabayı istedi. Ehliyeti yok ve arabanın muayenesi yok diye vermek istemedim ama sonra arkadaşım diye verdim. Arabayı yarım saatliğine almıştı, 40 dakika geçti. Aradım, ‘Araba bozuldu, almaya gel’ dedi. Ben gelemem dedim, sonra arayıp ‘Arabayı yaptırdım’ dedi. Sonrasında aradım telefonu hep kapalıydı. Ertesi gün 12 gibi uyanınca aradım, ikinci aramamda açtı. Arabanın kendisini çok uğraştırdığını söyledi. Çolakoğlu Caddesi'ne arabayı bıraktığını söyledi. Arabada çamur, sigara külü, bira şişeleri falan olduğundan ailemi bindirdiğim için yıkatmadan kullanmak istemedim. Yıkamacıya bıraktım, gece dükkanın önünde kaldı, ertesi gün öğlen teslim aldım. Daha sonra bir arkadaşımla ormanlık alanda içki içerken arabanın baskı balatası bozuldu. Hareket etmiyordu. Çekici ertesi gün aracı alacaktı. Hatta taksicilik de yapıyordu, bizi taksiyle alıp götürdü. Aracı orada bıraktım. Daha sonra aracı alamadan kolluk kuvvetleri bizi aldı” diye konuştu.
ANNE: 8 AYDIR AĞLIYORUM
Söz verilen Hasret Akkuzu'nun annesi Armağan Akkuzu, “Kızım valiz almaya çıkıyorum diye ayrıldı. Akşam Deniz aramış, evden çıkarken onunla buluşacağını söylememişti. Bir gün sonra İstanbul’a halasının yanına gidecekti. 21.30 sıralarında babasını arayıp ‘1 saat sonra eve geliyorum’ demiş. Bir daha kendisine ulaşamadık. Jandarmayı aradık. 8 aydır ağlıyorum. Şikayetçiyim” dedi.
BABA: KIZIM ARKADAŞINDADIR DİYE PEK ORALI OLMADIM
Kızıyla konuşurken telefon kapandıktan sonra jandarmayı aradığını belirten ancak mahkeme başkanının ısrarlı sormasının ardından jandarmaya ertesi gün gittiğini, telefonla ihbarda bulunmadığını söyleyen Şenan Akkuzu, “17.30- 18.00 gibi akşam ezanı arası evden çıktı. Ben de kahveye gittim. 20.30-21.00 sıralarında aradım. Baba 2 saate geliyorum dedi. Tekrar aradım. Baba geliyorum yoldayım dedi. Çığlıklar koptu. Kapı gıcırtısı sesi geldi. Ne olduğunu anlayamadım. Telefon sinyali kesildi. Kızıma bir daha ulaşamadım. Sinyal kesilince kızım arkadaşındadır diye düşünüp pek oralı olmadım. Gelir diye bir şey yapmadım. O akşam eve gelmedi. Ertesi gün jandarmaya gidip kayıp müracaatı yaptım. Kızım o tarihte Deniz Boyacı ile gezmiyordu. Şikayetçiyim” dedi.
BOYACI: BU İNSANLARIN HİÇBİR ŞEYDEN HABERİ YOK
Alınan ifadelerin ardından Deniz Boyacı’ya ifadelere ilişkin söyleyecekleri soruldu. Hasret Akkuzu’nun nasıl mağdur edildiğini tek tek anlatacağını söyleyen Boyacı, “Bu insanların hiçbir şeyden haberi yok. Bir anlık meydana gelen bir olaydır. Kimseyle hiçbir şeyi paylaşmadım, olayla ilgili şoktaydım zaten. Abime, hasreti öldürdüğümü söylemedim. Asla söylemedim. Olayın şokundaydım. Kullandığım arabanın yakıt göstergesi yanıyordu, yolda kalırım diye abimden benzin istedim. Olayın şokuyla ne yapacağımı bilmediğim için sapıttım. Yüz yüze her şeyi anlatacağım” dedi.
Duruşmada daha sonra 6 tanık SEGBİS aracılığıyla dinlendi. Tanıkların mahkemede ve eski ifadelerinde çelişkiye düştükleri dikkat çekti.
ARACIN ARIZALI OLUP OLMADIĞININ BELİRLENMESİ İSTENDİ
Mahkeme heyeti, Arif Boyacı’nın evindeki kamera kayıtlarının mahkemeye sunulması ve Erkan S.’ye ait aracın arızalı olup olmadığının tespiti için jandarmaya müzekkere yazılmasına karar verdi. Nejla Boyacı ile Erkan S.’nin imza şeklindeki adli kontrol tedbiri kaldırıldı. Arif Boyacı’nın imza kontrolünün sıklığı azaltılırken tüm tutuksuz sanıklara yurt dışı çıkış yasağı uygulayan mahkeme heyeti, Deniz Boyacı’nın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi. (DHA)
Haber: Ali Sencer ARSLAN/ZONGULDAK,(DHA)







