Geri Dön
Gündem 'Yaşamaz' denilen Melis, annesiyle 5 ülke gezdi, 21 yaşında hayatını kaybetti

'Yaşamaz' denilen Melis, annesiyle 5 ülke gezdi, 21 yaşında hayatını kaybetti

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaşayan Birdane Doğrukol, 'Holoprozensefali' (beyin anomalisi) tanısıyla dünyaya gelen kızı Melis Eylül için, doktorların 'yaşamaz' demesine rağmen mücadelesinden vazgeçmedi. Birdane Doğrukol, kızı Melis'in tüm engelleri aşıp, 5 ülke 30’dan fazla şehir gezdikten sonra mutlu bir şekilde 21 yaşında hayata veda ettiğini söyledi.

'Yaşamaz' denilen Melis, annesiyle 5 ülke gezdi, 21 yaşında hayatını kaybetti

Körfez ilçesinde oturan Birdane Doğrukol, 1999 yılında eşi Melih Doğrukol ile birlikte 6 aylık hamileyken gittiği doktor kontrolünde dünyaya gelecek olan kızları Melis Eylül'ün engelli olacağını öğrendi. Haberi aldığı ilk anda kürtaj yaptırmayı düşünen Birdane Doğrukol, 8 aylıkken prematüre bir şekilde dünyaya gelen Melis Eylül’ü kucağına aldığında, o ana kadar yaşadığı bütün olumsuzlukları kenara atarak kızını yaşatmak içim mücadeleye başladı. ‘Holoprozensefali’ tanısı konulan kızlarını daha iyi şartlarda tedavi ettirmek için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitmeye karar veren çift, 2005 yılında Seattle kentine yerleşti. Orada özel eğitim almaya başlayan Melis Eylül, 2018 yılında Kent Lake High School’dan mezun oldu.

Tedavisi devam ettiği süre boyunca kızıyla beraber dünyayı gezip keyifli vakit geçirmeyi amaçlayan Birdane Doğrukol, kızıyla beraber seyahatlere çıkmaya başladı. Annesiyle birlikte Amerika, Meksika, Kanada, Şili ve Küba ve 30'dan fazla şehirde seyahat eden Melis Eylül, 3 Şubat tarihinde tedavi gördüğü Seattle Childrens Hospital'da hayatını kaybetti. Melis Eylül geçen günlerde Körfez Kirazlıyalı Mahallesi Merkez Mezarlığı’nda toprağa verildi.

'YAŞAMAZ DENİLDİ'

Amacının kızının yaşamı boyunca mutlu olmasını sağlamak olduğunu ifade eden Birdane Doğrukol, "Hamileliğimin 6’ncı ayında kontrole gittiğimizde bir şeylerin normal gitmediğini öğrendik. Sonra birkaç doktora daha gidip teyit aldıktan sonra çocuğumuzun engelli olduğunu, doğsa bile yaşamayacağını söylediler. O saatten sonra ben hamileliği sonlandırmak istedim, çünkü engelli bir çocukla ne kadar zor bir hayat olabileceğini yakın bir arkadaşımızın kızından dolayı biliyordum. O yüzden istemedim. En son doktora gittiğimizde doktorum sonlandırmak istemedi. Ben de ona o zaman demiştim ki ‘Eğer siz bu hamileliği sonlandırmazsanız o zaman ben de bu camdan atlar hem kendimi hem de onu kurtarırım’ demiştim. Sonra 8 aylıkken erken doğum yapıldı zaten 'yaşamaz' denildi bebeğim için. 16 saat süren bir operasyonla bebeğim doğdu ve ben bebeğimi kucağıma aldığım anda o zamana kadar söylediğim her şey anlamını yitirdi. Kızıma ‘Kim ne derse desin ben seni sevdim ve yaşatacağım’ dedim. O gün kızıma söz verdim, 15 gün hastanede kaldı daha sonra ‘Holoprozensefali’ tanısı konuldu. Hastalığın ne olduğunu öğrendik ve genetik uzmanı bizi karşısına alıp bu çocuklar genellikle 1 yaşına basmadan hayatlarını kaybediyorlar" dedi.

'KENDİ ELLERİMLE ŞIRINGAYLA BESLEDİM'

Doktorlardan gelen bütün olumsuz yanıtlara rağmen kızını yaşatmak için çabaladığını ifade eden Birdane Doğrukol şöyle konuştu:

"Ben kızımı şırıngayla besledim daha sonra bize hiçbir şey söylemeden eve gönderdiler. Haftalık kilosunu ve değerlerini ölçün dediler. 2 hafta sonra ben bebeğimin kilo aldığını gözlemledim. Doktora kontrole gittiğimizde değerlerin yanlış olduğunu düşündü. Çocuğumun kilo almasının imkansız olduğunu ve yemek yemesinin güç olduğunu söyledi. Ben de şırınga ile beslediğimi söyledim. Sonra doktorlar bize; Melis, yaşamayacak, enfeksiyon olacak, hayatını kaybedecek, nöbet geçirecek falan dedi. Biz bir şekilde bu hastalıkla nasıl yaşayabiliriz diye internetten araştırdık. Bizim durumumuzda olan aileler var mı diye onu araştırdık. Maalesef böyle bir tanı konulan hiçbir çocukla karşılaşmadık. Melis hem çok zor hem de çok güzel bir yaşamın ardından 21 yaşında hayatını kaybetti. Bu ana kadar bir tane bile aynı tanıda olan başka bir çocuk görmedim ne Türkiye’de ne de Amerika’da."

'ENGELİMİZE RAĞMEN YAŞADIĞIMIZ HAYATTAN ZEVK ALMAK İSTEDİK'

Kızı Melis Eylül'ün yaşadığı süre boyunca her an hayattan keyif almaya çalıştığını söyleyen Birdane Doğrukol sözlerine şöyle devam etti:

"Eşim Birol’un işlerinden dolayı ve Melis’in daha iyi şartlarda tedavi olması için Amerika’ya taşınmaya karar verdik. Daha sonra hayatımızı eğlenceli yaşamaya başladık, biz hayatımızdan zevk almak istedik. Melis ile nerelere gidebiliriz onları araştırdık ve Melis belki birçok insanın gidemediği birçok ülkeye ve şehre gitti. Beraber Kanada’ya, National Park’a arabamızla 10 günlük gezi yaptık. Gondola bindik, dağın en tepesine kadar çıktık, Amerika turu yaptık, Seattle’ı, Utah’ı, Grand Kanyon’u, Las Vegas, San Diego, Los Angeles, San Fransisco üzerinden bir tur yapıp her yeri gezdik Melis ile."

'HAZİRAN AYINDA NORVEÇ'E GİTMEYİ PLANLIYORDUK'

Melis Eylül'ün yaşadığı 21 sene boyunca 5 farklı ülke 30'dan fazla şehirde gezdiklerini ifade eden Birdane Doğrukol, "Burada çok acılar yaşadım ben ailelere yalnızca şunu söylemek istiyorum. Zaman zaman çok kötü hissediyorsunuz, dayanamadığım anlar çok oldu ama pes etmedim. Onlar en az bizim kadar her şeyi hak ediyorlar, onlar yaşamayı hak ediyorlar. Onlar çok özel çocuklar çünkü. Biz kendimizden olmayan herkesi ve her şeyi dışlıyoruz ve farklılaştırıyoruz. Onlar da bizden farklı değiller sadece çok özeller. O kadar güzel şeyler yaşadık ki Melis ile hiçbiri unutulmaz. Meksika’ya, Kanada’ya ve Amerika’nın birçok yerine gittik önümüzdeki haziran ayında planımız Norveç’e gidip batmayan güneşi izleyecektik. Haziran ayını bekliyordu sabırsızlıkla ama maalesef kızım orayı göremedi. Keşke daha uzun yaşasaydı da beraber daha fazla vakit geçirseydik" dedi.

'ÖZEL ÇOCUKLAR İÇİN ÇALIŞMALAR YAPMAK İSTİYORUM'

Kızının hayatını kaybetmesinin ardından büyük üzüntü yaşadıklarını dile getiren Birdane Doğrukol, "Ben şimdi bundan sonra ne yapacağımı bilmiyorum ama bir şekilde bir şeyler yapmak istiyorum. Kim bilir belki böyle özel çocuklara faydam dokunur, böyle ailelere bir faydam dokunur. Bundan sonra sosyal sorumluluk projeleri yapmak istiyorum, eğer bir kişinin bile elinden tutabilirsem kızımı belki onda yaşatırım" diye konuştu.