Geri Dön
EğitimMilli Eğitim Bakan Yardımcısı Macit: Teknoloji artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Macit: Teknoloji artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'III. Eğitimde Yapay Zeka Zirvesi'nde konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, "Devletler için artık teknoloji sadece özel sektöre bırakılan bir alan olmaktan çıktı, artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor. Teknoloji ekonomiyi de, eğitimi de, sosyolojiyi de her alanı etkilemeye başladı. O yüzden yıkıcı teknolojilerden bahsediliyor. Dünya Bankası araştırması, çeşitli araştırmalar da var; bugün eğitime başlayan bir çocuk mezun olduğunda var olan iş kollarının yarıya yakınının ortadan kalkacağı düşünülüyor, tahmin ediliyor. Dolayısıyla çocuklara soruyoruz ya 'Büyüyünce ne olacaksınız?', 'Bana ne opsiyon veriyorsun?' diye sorsa cevabı aslında bizler de tam anlamıyla bilmiyoruz" dedi.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Macit: Teknoloji artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 'III. Eğitimde Yapay Zeka Zirvesi'ne Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit ve İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür katıldı. Eğitimde yapay zeka uygulamalarının ele alınacağı zirvede, alanında uzman isimlerin katılımıyla çeşitli oturumlar ve değerlendirmeler gerçekleştirildi.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Macit: Teknoloji artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor

Programda konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, “Çok zıtlıkların hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz yüzyıl gerçekten, aynı anda hepimizin gözle gördüğü zıtlıkların bir arada olduğu bir dünya. Bir tarafta insanların hareketliliğinin önüne geçmek için sınırlara duvarlar örülüyor, savaşlar var, devletler artık daha merkeze geliyor, tarihin sonu tezlerine inat finans firmaları batıyor ve devletler gelip kurtarıyor. Ama diğer tarafta yapay zeka, büyük veri, artırılmış gerçeklik gibi yıkıcı teknolojileri de aynı anda yaşıyoruz. Örülen duvarlara inat açık kaynak platformları gibi teknolojilerle beraber fikirlerin, bilginin, insanların hızla hareket ettiği ve değerlerin de aynı hızla değiştiği bir dünyada yaşıyoruz" dedi.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Macit: Teknoloji artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor

'TEKNOLOJİ DEĞER ALGIMIZI DA DEĞİŞTİRİYOR'

Bakan Yardımcısı Macit, "Yeni ne olacaksa olsun merkezinde teknolojiyi görüyoruz. Teknoloji artık bir tercih mi, yoksa artık bir kaçınılmaz mı sorusuna galiba cevap bir kaçınılmaza doğru gittiğine dair. Ve her şey çok hızlı değişiyor. Dün hayretler içerisinde kaldığımız, bugün şirketlerin, kurumların demirbaşlarına geliyor ve daha da enteresanı çok daha hızlı bir şekilde tüketici teknolojisi olarak ellerimizin içerisine giriyor. Ve teknoloji belki farkında değiliz, kavramlaştırmalarımızı ve değer algımızı da değiştiriyor. İngiltere'de bir anket yapılmış; bir dükkana girip para ödemeden bir ürünü almayı toplumun çok büyük bir kısmı hırsızlık olarak nitelendiriyor. Ama bir ürün otomatından bir ürünü para ödemeden onu hackleyerek ya da internetten bir ürünü hackleyerek para ödemeden almayı teknolojiyi alt etmek olarak değerlendiriyor. Dolayısıyla artık kavramlar ve değer yargılarımız da teknolojiyle beraber değişmiş durumda. Emek ve çıktı arasındaki ilişki de çok değişmiş durumda. 18. yüzyılda yaklaşık bir saat elektrik üretmek için harcanan enerjiyle bugün yaklaşık 60 yıllık elektrik üretebiliyoruz. Dolayısıyla ortaya konan emekle çıkan arasında da artık müthiş bir fark var" diye konuştu.

Macit, "Dünyada AR-GE'ye ayrılan payın 700 milyar dolar olduğu söyleniyor. Daha da enteresanı kimi şirketlerin dünyada AR-GE'ye en fazla pay ayıran listeler yapıldığında yüzden fazla ülkeyi geride bıraktığı ve ilk onda yer aldığını görüyoruz. 700 milyar dolar diyoruz; Apple, Microsoft, Meta, Huawei gibi şirketlerin yıllık 20 milyar dolar kendi başlarına ayırdığını düşünün. Ve bunların çok büyük bir kısmı da yapay zekaya gidiyor. Ve devletler için artık teknoloji sadece özel sektöre bırakılan bir alan olmaktan çıktı, artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor. Teknoloji ekonomiyi de, eğitimi de, sosyolojiyi de her alanı etkilemeye başladı. O yüzden yıkıcı teknolojilerden bahsediliyor. Dünya Bankası araştırması, çeşitli araştırmalar da var; bugün eğitime başlayan bir çocuk mezun olduğunda var olan iş kollarının yarıya yakınının ortadan kalkacağı düşünülüyor, tahmin ediliyor. Dolayısıyla çocuklara soruyoruz ya 'Büyüyünce ne olacaksınız?', 'Bana ne opsiyon veriyorsun?' diye sorsa cevabı aslında bizler de tam anlamıyla bilmiyoruz" dedi.

Zirvede konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz 'Eğitimde Yapay Zeka Zirvesi' vesilesiyle sizlerle yeniden bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İlkinden itibaren her buluşmamızda, çağın değişen şartlarını eğitim penceresinden okumaya, teknolojiyi insanın ve toplumun faydası için nasıl konumlandırmamız gerektiğini birlikte düşünmeye gayret ettik. Her zirvemiz, eğitimde yön tayin eden, ufuk açan ve sorumluluk yükleyen güçlü bir buluşma oldu. Bugün de o birikimin üçüncü halkasında birlikteyiz. Bu yılki temamız olan 'Yapay Zeka, İnsan ve Gelecek Odağında Eğitimin Dönüşümü', aslında tam da önümüzde duran büyük sorumluluğu ifade etmektedir. Bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça ifade edebiliriz: Eğitimde yapay zeka artık bir gelecek senaryosu değil, doğrudan bugünün meselesidir. Bu nedenle bizim yaklaşımımız, bu dönüşümü izleyen yerine yön veren bir eğitim anlayışı inşa etmektir" dedi.

'TÜRKYE YÜZYILI MAARİF MODELİMİZLE UYUMLU BİR EĞİTİM MODELİ UYGULANMAKTAYIZ'
Milli Eğitim Müdürü Yentür, "İlk iki zirvemizde, yüz yüze ve eş zamanlı dijital yayınlarımızla toplamda 20 bin öğretmenimize ulaştık. Bu veri, öğretmenlerimizin bu dönüşüme yüksek düzeyde katılım sağladığını ve sürecin güçlü bir karşılık bulduğunu sahada göstermektedir. Mesleki eğitim alanında, yapay zeka odaklı yeni bir yapı kurma yönünde İstanbul'umuzda Bakanımız Yusuf Tekin'in öncülüğünde önemli bir adım attık. Bakanlığımız, Talim ve Terbiye Kurulumuz ve Yenilik Teknolojileri Genel Müdürlüklerimizle beraber iki meslek lisemiz yapay zekayla ilgili İstanbul'da hayata geçti. Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz Siber Güvenlik alanında, Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz ise yapay zeka ve yeni medya teknolojileri odağında eğitim vermekte; bu alanlarda ülkemizin ilk öğrencileri yetiştirilmektedir. Bu yaklaşımı sadece ortaöğretim düzeyiyle sınırlamadık. İstanbul'da yapay zekanın eğitimdeki etkisini erken çocukluk döneminden itibaren ele alarak iki yıl önce Türkiye'nin ilk Bilim ve Teknoloji anaokulunu Sarıyer'de hayata geçirdik. Bugün ise İstanbul'un farklı 13 ilçesinde anaokulu düzeyinde, erken çocuklukta yapay zeka ve çağın teknolojileriyle buluşturan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle uyumlu bir eğitim modeli uygulanmaktayız" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Macit: Teknoloji artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor

İl Milli Eğitim Müdürü Yentür, "Fuaye alanında yer alan öğrencilerimizin çalışmaları bu sürecin somut çıktılarıdır. Temel iddiamız şudur: Eğitimde yapay zeka, teknoloji entegrasyonu meselesinden ziyade bir sistem tasarımı ve gelecek meselesidir. Bu doğrultuda üç temel odak alanı üzerinde ilerliyoruz: Öğretmenlerimizin bu dönüşüme uyumunu ve yetkinliğini artırmak istiyoruz. Öğrencilerimizi erken yaştan itibaren üretim odaklı bir teknoloji ekosistemiyle buluşturmak istiyoruz. Eğitim süreçlerini veri temelli, esnek ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak istiyoruz. Bu çerçevede amacımız; yapay zekayı üreten, geliştiren, yorumlayan ve yön veren bir nesil yetiştirmektir" dedi.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Macit: Teknoloji artık jeopolitik bir güç anlamını da ifade ediyor

'YAPAY ZEKA BUGÜNÜN EN BELİRLEYİCİ GERÇEKLERİNDEN BİRİ'
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Güleda Engin, "Yapay zeka zirvelerini ülkemizin geleceğini inşa edecek güçlü bir dönüşüm platformu olarak görüyoruz. Yapay zeka artık uzak bir geleceğin konusu olmaktan çoktan çıktı. Yapay zeka artık bugünün en belirleyici gerçeklerinden biri. Eğitim ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olarak yer alıyor. Bizler yapay zekayı akademisyenlerimizin, öğretmenlerimizin yerini alan bir teknoloji olarak değerlendirmiyoruz. Bilakis, eğitimcilerimizin vizyonunu zenginleştiren, potansiyellerini açığa çıkaran ve her öğrenciye kendi potansiyelinin en üst sınırına ulaşma imkanı tanıyan bir yol arkadaşı, güçlü bir dijital asistan olarak konumlandırıyoruz" dedi.