Geri Dön
Ekonomi “Türkiye, güneş enerjisi projelerine destek vererek küresel arenada etkin bir rol oynayabilir”

“Türkiye, güneş enerjisi projelerine destek vererek küresel arenada etkin bir rol oynayabilir”

Rusya-Ukrayna savaşı ile İsrail’in Gazze saldırıları sonrasında dünyadaki önemli gündem maddelerinden biri enerji arzı ve güvenliği hâline geldi. Doç. Dr. Hakan Yıldırım ve sürdürülebilir enerji üzerine odaklanan İstanbul Gelişim Üniversitesi Sürekli Uygulama ve Araştırma Merkezi Danışma Kurulu Üyesi Ahmet Emre Cengiz, Türkiye’nin güneş enerjisi projelerine yönelmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarındaki yükselişini değerlendirdi. Türkiye’nin güneş enerjisi projelerine destek vererek küresel arenada etkin bir rol oynayabileceğini söyleyen Cengiz, “Ernst and Young’un Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi’ne göre Türkiye, yenilenebilir enerji yatırımlarını çekme konusunda 27’nci sıraya ulaştı. Türkiye’nin güneş enerjisi kapasitesindeki hedeflerine ulaşması, ekonomik büyümeyi destekleyebilir” dedi.   

“Türkiye, güneş enerjisi projelerine destek vererek küresel arenada etkin bir rol oynayabilir”

Türkiye, sahip olduğu konum itibari ile son yıllarda sürdürülebilir enerji noktasında ciddi ve önemli atılımlar yapıyor. Rusya-Ukrayna savaşı ile İsrail’in Gazze saldırıları sonrası enerji arzı ve güvenliği önemli gündem maddelerinden biri oldu. Fosil yakıt kaynaklarına sahip olmayan devletler ise alternatif enerji konusuna giderek daha da ağırlık veriyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Yıldırım ve enerji ve aydınlatma sektöründe faaliyet gösteren İGÜ Sürekli Uygulama ve Araştırma Merkezi (İGÜ SEM) Danışma Kurulu Üyesi Ahmet Emre Cengiz, Türkiye’nin enerji geleceğini değerlendirirken; Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünde 2035 yılına kadar yüzde 500 artış hedeflendiğini belirtti.

CENGİZ: TÜRKİYE, GÜNEŞ ENERJİSİ PROJELERİNE DESTEK VEREREK KÜRESEL ARENADA ETKİN BİR ROL OYNAYABİLİR  

Ahmet Emre Cengiz, “Dünya genelinde fosil yakıtların tükenmesi endişesi artarken, Türkiye’nin bu dönemde enerji dönüşümüne odaklanması büyük bir öneme sahip. Enerji dönüşümü sadece enerji güvenliği açısından değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik istikrar açısından da kritik bir unsur. Ernst and Young’un Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi’ne göre Türkiye, yenilenebilir enerji yatırımlarını çekme konusunda 27’nci sıraya ulaştı. Türkiye bu endeksteki yerini yükselterek, sürdürülebilir enerjiye olan taahhüdünü bir kez daha kanıtladı. Almanya’nın, Çin’i geçerek ikinci sıraya yükselmesi de önemli. Türkiye, güneş enerjisi projelerine destek vererek küresel arenada etkin bir rol oynayabilir” dedi.  

“ÇATI VE CEPHE UYGULAMALI GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMLARI ÖNEMLİ BİR ROL OYNAYACAK”  

Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünde 2035 yılına kadar yüzde 500 artış hedefleniyor. Güneş enerjisi kapasitesinin artışının enerji bağımsızlığını ve ekonomik büyümeyi destekleyeceğini belirten Ahmet Emre Cengiz, “Çatı ve cephe uygulamalı güneş enerjisi yatırımları önemli bir rol oynayacak. Aynı zamanda, büyük ölçekli güneş enerjisi santralleri de ülke genelinde yaygınlaşacak. Böylece, enerji üretiminde güneşin tüm nimetlerinden en iyi şekilde faydalanılacak. Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji kaynaklarında yatıyor.” diye belirtirken; ekonomi açısından değerlendiren Doç. Dr. Hakan Yıldırım ise, “Türkiye’nin güneş enerjisi kapasitesindeki hedeflerine ulaşması, ekonomik büyümeyi destekleyebilir. Hem yerel hem de uluslararası ölçekte enerji projelerine yapılan yatırımlar, istihdam yaratmanın yanı sıra enerji arz güvenliği konusunda da önemli bir adım olacaktır. Ekonomi üzerindeki olumlu etkileri, özellikle enerji ithalatının azalması ve yerli kaynaklara yönelimin artmasıyla daha belirgin hâle gelebilir” şeklinde ifade etti.  

YILDIRIM: TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİ, ULUSLARARASI YATIRIMCILAR İÇİN ÜLKEMİZİ CAZİP KILIYOR  

Türkiye’deki enerji ithalatındaki artışın ekonomi üzerindeki etkilerinin oldukça önemli olduğunu ifade eden Doç. Dr. Hakan Yıldırım, “Pandemi sonrası enerji ihtiyacının artması, özellikle ithalata dayalı enerji bağımlılığımızı gözler önüne seriyor. Bu noktada, sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelme, ekonomik büyüme ve enerji arz güvenliği açısından kritik bir adım. Güneş enerjisi, hem çevresel etkileri azaltması hem de yerel kaynaklara dayalı bir enerji üretimi sağlaması bakımından bu stratejide merkezi bir rol oynuyor. Enerji dönüşümünün ekonomi üzerinde olumlu etkileri olacak. Ernst and Young’un endeksine yansıyan Türkiye’nin yükselişi, uluslararası yatırımcılar için ülkemizi cazip kılıyor. Bu, yerli ve yabancı sermayenin sürdürülebilir enerji projelerine yükselmesini teşvik ediyor. Ayrıca, güneş enerjisi projelerine destek verilmesi, Türkiye’nin küresel enerji haritasındaki etkinliğini artırması açısından önemi bir gelişme” diye konuştu.