Anadolu’nun hatıralarını minyatür evlerde yaşatıyor
Ankara'da ev hanımı ve minyatür sanatçısı Yasemin Kara (47), Anadolu'nun geleneksel evlerini ve geçmişte kullanılan ve artık nostaljik hatıraya dönüşen eşyaları, ahşap ve 3D yazıcıyla minyatür olarak tasarlıyor. Çalışmalarını sanal medyada paylaşan Kara'ya çocukları da destek oluyor. Kara, aldığı siparişlerle hem Anadolu kültürünü yaşatıyor hem de aile bütçesine katkı sağlıyor.

Kentte yaşayan ev hanımı Yasemin Kara, Anadolu'nun geleneksel mimarisini yansıtan evlerin minyatürlerini iç dekorasyonuyla birlikte hazırlayıp satıyor. Kara'nın, geçmişte kullanılan dikiş makinesi, buzdolabı, tüplü fırınlı ocak, televizyon, merdaneli çamaşır makinesi, sobalı şofben, telefon, koltuk, kanepe, sedir, süpürge gibi eşyalarla birlikte tasarladığı evler ilgi görüyor. Kara, görme engelli kızı Rabia ve oğlu Burak'ın da desteğiyle yaptığı Anadolu evlerinin minyatürlerinin satışıyla, aile ekonomisine de katkı sağlıyor.

YAŞAM KÜLTÜRÜ
Yasemin Kara, ayda 15-20 model ev siparişi aldığını, sipariş verenlerin ise genelde Fransa, Danimarka, Hollanda, Almanya, Avusturya gibi ülkelerdeki gurbetçiler olduğunu söyleyerek, "Nostalji tasarımlarımızı gören vatandaşlar, kendi memleketlerindeki evlerini çizdirmek istiyor. Tasarımlarımı gördüklerinde çok duygulanıyorlar. Amacım, Anadolu'nun geleneksel yaşam kültürünü yansıtan minyatür evleri daha geniş kitlelere ulaştırmak" dedi.

'MİNYATÜR YAPMAYA ÇOCUKLUK YILLARIMDA BAŞLADIM'
Kara, minyatür ev yapma fikrinin çocukluk yıllarında başladığını, Anadolu kültürüne ve geçmişe duyduğu sevginin çalışmalarına yön verdiğini ifade ederek, "Kırsal bir bölgede dünyaya geldim. Evimiz şehre uzaktı. Kardeşlerimle beraber kilden oyuncaklar üretirdik. Çok severek yapıyordum. Büyüdükçe kendimi geliştirdim. Okul hayatımda da yine maket evler yapıyordum. Evlendim, bu kez çocuklarıma oyuncak yaptım. Ama hep hobi olarak yapıyordum. Sonra kendimi geliştirdikçe, çocuklarım, 'Anne sosyal medyada sana hesap açalım' dediler ve orada yaptığım işler büyük ilgi gördü. Nostaljiyi ve çocukluğumu çok seviyorum. Hala o dünyada yaşıyorum. Geçmişimizi, kültürümüzü, geleneklerimizi de çok çok seviyorum. Babam memurdu. Anadolu'nun birçok yerinde dolaştık. Oraların kültür ve gelenekleri ile çok ilgilenirdim, çok severdim. Bu nedenle böyle eserler ortaya koydum" ifadelerini kullandı.

'GÖRME ENGELLİ KIZIM DA BANA DESTEK OLUYOR'
Kara, çalışmalarında geçmişte kullanılan eşyaları ve Anadolu evlerinin iç mekanlarını minyatür olarak hazırladığını, üretimlerinde ahşap, el işçiliği ve 3D yazıcı kullandığını söyleyerek, "Çalışmalarım daha çok nostalji ağırlıklı. Sosyal medyada müşteriler de öyle istiyor. Örneğin; divanlar, sobalar, dolaplı kanepe gibi eşyaların üretimi artık rutin haline geldi. Bir odanın şeklini minyatür olarak şekillendiriyoruz, tasvirini yapıyoruz. Kaliteli ahşap malzemelerden kullanıyoruz. Mutfak eşyalarını 3D yazıcıyla yapıyoruz. Onun çizimlerini önce tasarlıyor, ölçeklendiriyoruz. Diğer kumaş malzemeleri ise ellerimle dikiyorum. Çalışmalar gurbetçilerden yoğun ilgi görüyor. İlk başladığımda 1 ayda 1 oda siparişi alıyordum. Şu anda 10, bazen 15 odaya kadar yükseliyor. İçindeki eşyaya göre, odanın büyüklüğüne göre, işçiliğine göre, zamanına göre fiyat veriyorum. Annesi, babası vefat etmiş insanlar bana ulaşıyor. Ailelerinin evinin fotoğrafını gönderiyorlar. Onun aynısını yapıyoruz. Onu evinde sergiliyor ve anılarını yaşıyorlar. 3 çocuğum var. Kızım Rabia görme engelli, aynı zamanda epilepsi hastası. O çok duygusal ve çok güzel fikirleri var. Zekası çok derin ve fikirleri çok güzel. O bana çok destek oldu. Sosyal medyadaki sayfamı da o kurdu. Çalışmalarımıza katılıyor. Çömlek işini, çamurla oynamayı çok seviyor. Figürlerin kaba halini o yapıyor. Küçük kızım figürleri boyamalarda yardımcı oluyor. Oğlum bilgisayar çizimlerini yapıyor. Şu anda 511 bin takipçimiz var. Evlerin yapımı 15 gün sürüyor" diye konuştu.

Kara, çevresinden olumlu yorumlar aldığını da belirterek, "Ağlayanlar var takipçilerim arasında. Ara sıra arıyorlar ve ağlayarak konuşuyorlar. 'Biraz olsun özlemimiz gitti' diyorlar. Ziyaretime de geliyorlar. Üretmeye devam edeceğim. Torunlarıma da bir şeyler öğretmek, bırakmak istiyorum. Benim asıl amacım gençlere, çocuklara Anadolu kültürünü aşılamak. Çevrem kültürüne bağlı, mütevazı insanlardı. Bu kültürü devam ettirmek istiyorum” ifadelerini kullandı.









