Cevdet Yılmaz: Sermaye piyasalarımız eskisinden daha güçlü şekilde yoluna devam edecektir
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 21’inci MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29’uncu Uluslararası İş Forumu açılışında konuştu. Yılmaz, "Türkiye'de güçlü bir siyasi istikrar var. Siyasi istikrarımız olduğu gibi makroekonomik temellerimiz de sağlam. Diğer yandan bankacılık sistemimiz son derece sağlam, sermaye yeterlilik oranı son derece yüksek. Son dönemlerde sadece sermaye piyasalarının kısıtlı bir alanında ortaya çıkan bir sorunla karşı karşıyayız ve bu alana yönelik olarak da gerekli tüm idari ve adli tedbirler alınmış durumda, alınmaya devam ediliyor. Bizim sermaye piyasalarımızda yapısal bir sorun yok. Kısıtlı bir alanda spesifik bazı sorunlarla karşı karşıyayız ve bunları aştığımızda sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde, yapısını daha kuvvetlendirmiş şekilde yoluna devam edecektir" dedi.

Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği (MÜSİAD) ve Müstakil Fuarcılık A. Ş. organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenen 21’inci MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29’uncu Uluslararası İş Forumu’nun açılışı gerçekleştirildi. Fuarın açılışına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağır, İstanbul Valisi Davut Gül ve MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir de katıldı. İstanbul Fuar Merkezi’nde 23- 26 Eylül tarihleri arasında devam edecek organizasyon, inşaattan makineye, tekstilden savunma sanayiine kadar 20’den fazla farklı sektörden yerli ve yabancı temsilcileri bir araya getirecek.
'2026 YILININ İLK YARISI İTİBARIYLA YILLIKLANDIRILMIŞ MİLLİ GELİRİMİZ 1,7 TRİLYON DOLARIN ÜZERİNDEDİR'
Açılışta konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Küresel konjonktürdeki olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle diğer ülke ve bölgelere kıyasla daha pozitif bir görünüm sergilemektedir. 2002 yılında sadece 239 milyar dolar olan milli gelirimiz, 2025 yılında 1,6 trilyon doları aşmıştır. 2026 yılının ilk yarısı itibarıyla yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doların üzerindedir, bu yıl sonu itibarıyla da 1,8 trilyon doları aşması beklenmektedir. Benzer şekilde 2002 yılında kişi başına gelirimiz sadece 3 bin 600 dolarken 2025 yılında 18 bin dolar aşılmıştır. Bu yıl sonu itibarıyla 20 bin doların üzerinde veya o civarda bir kişi başına milli gelir beklentimiz, tahminimiz bulunmaktadır" dedi.
'GELECEK SENE TİCARET ORTAKLARIMIZDAKİ BÜYÜMENİN DÜNYA BÜYÜMESİNİN ÜZERİNDE OLACAĞI VARSAYILIYOR'
Cevdet Yılmaz, "Küresel ekonomideki belirsizlik ve jeopolitik gerilimlerin enerji arzı ile ana ticaret rotalarında oluşturduğu riskler teslimat sürelerini uzatmakta, navlun ve sigorta maliyetlerini arttırmaktadır. Enerji fiyatlarındaki oynaklık da söz konusu risklere eklenerek dış ticaretimiz üzerinde maliyet ve belirsizlik kanallarıyla ilave baskı oluşturmaktadır. Özellikle ana ihracat pazarımız olan Avrupa ve MENA dediğimiz bölgede büyüme hızında olumsuz bir tablo yaşandığını görüyoruz. Küresel büyüme düşüyor, küresel ticaret düşüyor bu yıl, ama bizim ana ihracat pazarımız olan Avrupa'da ve Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da maalesef bu etki daha yüksek. Büyümeler daha olumsuz etkileniyor, ticaretler daha olumsuz etkileniyor. Ama iyi bir haber şu, gelecek sene ticaret ortaklarımızdaki büyümenin dünya büyümesinin üzerinde olacağı varsayılıyor. Hem savaşla ilgili gelişmeler hem de baz etkisinden dolayı gelecek sene daha olumlu bir perspektifimiz olduğunu söyleyebilirim. Bu zorlu koşullara rağmen baktığınızda bölgesel ihracatımız artmaya devam etmektedir ve ağustos ayında da devam eden bu artış, ekonomimizin ve ihracatımızın dış şoklara karşı dayanıklılığını ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.
'MAL VE HİZMET TİCARETİ OLARAK 2025 YILINDA 400 MİLYAR DOLARA YAKLAŞARAK TÜM ZAMANLARIN REKORUNU KIRMIŞ DURUMDAYIZ'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2002 yılında sadece 36 milyar dolar mal ihracatımız vardı, bunu geçtiğimiz süreçte 7,6 kat arttırarak geçen yıl 273,2 milyar dolara çıkardık. 2026 yılı ağustos ayı itibarıyla ihracatımız yıllıklandırılmış olarak 280 milyar doları buldu. Mal ihracatımızda yakaladığımız bu başarıyı hizmet ihracatında daha belirgin şekilde görüyoruz. 2002 yılında toplam hizmet ihracatımız sadece ve sadece 14 milyar dolardı, bunu aşağı yukarı 9 kat arttırarak 125 milyar dolara yükseltmiş durumdayız. Mal ticareti ve hizmet ticareti olarak toplamda bakacak olursak 2002 yılında 50 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatımız vardı, 2025 yılında bunu 8 kata çıkarmışız ve 400 milyar dolara yaklaşarak tüm zamanların rekorunu kırmış durumdayız" diye konuştu.
'MAKROEKONOMİK TEMELLERİMİZ SAĞLAM'
Yılmaz, "İstanbul'u uluslararası finansal hizmetler, bölgesel fon yönetimi, finansal teknolojiler, katılım finans ve sürdürülebilir finans alanlarında daha güçlü bir merkez haline getirme vizyonuyla da hareket ediyoruz. Bu vesileyle şunun da altını çizmek isterim. Türkiye'de güçlü bir siyasi istikrar var. Dirayetli, tecrübeli bir liderlik var. Özellikle bugünlerde, bu yaşadığımız dönemde bunun çok kıymetli olduğunu ifade etmek isterim. Siyasi istikrarımız olduğu gibi makroekonomik temellerimiz de sağlam. Diğer yandan bankacılık sistemimiz son derece sağlam, sermaye yeterlilik oranı son derece yüksek. Kısaca makroekonomik temellerimiz sağlam. Bundan hiç tereddüt etmesin vatandaşlarımız. Son dönemlerde sadece sermaye piyasalarının kısıtlı bir alanında ortaya çıkan bir sorunla karşı karşıyayız ve bu alana yönelik olarak da gerekli tüm idari ve adli tedbirler alınmış durumda, alınmaya devam ediliyor. Dolayısıyla burada da şunun altını çizmek isterim: Bizim sermaye piyasalarımızda yapısal bir sorun yok, yapısal olarak bir problemle karşı karşıya değiliz. Kısıtlı bir alanda spesifik bazı sorunlarla karşı karşıyayız ve bunları aştığımızda sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde, yapısını daha kuvvetlendirmiş şekilde yoluna devam edecektir, bunun da altını bu vesileyle çizmek isterim. Geçici nitelikte bu etkiler ortadan kalktıkça sermaye piyasalarımız daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir" dedi.
'GÜMRÜKLERİ DE YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ'
Yılmaz son olarak, "Dış ticaretin kolaylaştırılması için en önemli araçlarımızdan biri olan gümrükleri de yakından takip ediyoruz. Bu kapsamda iş süreçlerinin ve ihracat işlemlerinin kolaylaştırılması için gümrük idareleri ile gümrük kapılarının yenilenmesi, işlem kapasitelerini arttırarak fiziki ve teknolojik altyapılarını milli kullanım imkanlarını gözeterek ihtiyaçlar doğrultusunda geliştiriyoruz. Serbest bölgelerimizin kapasitelerini geliştirip etkinliklerini arttırarak yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomiye katkılarının arttırılmasını sağlayacak düzenlemeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Tüm bu öngördüğümüz politikalarla dış ticarette rekabetçiliği arttırarak ve bölgesel merkez olma konumumuzu tahkim ederek Orta Vadeli Program dönemi sonunda, yani 2029'da bugün 400 milyar dolar civarında olan mal ve hizmet ihracatımızı 450 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. 2029 sonunda kamu ve özel sektör hepimizin gayretiyle bu hedefe rahatlıkla ulaşacağımıza ve geçeceğimize de yürekten inanıyorum" ifadeleri kullandı.
Açılış konuşmalarının ardından kurdele kesimi gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açılışın ardından ayrıca fuar alanında bulunan firmalara ziyaret gerçekleştirdi.







