Geri Dön
GündemİBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma 29 Haziran'a ertelendi

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma 29 Haziran'a ertelendi

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 59 tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşmanın 15'inci haftasında hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, "Kanun gereğince gerçekleştirilen ihalelerin bazılarında genel sekreter yardımcısı olarak ita amiri olmam, bazılarında İBB Encümen Üyesi vasfıyla ihale komisyonunda yer almam, bazılarında ise sadece ihaleye çıkış kararında bulunmamdır. Herhangi bir ihale mevzuatına tabi olmayan alt kiralama faaliyetlerinde usulen yürütülen işlemlerde Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak sorumlu tutulmaktaydım. Gerçekleşen ihale süreçlerinde Murat Ongun’dan, Fatih Keleş’ten veya herhangi başka birinden bir talimat almam söz konusu değildir" dedi. Duruşma 29 Haziran'a ertelendi.

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma 29 Haziran'a ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Suç gelirlerinin aklanması', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 'Kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 'Suç delillerini gizleme', 'Haberleşmenin engellenmesi', 'Kamu malına zarar verme', 'Rüşvet alma', 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'İrtikap', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi usul kanununa muhalefet', 'Orman kanununa muhalefet' ve 'Maden kanununa muhalefet' suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İLK DURUŞMADAN BU YANA 51 SANIK TAHLİYE OLDU

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi.

‘İDDİA MAKAMI, HAYALİ SUÇ ÖRGÜTÜNE BİR ALTLIK OLUŞTURMA GAYRETİNDE’

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, "İçerisinde bulunduğum hiçbir planlama çalışmasında kendime mal, mülk edinme derdine düşmedim. Yalnızca kamu yararını gözettim. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nde iki dönem yönetim kurulu üyeliği, sonrasında Şehir Plancıları Odası Genel Merkezi’nde genel saymanlık görevlerimi üstlendim. Hangi siyasi yönelimde olursa olsun hiç kimseye ayrıcalık yapmadan, hakkaniyeti ve mesleki etik değerlerini gözeterek idarecilik yaptım. İddianamede ‘İmamoğlu, İBB Başkanı olduktan sonra Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden beri kendisiyle yakın ilişkiler içerisinde bulunan kişilerin bir kısmını Büyükşehir Belediyesi’nin birimlerinin başına getirdiği’ diye bir iddia bulunmaktadır. İddia makamı, hayali suç örgütüne bir altlık oluşturma gayreti içerisindedir ama bu nafile bir çabadır. 2012 yılında sözleşmeli kamu personeli olarak başladım. İBB’de asli görevlerim ise Temmuz 2019 - Aralık 2023 yılları arasında İmar Şehircilik Daire Başkanlığı ve akabinde genel sekreter yardımcılığıydı. Bir şehir plancısı olarak görev yaptığım belediyelerde bulunduğum her konum, en alt kademeden tek tek, emek verilerek, liyakatle geldiğim ortadadır. Hiçbir yere hak etmeden, kendi görev sorumluluğum haricinde getirilmedim" dedi.

‘MURAT ONGUN’DAN, FATİH KELEŞ’TEN TALİMAT ALMAM SÖZ KONUSU DEĞİL’

Akgün, "İddianamede sayfalarca gizli tanık, sanık, müşteki ifadelerine yer verilmektedir. Tüm bu ifadelerin tek bir satırında dahi ismim geçmemektedir. Burada adı geçen şirketlerle bırakın ticari ilişkiyi, herhangi bir şekilde tanışıklığım ve görüşmem dahi bulunmamaktadır. Zaten iddianamede buna dair somut bir iddia da yer almamaktadır. Kanun gereğince gerçekleştirilen ihalelerin bazılarında genel sekreter yardımcısı olarak ita amiri olmam, bazılarında İBB Encümen Üyesi vasfıyla ihale komisyonunda yer almam, bazılarında ise sadece ihaleye çıkış kararında bulunmamdır. Herhangi bir ihale mevzuatına tabi olmayan alt kiralama faaliyetlerinde usulen yürütülen işlemlerde Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak sorumlu tutulmaktaydım. Gerçekleşen ihale süreçlerinde Murat Ongun’dan, Fatih Keleş’ten veya herhangi başka birinden bir talimat almam söz konusu değildir. İhalelerle ilgili iki temel suçlama; birincisi, ihaleye katılma yeterliliğine sahip olan kişilerin ihaleye katılmalarının engellenmesi. Yani diyor ki ortada bir ihale var ve o ihaleye katılabilecek yeterlilikte kişiler var ve biz onları engellemişiz. Ama iddianamede ve bilirkişi raporunda buna yönelik somut bir eylem yok. İkincisi ise diyor ki: ‘İhale mevzuatı gereğince gizli kalması gereken belgelerin başkasının ulaşmasını sağlamak.’ İddia makamı şayet böylesine ciddi bir suçlama yapıyorsa somut olayı, delili herhangi bir şekilde ortaya koyması gerekir. Kimdir o başkaları? Ne zaman, kim tarafından, hangi belgeler ulaştırılmış? İddianamede bunlar yok. Muhammen bedelin hatalı belirlendiği iddiası. Bu konudaki teknik ayrıntılara girmeyeceğim çünkü Muhammen Bedel Takdir Komisyonu üyesi değilim. Muhammen bedelin belirlenmesinde önemli husus, doğru kriterlerin belirlenmesidir. İlaveten kanunda tahmin edilen bedel tespitinde idarece bedelin tespit edileceği veya ettirileceği yazılmakla birlikte bunun yöntemine yer verilmemiştir. Dolayısıyla geçmiş dönem ecrimisil bedellerinin kullanılması yoluyla bedel tespiti yapılması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği iddiası da hukuken hatalı olup kamu zararının dayanağını oluşturamaz" dedi.

‘NE BÖYLE BİR ÖRGÜT VAR NE DE BEN BU ÖRGÜTÜN ÜYESİYİM’

Akgün, "Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim dolayısıyla tarafıma ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ suçu yüklenmektedir. Kültür AŞ’nin bir kamu kurumu olmadığını, Türk Ticaret Kanunu’na tabi bir şirket olduğunu, buradaki kimsenin devlet memurluğu görevi yapmadığını, dolayısıyla kamu zararı suçunu da işleyemeyeceğimizi uzun uzun anlatmadan sadece hatırlatıyorum. İBB tarafından izin verilen reklam uygulamalarının Kültür AŞ ve Medya AŞ tarafından ‘İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne’ aktarılması iddiası hiçbir somut değerlendirme yapılmadan; rüşvet alma, rüşvet verme, suç gelirlerini aklama isnatları tarafıma yüklenmiştir. Tevdi raporlarında bu suçlama, ‘izinsiz reklam uygulamalarına göz yumulması karşılığında özel reklam şirketleriyle muvazaalı sözleşmeler yapılarak yasa dışı paranın şirketlere aktarılması’ iddiasına dayandırılmaktadır. Bu mesnetsiz iddialara karşı yetki ve sorumluluk açısından benim yanıt verebilmem mümkün değildir. Zira Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı olarak herhangi bir sözleşmede imzam bulunmamakla beraber, sözleşmenin ifasında da sorumlu değilim. Gerçekleştirme ve harcama yetkilisi değilim. Herhangi bir şekilde idarede de reklam uygulamalarına izin verme veya denetime yönelik sorumluluğum bulunmamaktadır. Çıkar amaçlı suç örgütüymüş. Kamuya hizmet etmiş bir devlet memuruyum. Amirim de bellidir, memurum da. Kimseden ne talimat almışlığım ne de usulsüz bir işlem yapmışlığım vardır. Namusumla, onurumla, şerefimle kamu görevim boyunca bugüne kadar tek bir disiplin suçu dahi almamış, onlarca geçirdiğim teftişten tek bir olumsuz karar almadan alnımın akıyla çıkmış biriyim. İşini kamu yararını önceleyerek, liyakatle gerçekleştirmiş bir kişiyim. İstanbul gibi bir şehirde, rantın merkezi olan bir makamda tertemiz görevimi yaptım" dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile 29 Haziran Pazartesi günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek.