İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma yarına ertelendi
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 92 tutuklu 414 sanık duruşmanın sekizinci haftasında hakim karşısına çıktı. 29’uncu duruşmada Soytekin'in avukatı müvekkilinin cezaevi aracında sözlü tacize uğradığını belirtti. Soytekin'in, mahkeme başkanının isteği üzerine olayı anlatmasının ardından, olayda adı geçen Murat Kapki "Yalan söylüyor ve siz bunu kabul ediyorsunuz" diyerek heyete tepki gösterdi. Duruşma sanık savunmalarının alınması ile yarın görülmeye devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
DURUŞMALARDA SEKİZİNCİ HAFTA
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 36 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor.
18 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.
DURUŞMADA GERGİNLİK
Adem Soytekin’in avukatı, müvekkilinin geçen hafta cezaevi aracında sözlü tacize uğradığını iddia ederek "Tutanaklara eksik geçirilen kısımlar var" dedi. Mahkeme başkanının isteği üzerine olayı anlatan Soytekin, "Küfür içerikli ifadeler var. Bu küfürlerin ailem tarafından duyulması, benim ailemle karşı tarafın ailesi arasında husumete yol açabilir. Bu nedenle sansürleyerek anlatmak istiyorum. Kapki bana 'Bu sürecin filmini çekeceğiz, sen de rolünü oynar mısın' dedi. Ben de 'Hayır' dedim ve konu kapandı. Akşam cezaevine giderken tek bir araca bindik. Kapki, yanındakilere dönerek, 'Adem’e film çekeceğimizi söyledim' dedi. Soytekin "Bunun üzerine Buğra Gökçe de bana küfür etti" dedi. Ardından İmamoğlu, "Bu çok ayıp. Biz zan altında kalıyoruz. Ona kim saygısızlık yapmış. Her gün selamlaştım kendisiyle; kim saygısızlık yapmış" dedi. Murat Kapki ise mahkeme heyetine "Yalan söylüyor ve siz bunu kabul ediyorsunuz" dedi.
‘GENEL MÜDÜR YARDIMCISI OLARAK BİR YETKİM YOK’
Sanık Adem Başer savunmasında, "Murat Gülibrahimoğlu firaridir ve bu şirketlerin sahibidir. Finans yöneticisi olarak görevim; günlük nakdi hazırlamak, Murat Gülibrahimoğlu’na sunmak, şirketlerin ödemelerini takip edip gününde yapılmasını sağlamaktır. finansta başka bir görevim yoktu. Şirkete kayyum atanmadan 6 ay öncesine kadar ise Güney Cebeci şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olarak görev aldım. Güney Cebeci şirketi taş üretimi ve döküm işleriyle ilgilenmezler. Bu sebeple döküm işlerini yöneten Kuzey İstanbul Modern şirketinde genel müdür yardımcısı olduğum doğru değildir. Güney Cebeci Şirketi Genel Müdür Yardımcılığım döneminde Cebeci bölgesinde değil, Ağaçlı bölgesinde bulunan şantiyede çalıştık. Ancak bazen bu bölgeye giderek sahadaki görevleri yerine getirdim. Genel müdür yardımcısı olarak bir yetkim yok, şirketteki mali sorumluluk ve yetki bana ait değil. Murat Gülibrahimoğlu, şirketlerinde kurumsal bir yönetim olmamıştır. Muhasebe, finans, insan kaynakları gibi birimler ayrı birimler olsa da bunlar direkt Murat Gülibrahimoğlu tarafından yönetilirdi. Alınacak mal ve hizmetler için öncesinden ondan onay alınır, ödeme yapılırken de kendisi bunları birebir takip ederdi. Finans biriminin ödeme yapmayla ilgili herhangi bir yetkisi yoktu" dedi.
‘PLAKET BEKLİYORDUM, YARGILANIYORUM’
Adem Başer savunmasında, eylemdeki suçlamalardan biri olan ‘kaçak döküm sistemi kurulması’ iddiasını reddetti. Başer, "Bizden sadece banka hesabı açılması ve POS cihazı temini gibi standart işlemler istendi. ‘Kaçak döküm sistemi’ diye bir yapı kurulmadı. Barkodsuz, fişsiz giriş mümkün değildir. 300’den fazla firmanın çalıştığı bir yerde böyle bir durum olsa tüm sektör ayağa kalkardı. Cebeci sahasının birçok kamu kurumu tarafından denetlendi. MAPEG, İSTAÇ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, belediye ve emniyet düzenli denetim yapıyordu. Eğer gerçekten kaçak bir döküm söz konusu olsaydı, bu kadar kurumun bunu tespit etmemesi mümkün olmazdı. TEİAŞ’ın talebiyle, MAPEG onayıyla yapılan bir maden çukuru doldurma işleminden söz ediyoruz. Bu nedenle kamu zararı oluştuğu iddiasını kabul etmiyorum. Cebeci'de yaptığımız işlerden dolayı, bunu şaka olarak söylemiyorum, Bakanlık'tan, Valilik'ten ya da İBB’den bir teşekkür yazısı ya da bir plaket almayı umuyordum fakat şu anda burada yargılanıyorum" dedi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma sanık savunmalarının alınması ile yarın saat 10.00'da görülmeye devam edecek.





