İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma yarına ertelendi
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 59 tutuklu ve tutuksuz sanıklar duruşmanın 17'nci haftasında hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, "Benim Beylikdüzü sınırları içerisinde etkili olduğum, Beylikdüzü döneminden beri iddia edilen örgütün içerisinde önemli bir rol aldığım ve en önemlisi örgütün en önemli üyesi olduğum iddia edilmektedir. Neredeyse 35 senedir aynı ilçede yaşayan, iş yeri olan ve ticaret yapan, bunların yanı sıra spor kulüplerinde yöneticilik yapan, aktif siyaset yapan, uzun dönem belediye meclis üyesi olan birinin etkin ve tanınır biri olması gayet doğaldır. Benim kişisel, sosyal ve siyasi hayatım göz önünde bulundurulduğunda pek çok insanı tanımam da gayet olağandır" dedi. Duruşma yarına ertelendi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen 'Yolsuzluk' soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri' olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Rüşvet', 'Suç gelirlerinin aklanması', 'Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'Kişisel verilerin kaydedilmesi', 'Kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 'Suç delillerini gizleme', 'Haberleşmenin engellenmesi', 'Kamu malına zarar verme', 'Rüşvet alma', 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'İrtikap', 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'İhaleye fesat karıştırma', 'Çevrenin kasten kirletilmesi', 'Vergi usul kanununa muhalefet', 'Orman kanununa muhalefet' ve 'Maden kanununa muhalefet' suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İLK DURUŞMADAN BU YANA 51 SANIK TAHLİYE OLDU
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi.
‘GÖRÜNTÜLER PARA KULELERİ MANŞETİYLE SUÇ UNSURUYMUŞ GİBİ SERVİS EDİLDİ’
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, "2019 yılında satın alınan CHP İl Binası’nın satış bedelinin ödenmesine ilişkin görüntüler, 11 Mart 2024 tarihinde ‘CHP para kuleleri’ manşetiyle suç unsuruymuş gibi basın organlarına servis edildi. Ben ve görüntülerde yer alan diğer kişiler hedef gösterilip kişilik haklarımıza saldırıldı. Görüntüler dört buçuk yıl öncesine ait. Ben, servis edilen bu görüntüler sebebiyle İBB, Cumhuriyet Halk Partisi ve özellikle İmamoğlu ile husumeti olan kişiler tarafından açık hedef haline getirildim. Söz konusu görüntüler sebebiyle tutuklu bulunduğum bu dosyada da hedef haline getirildim. İsmim adeta hazır bir kalıp gibi her iddianın içine yerleştirilmeye başlandı. Özellikle gerçeğe aykırı etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyenlerin, somut ve doğrulanabilir maddi olgular yerine, kamuoyunda zaten hedef olarak gösterilmiş ismimi zikrederek beyanlarını güçlendirme yoluna gittikleri görülmektedir. Benim Beylikdüzü sınırları içerisinde etkili olduğum, Beylikdüzü döneminden beri iddia edilen örgütün içerisinde önemli bir rol aldığım ve en önemlisi örgütün en önemli üyesi olduğum iddia edilmektedir. Neredeyse 35 senedir aynı ilçede yaşayan, iş yeri olan ve ticaret yapan, bunların yanı sıra spor kulüplerinde yöneticilik yapan, aktif siyaset yapan, uzun dönem belediye meclis üyesi olan birinin etkin ve tanınır biri olması gayet doğaldır. Benim kişisel, sosyal ve siyasi hayatım göz önünde bulundurulduğunda pek çok insanı tanımam da gayet olağandır. Ancak bu olağan ilişkiler dahi savcılık tarafından iddia edilen örgütün en eski ve en önemli üyesi olarak tasvir edilmeme dayanak gösterilmiştir” dedi.
‘İZİNLERİN MADEN VE PETROL İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN VERİLDİĞİ AÇIKTIR’
Keleş, “Uğur Güngör, ilk kez 19 Mart 2024 tarihli ifadesinde tanık sıfatıyla benim hakkımda iddiada bulunmuştur. İddia edilen olayların 2016-2017 yıllarında gerçekleştiği söylenmektedir. Ancak benim adım, olayın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra aniden ana aktör olarak dosyaya dahil edilmiştir. Eğer iddia edildiği gibi senetleri ve parayı teslim alan kişi olsaydım, şikayetçinin bu ismi 4 yıl boyunca unutmuş olması zaten mümkün değildir. Hadi diyelim ki beni unuttu, ismimi unuttu. Peki uğradığı iddia edilen olayın başlangıcı ve zararının en büyük delili olan senetleri ve para ödemesini nasıl unuttu? İnsan, borçlandığı, varını yoğunu bağladığı sözde senetlerin varlığını 4 yıl boyunca yargı makamlarından gizleyip, aniden bir mucize eseri nasıl hatırlar? Bahsettiğim bu görüntülerin servis edilmesinin hemen akabinde beni dosyaya dahil etmiştir. Uğur Güngör, kendi ticari uyuşmazlığında bir baskı aracı olarak beni kullanmak istemiştir. Savcılık iddianamede, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün yalnızca Kuzey Cebeci maden bölgesi için dolgu ve döküm izni verdiğini, Güney Cebeci maden bölgesi için ise izin vermediğini, kuzey için verilen iznin kullanılarak kaçak şekilde Güney Cebeci bölgesine döküm yapıldığını iddia etmektedir. Fakat bu doğru değildir. MAPEG, Güney Cebeci sahası içerisinde döküm yapılabilmesi için 2021 ve 2023 yıllarında izin vermiştir. TEİAŞ’ın bu talebi üzerine MAPEG tarafından ilgili şirkete, izinden de öte talimat niteliğinde bir yazıyla belirtilen yere döküm yapılması istenmiştir. Tek yetkili kurum olan MAPEG’in izinleriyle yapılan bir işlem, kaçak döküm olarak adlandırılamaz. Üstelik buradaki dökümlere İstanbul Valiliği de MAPEG tarafından onaylanan döküm gelirleri ‘gelir paylaşımı protokolü’ ile ortak olmuştur. Cebeci maden bölgesinde dolgu ve döküm faaliyetleri dahil olmak üzere tüm izinlerin MAPEG tarafından verildiği ve denetlendiği açıktır. ‘Etkin pişmanlık’ adı altında doğru yürüyen proje aşamalarını ve işlemleri sanki bir olumsuzluk ve suç varmış gibi ifade vermeye yönlendirilenler, tahliye olabilmek için olayları çarpıtarak ve tutarsız cümlelerle süsleyerek aktarmıştır. Oysa ki tüm proje başlangıcı, değişiklikleri ve süre uzatımı MAPEG’in yetkisinde ve bilgisi dahilinde, onların istediği şekilde yerine getirilmiştir" dedi.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile yarın görülmeye devam edecek.





