Geri Dön
GündemİBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma yarına ertelendi

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma yarına ertelendi

İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanık, 73’üncü duruşmada hakim karşısına çıktı. İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan savunmasında, "Dosyadaki kayıtlar, tanıklar ve sanık anlatımları ve onların tamamının ortaya koyduğu gibi ihalelere girmişliğim, teklif dahi vermişliğim yok. Görevim, yetkim, imzam, makamım, maaşım, huzur hakkım yok. Ne kimseye emir vermişliğim, ne kimseden emir almışlığım yok" dedi. Duruşma yarına ertelendi.

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında duruşma yarına ertelendi

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

‘BEN SEÇİMDEN SEÇİME İŞİMİ YAPARIM’

Tutuklu sanık İmamoğlu’nun siyasi danışmanı Necati Özkan tahliye talebinde bulunurken, “Dosyadaki kayıtlar, tanıklar ve sanık anlatımları ve onların tamamının ortaya koyduğu gibi ihalelere girmişliğim, teklif dahi vermişliğim yok. Görevim, yetkim, imzam, makamım, maaşım, huzur hakkım yok. Ne kimseye emir vermişliğim, ne kimseden emir almışlığım yok. Bunların varlığına emare teşkil edebilecek ne bir delil, ne bir ifade, ne de herhangi bir gizli tanık sözü var ve ben örgüt üyesiyim, hem de özel örgüt üyesiyim. Başta da söylemiştim, ben seçimden seçime işimi yaparım, faturasını partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne keserim. İşim bitince de şapkayı alır, giderim. Çünkü İBB’nin içerisinde Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.‘de çalışan yüzlerce insan İBB’nin kendi iletişim ve etkinlik işlerini yapar. 532 gün suçsuz, günahsız, delilsiz, ispatsız 532 gün. Yazıktır, günahtır, ayıptır. Şirketimi, 42 yıllık şirketimi tasfiye ettim. Bütün personelimin çıkışlarını verdim, tazminatlarını ödedim. Şu anda sadece bir elin parmakları kadar bir arkadaşım, benim ihtiyaçlarım nedeniyle var olmaya devam ediyorlar şirkette. Onu da kısa sürede kapatıyorum. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

‘ADEM SOYTEKİN DIŞINDA HAKKIMDA BEYAN VEREN YOK’

Tutuklu sanık KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt tahliye talebinde, “Ortada olumsuz bir MASAK raporu yok. Olması da mümkün değil. 16 aydır hesaplarım bloke edildi. Tüm mal varlığımla ilgili bağımsız rapor aldım 2005'ten KİPTAŞ tutuklanana kadarki süreçteki gelirlerimin ve edinimlerimin tutarlı olduğuna ilişkin. İlk operasyondan iki ay el koyma kararından 20 gün sonra tutuklandım. Kaçacak olsam bu arada kaçardım. Yeşil pasaportu olan bir kişiyim. Hiçbir şekilde kaçmayı düşünmedim ve 16 aydır tutukluyum. Çocuklarımdan uzağım. Adem Soytekin ve ekibinden birkaç kişi dışında hakkımda beyan veren yok. Etkin pişmanlıktan yararlanan ve bizim aleyhimize sürekli iftira atan Adem Soytekin'e benim dışında, bu salonda açık ve net soru soran başka kimse var mı? Eğer benim bir endişem olsaydı, bir tedirginliğim olsaydı bu soruyu sorar mıydım?” dedi.

‘HUKUKA AYKIRI BİR MENFAAT TALEP ETMEDİM’

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Akyüz tahliye talebinde bulunurken, “Her ne kadar Belediye Başkan Yardımcısı olsam da İmar Komisyonu üyesi değilim, encümen değilim. Teknik Başkan Yardımcısı olarak kişisel plan yapma yetkim yok. Bir yeşil alanı imara açamam, imarlı bir alanı yeşil alan yapamam. Beş kat olan bir yeri 15 kata çıkaramam, 15 kat olan bir yeri de beş kata indiremem. Ben hiçbir kişi veya kurumdan kendim ya da başkası yararına hukuka aykırı bir menfaat talep etmedim. Hiçbir kimseye bu yönde bir talimat vermedim. Herhangi bir kişiyi böyle bir amaçla görevlendirmedim. Hastalıklarım var. Kan sulandırıcı ilaç kullanmaktayım. KOAH ve karaciğer büyümesi de hastalıklarım arasındadır. Yaşım 66. Dosyanın mevcut aşaması, tutuklulukta geçirdiğim süre, delillerin büyük bir kısmının toplanmış olması, kaçma ve delil karartma yönünden somut bir olgunun bulunmaması, sağlık durumum ve özellikle duruşmalarda ortaya çıkan yeni çelişkiler değerlendirilerek tahliyeme karar verilmesini talep ederim” dedi.

‘BAĞLI OLDUĞUM TEK KURUM DEVLETİMDİR’

İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu, “Ben bir örgüte üye değilim, olmadım, olmam. Kimseden yasa dışı bir talimat almadım, vermedim. Yönlendirmede bulunmadım. Yasa dışı bir suç örgütüne hizmet etmek anlamına gelecek hiçbir davranışım yoktur. Benim bağlı olduğum tek kurum devletimdir. Aksi yöndeki iddialar tamamıyla uydurma, gerçekliği olmayan, bilgiye dayanmayan iddialardır. Görev yaptığı 26 yıl boyunca başını öne eğecek hiçbir işin içinde olmamış bir memur, bir kamu görevlisi olarak karşınızdayım. Adıma kara çalacak hiçbir olaya karışmadım. Hiç hak etmediğim bu tutukluluk halini kaldırmanızı talep ediyorum” dedi.

‘HANGİ TOPLANTILARA KATILDIĞIM KONUSUNDA TESPİT YOKTUR’

Tutuklu sanık iş insanı Adem Başer, “Ben Murat Gülibrahimoğlu'nun genel müdür yardımcısı değilim. Kuzey Grup bünyesinde çalışan yaklaşık 10 tane genel müdür yardımcısı bulunmaktadır. Ben sadece taş ocağı işini yapan Güney Cebeci şirketinde genel müdür yardımcısı olarak çalıştım. Kaçak döküm sisteminin kurulmasında rol aldığım iddiası vardır. Fakat hangi toplantılara, hangi görüşmelere ve kimlerle katıldığım konusunda bir tespit yoktur. Böyle bir görüşmeye hiçbir zaman katılmadım. Geçimini sağlamam gereken bir ailem var, tahliye olmam durumunda hızlıca iş bulup çalışmam gerekiyor, tahliyemi talep ediyorum” dedi.

‘KAMUYA HİÇ BİR ÜRÜN SATMADIM’

İddianamede ‘Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı’ olarak geçen tutuklu sanık Hakan Karanis, “Hakkımda birtakım kamu zararına dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet gibi suçlamalar vardır. Bunların hiçbirini kabul etmiyorum. Ben kamuya hiçbir ürün satmamışımdır. Hayatımda bir madenin kapısından içeri girmemişimdir. Tahliyemi istiyorum” dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Duruşma, sanık savunmalarının alınması ile yarın saat 10.00'da görülmeye devam edecek.