Nilüfer Belediyesinde ‘rüşvet’ davasında eski başkan Erdem’in tutukluluğunun devamı kararı
Bursa’da Nilüfer Belediyesi’nde imar süreçleri üzerinden rüşvet alındığı iddialarına ilişkin aralarında eski Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de bulunduğu 21 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davanın tek tutuklu sanığı olan Erdem, “Kalp pili ile yaşıyorum. Prostat kanseri teşhisi konuldu. Karaciğer yetmezliği tedavim yarım kaldı. Yüzde 100 sürekli engelli kartı ile riskli bir hasta olarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum” diyerek tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti, Turgay Erdem’in tutukluluk halinin, diğer sanıkların ise adli kontrol şartlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Nilüfer Belediyesi’nde imar süreçlerinde rüşvet alındığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 21 sanık hakkındaki davanın 3’üncü duruşması Bursa 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın tek tutuklu sanığı Turgay Erdem, savunmasında hakkındaki suçlamaları reddederek, “Özellikle 2009 ile 2014 yılları arasında yoğun bir yapılaşmanın ve inşaat faaliyetlerinin olduğu Nilüfer’de, kat sahiplerinin bir an önce konutlarına yerleşmek istemelerinden dolayı sorumluluğumuzu yerine getirerek kullanma izinlerini imzalamıştık. 2016 yılı ve sonrası Büyükşehir Belediyesi'ne verilen kentsel dönüşüm konusundaki parsel bazında emsal artırma yetkisinin de Nilüfer ilçesi gibi yeni gelişme bölgesinde öncelikle ve yoğun olarak uygulanmaya başlanması büyük sorunlar yaratmıştı. Ayrıca 2018 yılında değişen Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin uygulanmasından dolayı meydana gelen olumsuzluklar ve kat mağduriyetlerinden kaynaklı sorunların giderilmesi için aldığımız sorumluluklardan, attığımız imzalardan dolayı bugün yargılanıyoruz” dedi.
‘BİLİRKİŞİ RAPORUNA GÖRE BANA DEVREDİLEN YETKİLER MEVZUATA UYGUN’
Kendisine devredilen yetkilerin mevzuata uygunluğunun bilirkişi raporuyla da kanıtlandığını söyleyen Turgay Erdem, savunmasının devamında şöyle konuştu:
“Biz bu uygulamaları yapmadan önce tüm muhatapların onayından sonra süreç tamamlanıp imzalar atılıyordu. Ancak burada sadece ben ve bazı müteahhitler yargılanıyoruz. İddianameye konu olan ‘Tek imza’ ile ilgili belirtilen yöntem, o dönemin Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in ‘Koordinatör Belediye Başkan Yardımcısı’ sıfatı ile bana verdiği yetkiyle, Bursa 19’uncu Asliye Ceza Mahkemesi tarafından istenen bilirkişi raporunda uzman bilirkişilerin incelemesi sonucu, ‘Belediye Başkanı tarafından yetkilerinin bir bölümünü Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e devrettiği ve devredilen yetkilerin kullanıldığı düşünüldüğünde mevzuata uygun hareket ettiği değerlendirilmektedir’ ifadeleri yer almaktadır. İddianamede yer alan ruhsat, Çevre ve Şehircilik yetki değişikliği ile ilgili uzman kişilerce hazırlanan raporda da ruhsat ve kullanma izinlerindeki imzaların mevzuata aykırı olduğu görüşü, bilirkişi raporunda mevzuata uygunluğu tespit edilmiştir.”
‘MASAK RAPORUNDA ALEYHİME BİR TESPİT BULUNMAMAKTADIR’
Bir önceki duruşmada tanık olarak dinlenenlerin çelişkili ifadeler verdiğini ve kendisine kumpas kurulduğunu iddia eden Turgay Erdem, “Hakkımda ileri sürülen suç örgütü yöneticiliği iddiası, koordinatör başkan yardımcısı ve belediye başkanı olarak yasal yetkileri yasal mevzuat çerçevesinde bürokrasinin getirdiği şartlarda kullanmamdan kaynaklanmaktadır. Bu durumun suç işlemek amacıyla kurulmuş bir düzen olarak nitelendirilmesi, demokratik hukuk sisteminde kamu idaresinin yok sayılması anlamına gelmektedir. Ayrıca yine iddianamede yer alan HTS kayıtları ve MASAK raporları incelendiğinde, örgüt üyeleri diye adlandırılan kişiler arasında süreklilik gösteren bir ilişki olmadığı gibi maddi ilişki de bulunmamaktadır. Ayrıca MASAK raporunda aleyhime bir tespit de bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.
‘YÜZDE 100 ENGELLİ RAPORUM VAR’
Sağlık sorunları olduğunu belirten Turgay Erdem şunları söyledi:
“2011 yılında ağır bir kalp krizi geçirdim. Yapılan baypas ameliyatı sonrası kalp yetmezliği gelişti. 2012 yılında kalp pili takılarak riskli bir konumda yaşamaya başladım. 2017 yılına kadar 4 kez kalp pilinin pıhtılaşma tıkamasından kaynaklı ameliyat oldum. 2017 yılında kalp pili tekrar değiştirildi. O günden bugüne de kalp pilinin birkaç kez devreye girmesi nedeniyle etkisi azaldı. Kalp pillerinin çalışma ömrünün 8 ila 10 yıl arasında olduğu düşünüldüğünde uzman hekimler yakın zamanda değişmesini önermektedir. Ayrıca 2023 yılında prostat kanseri teşhisi ile geçirdiğim ameliyat sonrası sorunlarım devam etmektedir. Tutuklanmadan önce başladığım karaciğer yetmezliği konusundaki tedavim de yarım kaldı. Geçirdiğim diğer hastalıklar ve ameliyatlar nedeniyle Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Heyeti tarafından düzenlenen rapor sonucu yüzde 100 sürekli engelli kartı ile riskli bir hasta olarak hayatımı sürdürmeye çalışıyorum. Sürekli tıbbi kontrol altında bulunmam gerekirken, malumunuz bulunduğum ortamlar tedavimin sürdürülebilmesi için uygun değil.”
‘AİLEMLE BİRLİKTE YAŞAMAYA HAZIRLANIRKEN İFTİRAYA UĞRADIM’
Siyasetten çekildiğini ve artık emekli hayatı yaşamak istediğini ifade eden Turgay Erdem, “5 yaşındaki oğlum ve ailemle birlikte her şeyden uzak yaşamaya hazırlanırken, iftiralar ve asılsız iddialar neticesinde 1 yıldır tutukluyum. Dosya kapsamında yer alan tüm iddialar somut ve kesin delillere dayanmamakta ve yasal dayanağı bulunmamaktadır. Tarafıma yöneltilen tüm suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu açık olup, isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Yurt dışına çıkmamın bir kaçma girişimi olarak nitelendirilmesini de doğru bulmuyorum. Pasaportumun yurt dışı çıkış yasağı sisteme işlenmediğinde geriye döndüm. Benim kaçma girişimim olsaydı bundan önce 2 defa yurt dışına gezi için çıkmıştım. Bu nedenle tahliyemi, aksi halde adli kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Diğer sanıklar ve avukatları da dinleyen mahkeme heyeti, Turgay Erdem’in tutukluluk halinin, diğer sanıkların ise adli kontrol şartlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. (DHA)





