Geri Dön
GündemSuriye'nin yeniden inÅŸası için saha çalışması sonrası İstanbul'da basın toplantısı düzenlendi

Suriye'nin yeniden inÅŸası için saha çalışması sonrası İstanbul'da basın toplantısı düzenlendi

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Suriye'ye gerçekleştirdikleri ziyaretlerin ardından ülkede yapılması gereken altyapı, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki ihtiyaçlara ilişkin iş birliklerinin açıklandığı basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan İDSM Genel Sekreteri Eyüp Akbal, "Suriye'de bugün itibarıyla 1 milyondan fazla insan çadır ve geçici barınma alanlarında yaşamaktadır. 170'den fazla resmi, binden fazla da gayriresmi kamp bulunmaktadır. Yaptığımız görüşmelerde 2027 yılına kadar çadır kentlerin kademeli olarak kapatılması ve yaklaşık 1,2 milyon insanın evlerine dönmesinin hedeflendiği ifade edilmiştir. Suriye artık sadece yardım alan bir ülke değil, yatırım çekmesi gereken bir ülke olma yolunda da bir arayış içerisindedir" dedi.

Suriye'nin yeniden inÅŸası için saha çalışması sonrası İstanbul'da basın toplantısı düzenlendi

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Suriye'de gerçekleştirdikleri saha ziyaretine ilişkin değerlendirmelerini paylaşmak üzere TÜGVA Genel Merkezi'nde 'Suriye: İnsani Yardımdan İnsani Kalkınmaya' temalı basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, İDSB Genel Sekreteri Eyüp Akbal ve heyetin 13-16 Nisan tarihleri arasında Şam, Halep, Humus ve Der'a'da gerçekleştirdiği temaslarda; insani yardımdan sürdürülebilir kalkınmaya geçiş süreci ile birlikte altyapı, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki ihtiyaçlar ve sivil toplum iş birlikleri ele alındı. Toplantıya, İDSB Genel Sekreteri Eyüp Akbal, TGTV Kurucular Kurulu Başkanı Hamza Akbulut, TGTV Başkanı İsmail Tuğrul, STK kuruluşları ve basın mensupları katıldı. Toplantıda ayrıca İDSB üyesi sivil toplum kuruluşlarının Suriye'nin yeniden inşasına yönelik geliştirdiği projeler, 2027 'Çadırsız Suriye' hedefi ve Türkiye-Suriye arasında geliştirilebilecek iş birliği alanları kamuoyu ile paylaşılacak, saha ziyaretlerine ilişkin gözlemler ve hazırlanan değerlendirme raporunun çerçevesi aktarıldı.

Â

Suriyenin yeniden inşası için saha çalışması sonrası İstanbulda basın toplantısı düzenlendi

'MESELEYİ ORTAK DİNİ İNANCIMIZIN BİR PARÇASI OLARAK GÖRMEKTEYİZ'

İDSB Genel Sekreteri Eyüp Akbal, "Suriye bugün ağır bir yıkım ve insani krizden çıkmaya çalışan, yeniden inşa ve kalkınma eşiğinde bulunan, ancak altyapı, istihdam ve güvenlik sorunları nedeniyle kırılgan bir geçiş süreci yaşayan bir ülke görünümü veriyor. Türkiye ile Suriye arasındaki ilişki sadece iki komşu ülke arasındaki ilişki değildir. Bu ilişki tarihi, kültürel, insani ve toplumsal bağlarla örülmüş derin bir yakınlığa dayanmaktadır. Dolayısıyla Suriye'ye bakarken meseleyi yalnızca siyasi ya da diplomatik bir başlık olarak değil; ortak dini inancımızın, ortak tarihimizin, ortak vicdanımızın ve ortak sorumluluğumuzun bir parçası olarak görmekteyiz. Saha temaslarımız sırasında bu kardeşlik, ortak medeniyet vurgusunun muhataplarımız tarafından da güçlü biçimde dile getirildiğine şahit olduk. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz ziyaretin temel amacı sahadaki durumu yerinde görmek, ihtiyaçları doğrudan muhataplarımızdan dinlemek, kamu kurumlarıyla ve yerel aktörlerle görüşmek ve sivil toplumun bundan sonraki rolünü daha sağlam bir zeminde değerlendirmekti" dedi.

 

'MESELE YARDIMDAN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMAYA GEÇİŞ MESELESİDİR'

Akbal, “Suriye'de mesele yalnızca savaşın bıraktığı fiziki yıkım değildir. Aynı zamanda altyapıda, eğitimde, sağlıkta, istihdamda, toplumsal dengede ve kurumsal işleyişte çok katmanlı bir tahribat söz konusudur. Su, kanalizasyon, yol, iletişim ve temel kamu hizmetleri ciddi sorunlar taşımaktadır. Suriye muhataplarımızın yaptığı sunumlarda da geri dönüşün önündeki başlıca engelleri; yıkılmış konutlar, temel hizmet eksikliği, işsizlik, güvenlik zafiyetleri ve koordinasyon sorunları olarak oldukça açıkça ifade etmişlerdir. Diğer yandan Suriye yetkilileri başta Kuzey Suriye olmak üzere bütün çadır kentlerin kapatılmasını ve insanların kendi memleketlerine dönebilmesini stratejik bir hedef olarak ortaya koyuyorlar. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için yalnızca konut değil; altyapı, iş imkanları, toplumsal güven ve koordinasyonun birlikte sağlanması gerektiğini de açık biçimde ifade ediyorlar. Bu noktada ziyaretimizin en önemli çıktılarından biri de; Suriye'de artık yalnızca insani yardımı konuşmak yeterli değil. Ancak gelinen aşamada mesele yardımdan sürdürülebilir kalkınmaya geçiş meselesidir. İnsanların kendi şehirlerinde yeniden hayat kurmalarını sağlamak, gençlerin meslek sahibi olmasını desteklemek, kadınların üretime ve toplumsal hayata katılımını mümkün kılmaktır. Suriye Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı başta olmak üzere çeşitli muhataplarımızın da özellikle insani yardımdan sürdürülebilir kalkınmaya geçiş yaklaşımını öne çıkardığını gördük. Biz yapmış olduğumuz ziyarette de dönüşlerin başladığını gördük" ifadelerini kullandı.

Â

Suriyenin yeniden inşası için saha çalışması sonrası İstanbulda basın toplantısı düzenlendi

'YAKLAŞIK 1,2 MİLYON İNSANIN EVLERİNE DÖNMESİNİN HEDEFLENMEKTEDİR'

Akbal, “Suriye'de bugün itibarıyla 1 milyondan fazla insan çadır ve geçici barınma alanlarında yaşamaktadır. 170'den fazla resmi, 1000'den fazla da gayriresmi kamp bulunmaktadır. Yaptığımız görüşmelerde 2027 yılına kadar çadır kentlerin kademeli olarak kapatılması ve yaklaşık 1,2 milyon insanın evlerine dönmesinin hedeflendiği ifade edilmiştir. Daha önce de belirtmiş olduğum gibi; yıkılmış konutlar, yetersiz altyapı, işsizlik ve güvenlik kaygıları geri dönüşlerin önündeki en büyük temel engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çerçevede Suriye artık sadece yardım alan bir ülke değil, yatırım çekmesi gereken bir ülke olma yolunda da bir arayış içerisindedir" diye konuştu.

Â

Suriyenin yeniden inşası için saha çalışması sonrası İstanbulda basın toplantısı düzenlendi

'SURİYE'NİN YENİDEN İNŞASINA YÖNELİK PROJELERİN TOPLAM HACMİ 154 MİLYON DOLARI BULMAKTADIR'

Akbal, “Savaş sürecinde yaklaşık bin 500 caminin yıkıldığı, bazı şehirlerde de camilerin yüzde 60'ına varan oranlarda hasar gördüğünü tespit ettik. Bu süreçte Türkiye'nin katkı kapasitesinin özel bir önemi olduğunu da düşünüyoruz. Suriye'nin yeniden ayağa kalkma sürecinde Türkiye'nin kamu kurumları, üniversiteleri, uzmanlık alanları ve sivil toplum kuruluşlarının yapıcı katkılar sunabileceğine inanıyoruz. Suriye'nin yeniden güçlü bir ülke olarak ayağa kalkabilmesi için insani yardım odaklı yaklaşımların sürdürülebilir kalkınma anlayışına dönüşmesi; altyapının yeniden inşa edilmesi, istihdam sağlayacak yatırımların hayata geçirilmesi ve güvenliğin kalıcı şekilde tesis edilmesi mühim bir önem arz etmektedir. Sivil toplum kuruluşlarımızın Suriye'nin yeniden inşasına yönelik hazırladığı projelerin toplam hacmi 154 milyon doları bulmaktadır" dedi.

'BUGÜNÜN İHTİYAÇLARI AÇISINDAN DEĞİL, YARININ İNŞASI AÇISINDAN BAKIYORUZ'

Akbal, “Sahada faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının daha etkili, daha hızlı ve sürdürülebilir sonuç üretmesi için bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması, temsilcilik açma, para transferi, gümrük ve lojistik kanalların kurulması gerekmektedir. Bu konuda muhataplarımızla da yapmış olduğumuz görüşmelerde ortak komisyonlar kurulması, düzenli istişare mekanizmalarının işletilmesi ve sorunların periyodik olarak ele alınması yönünde olumlu bir irade kondu. Bizler sivil toplum kuruluşları olarak, hem TGTV hem İDSB çatı kuruluşları olarak bizlerin de yaklaşımı nettir. Biz bu sürece yalnızca bugünün ihtiyaçları açısından değil, yarının inşası açısından bakıyoruz. Bizim görevimiz; sahayı koordine etmek, ihtiyaçları sağlıklı tespit etmek, üye kuruluşlarımızın kapasitesini ortak bir zeminde değerlendirmek ve sürdürülebilir katkı yollarını güçlendirmektir. Ziyaret boyunca da bu kurumsal kapasitemizin muhataplar nezdinde de karşılık bulduğunu memnuniyetle gördük. Şunun da altını özellikle çizmek isteriz ki; Suriye bugün büyük yaralar taşımaktadır. Bizim görevimiz ise iyileşme iradesini desteklemek, kardeşlik hukukunu yalnızca sözde değil; ortak akıl, kurumsal iş birliği ve kalıcı katkılarla da güçlendirmektir. Temennimiz şudur. Suriye sadece krizlerle anılan bir coğrafya olmaktan çıkmalı; istikrarın, eğitimin, üretimin, kültürel canlılığın ve toplumsal barışın güçlendiği bir zemine kavuşmalıdır. Biz Türkiye sivil toplum dünyasının dün olduğu gibi bugün de, bundan sonra da süreci dikkatle, sorumlulukla ve uzun vadeli bir bakış açısıyla takip etmeye devam edeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

'TÜRKİYE YARDIM EDERSE KISA ZAMANDA SURİYE AYAĞA KALKACAK DURUMDA'

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Kurucular Kurulu Başkanı Hamza Akbulut, “Türkiye oraya kurumlarıyla yardım ederse, sivil toplumlarla, resmi kurumlarla yardım ederse kısa zamanda Suriye ayağa kalkacak durumda. Oradaki insanlar dinamik insanlar, zorluklara alışmış olan insanlar. Zorlukların üstesinden gelebilecek durumdalar. Dolayısıyla bizim küçük katkılarımız onları ayağa kaldıracaktır" dedi.

Â

Suriyenin yeniden inşası için saha çalışması sonrası İstanbulda basın toplantısı düzenlendi

'DEVLETİMİZİN DESTEĞİNİ ULAŞTIRMASI LAZIM'

TGTV Başkanı İsmail Tuğrul, “Suriye'nin yeniden ayağa kaldırılması için hem STK'ların hem iş dünyasının hem de devletimizin oraya desteğini mutlaka ulaştırması lazımdır. Bu gezimiz inşallah bu süreci hızlandıracaktır" dedi.