Geri Dön
GündemTicaret Bakanlığı'ndan 'DTÖ Panel Raporu' açıklaması

Ticaret Bakanlığı'ndan 'DTÖ Panel Raporu' açıklaması

Ticaret Bakanlığı’ndan, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Panel Raporu üzerinden yapılan bazı değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, raporun Türkiye açısından herhangi bir tazminat, mali borç veya vergi kaybı doğurmadığı açıklaması yapıldı.

Ticaret Bakanlığı'ndan 'DTÖ Panel Raporu' açıklaması

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Söz konusu panel raporu, yaklaşık iki ay önce DTÖ tarafından 28 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmıştır. Rapora ilişkin değerlendirmeler hem Türkiye hem de Çin tarafından kamuoyuyla paylaşılmıştır. Ticaret Bakanlığımız da 29 Temmuz 2026 tarihinde konu ile ilgili değerlendirmelerini bir basın bildirisi ile kamuoyumuz ile paylaşmıştır. Bu açıklamada da belirtildiği üzere, panel, ülkemizin uygulamalarını sağlık, çevre ve tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler çerçevesinde makul olarak değerlendirmiş, panele taşınan tedbirlerimizin önemli bir kısmına ilişkin olarak ülkemiz lehine değerlendirme ve yorumlara da yer vermiştir. Panelin elektrikli araçlarda ülkemizdeki yatırımları ve yerli sanayimizi korumak amacıyla 4 Mart 2023 tarihinden itibaren uygulanan ilave vergiye ilişkin değerlendirmelerine katılmadığımız, ülkemizin yerli otomotiv sanayisini haksız rekabete karşı koruyan, tüketici güvenliği ve refahını önceleyen tedbirlerimize ilişkin olarak Panel tarafından yöneltilen bazı değerlendirmeleri paylaşmadığımız kamuoyuna açıkça duyurulmuştur" denildi.

'VERGİ KAYBI BULUNMAMAKTADIR'

Dünya Ticaret Örgütü hukuk sistemi kapsamında, bir panel raporunun kabul edilerek kesinleşmiş nihai bir karar olmadığı belirtilerek, "Türkiye’nin temyiz hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda, ülkemiz, hukuken isabetli bulunmayan hususlara ilişkin olarak, DTÖ mekanizmaları çerçevesinde üye ülkelere tanınan gerekli hukuki gözden geçirme süreçlerini işletmekte, gerekli değerlendirmeleri hukuk mecrasında yapmaktadır. Açıklamada da ifade edildiği üzere, taraflar arasındaki istişareler sürmektedir. Bu kapsamda, panel raporunun katılmadığımız kısımları için temyize başvurulmasına ilişkin sürelerin karşılıklı mutabakatla uzatılması da değerlendirilmektedir. Söz konusu DTÖ Panel Raporu'nun, Türkiye açısından herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü veya mali borç doğurduğu yönündeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır. DTÖ uyuşmazlıklarının işleyişi kapsamında, panel kararları ile taraflardan birinin diğer tarafa otomatik olarak tazminat ya da ödeme ifası söz konusu değildir. Bu itibarla, panel raporu temelinde Türkiye açısından tahakkuk etmiş herhangi bir borç, mali yükümlülük veya vergi kaybı bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, şöyle denildi:

"Ticaret Bakanlığımız, milli otomotiv sanayimizin üretim kapasitesinin ve yatırımlarının desteklenmesi, sektörümüzün haksız ticaret uygulamalarına karşı korunması ve ülkemizin uluslararası ticaret hukukundan doğan hak ve menfaatlerinin etkin şekilde savunulması amacıyla gerekli politikaları ve tedbirleri kararlılıkla uygulamaktadır. Bu süreçte özel sektörümüzle yakın iş birliği içerisinde hareket edilmekte ve ülkemizin ekonomik menfaatleri uluslararası platformlarda titizlikle gözetilmektedir. Bu kapsamda, DTÖ Panel Raporunun içeriği ve hukuki sonuçları konusunda kamuoyuna yansıtılan, raporun kapsamı ve DTÖ uyuşmazlık çözüm mekanizmasının işleyişiyle bağdaşmayan mesnetsiz değerlendirmelerin gerçeğe dayalı olmadığı, hukuki bazdan yoksun olduğu açıktır. Söz konusu raporun, Türkiye açısından otomatik bir tazminat veya ödeme yükümlülüğü oluşturduğu şeklindeki yorumlar, DTÖ uyuşmazlıklarının tabi olduğu hukuki çerçevenin kasten yanlış aktarılmasından kaynaklanmaktadır. Ticaret Bakanlığımız, ülkemizin yerli ve milli üretim kapasitesinin geliştirilmesi, otomotiv sektörümüzde gerçekleştirilen yatırımların desteklenmesi ve üreticilerimizin haksız ticaret uygulamalarına karşı korunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve bu kapsamda, ülkemizin ekonomik ve ticari menfaatlerinin korunması doğrultusunda, uluslararası tüm platformlarda gerekli adımlar atılmaya ve Türkiye’nin hakları kararlılıkla savunulmaya devam edilecektir."