12'nci Yargı Paketi, TBMM'de
AK Parti, kamuoyunda 12'nci Yargı Paketi olarak da bilinen, duruşma sürelerinin 3 ayla sınırlandırılmasını öngören kanun teklifini, TBMM Başkanlığı'na sundu. AK Parti Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, yargının verimli, hızlı ve etkin bir şekilde çalışması için düzenleme yaptıklarını söyledi.

AK Parti Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, kamuoyunda 12'nci yargı paketi olarak da bilinen 'Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sunduktan sonra açıklama yaptı. Akbaşoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4'üncü Yargı Reformu Strateji Belgesi ile 'Türkiye Yüzyılı, Adaletin Yüzyılı' hedefimizi tüm dünyaya ilan etmiştik. O gün ortaya koyduğumuz hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonunu bugün AK Parti grubu olarak bu somut adımla daha da ileriye taşıyacağız. AK Parti grubu olarak titizlikle yürüttüğümüz ve her bir maddesini yargı, akademi ve vatandaşlarımızdan gelen taleplerle olgunlaştırdığımız ve milletvekili arkadaşlarımızın samimiyetle çalışarak ortaya koyduğu bu kanun teklifi; yargılamaların makul sürede tamamlanmasını, adaletin hızlanmasını, yargıya olan güveni artırmayı hedefliyor" dedi.
İCRA TAKİBİ DÜZENLEMESİ
Yargının verimli, hızlı ve etkin bir şekilde çalışması için düzenleme yaptıklarını belirten Akbaşoğlu, "Duruşma sürelerinin 3 ay sınırlandırılması, tek hakimle idari yargıda kararların daha geniş bir spektrum içerisinde ele alınarak yargının hızlandırılması, e-duruşma imkanıyla SEGBİS sistemi üzerinden avukatların ön incelemelerde ses ve görüntü nakliyle duruşmalara katılabilmesi gibi hususlar teklifimizde yer alıyor. Kanun teklifimizle getirdiğimiz en önemli yeniliklerden bir tanesi ise kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve icra dairelerinin gereksiz yere meşgul edilmesinin önlenmesidir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri ve İlk derece mahkemelerince idare aleyhine hükmedilen para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi yapılması dönemini sona erdiriyoruz. Vatandaşımızın alacağına zahmetsiz ulaşması amacıyla icra takibi başlatılmadan önce idareye yazılı başvuruda bulunulması ve hesap numarasının bildirilmesini zorunlu hale getiriyoruz. Böylece devletimizin üzerindeki gereksiz mali külfetler ortadan kaldırılıyor, vatandaşımızın alacağını çok daha hızlı tahsil edebilme imkanını getiriyoruz. Elbette idareye tanınan bir aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilmesi söz konusu olmaya devam edecek" dedi.
MİRAS DAVALARINDA DÜZENLEME
Akbaşoğlu, ortaklığın giderilmesi ve mirasçılar arası öncelikli satış başlığı altında önemli düzenlemeler yaptıklarını söyleyerek, "Yine mülkiyet hakkını ve ailevi bağları korumak adına ortaklığın satış suretiyle giderilmesi davalarında yaşanan suiistimalleri ortadan kaldırıyoruz. Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satışında, birinci açık artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapılmasını hüküm altına alıyoruz. Böylece aile yadigarı malların, malın bedelinin yüzde yüzü üzerinden öncelikle mirasçılar arasında kalmasına imkan sağlıyoruz. Noterlik evrak ve defterlerinin asıllarının mahkeme veya başsavcılıklarca istenmesi halinde noterlerin aslına uygun örneğini yerinde saklayarak ilgili merciye aslını göndermesi, onaylı örnek istendiğinde ise evrakı elektronik ortamda tarayarak ve güvenli elektronik imzayla saniyeler içerisinde ulaştırması imkanını getiriyoruz. Bu işlemlerden de hiçbir vergi, harç, değerli kağıt ücreti alınmayarak tarafları mali yükten kurtarıyor, yargı işlemlerini hızlandırıyoruz" diye konuştu.
'GEREKÇE HATASINDAN KARAR KALDIRILMAYACAK'
Akbaşoğlu, aynı zamanda idari yargıda yargılamaların gecikmemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi için önemli bir adım attıklarını vurgulayarak, "İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenebilecek davaların kapsamını genişletiyoruz. 2026 yılı için konusu 486 bin lirayı geçmeyen iptal ve tam yargı davaları ile öğrenciler ve kamu görevlilerine ilişkin belirli uyuşmazlıklar artık tek hakim tarafından süratle karara bağlanacaktır. Bir başka düzenlememiz; hak arama hürriyetini tahkim etmek adına idari yargıda önemli bir adım atıyoruz. İdari yargıda dosyaların usul-i nedenlerle mahkemeler arasında gidip-gelerek davaların uzaması sorununu çözmek adına yeni bir düzenleme getiriyoruz. Bölge idare mahkemelerine; ilk derece mahkemelerinin kararlarının sonucu hukuka uygunsa sadece gerekçe hatasından dolayı kararı kaldırmak yerine gerekçeyi düzelterek uyuşmazlığı hızla bitirme imkanını tanıyoruz. Ayrıca bölge idare mahkemelerinin ilk kez esastan verdiği kararlara karşı da Danıştay'da temyiz yolunu açık ve yeniden düzenleyerek vatandaşların hak arama güvencesini korumaya devam ediyoruz" dedi.
ADLİ TIP KURUMU DÜZENLEMESİ
Akbaşoğlu, Adli Tıp Kurumu'na ilişkin düzenleme ile kurumun bilimsel ve idari kapasitesini belirlilik ilkesi ışığında güçlendirdiklerini kaydederek, "İhtisas Kurulu Başkan ve üyeliklerine atanmak için tıp veya diş hekimliğinde uzmanlık ya da alanında doktora derecesi şartını kanunla açıklığa kavuşturuyoruz ve bu görevler için grup başkanlıkları, ihtisas dairesi başkanlıkları için görev sürelerinin 4 yılla sınırlandırıldığı hüküm altına alınıyor. Ayrıca hakim ve savcıların hukuk bilgisi ile neticelendirebileceği davaları bilirkişiye gönderme işlemini sona erdiriyoruz. Vesayet altındaki kısıtlı vatandaşların taşınır ya da taşınmaz satışı rekabet ortamında gerçekleşebilmesi için UYAP Entegre Elektronik Satış Portalı üzerinden yapılabilecek" dedi.
'YARGITAY'IN BOZMA YETKİSİNİ DÜZENLİYORUZ'
Akbaşoğlu, "Bir başka maddeyle; Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) iptal kararı doğrultusunda yaptığımız değişiklikle istinaf mahkemelerince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında bir hüküm kurulması halinde, bu kararın parasal sınırın üzerinde olması kaydıyla temyiz yolunu açık hale getiriyoruz. Böylelikle vatandaşlarımızın üst mahkemece ilk kez tesis edilen hükmün denetlenmesini talep etme hakkını güvence altına alıyor, yargısal denetim mekanizmasını çok daha hakkaniyetli ve öngörülebilir bir seviyeye taşıyoruz. Ayrıca yargılama süreçlerinin gereğinden fazla uzamasını engellemek ve usul ekonomisini en üst düzeyde gözetmek amacıyla Yargıtay'ın bozma yetkisini düzenliyoruz. Nedir? Artık ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlar sadece görevsiz ya da yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğini hüküm altına alıyoruz. İstinaf aşamasında zaten titizlikle denetlenen bu usul-i hususların temyiz aşamasında davanın esasına girilmesini gecikmesinin ve dosyaların mahkemeler arasında gidip gelerek sürüncemede kalmasının önüne geçiyoruz" dedi.
'BELİRSİZ ALACAK DAVASINI YÜRÜRLÜKTEN KALDIRIYORUZ'
Akbaşoğlu, teklif ile uygulamada büyük tartışmalara neden olan belirsiz alacak davasını yürürlükten kaldıracaklarını söyleyerek, "Bunun yerine kısmi dava açan vatandaşlarımıza ıslah hakkını kullanmaksızın ve iddianın genişletme yasağına tabii olmaksızın tahkikatın sonuna kadar alacağın kalan kısmını talep etme hakkı getiriyoruz. Zaman aşımının artırılan bu kısım yönünden de davanın açıldığı ilk günden itibaren kesilmiş sayılacağını takdire sunuyoruz" diye konuştu.





