Geri Dön
PolitikaAdalet Bakanı Gürlek İstanbul 2 No’lu Barosu’nun Adli Yıl Açılış Töreni’ne katıldı

Adalet Bakanı Gürlek İstanbul 2 No’lu Barosu’nun Adli Yıl Açılış Töreni’ne katıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul 2 No’lu Barosu’nun Adli Yıl Açılış Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Gürlek, “Başta Filistin ve Gazze’de yaşananlar olmak üzere batılı ülkelerin hukuk ve insan hakları söylemlerindeki çifte standartlara hepimiz şahidiz” dedi. Gürlek, yargılamaların makul sürede tamamlanmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi vererek, “Özellikle yargıda hedef süreye hakim-savcı arkadaşlarımız mutlaka riayet edecek. Avukatlarımız dava açtığı zaman bu davanın ne kadar sürede biteceğini bilmek zorunda” dedi.

Adalet Bakanı Gürlek İstanbul 2 No’lu Barosu’nun Adli Yıl Açılış Töreni’ne katıldı

‘BATILI ÜLKELERİN HUKUK VE İNSAN HAKLARI SÖYLEMLERİNDEKİ ÇİFTE STANDARTLARA ŞAHİDİZ’

Açılış töreninde konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Evrensel hukuk değerlerini savunduğunu ifade eden batılı ülkelerin yaklaşımını son yıllarda bir güven kaybına uğramış, insanlık onuru, çağdaş hukuk anlayışı karşısında adeta sahipsiz bırakılmıştır. Son yıllarda Orta Doğu coğrafyamızda çok sayıda insan hakkı ihlalinin yaşandığı, güçlünün zayıfı zulmüyle karşı karşıya bıraktığı, katliamların ve göçe zorlamaların sıradanlaştığı, insanlığın kabullenmemesi gereken ağır bir tabloyla karşılaştığı bir ortamdayız. Başta Filistin ve Gazze’de yaşananlar olmak üzere batılı ülkelerin hukuk ve insan hakları söylemlerindeki çifte standartlara hepimiz şahidiz. Yıllardır insan hakları söylemini kendi çıkarları doğrultusunda temelsiz ve ön yargılı bir biçimde örtülü bir baskı aracı haline getiren anlayışların gerçek ve somut mağduriyetler karşısında nasıl körleştiğini, nasıl sağırlaştığını, kendi çıkarları uğruna, zulme, işgale, katliama ve işkenceye karşı nasıl sessiz kaldığını hepimiz görüyoruz. Gazze’de yaşanan zulüm karşısında Türkiye ve birkaç dost ülke haricinde hukuk ve adalet temelinde yeterince güçlü itirazların yükselmediğini görüyoruz. Batı kendi coğrafyasında yaşanan işgal ve savaşlarda rakip olarak gördüğü ülkelere ait kültür ve sanat eserlerine yönelik yasaklayıcı tutumlar sergileyecek kadar hukuk ve sağduyudan maalesef uzaklaşmıştır. Yeter ki iç cephemizi güçlendirelim. Öncelikle ülkemizin güvenli geleceğini inşa edelim ve insanlığın huzur ve barışı için en verimli katkılar sağlamaya devam edelim” dedi.

‘SAVUNMA HAKKI HUKUK SİSTEMİMİZİN EN GÜÇLÜ VE EN DEĞERLİ UNSURLARINDAN BİRİDİR’

Gürlek, “Avukatlık yalnızca bir meslek olarak algılanmamalı, vatana ve millete hizmet noktasında görev bilinciyle hareket eden, saygınlığını koruyan ve güven veren bir müessesi olarak yoluna devam etmelidir. Bu kutsal görev bilincine zarar verebilecek ve adil yargılama süreçlerinde kişisel çıkarlar doğrultusunda etkilemeye yönelebilecek tutumlara karşı, mesleğin kendi etik değerleri içerisinde güçlü bir hassasiyet gösterilmesinin önemini özellikle ifade etmek isterim. Elbette savunma hakkı hukuk sistemimizin en güçlü ve en değerli unsurlarından biridir. Ancak bu kutsal mesleği temsil eden bazı kişi ve kurumların mesleki amaçlardan uzaklaşarak siyasi veya ideolojik çekişmelerin etkisi altında kalması bizleri son derece üzmektedir. Bu devasa yapı, ülkemizin eğitim nesilleri konusunda sahip olduğu ve en önemli zenginliklerinden birisidir. Bununla gurur duyuyoruz. Bu kıymetli birikimin ülkemizin kalkınmasına, birlik ve beraberliğimizin korunmasına ve özellikle hukuk sistemimizin güçlü bir şekilde gelişmesine katkı sunmasını hiçbir marjinal anlayışın etkisi altına girmeden mesleki bağımsızlığını ve saygınlığını daima muhafaza etmesini son derece önemsiyoruz” diye konuştu.

‘AYNI AMACA HİZMET EDİYORUZ’

Gürlek, “Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak avukat dostlarımızın çalışma şartlarının iyileşmesine ve adliyelerimizde mesleklerini en iyi şekilde icra edebilmelerine yönelik çalışmalarımızı büyük bir hassasiyette sürdürdüğümüzü bilmenizi isterim. Sizler ve bizler aynı gemide, aynı yöne doğru ilerliyor, aynı amaca hizmet ediyoruz. Ortak gayemiz vatandaşlarımızın adalet sisteminden bekledikleri hizmeti yerinde ve zamanında karşılamaktır. Vatandaşlarımıza ve devletimize hizmet şuuru ve görev aşkıyla hareket eden paydaşlarız. Sorunlar ve bunlara üreteceğimiz çözümler bizim için en güçlü ortak paydamızdır. Hep birlikte aynı masa etrafında daha güçlü hukuk sistemi ve vicdanlarda karşılık bulan adil bir düzenin inşası için çalışmalarımızın gerektiğinin bilincini muhafaza etmeliyiz. Samimi eleştirilere ve yapıcı önerilere her zaman açığız. Bununla birlikte kişisel çıkarları doğrultusunda devletin kurumlarını itibarsızlaştırmayı amaçlayan haksız ve mesnetsiz yaklaşımlar karşısında kurumlarımızın hukukunu ve itibarını kararlılıkla korumaya devam edeceğiz” dedi.

‘AVUKATLARIMIZ DAVA AÇTIĞI ZAMAN BİTECEĞİNİ BİLMEK ZORUNDA’

Yargılamaların makul sürede tamamlanmasının önemini anlatan Bakan Gürlek, uzun adli süreçlerin vatandaşlar ve avukatlar açısından oluşturduğu zaman ve emek kaybını önlemeye yönelik çalışmaların uygulamaya geçirildiğini söyledi. Hedef süre uygulamasına özellikle önem verdiklerini belirten Bakan Gürlek, “Özellikle yargıda hedef süreye hakim-savcı arkadaşlarımız mutlaka riayet edecek. Avukatlarımız dava açtığı zaman bu davanın ne kadar sürede biteceğini bilmek zorunda” dedi. Kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda sonuçlandırılmasının hedeflendiğini belirten Gürlek, ekim ayında gündeme gelecek pakette boşanma davalarının uzamasını önlemeye yönelik tedbirlerin de bulunduğunu söyledi. Gürlek, süresiz nafaka konusunda da Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından bazı yasal düzenlemeler hazırlandığını kaydetti. Öte yandan avukatların silah ruhsatlarına ilişkin ücretler konusunda talepleri bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, “Bu konuda Maliye Bakanlığımızla görüşmeler yaptık. İnşallah ekim ayındaki pakete silah ruhsatının ücretlerinin yarısının bir defaya mahsus alınması daha sonra yenilemede ücretlerin alınmaması konusunda ortak bir mutabakata vardık” dedi.