Geri Dön
PolitikaBakan Bak: Projelerimiz, çocukların suça sürüklenme riskini azaltan faktörler arasında

Bakan Bak: Projelerimiz, çocukların suça sürüklenme riskini azaltan faktörler arasında

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Spor yoluyla barış, koruma ve toplumsal uyumun desteklenmesi, engelliler için erişilebilir ve ayrımcılık karşıtı spor kültürünün yaygınlaştırılması ve 'Yüzme Bilmeyen Kalmasın' gibi projelerimiz; çocukların güvenli, disiplinli ve yapılandırılmış ortamlara erişiminin sağlanmasıyla suça sürüklenme riskini azaltan temel koruyucu faktörler arasında yer almaktadır" dedi.

Bakan Bak: Projelerimiz, çocukların suça sürüklenme riskini azaltan faktörler arasında

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Durgut'un komisyon toplantısını açmasının ardından Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sunum yaptı. Bakan Bak, suça sürüklenen çocuklar konusunun son derece hassas, çok boyutlu ve sorumluluk alınması gereken bir konu olduğunu söyleyerek, "Uluslararası teorik çerçeve, 3 temel düzeyi öne çıkarmaktadır; önleyici müdahale, erken destek ve yeniden toplumsallaşma. Bu yaklaşım, çocukların adli sistemle temasını en aza indirmeyi; temasın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise çocuğun gelişimini, onurunu ve geleceğini önceleyen sosyal destek mekanizmalarını esas almaktadır. Şunun özellikle altını çizmek isterim ki suça sürüklenen her çocuk, yalnızca adli bir vaka değil; aynı zamanda korunması, desteklenmesi ve yeniden toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir. Bu nedenle meseleye yalnızca güvenlik ya da cezalandırma ekseninden değil; çocuk adaleti, sosyal politika ve önleyici hizmetler perspektifinden yaklaşmak zorundayız. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler, suça sürüklenme riskini doğuran koşulları azaltmayı, çocuk ve gençleri güvenli alanlarla buluşturmayı, aidiyet, sorumluluk ve yaşam becerilerini güçlendirmeyi temel bir kamu görevi olarak görüyoruz. Bakanlığımızın çalışmaları, tam da bu noktada tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir" dedi.

'YAYGIN BİR ÖNLEYİCİ HİZMET AĞI SUNUYORUZ'

Çocukların suça sürüklenmesini engelleme yolunun erken yaşta güvenli, kapsayıcı ve yapılandırılmış sosyal alanlarla buluşturmak olduğunu belirten Bakan Bak, "Bu yaklaşım doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler, çocuk ve gençlerin serbest zamanlarını nitelikli biçimde değerlendirebilecekleri gençlik merkezleri, genç ofisler, spor tesisleri ve kamplar aracılığıyla yaygın bir önleyici hizmet ağı sunuyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında bulunan 570 gençlik merkezimiz, 376 genç ofisimiz, 43 gençlik kampımız, 25 Türkiye olimpiyat hazırlık merkezimiz, 89 sporcu eğitim merkezimiz ve toplamda 4 bin 814 spor tesisimiz ile çocuklarımıza ve gençlerimize alan açıyor, onların hayatlarına dokunuyoruz. Bu alanlar, yalnızca etkinlik mekanları değil; aynı zamanda gençlerimizin, çocuklarımızın aidiyet geliştirdiği, kendilerini güvende hissettiği ve toplumsal bağlar kurabildiği koruyucu ve gelişim odaklı ortamlardır" diye konuştu.

'2025 YILINDA 683 BİN GENCE ULAŞTIK'

Bakan Bak, bakanlığın 2016 yılından bu yana UNICEF ile iş birliği kapsamında 'Sosyal Uyum ve Gençlik Katılımı Projesi'ni yürüttüğünü kaydederek, "Proje, geçici koruma altındaki çocuklar ve dezavantajlı gençler başta olmak üzere farklı grupların toplumsal hayata eşit ve sağlıklı biçimde katılımını desteklemektedir. Ergen gelişimi ve katılımını odağa alan çalışmalarımız ile 2025 yılında 638 bin 951 gence ulaştık. Projemizin 'Çocuk Koruma Programı' özelinde çalışan psikolog ve psikolojik danışmanları marifetiyle 23 binden fazla çocuğumuzun koruma ihtiyacına cevap verilmiştir. Böylece psikososyal destek, eğitimde süreklilik ve aile temelli güçlendirme çalışmalarıyla çocukların dışlanma ve yalnızlaşma riskleri bütüncül bir yaklaşımla azaltılmaktadır" dedi.

'SPORTİF YETENEK TARAMASIYLA 5 MİLYON ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRİLMEYE ALINDI'

Spor projelerinin geniş bir yelpazede yürütüldüğünü aktaran Bakan Bak, şöyle devam etti:

"'Sportif Yetenek Taraması Programı' kapsamında 2024-2025 yılları arasında toplam 1 milyon 35 bin 565, proje ilk başladığı günden bu yana ise 5 milyon 448 bin 280 öğrencimiz sistemli biçimde değerlendirmeye alınmıştır. Spor yoluyla barış, koruma ve toplumsal uyumun desteklenmesi, engelliler için erişilebilir ve ayrımcılık karşıtı spor kültürünün yaygınlaştırılması ve 'Yüzme Bilmeyen Kalmasın' gibi projelerimiz; çocukların güvenli, disiplinli ve yapılandırılmış ortamlara erişiminin sağlanmasıyla suça sürüklenme riskini azaltan temel koruyucu faktörler arasında yer almaktadır. Bu bağlamda somut olarak uygulanan projelerden de birkaç örneği komisyonumuzla paylaşmak isterim. Sahadaki en somut örnek projelerimizden biri, Ankara’nın dezavantajlı ilçe ve mahallelerinde uygulanan, 'Sporla Hayata ve Sokaktan Ringlere' projesidir. Risk altındaki ve dezavantajlı çocukları spor disipliniyle buluşturan bu projemiz kapsamında 500’den fazla gencimiz ve çocuğumuz boks ile tanışmalarının ardından, sosyal yönden daha başarılı, arkadaşlarına ve çevrelerine örnek teşkil edecek bireyler haline geldiler. Bu proje, suça ve madde bağımlılığına yönelimi azaltan, aidiyet ve öz yeterlilik duygusunu güçlendiren etkili bir önleyici sosyal politika uygulaması olarak öne çıkmaktadır."

Bakan Bak: Projelerimiz, çocukların suça sürüklenme riskini azaltan faktörler arasında

'4 BİN 245 ÇOCUĞUMUZU SOKAĞIN RİSKLERİNDEN ARINDIRDIK'

Bakan Bak, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile ortaklaşa yürütülen, 'Sporla Emniyetteyiz' projesiyle ilgili de şunları söyledi:

"Maltepe ve Bağcılar, Esenyurt gibi yoğun nüfuslu ve suç oranlarının nispeten yüksek olduğu ilçelerde yaklaşık 8 bin genç ve çocuğa ulaşılan bu çalışmada; sporun birleştirici gücü kullanılarak çocuklarımız ile emniyet birimlerimiz arasında pozitif iletişim kanalları inşa edilmiştir. Dezavantajlı bölgelerde kurulan spor ve simülasyon alanları; çocukların kolluk kuvvetlerine yönelik algısını güven ekseninde pekiştirirken, aynı zamanda onlara erken yaşta güvenlik bilinci kazandıran ve suça sürüklenmelerini önlemeyi amaçlayan stratejik bir sosyal farkındalık sağlamaktadır. Elde ettiğimiz somut ve olumlu sonuçlar doğrultusunda bu modeli yalnızca belirli merkezlerle sınırlı tutmayacak; paydaş iş birliklerini derinleştirerek projemizi kademeli biçimde 81 ilimizin tamamına yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Benzer bir hassasiyetle, Edirne’de hayata geçirdiğimiz, 'Okuldan Spora Projesi' ile 9-16 yaşları arasında ilk ve ortaöğretim çağındaki dezavantajlı çocuk ve gençlerimizi spora yönlendirerek, sporu sevdirmek, boş zamanlarını etkili ve verimli bir şekilde değerlendirmelerini sağlamak amacıyla okullarından servisleriyle alıyoruz, spor salonlarına ve spor sahalarına götürülerek faaliyetlere katıldıktan sonra yine servisler ile okullarına bırakıyoruz, kumanya ve spor giyim ve ekipmanı ile destekliyoruz. Bu projemiz vesileyle, 2023 yılından itibaren toplamda 4 bin 245 çocuğumuzun sokağın risklerinden arındırılmış güvenli bir gelişim alanına dahil edilmesini sağladık."

KOMİSYON TOPLANTISI DEVAM EDİYOR

Bakan Bak'ın sunumunun ardından komisyon toplantısı, milletvekillerinin görüş ve sorularıyla devam ediyor.

'PSİKOLOG SAYISINI 900'E YÜKSELTTİK'

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Gençlik ve Spor Bakanı Aşkın Bak, bakanlık bünyesinde bulunan Psikososyal Destek Dairesi'nin çalışmaları hakkında bilgi verdi ve şöyle devam etti:

"Biz gençlerle birlikteyiz ve 1 milyon genç yurtlarda barınıyor. Bünyemizde 400'e yakın psikolog vardı şu an ise yani bakan olur olmaz 600'e yükselttik. Şu anda kurumumuzda 900'e yakın bulunuyor. Manevi danışmanlar bizim personelimiz değil ama biz gençlerimizin taleplerine göre onları yurtlarımızda, faaliyetlerde değerlendiriyoruz. Tabii birde Eğitim Yönetim Sistemimiz var ve sosyal çalışmacı psikologlarını da bu rakamlara eklediğimiz zaman 2 bin rakamı ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.

'SPORUN GÜCÜNÜ KULLANMAK GEREKİYOR'

Amatör spor kulüp sayısını artırmak istediklerini kaydeden Bakan Bak, bu sayede çocukların spora olan aidiyetlerini artırmaya çalıştıklarını söyledi. Bakan Bak, "Suça sürüklenen çocuklara baktığımız zaman ailenin ayrılması ve okulu terk etme nedeniyle ortaya çıkan bir süreç var. Ancak bu süreçte bir kulüp eğer çocuğu spora yönlendirirse çocuk okula gitsin veya gitmesin örneğin ben mesela takımımda oynarken arkadaşlarımın hepsi çıraklık yapardı. Bazılarının kötü alışkanlıkları da vardı. Ben takım kaptanıydım ve bütün arkadaşlarıma iyi ve doğru olmayı, sporda paylaşmayı, nasıl başarılı olabileceğimizi anlatıyordum. İnanın, öyle değişiklikler görüyoruz ki onların hayatlarına dokunuyorsunuz ve aileleriyle beraber iletişim kurmasını sağlıyorsunuz. Dolayısıyla sporun bu gücünü kullanmak gerekiyor. Biz de bunun üzerinde çok fazla duruyoruz ve yaptığımız pilot çalışmalar; Bağcılar, Esenyurt'ta yaptığımız çalışmalarda veya dezavantajlı ilçelerde yaşayan çocukların olduğu mahallelere saha yapıyoruz. Onlar o sahalarda maç yapıyorlar, paylaşıyorlar ve etkileniyorlar. Bu sayede siz karanlık bir köşe olan bir yeri bir anda sahaya, salona, sosyal genlik merkezine çeviriyorsunuz" diye konuştu.

'YASA DIŞI BAHİSLE MÜCADELEDE STRATEJİYİ BELİRLEDİK'

Bakan Bak, yasa dışı bahisle mücadele konusunda yaklaşık 1,5 yıldır çalıştıklarını ve 1 Kasım'da eylem planı yayınlandığını hatırlatarak, "Her bakanlığa bir görev düşüyor. 2 ayda bir eylem planlarının sonuçlarını değerlendirdiğimiz bir yapı var. Dolayısıyla, bu etkin mücadelede de yine hükümet olarak stratejiyi belirledik. Bu suça sürüklenen çocuklarla ilgili de inanıyorum ki komisyonun ortaya koyacağı rapor, siz değerli milletvekillerinin katkıları, kurumların katkılarıyla beraber bir düzenleme ortaya çıkacak ve bu düzenleme çerçevesinde her bakanlığa görev verilecek. Özellikle ifade etmek isterim; bağımlılıkla mücadele bizim en önemli konularımızdan bir tanesi. İşte bunu önleyici kısmında, çocuğumuzu gençlik merkezlerimizdeki faaliyetlere, spor salonlarındaki faaliyetlere, spor kulüplerindeki faaliyetlere yönlendirerek onların başka alanlara gitmelerini önlüyoruz. En önemli şeylerden bir tanesi ise ailedir. Aile çocuğuyla mutlaka ve mutlaka konuşmalı. Aile çocuğuyla konuşmazsa çocuk arkadaşıyla veya başkalarıyla konuşuyor ve onu dinliyor. O yüzden ailelerin de bu noktada çok bilinçli olmaları gerekiyor, onların o yönde eğitilmeleri gerekiyor" dedi.