Bakan Tunç: 23 yılda ceza ve hukuk mevzuatımızdan anayasal reformlara, çok önemli adımlar atıldı
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son 23 yılda ceza ve hukuk mevzuatımızdan anayasal reformlara kadar çok önemli adımlar atıldı. Yargı birliği sağlandı, askeri yargı kaldırıldı, demokratik hukuk devleti ilkesi güçlendirildi. Bu reformlar asla küçümsenemez" dedi.

Adalet Bakanlığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 'Kanun Yolu Uygulamaları' konulu program, Afyonkarahisar'daki otelde gerçekleştirildi. Programa Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Afyonkarahisar Vali Vekili İhsan Ayrancı, AK Parti Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, Baro Başkanı İpek Yılmaz Göktürk, il protokolü ve çok sayıda hakim, savcı ve hukukçu katıldı.
'HUKUK SADECE KESİN HÜKÜM VERMEKLE YETİNMEZ'
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, programdaki konuşmasında, kanun yolu uygulamalarının yargı sistemi açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, "Kanun yolları, hukukun kendi kendisini sorgulama cesaretinin kurumsallaşmış halidir. Çünkü hukuk sadece kesin hüküm vermekle yetinmez, aynı zamanda tevazuyu, hesap verebilirliği ve denetlenebilirliği de içinde taşır. Bu toplantının kanun yolu uygulamalarının işlevini ve yönlendirici rolünü daha da pekiştireceğine, yargı uygulamalarına ışık tutacağına ve somut sonuçlar ortaya koyacağına yürekten inanıyorum" dedi.
'11 İLİMİZ YERLE BİR OLDU'
Türkiye'nin 3 yıl önce dünya tarihinin en büyük depremlerinden biriyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Bakan Tunç, "Biz buna 'Asrın felaketi' diyoruz ama yaşanan acıyı tarif etmeye bu ifade bile yetmez. 11 ilimiz yerle bir oldu. 53 bin vatandaşımız hayatını kaybetti, binlerce insanımız yaralandı, milyonlarca insanımız evsiz kaldı. Milletimiz büyük bir acı yaşarken, devletimiz tüm imkanlarıyla sahadaydı. Arama kurtarma çalışmalarıyla, sağlık hizmetleriyle, güvenlik birimleriyle büyük bir mücadele verildi. Anadolu'nun dört bir yanından vatandaşlarımız deprem bölgesine koştu. Milletçe tek yürek olduk" dedi.
'DEPREM BÖLGESİNE 3 TRİLYON LİRAYI AŞAN KAYNAK AKTARILDI'
Bakan Tunç, deprem sonrası yürütülen yeniden inşa sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin tüm kurumları büyük bir hassasiyetle deprem bölgesine odaklandı. Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılması için 3 yıldır aralıksız çalışma yürütülüyor. Sadece konutlar değil altyapı, yollar, meydanlar, iş yerleri ve tarihi eserler de yeniden inşa edildi. Bugüne kadar deprem bölgesine 3 trilyon lirayı aşan kaynak aktarıldı. 455 bin konut tamamlandı. Bazıları 'Devlet bu enkazın altında kalır' diye düşünmüş olabilir ama devletimiz, milletiyle omuz omuza vererek bu büyük sınavdan alnının akıyla çıktı."
'YAKLAŞIK 10 BİN ADALET PERSONELİMİZ BÖLGEDE GÖREV YAPTI'
Adalet Bakanlığı olarak deprem bölgesindeki faaliyetlerine değinen Bakan Tunç, "Adalet Bakanlığı olarak depremin ilk anından itibaren seferberlik ilan ettik. Yaklaşık bin hakim ve savcıyı, bin bilirkişiyi, 600 Adli Tıp personelini bölgeye görevlendirdik. 'Kardeş Adliye' projesiyle illerimizi deprem bölgesiyle eşleştirdik. Yaklaşık 10 bin adalet personelimiz bölgede görev yaptı. Deprem bölgesinde 108 adalet hizmet binamız vardı. Bunların 15'i ağır hasar gördü, 49'u orta ve az hasarlıydı. Onarımlarını hızla tamamladık, ağır hasarlı binaların yeniden inşasına başladık. Bugüne kadar deprem bölgesine adalet yatırımları kapsamında 9,5 milyar liralık kaynak aktardık. Deprem sonrası artan iş yükünü karşılamak için 731 adli, 28 idari olmak üzere toplam 759 ilk derece mahkemesini kurduk. Ayrıca 27 bölge adliye mahkemesi ve 17 bölge idare mahkemesi dairesi olmak üzere 44 istinaf dairesini faaliyete geçirdik. Böylece yargı süreçlerinin aksamadan sürmesini sağladık. İdari yargıda bugüne kadar yaklaşık 120 bin dava açıldı, bunların 86 bini karara bağlandı. En büyük dava konusu hasar tespitleri ve yıkım işlemleri oldu. Yargı süreçlerinin inşaatları geciktirmemesi için mevzuatta geçici düzenlemeler yapıldı" dedi.
'23 YILDA ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI'
'Adalet mülkün temelidir' sözünü yineleyerek, adaletin toplumsal barış ve huzurun teminatı olduğunu, gecikmeksizin yerine getirilmesi gerektiğini hatırlatan Bakan Tunç, "Son 23 yılda ceza ve hukuk mevzuatımızdan anayasal reformlara kadar çok önemli adımlar atıldı. Yargı birliği sağlandı, askeri yargı kaldırıldı, demokratik hukuk devleti ilkesi güçlendirildi. Bu reformlar asla küçümsenemez. İşte bu toplantılar, bu anlamda son derece değerlidir. Reforma katkı sunan, uygulamadan beslenen ve yargı sistemimizi daha ileriye taşıyan buluşmalardır. Afyonkarahisar'da düzenlenen bu toplantıyı da bu nedenle çok önemli buluyoruz. Yargımızın önemli kademelerinde görev yapan, büyük tecrübeye sahip savcılarımızın bilgi ve birikimleri bizler için son derece kıymetlidir. Yargıda görevin her aşaması, her noktası ayrı ayrı önem taşımaktadır. Özellikle Yargıtay Cumhuriyet savcılarımızın temyiz kanun yolunda hayati bir görev ifa ettiklerini yakından görüyoruz. Yaptığınız çalışmaların yargı sistemimizin kalitesine doğrudan katkı sunduğunu biliyoruz. Bu vesileyle, her zaman yanınızda olduğumuzu ve çalışmalarınızda sizlere destek olmaya devam edeceğimizi özellikle ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
'ADALET, DEVLETİN DİNİDİR, DEVLETİN VARLIK SEBEBİDİR'
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk de adaletin devletin varlık sebebi olduğunu vurgulayarak, "Devletler askeri güç, savunma ve saldırı kabiliyeti ile diplomasi gücüyle kurulur. Ancak devletlerin ayakta kalması ve varlığını devam ettirmesi milli birlik, güçlü ve caydırıcı savunma, sağlam bir ekonomi ve hepsinden önemlisi gerçek anlamda güçlü bir adaletle mümkündür. Adalet, devletin dinidir, devletin varlık sebebidir. Ecdadımız uçsuz bucaksız coğrafyaları asırlar boyunca adalet sayesinde huzur ve güvenle yönetmiştir. Dolayısıyla adalet sistemini geliştirmek için atılan her adım bizim için kıymetlidir. Adalet dağıtanların sorumluluğu büyüktür, vebali ağırdır" dedi.
'ARŞİVİMİZDE BEKLEYEN DOSYA SAYISI CİDDİ ORANDA AZALDI'
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin kapsamlı bilgiler de paylaşan Şentürk, şöyle konuştu:
"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yargıda uygulama birliğinin sağlanması, ceza adaletinin tesisi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve evrensel hukuk ilkeleri ışığında önemli bir görev ifa etmektedir. 2016 yılında bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle Yargıtay esas itibarıyla bir içtihat mahkemesine dönüşmüştür. Bizler de bu sürece önemli katkılar sunduk. Pandemi döneminde de çalıştık, dosyalarımızı titizlikle inceledik ve ilgili Yargıtay ceza dairelerine gönderdik. Bu yoğun çalışmalar sonucunda arşivimizde bekleyen dosya sayısının ciddi oranda azaldığını söylemenin haklı gururunu yaşıyoruz. 2025 yılı itibarıyla başsavcılığımıza gelen 113 bin dosya okunarak tebliğname düzenlenmiş, yaklaşık 20 bin itiraz dosyası incelenmiş, 1100'ü kabul edilmiştir. Kanun yararına bozma kapsamında gelen 8 bin dosya ile birlikte toplamda yaklaşık 140 bin dosya sonuçlandırılmıştır."








