Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, kendi semalarını koruyan bir ülkedir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz; çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri haline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Roketsan Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni’ programına katıldı. Burada konuşan Erdoğan, "Bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş'ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum. Menfur terör eyleminde 1'i ölü 2'si yaralı olmak üzere 3 terörist etkisiz hale getirilmiş, müdahale sırasında 2 kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Saldırıyla ilgili hem İstanbul Başsavcılığımız, hem de emniyet ve istihbarat birimlerimiz gerekli tahkikatlarını süratle başlatmıştır. Yaralı polislerimize Cenab-ı Allah'tan acil şifalar diliyor, İstanbul Emniyetine ve İstanbul halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.
'ORDUMUZUN CAYDIRICILIĞINI ÜST SEVİYELERE ÇIKARACAĞIZ'
Bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bıraktıklarını belirten Erdoğan, "Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca, Tayfun, Siper, Atmaca, Hisar-A, Hisar Sıfır ve Sungur sistemlerimiz ile Çakır, Som, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni haline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek, akıllı mühimmat ailemize, seri üretim hızımıza ve ar-ge kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız. Çelik kubbenin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız. Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız. Savunma sanayinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli 1 milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız" dedi.
'YENİ NİZAMIN KURUCU AKTÖRLERİNDEN BİRİYİZ'
Erdoğan, dijitalleşme ve yapay zeka temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiğini belirterek, "Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Özellikle son dönemde yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna hem de çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hakimiyetinin iç içe geçtiği insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim; Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz, çünkü hem sahada hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri haline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye, kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası, tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
'AHLAKA SIĞMAYAN NİCE SABOTAJ GİRİŞİMİYLE KARŞILAŞTIK'
Bugün savunma sanayi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Bugün etrafımızda füzeler ve dronlar uçuşurken, biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz. Bugün Allah korusun başımıza bir şey gelse başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik, hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık. Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Aziz milletimizin duası ve desteğiyle, savunma sanayinde akıl ve alın teri döken siz kardeşlerimizin emeğiyle, kurumlarımızın eşgüdümü ve devletimizin güçlü iradesiyle çok şükür bugünlere ulaştık. Bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Biz Sinop'ta füze testleri yaparken, ana muhalefet partisinin genel başkanı, 'balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor' diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken, bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde 'bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak' diyordu. 'İktidara gelince savunma sanayine dokunacağız' diyeninden Tank Palet Fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz 'Bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir, bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum, icap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım' diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. Biz önüne çıkan sayısız engele rağmen, 'biz durumdan vazife çıkardık' diyerek ömrünü büyük ve güçlü Türkiye'ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih'in emanetini omuzladık. Ve neticede Vecihi Hürkuş'un, Barbaros Hayrettin Paşa'nın, Piri Reis'in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık" diye konuştu.
'SAVUNMA İHRACATINDA İLK 10'A GİRECEĞİZ'
Savunmada dışa bağımlılık oranının yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdiklerini dile getiren Erdoğan, "Sektörel ciromuz 20 milyar doları geçti, ar-ge harcamalarımız 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştı. Aktif proje sayımız bin 400’ü geride bırakırken, proje portföyümüz 100 milyarı aştı. 2002'de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye'nin önünü şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep birlikte gerçekleştireceğiz" dedi.
'ROKETSAN'IMIZ ÇOK ÖNEMLİ BİR MİSYONU YERİNE GETİRİYOR'
Erdoğan, "Türkiye'nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, yüksek teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlarımızdan biri olan ROKETSAN’ımız bu kutlu yürüyüşe çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden ROKETSAN, ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok önemli katkılar yapıyor. ROKETSAN ailemiz 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 ar-ge merkezi, milli patent performansı ve yetişmiş insan kaynağı ile savunma sanayimizin yüksek teknoloji karakterini güçlendirmeye devam ediyor. Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde ROKETSAN’ın çalışmaları inşallah gücümüzü artıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kritik katkılardan ötürü ROKETSAN ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize, bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum" dedi.
ROKETSAN GENEL MÜDÜRÜ İKİNCİ: SERİ ÜRETİM KAPASİTEMİZİ ARTIRACAĞIZ
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, açılış konuşmasında, "Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz yatırımlarımızla üretim, test ve Ar-Ge altyapımızı çok daha güçlendiriyor, şirketimize ve savunma sanayimize birçok yeni stratejik kazanım sağlıyoruz. Bu yatırımlarımızla; Kırıkkale’de kurduğumuz Yakıt Üretim Tesislerimiz, yaklaşık 25 bin dönüm alan üzerinde konumlanan dev bir teknoloji merkezi olarak faaliyetlerine başlıyor. Lalahan yerleşkemizde faaliyete geçecek tesisimiz ile Avrupa’nın en büyük harp başlığı üretim tesisini ülkemize kazandırıyoruz. Bin kişilik kapasiteye sahip İleri Teknolojiler, Ar-Ge ve Mühendislik Merkezimizdeki mühendis kadromuz geleceğin teknolojilerine imza atmak için kolları sıvıyor. Lalahan yerleşkemizde temeli atılan Füze Entegrasyon Tesislerimiz ile de SİPER, HİSAR Hava Savunma Füzelerimiz ve TAYFUN füzemiz gibi stratejik ürünlerimizi de kapsayan seri üretim kapasitemizi artıracağız. Seri üretim kapasitemizi 5 kat artıracağımız bu yatırımlarımız ile toplamda 3 bin 300’den fazla personel istihdamı da sağlayacak, savunma sanayii ekosistemimizi güçlendireceğiz" dedi.
SSB BAŞKANI GÖRGÜN: GÜÇLÜ YERLİ ÜRETİM ZEMİNİ OLUŞTURULACAK
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise "Bugün teslimatı yapılan sistemlerimiz de ROKETSAN’ımızın geniş ürün ailesini, yüksek üretim kabiliyetini ve stratejik katkısını çok net biçimde göstermektedir. Teslimatı gerçekleştirilen TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR-O, Sungur sistemlerimiz, Kara Atmaca, Çakır ve Som seyir füzelerimiz, MAM L, MAM-C, MAM-T ailemiz, TEBER, OMTAS, L-OMTAS, CİRİT, LUMTAS, KARAOK, İHA-230 ve T-107/122 Çok Namlulu Roketatar mühimmatlarımız, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin vurucu gücünü, hareket kabiliyetini ve caydırıcılığını daha da ileri taşımaktadır. Özellikle Çelik Kubbe’nin vurucu gücünü oluşturan HİSAR ve SİPER sistemlerimiz, katmanlı hava savunma mimarimizin belkemiğini güçlendirecektir. Lalahan Füze Entegrasyon Tesislerimizle birlikte; SİPER, HİSAR ve TAYFUN gibi ülkemizin savunmasında kritik öneme sahip sistemlerin seri üretim temposu çok daha güçlü bir ivme kazanacaktır. Kritik hammaddelerde kurulmakta olan üretim altyapısı da özellikle RDX ve HMX gibi patlayıcı ve kritik hammaddelerde dışa bağımlılığı azaltarak savunma sanayiimizin tedarik gücünü, sürekliliğini ve stratejik dayanıklılığını pekiştirecek; olası ambargo risklerine karşı güçlü bir yerli üretim zemini oluşturacaktır" diye konuştu.
BAKAN GÜLER: ÜLKEMİZİN CAYDIRICI DURUŞU DAHA DA TAHKİM EDİLECEK
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Son dönemde bölgemizde yaşanan gelişmeler savunma sanayimizin bekamız açısından ne denli hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. Özellikle İran ile İsrail ve ABD arasında yaşanan çatışmalar modern savaşın doğasını açık şekilde ortaya koymuştur. Öyle ki güçlü bir hava kuvvetine sahip olmakla birlikte çok yönlü hava savunma sistemleri balistik ve seyir füzeleri ile bu sistemlere ait mühimmat kapasitesi artık savaşın seyrini belirleyen en kritik unsurlar haline gelmiştir. Bu gerçeklik karşısında etkin bir hava savunma mimarisi kurmanın yüksek hassasiyetli füze ve roket sistemlerine sahip olmanın stratejik bir zorunluluk olduğu açıkça görülmektedir. İşte bu noktada hayata geçirilen Çelik Kubbe projesi kapsamındaki çok katmanlı hava savunma sistemlerimiz de ülkemizin savunma konseptinde belirleyici bir rol üstlenmektedir. Bu anlayış doğrultusunda açılışı gerçekleştirilecek ve temeli atılacak tesisler ile ordumuza kazandırılacak hava savunma sistemleri ülkemizin önleyici caydırıcı ve kararlı duruşunu daha da tahkim edecektir" ifadelerini kullandı.
Hitapların ardından, tesis açılış töreni gerçekleştirildi.
İKİNCİ: TÜRKİYE'NİN YAKIT ÜRETİM KAPASİTESİNİ 5 KATINA ÇIKARACAK YATIRIM
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ROKETSAN Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni'nin ardından, basın mensuplarına açıklama yaptı. ROKETSAN Genel Müdürü İkinci, kendileri için tarihi günlerden bir tanesinin yaşandığını ifade ederek, "Kırıkkale’deki yakıt üretim tesisimiz 25 bin dönüm arazi üzerinde çok büyük bir teknoloji kompleksi. Türkiye’nin yakıt üretim kapasitesini 5 katına çıkartan bir yatırım. Toplam bedeli 450 milyon dolar seviyesinde. Yine bununla beraber bugün Avrupa’nın en büyük harp başlığı tesisini hizmete açtık. Çalışmaya başladık. Bu harp başlığı tesisinde tank savarlar dahil TAYFUN balistik füzemizin harp başlığı dahil penetrasyon harp başlıklar dahil birçok harp başlığını üretebileceğimiz tesis alt yapısına kavuşturulmuş olduk ülkemizi. Bugün önemli yatırımlarımızdan bir tanesi de şu an içinde bulunmuş olduğumuz teknoloji AR-GE merkezimiz. Burada yaklaşık 1000 kişilik ARGE ekibimizin çalışmasına olanak tanıyan AR-GE merkezimizin de açılışını yaptık. Burası sadece bir çalışma alanı değil. Aynı zamanda AR-GE’yi yapabileceğimiz laboratuvar altyapısının da geliştirildiği bir alan. Bu üç büyük tesisimizle beraber bugün ilk defa altyapısını yapacağımız temel atma törenini gerçekleştirdiğimiz hava savunma ve balistik füze üretim tesisimizin de temel atma törenini hep beraber gerçekleştirdik. Bu tesis de 72 bin metrekare kapalı alana sahip olacak ve şu anda bizim mevcut olan kapasitemizi nihai entegrasyon kapasitemizi kat be kat arttıracak" dedi.
'TESLİMATLAR; TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ GÜCÜNE GÜÇ KATACAK'
Yatırımların tümünün 1 milyar dolar olduğunu söyleyen İkinci, "Bundan sonraki dönemde de yapacağımız yeni yatırımlarla bu yatırım miktarını 2 milyar dolarlık ekle 3 milyar dolara ulaştırma istiyoruz. Bu Türkiye için tarihi bir savunma sanayi yatırımı. ROKETSAN için de tarihi bir yatırım. Devletimize, milletimize, vatanımıza hayırlı uğurlu olsun inşallah. Bunların yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücüne güç katan balistik füzelerimizin, seyir füzelerimizin, tank savar füzelerimizin, menpetlerimizin de teslimatını gerçekleştirdik. Bu teslimatlarla da seri üretim kabiliyetimizin çok üst noktalara taşındığını hem dünyaya hem de ülkemizdeki vatandaşlarımıza göstermeye başladık. Türk Silahlı Kuvvetleri bu almış olduğu yeni ürünlerle inşallah gücüne güç katacak. Sayın Cumhurbaşkanımız teşrif ederek bizleri onurlandırdı. Hem bu tesislerin açılışını yaptık. Hem yeni yapılacak olan yatırımlarımızın temel atma törenini gerçekleştirdik. Ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak olan yeni sistemleri de envantere katmış olduk" ifadelerini kullandı.
'ROKETSAN 50'YE YAKIN ÜLKENİN ÜRÜN SAĞLAYICISI'
Geçen yıl ROKETSAN'ın 10 milyar doların üzerinde sipariş alındığını belirten İkinci, "Aynı zamanda ihracatını da çok hızlı bir şekilde artırıyor. Geçen yıl 2025'i yüzde 100'ün üzerindeki bir artışla tamamladık ihracat anlamında. Hem iç pazarda hem kendi silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı hem de yurt dışındaki dost ve kardeş ülkelerin ihtiyacı için bu kapasite yatırımlarını yapmamız gerekiyordu. Bu kapasite yatırımları aslında çok uzun süredir tasarlanmış planlanmış şeyler. Bugün yeni açılışını yapmış olduğumuz tesislerin çok öncesinden çalışmaları başladı. Şu anda temel attığımız tesisler de aslında çok öncesinde başlamış olan çalışmanın meyveleri. Bundan sonraki süreçte de kazandığımız bütün parayı altyapı yatırımlarına seri üretim kabiliyetinin arttırılmasını harcayacağız. ROKETSAN sadece Türkiye’nin değil 50'ye yakın ülkenin de bu anlamda ürün sağlayıcısı savunma sanayi anlamında roket ve füze teknolojilerini ihraç ettiği ülkeler arasında onun için önümüzdeki dönem hem ihracat potansiyeli açısından hem de yerli ihtiyaçlarımız kendi silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı açısından çok büyük bir sipariş sorumluluğunu yerine getirmek için var gücümüzle çalışacağız" diye konuştu.
'YERLİ VE MİLLİ İMKANLARLA GELİŞTİRİLMİŞ UZAY ARAÇLARIMIZI FIRLATMAK İÇİN GÜN SAYIYORUZ
İkinci, ŞİMŞEK 1 ve 2 projelerinin de çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini kaydederek, "ROKETSAN uzaya, Türkiye’yi bağımsız olarak ulaştırabilecek teknolojileri geliştiriyor. İçinde bulunduğumuz merkezde bu çalışmaların bir kısmı yürütülüyor. İnşallah en kısa zamanda kendi uydumuzu uzaya taşıyacak olan tamamıyla yerli milli imkanlarla geliştirilmiş uzay araçlarımızı hayata geçireceğiz ve bunu da başarıyla fırlatacağız. Bunun için de gün sayıyoruz" dedi. (








