Geri Dön
PolitikaCumhurbaşkanı Erdoğan: İran'a yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran'a yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komşumuz İran'a yönelik Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. İran'ın egemenliğini açıkça ihlal etmenin yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez'deki kardeş ülkelerimize yönelik, İran'ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz. Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğumuz gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran'a yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz

AK Parti İl Teşkilatı İftar Programı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımı ile Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Hangar İstanbul'da gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Ramazan ayında 86 milyon vatandaşımızla kucaklaşırken gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi de elbette unutmuyoruz. Ne yazık ki bir taraftan Pakistan-Afganistan, bir taraftan işte son günlerdeki İran-Körfez arasındaki savaşlar unutulur gibi değil. Bunların hepsinin de altında neler yattığı malumunuz. Türkiye Diyanet Vakfımız, TİKA'mız, Kızılay'ımız, ülkemizin yüz akı olan insani yardım kuruluşlarımız tam bir seferberlik ruhuyla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalıyor, ülkemizin yardım elini mazlum ve mağdurlara ulaştırıyor. Gazze'de, Sudan'da, Somali'de, Arakan'da ve daha pek çok yerde milletimizin katkılarıyla kurulan iftar sofralarında hamdolsun Türkiye için dualar ediliyor. Gazze başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde Ramazan'ı buruk bir kalple karşılayan tüm kardeşlerimize milletim adına dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Çekilen bunca acının, yaşanan bunca zorluğun zulme, zalime, mihnet ve muhannete karşı verilen bu kahramanca mücadelenin er ya da geç kalıcı zaferle taçlanacağına yürekten inanıyorum. Milletimizin her bir ferdinden paylaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan-ı Şerif'te mazlum ve mağdur kardeşlerini hem dualarında hem de yardım çalışmalarında unutmamalarını özellikle rica ediyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İrana yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz

‘BİZ TÜRKİYE OLARAK ÜZERİMİZE NE DÜŞÜYORSA YAPIYORUZ VE YAPACAĞIZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii burada şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım. Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde barış ve istikrar ortamının hakim olması için çalışırken komşumuz İran'a yönelik Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz. Malumunuz, uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yoluyla müzakere masasında çözülmesi için çok ciddi emek verdik. Suriye'de özellikle bu süreç içerisinde Sayın Trump'la ve Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptık. Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı. Ancak hem taraflar arasındaki güven duvarının aşılamadığı, hem de İsrail'in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı. İran'ın egemenliğini açıkça ihlal etmenin yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz. Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez'deki kardeş ülkelerimize yönelik İran'ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz. Sağduyu ve akl-ı selim hakim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır. Buna izin verilmemeli, savaşın daha da büyümemesi, daha fazla kanın akmaması, Allah korusun bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor. Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğumuz gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız" ifadelerini kullandı.

‘ASKERİMİZ, JANDARMAMIZ, POLİSİMİZ VE İSTİHBARATIMIZ HER TÜRLÜ TEDBİRİ EN ÜST SEVİYEDE ALIYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sabahtan itibaren gerek Dışişleri Bakanımız gerek MİT Başkanımız gerekse tüm ilgili arkadaşlarımız muhataplarıyla yoğun temas halindeler. Biz de gelişmeleri anbean takip ediyoruz. Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok. Askerimiz, jandarmamız, polisimiz ve istihbaratımız her türlü tedbiri en üst seviyede alıyor. Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz. Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi, ardından da müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız. Bu zor günleri aşana kadar devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İrana yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz

‘28 ŞUBAT MÜDAHALESİ, 27 MAYIS’IN, 12 MART’IN, 12 EYLÜL’ÜN YENİ BİR HALKASIDIR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Türk siyasi tarihinin en kara günlerinden 28 Şubat müdahalesinin 29’uncu yıl dönümü. Evet, demokrasimizin kalbine zehirli bir hançer misali saplanan 28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden tam 29 sene geçti. Öncelikli bir noktayı burada dikkatinize sunmakta fayda görüyorum. Postmodern darbe olarak nitelenen 28 Şubat müdahalesi, 27 Mayıs’ın, 12 Mart’ın, 12 Eylül’ün yeni bir halkasıdır, darbeler silsilesinin devamıdır. Aynı halk düşmanı zihniyetin, aynı mütekebbir ideolojinin eseridir. Öne sürülen bahaneler ve kullanılan araçlar değişse de, daha önceki tüm darbelerde olduğu gibi hedef değişmemiş, hedef milletin iradesi ve milletin tercihi olmuştur. 28 Şubat geride ne varsa bir enkaz yığını bırakmış, hem ekonomik hem sosyal hem de bireysel ciddi travmalara yol açmıştır. Bilhassa Türk demokrasisi ve Türkiye ekonomisi telafisi yıllar sürecek çok ağır yaralar almıştır. Yapılan hesaplamalar 28 Şubat müdahalesinin Türkiye’yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koymaktadır" dedi.

‘BİN YIL SÜRECEK DENİLEN, IŞIĞIN ZERRESİNİN DAHİ BULUNMADIĞI KARANLIK GÜNLERDEN GEÇTİK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla birlikte yüz binlerce insanımız inançlarından, görüşlerinden, dış görünüşlerinden dolayı mağdur edildi. 28 Şubat özellikle kadınların ve kız çocuklarının hayatında gerçekten travmatik izler bıraktı. Üniversite kapılarındaki ikna odalarında başörtülü öğrencilere psikolojik şiddet uygulandı. Bu kardeşlerimiz okullara alınmadı, binlercesi eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Katsayı uygulaması ve 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla imam hatip okulları ve meslek liselerinin önü kesildi. Gerçekten çok meşakkatli, çok zor, çok sancılı bir dönem yaşadık. ‘Bin yıl sürecek’ denilen, ışığın zerresinin dahi bulunmadığı karanlık günlerden geçtik. Partilerimizi kapatarak bize "Siyaset yapamazsınız" dediler. Uyduruk yargı kararlarıyla bizi siyasetten tasfiye etmeye çalıştılar. Hatta çıktılar, utanmadan "Muhtar bile olamazsınız" dediler. Önümüze duvar ördüler, engel çıkardılar. Bizi engellemek, bizi millete hizmet yolundan alıkoymak için her türlü hukuksuzluğu sergilediler" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İrana yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz

‘EN SON 15 TEMMUZ SONRASINDA 28 ŞUBAT’A EN BÜYÜK DESTEĞİ VEREN FETÖ’YÜ DE TASFİYE ETTİK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Karamsarlığa kapılmadık, ümitsizliğe düşmedik. Asla yeis içinde olmadık. Allah’a dayandık, sahaya sarıldık, hikmete ram olduk. 'Yol varsa budur, bilmiyoruz başka çıkar yol' dedik. Birbirimize daha sıkı kenetlenerek, saflarımızı daha da sıklaştırarak, sabır, tahammül ve imanla bize, aziz milletimize ve siyasi görüşlerimize yönelik saldırıları tek tek bertaraf ettik. 28 Şubat döneminde işinden atılan veya istifaya zorlanan kardeşlerimizin haklarını kendilerine iade ettik. Başörtüsüne yönelik keyfi uygulamalara ve anlamsız yasaklara son verdik. 28 Şubat’ın faillerini Türk adaletine teslim ederek millete ve demokrasiye karşı işledikleri suçlardan ötürü yargılanmalarını sağladık. En son 15 Temmuz sonrasında 28 Şubat’a en büyük desteği veren FETÖ’yü de tasfiye ederek, 28 Şubatçıların önünü açtığı, palazlandırdığı, daha sonra millete musallat ettiği bir beladan milletimizi kurtardık."

‘VESAYETÇİ ZİHNİYETİN TORTULARI TEMİZLENDİKÇE TÜRKİYE NORMALLEŞİYOR, MİLLET HUZURA KAVUŞUYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte sizler de görüyorsunuz, 29 sene önce ikna odalarına alınan başörtülü kızlarımız bugün mülkiyede, adliyede, askeriyede, iç ve bu noktada dış siyasette, dünyada, kabinede yani devletin tüm kademelerinde hiçbir kısıtlama olmadan özgürce görev yapıyor. Evlatlarımız inançlarıyla kariyerleri, dini hassasiyetleriyle okulları arasında bir tercihte bulunmak zorunda kalmıyor. Güvenlik kuvvetlerimiz, üniversitelerimiz, yargımız, iş dünyamız, sendikalarımız artık vakitlerini siyasete balans ayarı yapmak için değil, asli vazifelerini en güzel şekilde yerine getirmek için harcıyor. Hasılı, vesayetçi zihniyetin tortuları temizlendikçe Türkiye normalleşiyor, millet huzura kavuşuyor, Türk demokrasisinin standartları yükseliyor" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İrana yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz

‘ESKİYİ HORTLATMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ VE YETMEYECEKTİR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’a hamdolsun, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın kararlı, cesur, bir o kadar da akıllı ve sabırlı mücadelesi sayesinde işte bu noktalara geldik. Rabbim bugünkü kazanımlarımızda, bugüne kadar elde ettiğimiz hak ve özgürlüklerde emeği, alın teri ve katkısı olan herkesten razı olsun diyorum. 28 Şubat’ın yıl dönümünde şunu da açık açık ifade etmek isterim. O karanlık ve kasvetli dönemler bir daha gelmemek üzere inşallah geride kalmıştır. Milletimizin, 'Gerici, mürteci, takiyyeci, çarşaflı, sakallı' denilerek aşağılandığı, inancından dolayı tahkir edildiği günler artık geride kalmıştır. Türkiye’nin kaptan köşkünde bizler olduğumuz müddetçe, Allah’ın izniyle eskiyi hortlatmaya kimsenin gücü yetmez ve yetmeyecektir" dedi.

‘MEDENİYET MİRASIMIZI DAHA DA ZENGİNLEŞTİREREK YARINLARA TAŞIYACAĞIZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, “Şimdi nesli tükenmekte olan üç beş şuursuz çıkmış, yayınladıkları bildirilerle milletimizin fertleri arasına nifak sokmaya çalışıyor. Çocuklarımızın milli ve manevi değerleriyle erken yaşta tanışması, ruh ve medeniyet kökleriyle güçlü bağlar kurması, bunların asabını bozuyor. Ana muhalefetin başındaki zat da kırk dereden kırk kova su getirerek akla ziyan argümanlarla bildiriyi yazan marjinallere lojistik destek veriyor. Millete 'Gerici azınlık' diyen kibir kulelerine sahip çıkıyor. Dikkat edin, sürekli meydanlarda konuşuyor, mikrofonu elinden bırakmıyor. Ama beyefendi, okullarda gönüllü ramazan etkinlikleri düzenlenmesine niçin karşı çıktıklarının cevabını bir türlü veremiyor. Öyle ya, çocukların iftar sofralarında bir araya gelecek olmasının neresi yanlış? Yardımlaşma ve dayanışmayı artıracak faaliyetler düzenlenmesinin neresi hata? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapmasının, neşe içinde cıvıl cıvıl ilahiler okumasının neresi sorunlu? Bunların hiçbirine makul, mantıklı ve hukuki bir cevabı yok. Ana muhalefetin başındaki zat kusura bakmasın, biz doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. Medeniyet mirasımızı, Cumhuriyetimizin kazanımlarını, milletimizin hak ve özgürlüklerini inşallah daha da zenginleştirerek yarınlara taşıyacağız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İrana yönelik saldırılardan derin üzüntü ve endişe duyuyoruz