Geri Dön
PolitikaCumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, mahkeme salonlarıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, mahkeme salonlarıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21’inci MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29’uncu Uluslararası İş Forumu kapanış programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kuruluna hitabımda Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinden özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettim. Daha önce de söyledim. Bugün bir kez daha söylüyorum. Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, mahkeme salonlarıdır

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) organizasyonunda 23 Eylül günü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımı ile açılışı gerçekleştirilen 21’inci MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29’uncu Uluslararası İş Forumu’nun kapanış programı bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleşti. İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenen kapanış programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, Ticaret Bakan Ömer Bolat, İstanbul Valisi Davut Gül, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve çok sayıda davetli katıldı.

Barbaros Hayrettin Paşa Camii İmam Hatibi Alpcan Çelik'in okuduğu Kur-an'ı Kerim tilavetiyle başlayan program, MÜSİAD'ın 36'ıncı yılı tanıtım videosu gösterimi ile devam etti. Programın açılış konuşmasını ise, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir yaptı. Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılımcılara hitap etti.

‘MÜSİAD, YURT İÇİ VE YURT DIŞINDAKİ 14 BİNDEN FAZLA ÜYESİYLE 60 BİN İŞLETMEYİ TEMSİL EDİYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çarşamba günü başlayan fuarın bugün kapanışını gerçekleştiriyoruz. Stant ziyaretlerinden panel oturumlarına, ikili iş görüşmelerinden diplomatik misyonlar resepsiyonuna, ülke ve panel sunumlarından iş birliği anlaşmalarına, hepinizin inşallah verimli, bereketli, somut neticeler üreten, dolu dolu bir organizasyon geçirmiş olmanızı temenni ediyorum. Artık geleneksel hale gelen MÜSİAD EXPO Fuarı'nın 21'incisini yine başarılı bir şekilde icra eden MÜSİAD ailemizi yürekten tebrik ediyorum. Sözlerimin hemen başında kurulduğu günden bu yana kendi içinde bir ve bütün, dünyada söz ve nüfuz sahibi, etkin ve saygın, güçlü bir Türkiye için büyük bir fedakarlıkla çalışan MÜSİAD ailemizin tüm mensuplarına bugün bir kez daha can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Şu hususu özellikle ifade etmek isterim. Türkiye'nin ekonomik ve ticari potansiyelini dünya ile buluşturan MÜSİAD, yurt içi ve yurt dışındaki 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ediyor. Yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ediyor. Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO Fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD EXPO'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu haline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum” diye konuştu.

‘BAZI KRİTİK EŞİKLER VARDIR Kİ BİR DEFA AŞILDIĞINDA ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlık tarihine şöyle bir baktığımızda şunu hepiniz çok net görüyoruz. Bazı kritik eşikler vardır ki bir defa aşıldığında artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Son yıllarda yapay zeka başta olmak üzere teknolojide yaşadığımız devrim niteliğindeki dönüşüm bunlardan biridir. Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zeka, hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojiler, üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki reel sektör yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor. Burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur. Yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne gerekli önemi vermezseniz, arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, milli ve manevi hasletlerinizi korumazsanız, iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil tam tersine zarar getirir, Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir” ifadelerini kullandı.

‘MÜSLÜMANLAR OLARAK TİCARİ MÜNASEBETLERİMİZİ HAYATIMIZA YÖN VEREN TEMEL DEĞERLER IŞIĞINDA GÖZDEN GEÇİRMEK DURUMUNDAYIZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyasına ve sivil topluma bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez. Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumundayız. 29’uncu Uluslararası İş Forumu’nun ‘Yapay Zeka Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü’ başlığıyla tertiplenmiş olmasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara bu vesileyle tebriklerimi iletiyorum. Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

‘KÜRESEL SİSTEMİN ÇIKMAZA GİRDİĞİ GÜNLERDEN GEÇİYORUZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileri ile çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileri ile çözülmeye çalışılmaktadır. ’Gücü gücü yetene’ düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır. Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kuruluna hitabımda bu soruna özellikle dikkat çektim. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinden özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettim. Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz" dedi.

‘İŞGALCİ SİYONİST ZİHNİYETİN MASKESİNİ İNDİRMEKTE KARARLIYIZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce de söyledim. Bugün bir kez daha söylüyorum. Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir. Henüz 6 yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb yavrumuzun hesabı hukuk önünde sorulacaktır. Yemek kuyruklarında, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabı elbette adalete verilecektir. Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle bilin ki çocuklarımız da karşılaşacaktır” diye konuştu.

‘SON NEFESİMİZE KADAR ADALET MÜCADELESİ İÇİNDE OLACAĞIZ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak. Hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun, adalete inananlar bunun mücadelesi içinde olacak. Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazze'li kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başlarına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık ittifakının temsilcisi olarak Genel Kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızın ve ülkemizi ahlaksız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘KÜRESEL EKONOMİNİN ŞOKLARLA BOĞUŞTUĞU BU DÖNEMDE TÜRKİYE'Yİ BÜYÜME VE İSTİKRAR ROTASINDA TUTMAYI BAŞARDIK’

Cumhurbaşkanı Erdoğan,”Bir yandan hem bölgemize hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken diğer yandan ülkemizi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık. Ekonomi politikamızın dört sütunundan olan üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayan her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Burada çok kısa bir şekilde bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük. Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16’ıncı, Avrupa'nın ise 6’ıncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu” dedi.

‘2002'DE 36 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNDE OLAN İHRACATIMIZ 2025'TE 273,2 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracat tarafındaki başarılarımızı sizlerin de desteğiyle sürdürüyoruz. 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın Ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-Ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise Ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 bin iken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu” diye konuştu.

‘TÜRK EXİMBANK’IMIZIN BU YILKİ İHRACAT DESTEKLERİ AĞUSTOS 2026 SONU İTİBARIYLA 44 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinde bulunduğumuz zorlu dönemde firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yılsonu itibarıyla Türk Eximbank, kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı. Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler kat ettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yılsonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık. 20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum” ifadelerini kullandı.