Geri Dön
PolitikaTBMM Genel Kurulu'nda, 'Terör' tartışması

TBMM Genel Kurulu'nda, 'Terör' tartışması

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, DEM Parti ve İYİ Parti arasında, 'Terör' tartışması yaşandı.

TBMM Genel Kurulu'nda, 'Terör' tartışması

TBMM Genel Kurulu, uzman er ve erbaşlarla ilgili düzenlemeleri de içeren, 'Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1'er dakikalık konuşmaların ardından grup başkanvekillerinin Türkiye gündemi ile ilgili açıklama yaptığı bölüme geçildi. Bu bölümde söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, "Şehit kanıyla sulanmış bu aziz vatanda, bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak için kurulmuş PKK terör örgütünü kuran, yöneten, hala yöneten ve infaz emirleri vermiş terör hükümlüsüne özgürlük mitingi nasıl yapılabilir? Birinci sorum bu. İki; bir katil, bir cani terör örgütü yöneticisi bu cümleleri nasıl sarf edebilir? Şimdi buradan sesleniyorum; isminin önünde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin cumhuriyet savcısı olan her bir meslektaşıma sesleniyorum; Atın üzerinizdeki ölü topraklarını. Peygamber postunda oturan Türk hâkimlerine sesleniyorum; Mahkemeler kadıya mülk değil, ettikleri yeminlere sadık kalsınlar. Hepinizin mi yerini değiştirebilecekler, hepinizle mi ilgili soruşturma açacaklar?" ifadelerini kullandı.

'HUKUKÇUYSANIZ BARIŞI SAVUNURSUNUZ'

Ardından söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, sürecin 15 ay boyunca devam ettiğini belirterek, "Bu sürece kimsenin gerçek ve samimi anlamda destek vermediğini görüyoruz; bırakın destek vermeyi, adeta 'süreç yürümesin' diye bir hamasetin, bir dilin, bir şiddet dilinin burada hakim olduğunu görüyoruz. Oysa esas şiddet, işte, gelendedir, esas şiddet Orta Doğu'da halkları birbirine kırdırandadır, esas şiddet bu ülkeye bunu dayatandadır. Oysa biz hala geçmişin bilançolarıyla, geçmişin vakalarıyla bu siyaseti burada var etmeye çalışıyoruz. Hayır, biz barışmalıyız, barışa ihtiyacımız var. Biz barışamadığımız için NATO geliyor, biz barışamadığımız için bize bu gömleği biçiyorlar. Biz bu barışı var etmeye çalışıyoruz. O yüzden Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te atmış olduğu adım çok kıymetli bir adımdır, emperyalizme karşı bir adımdır, halkların barışı için atılmış bir adımdır, 'bir hukuk devletini, demokrasiyi var edelim diye atılmış bir adımdır. 'Hep birlikte yapalım' diye ortak vatanda bir demokratik cumhuriyetin arayışıdır. Şimdi, siz buna karşı çıkacaksınız, şimdi hala geçmişin acıları üzerinden siyaseti var etmeye çalışacaksınız, sonra da hukukçu olarak hakimlere, savcılara talimat vereceksiniz; yok öyle bir şey. Hukukçuysanız hukuk devletini savunursunuz, hukukçuysanız barışı savunursunuz. Gereğini işte tam da siyaset olarak burada yaparsınız" diye konuştu.

'BEYANLARIN TAMAMI TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİ AŞAĞILAMA SUÇUDUR'

İYİ Partili Poyraz, DEM Partili Temelli'ye cevap olarak, "Sayın Grup Başkan Vekili konuşmama atıf yaparak hukukçu olmamdan da kaynaklı bu sürece nasıl yaklaşmam gerektiğini söyledi. Hemen konuşmasının içerisinde de emperyalizme olan duruşunu ifade etti. Şimdi, 'emperyalizme olan duruş' deyince aklıma benim şey geliyor; PKK terör örgütü, PYD/YPG, SDG neyse; bu 3 harfli bütün terör örgütlerinin silahını, ekipmanını temin eden Amerika Birleşik Devletleri. Sanıyorum onların da kutsadıkları, her konuşmalarında referans aldıkları İmralı'da şu an terör hükümlüsü olan Abdullah Öcalan'ın kurduğu örgüt PKK, dolayısıyla bunun alt kolları bu diğerleri; bunların silahını, parasını, her şeyini tedarik eden bu emperyal güçler. Ben zaten bu süreçlerin hepsine bir hukukçu olarak bakıyorum. Bu beyanların tamamı Türk Ceza Kanunu 301'e göre Türk milletini ve Türkiye Cumhuriyeti devletini aşağılama suçudur, bir meydan okumadır" dedi.

'YASAL BİR MİTİNG YAPILMIŞTIR'

DEM Partili Temelli ise İYİ Partili Poyraz'ı muhatap almadığını ve bu nedenle Meclis Başkanvekili Bingöl'e söz hakkı verdiği için eleştirilerde bulundu. Temelli, "Ortada bir suç yoktur, yasal bir miting yapılmıştır, bu mitingde dile getiren şeyler içinde hiçbir tehdit de yoktur, tam tersine sürece dair görüş ve öneriler vardır. Türkiye'de 4 ilde yapılmış; 27'sinde Van'da ve Mersin'de, 28'inde İstanbul'da ve Amed'de yapılmış mitingler; on binlerce insan katılmış ve barış iradesini çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Dolayısıyla, bundan rahatsız olanların bu türden saldırılarını da tabii anlıyoruz ama mesele, bugün için konuştuğumuz mesele başka bir meseledir. Buna odaklanmamız gerekirken burada hala kalkıp kısır polemikler içinden siyaset yapma çabalarını da anlıyoruz. Bu çünkü siyasetin sefaletinden başka bir şey değildir" değerlendirmesinde bulundu.

'GEREĞİNE KATLANACAKSINIZ'

Meclis Başkanvekili Bingöl, İYİ Partili Poyraz'a sataşma olmadığı için söz vermezken Poyraz ise 'hukukçu kimliği üzerinden laf söylendiğini' ifade ederek yeniden söz talep etti. DEM Partili milletvekilleri söz verilmemesi için talepte bulunurken Poyraz, "Şimdi bu mitingde katliam sorumlusu PKK terör örgütü yöneticisi Çetin Arkaş, 'Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına geleceksiniz, dönüp bize bakın, meydandaki on binlere bakın bizde pişman olmuş bir hal var mı?' diyor. Bunu Kürt halkı adına söylemiyor, Kürtlere yönelik söylemiyor. Bunu teröristler adına söylüyor. Bunu eğer önemsemiyorsanız ve bunu kabul ediyorsanız bunu itiraf edeceksiniz, bunun da gereğine katlanacaksınız" ifadelerini kullandı.

BİRLEŞİME ARA VERİLDİ

Poyraz'ın sözlerinin ardından İYİ Parti ve DEM Partili milletvekilleri arasında karşılıklı sataşmalar yaşandı. Gerginliğin sürmesi üzerine Meclis Başkanvekili Bingöl, birleşime 10 dakika ara verdi. Aranın ardından Genel Kurul yeniden toplandı. Genel Kurul'da kanun teklifinin tümü üzerine görüşmeler sürüyor.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞIYLA ALAKASI OLMAYAN MADDELERİN BU TORBADA NE İŞİ VAR'

Teklifin tümü üzerine Yeni Yol grubu adına söz alan Grup Başkanı Bülent Kaya, "Her zamanki gibi bir torba yasa teklifini, 'Uzman Erbaş Kanunu' diye başlayıp sonra, 'Bazı Kanunlar' diyerek bu konuyla hiçbir ilgisi olmayan kanunları getiriyorsunuz. Elbette bu kanunun özünde şöyle bir husus var, 'güçlü devletten' ve 'savunma sanayiden' bahsediliyor ve Türkiye'mizin özellikle savunma kapasitesinin artırılmasının ne kadar önemli olduğu kanun gerekçelerinde ifade ediliyor. 'Güçlü devlet' demek 'hukuka uygun devlet' demektir. Eğer siz bu kanun teklifinde daha önce Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal ettiği bazı kanun maddelerini AYM'nin iptal gerekçelerini karşılamadan tekrar önümüze getirirseniz sadece 'güvenlik', 'devlet', 'bayrak' kavramlarının altına başka şeyleri gizleme amacı olduğuna dair şüpheleri uyandırmış olursunuz. Teklifte, Milli Savunma Bakanlığıyla alakası olmayan maddelerin bu torbada ne işi var? Aynısını geçen sene de yaptınız. Sayın Komisyon Başkanımız da o müzakerelerde vardı ve bu konuyla ilgili olmayan 'Kamulaştırma Kanunu' geldi, itirazlarımız üzerine o madde çıkarıldı. Şimdi aynı maddeyi apar topar, 'Hadi görüşelim' diye bu torbanın içerisine koyuyorsunuz. Elbette burada Anayasa'ya aykırı bir kanunu ilk kez çıkarmıyorsunuz. Siz çıkarıyorsunuz Anayasa Mahkemesi iptal ediyor" ifadelerini kullandı.

'TEKLİFİN 2 MADDESİ HARİÇ NEREDEYSE TAMAMINA KATILIYORUZ'

İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin ise teklifin 2 maddesine karşı olduklarını belirterek, "Kanun teklifinin 2 maddesi hariç İYİ Parti olarak diğer maddelerinin neredeyse tamamına katılıyor, bir kısım eksiklikler bulmakla beraber maddeleri faydalı bulduğumuzu ifade etmek istiyorum. Tek tek değerlendirme yapacak olursak, 1 ve 2'nci maddede diş hekimlerinin durumuyla ilgili bir düzenleme var, bu düzenlemeyi de doğru buluyoruz fakat askeri hekimliğin kalbi olan GATA'nın hala açılmamış olmasını da kınıyoruz. Gönül ister ki buraya gelen kanun tekliflerinde GATA'nın da açılması adına tedbirler alınsın ve Türk Silahlı Kuvvetleri askeri hekimlikten mahrum kalmasın. Dünyada hiçbir ordu yoktur ki askeri hekimliği olmasın. Mesela, uzman erbaşların kariyer sistemiyle ilgili kamu istihdamında yüzde 10 oranında kontenjan ayrılmasını olumlu buluyoruz, astsubaylığa geçiş imkanlarının genişletilmesi gibi bazı maddelerine olumlu yaklaşıyoruz. Yalnız bu yüzde 10 oranında kontenjan ayrılmasıyla ilgili bir yaptırım yok" diye konuştu.

'MHP OLARAK TÜRK ORDUSUNUN GÜCÜNE GÜÇ KATACAK GAYRETLERİN YANINDA OLACAĞIZ'

Teklifin, Türk devletinin savunma mimarisini, personel rejimini, güvenlik refleksini, askeri disiplinini ve milli mukavemet kabiliyetini ortak bir paydada kenetleyen milli askeri vizyonun hukuki bir tecellisi olduğunu kaydeden MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, "Yüce devletimizin idari yapısıyla, 3 bin yıllık askeri birikimle hafızasını mündemiç kılan bu kurumsal reform, geleceğin güvenlik paradigmasında vatanımızı lider ülke Türkiye konumuna yükseltecek ve savunma alanında ülkemizi Türk ve Türkiye Yüzyılı'na taşıyacak stratejik bir temel teşkil edecektir. Savunma ve güvenlik amaçlı hibe faaliyetlerinin yönetimi de Türkiye'nin dost ve müttefik coğrafyalarda güven üreten jeopolitik aktörlüğüne hizmet etmektedir. Görüşmekte olduğumuz bu kapsamlı düzenleme askeri nizamımıza yeniden biçim vererek personelimizin ihtiyaçlarına en üst düzeyden cevaz vermektedir. Bu kanun teklifi şanlı ordumuzun küresel ölçekteki azametini, nice uygarlıkların, coğrafyaların ve çağların şahitlik ettiği ihtişamını zirveye taşımaya muktedir olan kilit taşlarından biridir. MHP olarak, Türk ordusunun gücüne güç katacak, milli bekamıza hizmet edecek tüm girişim ve gayretlerin sonuna kadar yanında olacağız" dedi.

'TEKLİFİN İÇERİSİNDE HUKUK DEVLETİNİ ZEDELEYİCİ CİDDİ HÜKÜMLER İÇERİYOR'

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan ise torba kanun tekniği ile teklifin hazırlandığını ve bu anlayışın parlamenter diplomasinin ruhuna aykırı olduğunu söyledi. Ayan, "Teklifin sorunu yalnızca hazırlanış şekli değil elbette, yine içerisinde hukuk devletini zedeleyici ciddi hükümler olduğunu görüyoruz. Bakın, en açık örneklerinden biri Anayasa Mahkemesi bir düzenlemeyi iptal ediyor ve diyor ki, 'Buna dair gerekli düzenlemeleri Mecliste yapın.' İktidar ne yapıyor? O gün onu getirmiyor, başka torba yasanın içerisine koyarak laf ebeliği yapıyor ve sonra o düzenlemeyi önümüze getiriyor. Bu, yurttaşa açıkça, 'Haklı olabilirsiniz, mahkeme sizi haklı bulmuş olabilir, mahkeme bu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ifade etmiş olabilir ama AKP iktidar istemediği sürece, hiç kusura bakmayın, biz bu düzenlemeyi yapmayacağız' demektir. Anayasa Mahkemesi kararına uygun yasal düzenleme yapmak da hukuk devletinin bir gereğidir" değerlendirmesinde bulundu.

'GELİN ASKERİ HASTANELERİN YENİDEN AÇILMASININ YASAL ZEMİNİNİ OLUŞTURALIM'

Türk Silahlı Kuvvetlerini ilgilendiren birçok konunun teklifte yer almadığını vurgulayan CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, "Bu kanun teklifinde askerî hastanelerin yeniden açılması ve askeri sağlık sisteminin güçlendirilmesiyle ilgili bir yasal zemin yok. Askeri hastaneler savaş cerrahisi, harp yaralanmaları, görev malullüğü, sınır ötesi operasyonlarda yaralanan Mehmetçik'in tedavisi, personelin göreve dönüş süreci ve ordunun harbe hazırlığı bakımından doğrudan bir milli güvenlik meselesidir. Bugün Sayın Bahçeli grup toplantısında, 'Askeri hastanesi olmayan tek NATO ülkesi biziz. Askeri hastanenin yokluğu bir millî güvenlik meselesidir' diyor. Günaydın, biz bunu yıllardır söylüyoruz, 10 yıldır bas bas bağırıyoruz. Askeri hastaneler kapatıldığında bunun sadece bir idari düzenleme olmadığını Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendi sağlık hafızasının, harp cerrahisi birikiminin, askeri hekim yetiştirme kapasitesinin zayıfladığını söyledik. Bugün iktidar ortağı da aynı noktaya geldiyse sormak istiyoruz. Madem askeri hastanelerin yokluğu bir güvenlik meselesidir, madem bu konu hayati önemdedir, o zaman neden bu kanun teklifinde yoktur? Gerçekten samimiyseniz, gelin bu Mecliste askeri hastanelerin yeniden açılmasının yasal zeminini birlikte oluşturalım" ifadelerini kullandı.

'TEKLİF, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN SAHADAKİ İHTİYAÇLARINA CEVAP VERİYOR'

AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı ise teklifin tümüne ilişkin şöyle konuştu;

"Bu teklif, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin personel yapısını güçlendiren, görev etkinliğini artıran, sahadaki ihtiyaçlara cevap veren ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda gerekli uyum düzenlemelerini içeren önemli bir kanun teklifidir. Türkiye, dünyanın güvenlik bakımından en kritik coğrafyalarından birinde bulunmaktadır. Bir yandan sınırlarımızın güvenliğini sağlarken diğer yandan terörle mücadele etmekte, mavi vatan ve gök vatandaki hak ve menfaatlerimizi korumakta, uluslararası barış ve istikrar operasyonlarında görev almakta ve yerli ve milli savunma sanayimizin gelişimine katkı sunmaktadır. Böylesine geniş bir görev alanına sahip olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güçlü bir insan kaynağına ve güncel bir hukuki altyapıya sahip olması bir tercih değil zorunluluktur. Teklifte Türk Silahlı Kuvvetleri personeline yönelik olarak önemli düzenlemeler yer almaktadır. Uzman erbaşlarımız ve sözleşmeli erlerimiz yıllardır terörle mücadeleden sınır güvenliğine kadar kritik görevlerde fedakarca hizmet vermektedirler ancak mevzuatta pozitif bir düzenleme olarak öngörülen ve vatan hizmeti sırasında aile yakınlarını kaybetmeleri sebebiyle askerlik hizmetinden muaf tutulan bazı vatandaşlarımız uzman erbaşlığa başvuramamaktadırlar. Teklifle 7179 sayılı Kanun'un 42'nci maddesi kapsamında, başta şehit yakınları olmak üzere, askerlik hizmetinden muaf tutulan vatandaşlarımızın uzman erbaşlığa başvurabilmelerinin önü açılmaktadır."

TEKLİFİN TÜMÜ ÜZERİNDE GÖRÜŞMELER TAMAMLANDI

Ardından Meclis Başkanvekili Bingöl, teklifin tümü üzerinde yapılan görüşmelerin tamamlandığını belirtti ve tümünü oylamaya açtı. Oylama sonucunda teklifin tümü kabul edildi. Daha sonra birinci bölüm üzerine görüşmelere geçildi. Siyasi parti temsilcilerinin birinci bölüm üzerine yaptığı değerlendirmeler sonrasında maddelere geçildi. Meclis Başkanvekili Bingöl, birleşimi 1 Haziran Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı.