Geri Dön
PolitikaTBMM Genel Kurulu'nda, 'TÜİK' tartışması

TBMM Genel Kurulu'nda, 'TÜİK' tartışması

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, milletvekilleri arasında, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarına ilişkin tartışma yaşandı.

TBMM Genel Kurulu'nda, 'TÜİK' tartışması

TBMM Genel Kurulu, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri içeren, 'Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerine verilen 1'er dakikalık konuşmaların ardından siyasi partilerin grup başkanvekillerinin gündem üzerine yaptığı açıklamalar bölümüne geçildi. Bu bölümde konuşan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "TÜİK enflasyon oranlarını açıkladı. Ocak ayı enflasyonu? 4,84. Peki, ben bu TÜİK'e sormak istiyorum; Kasım ayında 0,87, aralık ayında ise 0,89 açıkladınız, ne değişti? Ben size, 'Milletin cebine el uzatıyorsunuz', 'Emekliyi dolandırıyorsun', 'Bu halkın, emeklinin, memurun hakkına ihanet ediyorsun' dediğimde bana dava açtınız. Kasım ve aralık ayına göre TÜİK emeklinin, memurun zammını belirledi, onların cebine el uzattı. Ben buradan soruyorum. Aynaya, emeklinin, memurun yüzüne bakacak yüzü var mı bu TÜİK'in?" ifadelerini kullandı.

'TÜİK SAHTE VERİ ORTAYA KOYMUYOR'

Ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, CHP'li Başarır'a cevap verdi. Akbaşoğlu, TÜİK'in sahte veri ortaya koymadığını belirterek, "TÜİK'e hiç kimse talimat vermiyor. TÜİK çalışma düzeni içerisinde bu konuda paylaşımlarını net bir şekilde bütün kamuoyuyla paylaşıyor. Dolayısıyla bütün uygulamalara baktığımızda; asgari ücret görüşmeleri ve ocak başında memurlara yapılan zamlarla ilgili bunun piyasalara yansımasının hep beraber muhatabı olarak, bu konulara vakıf olmak gerekiyor. TÜİK bu verileri paylaşarak vatandaşlarımıza dönük bu bilgileri ortaya koyduğu halde, TÜİK üzerinden hem devletin verilerine hem de Sayın Mehmet Şimşek'e dönük bu eleştirileri reddettiğimizi ifade etmek isterim. Ayrıca biz emeklilerimizle ilgili bir kanun teklifi ortaya koyduk ve bu konuda 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığını 20 bin liraya yükselttik. Yarın itibarıyla bu farklar bütün emekçilerimizin hesaplarına geçmiş olacak" diye konuştu.

'SOKAĞA ÇIK BAKALIM, EMEKLİ SENİN PAÇANA NASIL YAPIŞIYOR'

Sataşma olduğunu ifade ederek söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, "Sayın Akbaşoğlu diyor ki, 'Emeklinin durumunu düzelteceğimiz için paçanız tutuştu.' Vallahi, sen emeklinin durumunu düzelt, benim paçam tutuşmaz ama bir sokağa çık bakalım, senin paçana, yakana o emekli nasıl yapışıyor. Hadi bakalım çık, geliyorum. Enflasyon arttı, zam geldi, kira arttı, açlık var, 'Gabar'da petrol bulduk.' Güzel. İnsanlar geçinemiyor, banka faizleri artmış, insanlar icrada, 'Doğal gaz bulduk.' Güzel. Ya, kardeşim, Gabar'da petrol bulduğunuzda bu benzin, mazot 10 liraydı, şimdi 60 lira olmuş, ne konuşuyorsunuz siz? Siz doğal gaz bulduğunuzda, müjde verdiğinizde 100 lira olan fatura bugün 2 bin 500 lira olmuş, ne konuşuyorsunuz be?" dedi.

'AKP VE TÜİK TOPLUMUN AKLIYLA ALAY EDİYOR'

Milletvekilleri arasında sataşmalar yaşanırken konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Ben Sayın Akbaşoğlu'nun birçok konuşmasını dinledim ama sanırım hayatında en zorlandığı konuşmalardan birini yaptı. Çünkü bir manipülasyon kurumunu, TÜİK'i savunmak öyle kolay bir şey değil. O anlamıyla kem küm etti. Meseleyi Gabar'a bağlayıp işin içinden çıkmaya çalıştı ama hakikat öyle değil. Bakın AKP de TÜİK de bizim ve toplumun aklıyla alay ediyor. TÜİK'i artık siyasi emellerinizin bir aracı olarak kullanmaktan vazgeçin. İşçiyi ve emekçiyi, aynı zamanda asgari ücretliyi TÜİK üzerinden eziyorsunuz. TÜİK devletin kurumu, AKP'nin kurumu değil bunu anlayın. Cebinden çaldığınız her kuruş sizin burnunuzdan gelecek" değerlendirmesinde bulundu.

'ENFLASYONU 2027'DE TEK HANELİ RAKAMA İNDİRECEĞİZ'

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, CHP'li Başarır ile DEM Partili Koçyiğit'e cevaben, "Küresel pandeminin etkileri ve gerçekten 6 Şubat depreminde 850 bine yakın konutun, iş yerinin zarar görmesi, bunun süratle ayağa kaldırılmasıyla ilgili çabalar ve bunların sebebiyet verdiği enflasyon tabii ki hayat pahalılığına sebebiyet verdi. Biz geçen yıllarda yüzde 70'lerde olan enflasyonu yüzde 30'a indirdik, bu yıl yüzde 20'nin altına indireceğiz, 2027'de tek haneli rakama indireceğiz. Bu hem yeni kaynakların ortaya konulmasıyla beraber insanlarımızı çok daha iyi bir noktaya ulaştıracağız. Bu yaklaşımımdan niçin rahatsız oluyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

'TÜİK'E MİLLETİN GÜVENMESİNİ SAĞLAMAK ZORUNDASINIZ'

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz da toplumun TÜİK rakamlarına güvenmediğini kaydederek, "Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine milletin güvenmesini siz sağlamak zorundasınız. Sayın Akbaşoğlu'nun bütün konuşmalarında ve beden dilini de dikkate aldığımızda sadece şunu görüyorum. Sayın Akbaşoğlu, emin olun, bizler sizleri seviyoruz. Ancak sizler TÜİK'i ve TÜİK'in hatalarını, sizler Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanının tutumunu, sizler, şahsınız Grup Başkan Vekili olarak bakanlarınızın ifade edemediklerini burada müdafaa etmeye çalışıyorsunuz. Bunun sizler için de zor olduğunun farkındayız ama inanın, ne millet için ne bizler için bir anlam ifade etmiyor" diye konuştu.

'TÜİK DEVLETİN SAYGIN BİR KURUMU'

AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu'nun sataşma nedeniyle söz istemesi Genel Kurul'da gerginliğe yol açtı. Meclis Başkanvekili Bingöl ve muhalefet milletvekilleri sataşma olmadığını belirtirken Akbaşoğlu söz istemeye devam etti. Akbaşoğlu, "Ben İnanmadığım hiçbir şeyi bu kürsüden, bu mikrofondan, bu Meclis kürsüsünden hiçbir zaman söylemedim; inandıklarımı söylüyorum. TÜİK, AK Parti'nin bir kurumu değil. Bu devletin saygın bir kurumu olan TÜİK'i, orada çalışanları bu konuda rencide etmek hiç kimsenin yararına değil, hepimiz bunu gözetmeliyiz" dedi.

GENEL KURUL ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

Yaşanan tartışmanın ardından Genel Kurul çalışmalarına devam etti.

DEM PARTİ’NİN ÖNERGESİ TARTIŞMALARA YOL AÇTI

Tartışmaların ardından siyasi partilerin TBMM Başkanlığına sunduğu önerilere geçildi. DEM Parti'nin sunduğu, 'Barışçıl protestolara yönelik kolluk müdahalesinde yaşanan hak ihlallerinin araştırılması' başlıklı önerisi sürerken, 'işkence' tartışması yaşandı. AK Parti grubu adına önerge üzerine söz alan Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu, "Bu önergeyle ne yapılmaktadır? Birkaç iddia alınıp genelleme yapılıyor ve bütün güvenlik teşkilatlarımız zan altında bırakılmaktadır. Devletimizin yaptığı tüm idari işlemler bağımsız yargının denetimine açıktır. Eğer bir yanlış varsa bunun hesabı sorulur, eğer bir eksiklik varsa gereği yapılır. Bundan kimsenin şüphesi, kuşkusu olmasın. Bir örnek verecek olursak plastik mermi kullanıldığı yönündeki iddialardır. Güvenlik kuvvetlerinin envanterinde böyle bir mühimmat yoktur, olmayan mühimmatın da kullanılması söz konusu değildir. Hukuki süreci beklemeden, mahkeme kararı olmadan, kesinleşmiş hüküm bulunmadan devleti suçlu ilan etmektir. Metinde geçen 'Sistematik ve yaygın işkence' ifadeleri çok ağırdır. Bunların hukuki karşılığı yoktur, son derece de mesnetsiz iddialardır" ifadelerini kullandı.

'HANGİSİNDEN BAHSEDELİM Kİ UTANASINIZ SİZ'

Ardından Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, önergeyi oylamaya sundu. Oylama sonucunda önerge reddedilirken DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit söz istedi. Koçyiğit, "Bakın, bizim İstanbul Milletvekilimiz Celal Fırat polis tarafından darbedildi, bayıldı, hastaneye kaldırıldı. Numan bey biliyor; kendisini aradık, Meclis Başkanını; bizzat aradı, görüştü. Diyar Koç, hiçbir şekilde, hiçbir suçu olmayan bir çocuk, ayaklarıyla iniyor ve asker alıyor, darbediyor. Günlerdir hastanede yaşam savaşı veriyor, beyin kanaması geçirdi. 13 yaşındaki bir çocuk kameraların önünde kaldırılıp yere çakıldı. Hangisinden bahsedelim biz? Hangisinden bahsedelim ki utanasınız siz, hangisinden bahsedelim? Suruç'ta, Genel Başkanımızın olduğu yerde plastik mermi sıkıldı, gaz atıldı ya. Biz şimdi yaşadıklarımıza, gördüklerimize, belgeli işkenceye mi inanalım yoksa sizin buradaki yalanlarınıza mı inanalım? Hangisine inanalım?" diye konuştu.

'SOKAĞA ÇIKAN HERKESİ TERÖRİST GİBİ ALGILIYORLAR'

Ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, AK Parti'li Tipioğlu'na cevap vermek üzere söz aldı. Başarır, partisinin İstanbul İl Binası'nda yaşanan olayları hatırlatarak, "Şu arkada oturan Milletvekilimiz Ali Gökçek, İstanbul il binamızı korurken ki Türkiye'nin 1'inci partisinin il binasını korurken bir karış öteden gaz yağmuruna tutuldu; ben, Eylem, Deniz Yavuzyılmaz. Bakın, İstanbul il binasına 5 bin polisle girildi, cam çerçeve indi ve hepimize şiddet uygulandı. Öyle bir durumdayız ki İsrail'i protesto eden gençler bu ülkede süründüre süründüre gözaltına alındı. Bu hafta sonu Maltepe Gençlik Kolları Başkanımız duvara, 'İBB davaları TRT'den yayınlansın' dediği için gözaltına alındı. Neden işlem yapıldı biliyor musunuz? Cumhurbaşkanına hakaretten işlem yapıldı. Ülke bu halde, insanlar anayasal haklarını kullanamıyor, sokağa çıkan herkesi terörist gibi algılıyorlar" dedi.

'CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI'NA GİDEN POLİSLER KANUNUN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMİŞLER'

Genel Kurul'da AK Parti ve DEM Partili milletvekilleri arasında sataşmalar yaşanırken, AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Türkiye'de hiçbir zaman söylenildiği gibi, iddia edildiği gibi bir yaklaşım söz konusu değildir. Milletvekilimizin şahsına yöneltilen o sözleri de aynen kendilerine iade ettiğimizi ifade etmek isterim. Bizzat bir mahkeme kararını uygulamak üzere Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığına giden güvenlik güçleri, polisler kanunun gereğini yerine getirmişler, mahkeme kararını yerine getirmişlerdir. Onlara orada direnç göstermek, onlara karşı gelmek ve orada şiddete yönelik bir süreci başlatmak asıl yanlış olandır. Burada şikayetçileri bizzat CHP'li olan, şikayet edileni CHP'li olan ve birtakım rüşvetlerle, paralarla yönetimin değiştirildiğine ilişkin bir kongre süreci yaşandığını iddia eden başvurucuların başvurularıdır" değerlendirmesinde bulundu.

'KAMU GÜVENLİĞİ ÇOCUĞA, KADINA SOKAKTA İŞKENCE ETMEK DEĞİLDİR'

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise "Açık ve net söyleyelim: Sayın Akbaşoğlu, 'Kamu güvenliği' diyor ya, eğer o kamu güvenliği 13 yaşındaki bir çocuğu kaldırıp yerin ortasına çakmaksa biz bu kamu güvenliğinin karşısındayız" derken, AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, "Ne arıyordu orada 13 yaşındaki çocuk? Onu kim oraya götürdüyse Allah belasını versin. Kim 13 yaşındaki çocuğu sokak ortasına attıysa Allah belasını versin" dedi.

Koçyiğit, "Kamu güvenliği çocuğa, kadına sokakta işkence etmek değildir ama açık ve net söyleyelim, polis bu cesareti nereden alıyor? Bakın, günlerdir Diyar Koç'u darbeden polisler hakkında en ufak bir işlem yapıldı mı? Hayır. Diyar Koç'a Etlik Şehir Hastanesinden Sincan Kapalı Cezaevi kampüs hastanesine gidinceye kadar refakat eden hemşire ne diyor biliyor musunuz? 'Bana teslim edin. Biz bunları sarı torbalarla teslim alıyorduk. Ben gereğini yaparım. Benim eşim polis.' Soruyorum: Bu ırkçı, bu faşist, bu yaşam hakkına kasteden, Diyar Koç'u tehdit eden hemşire hakkında ne yaptınız?" ifadelerini kullandı.

'KENDİ İÇİNİZDEKİ İKTİDAR KAVGASINI NİÇİN AK PARTİ'NİN ÜZERİNE BOCA ETMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ'

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu iddialar üzerine yeniden konuşarak, "Bakın, ben hiç bir şey söylemeyeceğim. Sadece, güya kendi iddialarına göre, kurultaydan sonra seçimlerde galip çıkmaları münasebetiyle bunların başına geldiğini söylüyor ya. Yahu, sizin bir önceki Genel Başkanınız Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki, 'CHP rüşvet ve yolsuzlukla anılamaz, arının da gelin.' Siz kendi içinizdeki iktidar kavgasını niçin AK Parti'nin üzerine boca etmeye çalışıyorsunuz? Bunu reddediyoruz. Kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz. Yolsuzluk ve hırsızlıkla malul bir parti olduğunu sizin Genel Başkanınız söylüyor. Sizin kendi aranızdaki hukuk mücadelenizi bize niye atmaya çalışıyorsunuz? Buna cevap verin" diye konuştu.

BİRLEŞİME ARA VERİLDİ

Akbaşoğlu'nun konuşması sürerken CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl'e söz vermediği için tepki gösterdi. Bunun üzerine Bingöl, birleşime 10 dakika ara verdi.

GENEL KURUL KAPANDI

Aranın ardından Genel Kurul yeniden toplandı. Trafik düzenlemelerini içeren kanun teklifinin 18'nci maddesi üzerine görüşmeler sürerken muhalefet milletvekilleri yoklama talebinde bulundu. Üst üstte ikinci kez toplantı yeter sayısı bulunamadığı için Bingöl, birleşimi 4 Şubat Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı. (DHA)