Geri Dön
PolitikaTBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Türkiye Varlık Fonu raporlarını görüşmek üzere toplandı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Türkiye Varlık Fonu raporlarını görüşmek üzere toplandı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 'Türkiye Varlık Fonu Yönetim Anonim Şirketi ile Türkiye Varlık Fonu’nun 2024 Yılı Mali Tabloları ve Faaliyetleri ile İlgili Denetim Raporlarının Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'ni görüşmek üzere toplandı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Türkiye Varlık Fonu raporlarını görüşmek üzere toplandı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 'Türkiye Varlık Fonu Yönetim Anonim Şirketi ile Türkiye Varlık Fonunun 2024 Yılı Mali Tabloları ve Faaliyetleri ile İlgili Denetim Raporlarının Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'ni görüşmek üzere AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.

'TVF'NİN FİNANSMAN İŞLEMLERİNİN HİÇBİRİSİNDE HAZİNE GARANTİSİ BULUNMAMAKTADIR'

Ardından Türkiye Varlık Fonu (TVF) Genel Müdürü Salim Arda Ermut, yıl içerisinde alınan aksiyon ve önlemleri paylaşarak, "Bu çerçevede Türkiye Varlık Fonu Türk Telekom'un yüzde 55 hissesini satın almak için 2022'de kullandığı kredilere finansman sürecini başarıyla tamamlamış bulunmaktadır. Bu süreçte 2025 yılı anapara taksiti dahil olmak üzere toplam 634 milyon dolarlık kredi borcu erken ödenerek toplamda 150 milyon dolar üzerinde faiz tasarrufu sağlanmıştır. Geçtiğimiz yıl Plan ve Bütçe Komisyonu toplantılarında yine gündeme getirilen bir diğer başlık da Türkiye Varlık Fonu'nun borçlanma işlemlerinde hazine garantisi kullanılmaması hususudur. Bu kapsamda da ifade etmek isterim ki Türkiye Varlık Fonu tarafından 14 Mart 2025 tarihinde hazine garantisi bulunmayan sendikasyon kredisi anlaşması başarıyla tamamlanmıştır. Bu işlem itibarıyla Türkiye Varlık Fonu'nun finansman işlemlerin hiçbirisinde teminat veya hazine garantisi bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.

'TVF KÜRESEL GELİŞMELERİ TAKİP ETMEKTEDİR'

TVF'nin kuruluş amacıyla ilgili bilgiler veren Ermut, "Bu kapsamda küresel ölçekte güncel rakamlarla yaklaşık 15 trilyon ABD doları büyüklüğündeki varlığı yöneten ulusal varlık fonlarının kuruluş amaçlarına ve faaliyet alanlarına dair kısaca bilgi vermek isterim. Ulusal varlık fonları uzun vadeli ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla kurulan ve ülke stratejilerine uygun şekilde yatırım yapan kurumlardır. Kaynakları açısından varlık fonlarını incelediğimizde de literatürde iki farklı yaklaşımla karşılaşmaktayız. İlki, ülkelerindeki değerli ve potansiyel vadeden varlıklara dayalı fonlar ve yine ülkelerindeki doğal kaynak gelirleri ve cari fazladan elde edilen gelirlere dayalı fonlar. Türkiye Varlık Fonu kaynak yapısı itibarıyla bu sınıflandırma içerisinde ülkelerindeki değerli ve potansiyel vadeden varlıklara dayalı ulusal varlık fonları arasında yer almaktadır. Türkiye Varlık Fonu olarak küresel anlamda varlık fonlarıyla ilgili güncel gelişmeleri de bir yandan takip etmekteyiz. Burada özellikle şu konunun altını çizmekte fayda olduğunu düşünüyoruz. Son birkaç yıl ulusal varlık fonları ekosistemi açısından dikkat çekici gelişmelere sahne olmuştur. Bu kapsamda farklı ekonomik yapılara sahip ülkeler tarafından yeni ulusal varlık fonlarının kuruluşları ilan edilmiştir" diye konuştu.

'TVF KURULUŞUNDAN BU YANA 18 MİLYAR ABD DOLARI TUTARINDA YATIRIM YAPTI'

Ermut, TVF'nin ülke menfaatleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ve 2025 yılı itibariyle 7 farklı sektörde 34 şirket, 2 lisans ve 46 gayrimenkul bulunduğunu kaydetti. Ermut, "Burada Türkiye Varlık Fonunun kurulduğu günden itibaren portföyünde yer alan şirketlerin faaliyet gösterdiği sektörlerde katma değer oluşturduğunu ve gerçekleştirdiği iş ve işlemler sayesinde portföyünü büyüttüğünün özellikle altını çizmek isterim. Bu çerçevede, Türkiye Varlık Fonumuz kuruluşundan bu yana yapmış olduğu sermaye artışları, birleşme ve Patın alma işlemleri ve sıfırdan yatırımlarla toplam 18 milyar ABD doları tutarında yeni yatırım gerçekleştirmiştir. Ülkemiz açısından stratejik alanlarda faaliyet gösteren Türkiye Varlık Fonu sürdürülebilir yatırımlar ve stratejik işlemler sayesinde sağlam bir bilanço ve sağlıklı bir nakit akışıyla güçlü bir yapıya kavuşmuştur. 31 Aralık 2024 itibarıyla sona eren faaliyet dönemine ilişkin mali tablolar 15 Ağustos 2025 tarihinde bağımsız denetçi tarafından onaylanmıştır. Konsolide mali raporlara göre Türkiye Varlık Fonu varlıklara değer katma hedefi doğrultusunda önemli bir büyüme kaydetmiş, toplam varlıklar 2023 yılı sonunda 9,4 trilyon TL seviyesinden yaklaşık yüzde 36 artışla 12,7 trilyon TL'ye ulaşmıştır. Yine aynı dönemde dolar bazında varlık büyüklüğü de 318 milyar dolardan 360 milyar dolara yükselmiştir" dedi.

'TOPLAM HASILATTA YÜZDE 72'LİK BİR BÜYÜME OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR'

TVF'nin ulusal varlık fonları sıralamasında ilk 10 sıraya girdiğini kaydeden Ermut, "Diğer taraftan konsolide verilere bakıldığında toplam hasılatta yaklaşık olarak yüzde 72'lik bir büyüme olduğu görülmektedir. Buna paralel olarak, konsolide net dönem karı da 321 milyar TL'den 371 milyar TL'ye yükselmiştir. Burunla birlikte, 2023 yılında 535 milyar TL olarak gerçekleşen, 'Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar' 2024 yılında yüzde 57'lik bir artışla 839 milyar TL'ye ulaşmıştır. Bu artış dolar bazında ise yaklaşık yüzde 14'e tekabül etmektedir. Fonun öz kaynakları incelendiğinde, konsolide öz kaynakların 1,5 trilyon TL'den 2 trilyon TL'ye ulaştığı ve öz kaynakların her geçen yıl daha da güçlendiği görülmektedir. Bu vesileyle Fonun her yıl önemli bir büyüme kaydettiğini ve birçok sektörde öncü faaliyetler göstererek ülke ekonomisine önemli katkılar sağladığını tekrar vurgulamak isteriz" değerlendirmesinde bulundu.

Ermut ayrıca TVF'nin etkinlikleri artırdığını ve uluslararası piyasalardaki güven ve kredisinin güçlendirildiğini söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Türkiye Varlık Fonu raporlarını görüşmek üzere toplandı

'TVF YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE HERHANGİ BİR HUZUR HAKKI ÖDEMESİ YAPILMAMAKTADIR'

TVF Genel Müdürü Arda Ermut, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Portföy şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin nasıl seçildiği yönündeki soru üzerine Ermut, "Bunlar '4603 sayılı Kanun' kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ve Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından temsil edilmektedir. Bu çerçevede Ziraat Bankası ve Halkbank yönetim kurulu üyeleri Bakanlık tarafından atanmaktadır. Türkiye Varlık Fonu Yönetim A.Ş. ve Varlık Fonu alt şirketlerinde yönetim kurulu üyelerine herhangi bir huzur hakkı ödemesi yansıtılmamaktadır, yapılmamaktadır" ifadelerini kullandı.

'PTT'NİN 2025 YILINI KARLA KAPATACAĞI BEKLENMEKTEDİR'

ÇAYKUR ve PTT'nin zarar ettiği yönündeki soruları yanıtlayan Ermut, "ÇAYKUR'un bazı yapısal problemlerinden kaynaklanmakta olan faaliyet zararının önlenmesi için birtakım adımlar atılmış ve şirket son 4 senedir faaliyet karı, son 3 senedir ise net dönem karı açıklamıştır. Bununla birlikte, şirketin başta Rize olmak üzere, bölge ekonomisini desteklemek gibi bir misyonu ve sorumluluğu da mevcuttur. Bu sebeple de kar amacı güden bir işletme olarak faaliyet göstermekten ziyade, sosyal sorumluluk tarafına da önem vermektedir. Türkiye Varlık Fonu PTT'nin mali yapısını güçlendirmek ve faaliyetlerini sürdürülebilir bir finansal zemine oturtmak amacıyla kapsamlı bir yeniden yapılandırma süreci yürütmektedir. Bu kapsamda, özellikle bilanço dengesinin iyileştirilmesine ve finansman ihtiyacının azaltılmasına odaklanılmış, atıl durumdaki gayri menkullerin değerlendirilmesi suretiyle toplam 6 milyar TL tutarında gelir elde edilmiştir. Söz konusu tutarın 4,6 milyar TL'lik kısmı Türkiye Varlık Fonu tarafından sağlanan destek kapsamında karşılanmış, elde edilen nakitle PTT'nin finansman ihtiyacı önemli ölçüde azaltılmış ve buna bağlı olarak da yüksek seviyelerde seyreden faiz yükünün düşürülmesi sağlanmıştır. Böylelikle, son yılların ardından PTT'nin 2025 yılını karla kapatacağı beklenmektedir. Tabii ki bu mali yapıda sağlanan iyileşmelerin kalıcı hale getirilmesi amacıyla da eşzamanlı olarak yapısal ve operasyonel dönüşüm adımları da hayata geçirilmektedir" diye konuştu.

'HALKBANK İLE İLGİLİ HUKUKİ SÜREÇ YAKINDAN TAKİP EDİLMEKTEDİR'

Ermut, Halkbank'ın ABD'de devam eden ceza davasıyla ilgili bilgiler vererek, "Söz konusu hususların bazısı bağımsız denetim raporunda gerekli detayları yer almakla birlikte, Halkbank tarafından ABD'de devam eden ceza davasıyla ilgili olarak davanın esastan görüşülmeye başlanması için Güney New York Bölge Mahkemesinin duruşma takvimi belirlemesi beklenmektedir. Bununla birlikte, ABD ve Türkiye arasındaki mutabakatlar çerçevesinde hukuki bir uzlaşma zemini yakalamaya yönelik girişimler de ayrıca olumlu yönde devam etmektedir. İlave olarak, banka aleyhine açılan tazminat talepli iki hukuk davasından Mart 2022 tarihinde açılan ilk dava Halkbank lehine sonuçlanarak Ocak 2024'te nihai olarak düşmüştür, diğer dava ise Temmuz 2023'te açılmış olup ceza davasında nihai karar verilene kadar askıya alınmıştır. Hukuki süreç devam etmekte olup yakından takip edilmektedir" dedi.

USTA: DEVLETİN NASIL YÖNETİLDİĞİNİ GÖRMÜŞ OLDUK'

TVF'nin şeffaflık ilkesine en üst düzeyde önem verdiğini ve tüm faaliyetler ile finansal raporlarının web sitlerinde yayımlandığını aktaran Ermut, TVF'nin KDV tahsil etmediğini söyledi. Bunun üzerine İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta araya girerek, "Gelir İdaresi diyor ki, 'KDV'yi tahsil ediyor, bana yatırmıyor.' Siz diyorsunuz ki, 'Ben KDV tahsil etmiyorum.' Devletin nasıl yönetildiğini de görmüş olduk bu vesileyle, bunu epey bir gündemde tutarız biz" değerlendirmesinde bulundu.

'TVF'NİN TOPLAM YÜKÜMLÜLÜĞÜ 10,6 TRİLYON OLMUŞTUR'

Ermut, Türkiye Teknoloji Fonu bünyesinde de çalışmalar sürdürüldüğünü ve 140 milyon doların üzerinde yatırım taahhüdünde bulunulduğunu ifade etti. TVF'nin konsolide seviyedeki yükümlülükleri hakkındaki soruları yanıtlayan Ermut, "Toplam yükümlülükler 31 Aralık 2024 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 35 ve 2,7 trilyon TL artarak 10,6 trilyon olmuştur. Finans sektörü faaliyetlerinden borçlar, 31 Aralık 2024 tarihi itibarıyla toplam yükümlülüklerin yüzde 72'sini oluşturmakta olup 2,3 trilyon TL artış kadar destekleri göstermektedir. Finans sektörü faaliyetten borçların faaliyetten yaklaşık olarak yüzde 77'si bankaların toplamış olduğu mevduatlardan oluşmaktadır. Bankacılık sektöründeki mevduat büyümesine paralel olarak mevduatları yaklaşık olarak yüzde 28 artmıştır. Bununla birlikte repo işlemlerinden diğer mali kuruluşlardan sağlanan fonlarda da yaklaşık olarak 706 milyar TL'lik bir artış görülmektedir. Yine, bankacılık sektörünün ihraç etmiş olduğu menkul kıymetlerde de yaklaşık olarak 124 milyar TL artış gerçekleşmiştir" ifadelerini kullandı.

GÖRÜŞMELER TAMAMLANDI

Milletvekillerinin sorularının yanıtlanmasının ardından Komisyon Başkanı Muş, Türkiye Varlık Fonunun Denetim Raporlarına ilişkin görüşmeler tamamlandığını belirterek birleşimi kapattı.