‘Flört süresi uzadıkça estetik operasyonlara talep artıyor’
Evlilik yaşının giderek yükselmesi, sosyal medyanın yarattığı görünüm baskısı ve boşanma oranlarındaki artışın, estetik operasyonlara olan ilgiyi her geçen gün artırdığını söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Alkan, “Bugün evlilik yaşı ileri taşındı, sosyal medya görünüm baskısını artırdı ve boşanmalar çoğaldı. Bu nedenle flört süresi çok daha uzun hale geldi. İnsanlar da kendilerini sürekli daha iyi, daha genç ve daha bakımlı göstermek istiyor. Estetik operasyonlar artık yalnızca fiziksel bir değişim değil, sosyal hayatın da bir parçası haline geldi” dedi.

Özellikle sosyal medya platformlarında kusursuz görünüm algısının yaygınlaşmasının, insanların kendi görüntülerini sürekli sorgulamasına neden olduğunu belirten Medicana Zincirlikuyu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Alkan, “Geçmişte insanlar evlendikten sonra dış görünüşleri konusunda kendilerini daha az baskı altında hissediyorlardı, ancak günümüzde değişen sosyal yaşam ve ilişki dinamikleriyle bu durum tamamen farklı bir boyuta taşındı. Bu da estetik operasyonlarına olan ilgiyi artırdı” diye konuştu.
Eskiden bireylerin evlilik sonrasında kendilerini sürekli daha genç, daha fit ya da daha çekici gösterme çabası içinde olmadığını belirten Op. Dr. Alkan, “Bugün sosyal medyanın etkisi, geç yaşta evlilikler ve uzun süren flört dönemleri nedeniyle kişiler dış görünümlere daha fazla önem veriyor” dedi.
‘KENDİNİ BEĞENDİRME BASKISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR’
Estetik operasyonların artık yalnızca fiziksel bir değişim değil, sosyal hayatın da bir parçası haline geldiğini ifade eden Op. Dr. Alkan, “Eskiden insanlar evlendikten sonra kendini sürekli başkalarına beğendirme ihtiyacı hissetmezdi. Ancak bugün evlilik yaşı ileri taşındı, sosyal medya görünüm baskısını artırdı ve boşanmalar çoğaldı. Bu nedenle flört süresi çok daha uzun hale geldi. İnsanlar da kendilerini sürekli daha iyi, daha genç ve daha bakımlı göstermek istiyor” diye konuştu.
‘SOSYAL MEDYA FİLTRELERİ GERÇEKLİK ALGISINI BOZUYOR’
Özellikle sosyal medya platformlarında sıkça karşılaşılan ‘ameliyatsız 20-30 yaş gençleşme' vaatlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Op. Dr. Alkan, birçok kişinin filtreler ve düzenlenmiş görüntüler nedeniyle gerçek dışı beklentilere kapıldığını belirtti.
Op. Dr. Alkan’a göre özellikle genç yaş grubunda estetik operasyonlara ilgi artarken, orta yaş grubunda ise daha genç görünme kaygısı ön plana çıkıyor. Sosyal medya uygulamalarında kullanılan filtrelerin, yüz hatlarını kusursuz gösteren efektlerin ve yapay zeka destekli fotoğraf düzenlemelerinin kişilerin aynadaki görüntüsünden memnun olmamasına neden olduğunu ifade eden Op. Dr. Alkan, bu durumun estetik operasyonlara olan ilgiyi artırdığını söyledi.
Sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Op. Dr. Alkan, “Bugün dünyada bir insanı ameliyatsız yöntemlerle 20-30 yaş genç gösterebilecek bir teknoloji yok. Bir kişiyi en fazla 10-15 yıl daha genç göstermek mümkün olabilir. Bunun için de genellikle cerrahi operasyonlar ya da cildin üst katmanını kontrollü şekilde yenileyen kimyasal peeling ve lazer uygulamaları gerekir” ifadelerini kullandı.
‘20-30 YAŞ GENÇLEŞME VAADİ GERÇEKÇİ DEĞİL’
Kimyasal peeling yöntemlerinde cildin üst tabakasının kontrollü olarak soyulduğunu belirten Op. Dr. Alkan, “Bu sayede yeni hücre oluşumu destekleniyor ve cilt daha canlı görünebiliyor. Benzer şekilde fraksiyonel lazer uygulamaları da lazer ışınlarıyla cildin üst katmanında kontollü bir yenileme sağlıyor. Bu işlemler kolajen üretimini artırıyor ve cilt kalitesini iyileştiriyor” dedi.
Ancak hiçbir ameliyatsız yöntemin kişiyi onlarca yıl genç göstermeyeceğini belirten Op. Dr. Alkan, “İnsanlar sosyal medyada gördükleri her görüntüye inanmamalı. Estetik uygulamalarda gerçekçi beklentiler çok önemli. Aksi halde kişi sonuçtan memnun olmayabiliyor” diye konuştu.
‘ARTIK AMAÇ BİR BAŞKASINA BENZEMEK DEĞİL’
Burun estetiğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Op. Dr. Alkan, son yıllarda insanların artık birbirine benzeyen yüzler yerine daha doğal sonuçlar istediğini söyledi.
Özellikle sosyal medyada sıkça görülen ‘tek tip güzellik’ anlayışının yerini daha kişisel ve doğal dokunuşlara bıraktığını ifade eden Op. Dr. Alkan, “İnsanlar artık ünlülere benzemek yerine kendi yüzüne uygun, daha dinç ve daha sağlıklı bir görünüm talep ediyor” dedi.
Op. Dr. Alkan sözlerini şöyle tamamladı:
“Eskiden çok kalkık, çok ince ve yapay duran burunlar daha fazla talep görüyordu. Bugün ise kişiler yüzüne uygun, doğal duran ve nefes alma fonksiyonunu koruyan burunlar istiyor. Burun estetiğinde önemli olan sadece güzel görünmek değil, aynı zamanda sağlıklı nefes alabilmektir.”





