00:33THY tarihinin en uzun uçuşunu Juventus ile gerçekleştirdiAÜ Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Karadavut, 'bayram' kavramının tarihi seyrine değindi. 'Bayram' kelimesiyle terim olarak ilk kez 11'inci yüzyılda, Kaşgarlı Mahmut'un Divanu Lugati't-Türk eserinde karşılaşıldığını aktaran Prof. Dr. Karadavut, "Ancak oradaki anlatılan bayram, dini bir bayram değil; tabiat kültlerine, mevsimsel döngülere bağlı yapılan törenlerdi. Nevruz ya da Hıdırellez gibi kutlamaları içeren bayramlardı" diye konuştu.
Bayramların bugün artık tatil dönemine evrilmesinin sosyolojik nedenlerine dikkati çeken Prof. Dr. Karadavut, "Toplumlar dinamiktir, kültür de dinamiktir. Durağan değildir, doğal olarak toplumlar değiştikçe kültür de değişir. Her dönem kendi kutsalını, geleneğini oluşturur, onu günceller. Zaman içinde büyük aile yapısından çekirdek aileye geçtik. Şehre göç, ekonomik zorunluluklar ve zaman darlığı, gelenekleri farklılaştırdı. Ancak bu bir kayıp değildir. Önemli olan, milli olan özü koruyarak onu zamanın ruhuna uygun biçimde yeniden üretmektir. Bizler kendi geleneğimizi oluşturacağız" diye konuştu.
'HER İNSANIN BİR ESKİSİ VAR'
Bayramları geçmişle kıyaslayarak nostaljiye kapılmak yerine, mevcut imkanlarla yeni gelenekler üretmenin gerekliliğini vurgulayan Prof. Dr. Karadavut, “Dilimizde bir söz var; 'Ah o eski bayramlar'. Hepimizin dilinde o eski bayramlara yönelik hasret var. Ancak biz eskiyi takvimsel olarak sınırlandıramıyoruz. Benim eskimle sizin eskiniz uyuşmaz. Her insanın bir eskisi var. Eski, günümüz insanının çaresiz kalan dertler problemler yüzünden mitolojik olarak anaya sığınmasıdır. Ananın olduğu yer asıl saadettir. Eski, bayramların eskiliğinden değil; bizim eskiye sığınmamızla alakalıdır. Fakat değişiyor geleneklerimiz, kültürlerimiz. Zira toplum değişiyor" dedi.
Bu değişimlerin her yerde farklı olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Karadavut, "Bu değişimler herkes için aynı olmak zorunda değil. Geleneksel büyük ailelerde bu gelenekler devam ediyor. Şehre göçmeyen, büyük aile yapısı devam eden yerler hala var. Oralarda bayramlar 'eski' bayramlar gibidir" diye konuştu.
'ÖNEMLİ OLAN HATIRLAMAK'
Dönemin getirdikleriyle geleneklerin de dönüştüğünü, fakat kökünde aynı kaldığını vurgulayan Prof. Dr. Karadavut, "Ah o eski bayramlar' demek yerine, elimizdeki değerleri çağdaş unsurlarla harmanlayarak yeniden şekillendirmeliyiz. Kökü bizde olduğu müddetçe çağdaş unsurlarla dizayn edebiliriz. İlle de gidip el öpmekle değil, başka bir şekilde de saygımızı gösterebiliriz. Yeter ki o saygı unsuru bizde olsun. Harçlık mendille verilmez belki ama dijital olarak gönderilir. Önemli olan vermek, hatırlamak, sevgi ve saygıyı sürdürmektir. Kökü bizde olduğu sürece geleneği yaşatmanın birçok yolu var" dedi.
Haber: Aysu DURSUN- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)
00:46Beykoz’da parkta tartıştığı kişiyi öldürdü: Bankta bulduğum bıçağı savurdum
08:21Öldürülen Kayra’nın olay öncesi parkta arkadaşlarıyla oynarken görüntüleri ortaya çıktı
03:56Uzak Şehir'e ödül
01:28ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile denizaltı savunma harbinde yeni nesil yetkinlik
01:51Alkollü ve ehliyetsiz sürücüye 190 bin TL ceza; gazetecilere mermer fırlattı
01:36Şişli’de boşanan çiftin aileleri birbirine girdi; kadını tabanca kabzasıyla yaraladı
03:29UNESCO geçici listesindeki İznik’te tarihi surlara sprey boyayla zarar verdiler