03:49Rusya'da İHA saldırısına uğrayan gemi İstanbul Boğazı'ndan geçiyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Şengül Aydıngün başkanlığında, Küçükçekmece Gölü kıyısında sürdürülen kazılarda önemli bulgular ortaya çıkarıldı. Prof.Dr. Aydıngün, çeşitli ülkelerden bilim insanlarının da katıldığı kazı çalışmalarında bu yıl ortaya çıkarılan en önemli buluntulardan birisinin 5 ila 7. yüzyıl arasında bir tarihe ait sepet biçiminde sütun başlığı olduğunu söyledi.
"AYNI USTA AYNI SÜTUN BAŞLIĞI"
Prof.Dr. Aydıngün, işçiliği çok zor olan bu başlığın çok ender bulunduğunu belirterek, "Bu sütun başlıkları özellikle Erken Bizans veya Geç Antik Çağ dediğimiz dönemdeki önemli yapılarda, dini veya imparatorluk yapılarında ele geçiyor. Bir benzerinin, hatta aynısının 1960'lı yıllarda Saraçhane kazılarında bulunduğunu biliyoruz. Değerlendirmemize göre, aynı usta, aynı sütun başlığını yaptı. Bu sütun başlığını kıyıya çok yakın bir alanda bulduk. Muhtemelen bir gümrük veya resmi bir bina olarak düşünüyoruz. Çünkü içerisinden bazı ilginç buluntular geldi. Aynı bölgeden ayrıca divit ve hokkadan oluşan yazı takımı, ayrıca bir tartı aleti geldi. Bütün bunları birleştirdiğimizde, özellikle yazı, kitap, tartının olduğu bir ticari bölüm diye düşünüyoruz. Kazılar ilerledikçe netleşecektir. Bu binanın 500'lü yıllarda yapıldığını, yaklaşık 100 yıl sonra da deprem veya başka bir felaketle yıkıldığını düşünüyoruz. Fakat bize verdiği bilgiler çok önemli. 100 yıllık dönemi çok net biçimde bütün malzemesiyle bulabiliyoruz" diye konuştu.
Doğu Roma (Bizans) İmparatoru 1. Justinianus döneminde yaptırılan ve içinde sepet sütun bulunan yapının, 21 Aralık 557 İstanbul depreminde yıkıldığı değerlendiriliyor. Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Bathonea Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Ülkü Kara, gün yüzüne çıkarılan divitin geyik kemiğinden yapıldığı üzerinde durduklarını söyledi. Bu değerlendirmenin Zooarkeolog Öğretim üyesi Dr. Hasan Değirmenci tarafından yapıldığını belirten Dr. Kara, "Kazılarda minyatür içine düzenli mürekkebin konulması ve yazılmasını sağlayan hokka ve divit bulundu. Divitin ucunda kırmızı ve siyah mürekkep izleri var. O dönemde okuma yazma oranının çok düşük olduğu göz önüne alınırsa, bunun resmi, devlet veya yönetim işinde kullanılmış olabileceğini değerlendiriyoruz" dedi.
01:04Karakuyu’nun ikinci tanıtımı yayınlandı
10:1711 yaşındaki Elifsu, 5 aydır acil kalp bekliyor
05:42Uzak şehir nefes kesti
06:28Yumurta viyollerinden ilham alınan projeyle mobilya üretiminde 100 yerine 60 ağaç kesilecek
02:00Tanımadığı kadına sokakta tokat atan şüpheli tutuklandı; olay kamerada
04:22Donör aranan Ali hemşirenin eşinden kök hücre bağışı çağrısı
05:01Okul koridorundaki çöpü alan Yunus belgeyle ödüllendirildi