Oynatma Listesi
VİDEO

Burdur'da lavanta zamanı

Türkiye'nin en önemli iki lavanta üretim merkezinden biri olan Burdur'da üretimin öncüsü Lisinia Doğa'nın girişimiyle oluşturulan yaklaşık 1500 dönümlük alanda lavantalar çiçek açtı.

Burdur'da 2010'lu yıllarda Lisinia Doğa Projesi kapsamında ilk üretimine başlanan lavantalar görsel şölen sunuyor. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi kampüsü, Akçaköy ve Karakent köyündeki Lisinia Doğa Yaşam Alanı'nda Burdur Gölü kenarında toplamda 1500 dönümün üzerinde üretimi yapılan lavantalar çiçeklendi. Yerli ve yabancı turistler, mor lavanta bahçelerinde fotoğraf çekimi için yoğun ilgi gösteriyor.

 

LAVANTANIN EKOTURİZMİ

Lisinia Doğa'nın 2005 yılında kurulduğunu belirten veteriner hekim Öztürk Sarıca, özellikle Burdur Gölü'nün korunması ve susuz tarımla ilgili projeleri kapsamında 2010-2011 yıllarında lavanta dikimlerine başladıklarını söyledi. Yaklaşık 15 yıldır lavanta üretimi yaptıklarını söyleyen Öztürk Sarıca, "Sadece lavantanın üretimi konusunda değil, yağının çıkartılması ve ekoturizmi noktasında da özendirici çalışmalar yapmaktayız" dedi.

 

ZİYARETÇİ SAYISI YILLIK 100 BİNİ AŞIYOR

Pandemiden önce yıllık 400 binlere ulaşan ziyaretçi sayılarının son yıllarda 100 binlere kadar gerilediğini kaydeden Sarıca, "Tabii bu ekoturizmin özellikle bir anlamda görünürlüğünü biraz kaybetmesinden kaynaklı ve ekonomik durumla alakalı kayıplar yaşadık. Ama ekoturizm konusunda hala çalışmalarımız devam ediyor. Bu yılki ziyaretçi sayımız geçen yıllara oranla biraz daha artmış durumda" diye konuştu.

 

3 BİN DEKARDA ÜRETİM

Lisinia Doğa olarak tıbbi ve aromatik bitki üretiminin yaklaşık 3 bin dekarda yapıldığını dile getiren Sarıca, "Bunun yarıya yakını tıbbi lavanta ve hibrit lavanta dediğimiz, özellikle Türkiye'de yetiştirilen intermedia türünden oluşuyor. Geri kalan kısmı özellikle kekik, adaçayı başta olmak üzere diğer ıtri bitkilerden oluşuyor. Toplamda 35'e yakın ıtri bitki üretimi gerçekleştiriyoruz" dedi.

 

YAĞI YERİNE KURUSU

Önceki yıllarda üretimi yapılan lavantaların distile edilerek yağının çıkartılıp, ihraç edildiğini dile getiren Sarıca, "Başta lavanta ve gül olmak üzere diğer tıbbi ve aromatik bitkilerin yağını değerlendiriyorduk. Özellikle son yıllarda TL'nin reel değerinin yüksekliğinden dolayı yurt dışı satışlar azaldığından rekabet şansımız azaldı. Biz de bu konuyla ilgili yeni ufuklar açmak adına tıbbi aromatik bitkilerle ilgili özellikle kurularını yapıp dünya piyasalarında rekabet şansımızı deniyoruz. Bu yıl özellikle lavanta, kekik ve adaçayında ciddi anlamda rekoltelere ulaşacağız" diye konuştu. (D

Mehmet ÇINAR/BURDUR, (DHA)-

GÜNCELLENME
DETAYLARI GÖSTER