05:04Sahte senetle 2,8 milyon, fotokopisiyle 3,27 milyon dolarlık haciz girişimiUludağ'ın güney yamaçlarından başlayarak, Karacabey Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne dökülen 103 kilometre uzunluğundaki Nilüfer Çayı, çözüm bulunamayan kirliliği ve toplu balık ölümleriyle endişe yaratıyor. Bursa Ovası'nın tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı Nilüfer Çayı, şimdi de Karacabey ilçesi Canbalı Mahallesi'ndeki toplu balık ölümleri ile gündeme geldi. Mahallenin içinden geçen çaydaki suyun kirliliği nedeniyle oksijen almaya çalışan balıklar, yüzeye çıkıyor. Ölen balıkların ise mahalle sakinleri tarafından toplanılması tehlikeyi artırıyor. Balıkların yaşamını sürdüremediği su, tarım alanlarının sulanmasında da kullanıldığı için sofralara tehlike taşıyor.
'İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN DA OLDUKÇA RİSKLİ'
Nilüfer Çayı'nda yaşanan balık ölümleri ile ilgili konuşan Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, "Organik atıklar suyun içerisindeki oksijeni tüketiyor. Oradaki organik kirletici parçalanıyor ve parçalanırken sudaki oksijeni tüketiyor. Sudaki oksijenin tükenmesi ile birlikte suyun içerisinde balıkların ve diğer canlıların yaşayabileceği çözülmüş oksijen seviyesi, neredeyse sıfıra düşüyor. Bu durum ekosistemi etkiliyor. Ayrıca ölen balıkların toplanması, bir şekilde satılıp tüketilmesi, halk sağlığı açısından çok büyük bir risk teşkil ediyor. Çünkü o suda zaten bir kirlilik olduğu için, orada canlı ölümleri gerçekleşiyor. Balıkta biriken kirliliğin ne olduğunu bilmeden, ne kaynaklı olduğunu bilmeden o balıkları tüketmek, halk sağlığı açısından da oldukça riskli ve tehlikelidir" dedi.
'BU, İNSANLARI ADETA ZEHİRLEMEKTİR'
İlhan Düzen (58), "Yaşanan balık katliamını duyunca, Bursa'dan buraya geldim. Bakıyorum suyun üzerine, binlerce balık ölüsü var. İnsanlar, burada bu balıkları topluyor, evine götürüyor, çoluğuna çocuğuna yediriyor. Maalesef bu, insanları adeta zehirlemektir" diye konuştu. Hacı Günden (32), "Bu, bir katliamdır. Nasıl olur da kedi veya köpek ölümlerinde insanlar ayaklanıyorsa, bunun için de harekete geçilmesi gerekiyor. Yazık değil mi? Bu hayvanlara nefes alabilmek için yüzeye çıkıyor. Bunlar, suya ilaçları bırakıyor. Sonrasında hayvanlar zehirleniyor" dedi.
04:28Göz tansiyonu hastası Oğuzhan: Tek isteğim acının dinmesi
04:37Preveze Deniz Zaferi’nin 488’inci yıl dönümünde İstanbul Boğazı’nda 15 gemiyle geçit töreni
02:34Kağıthane’de yumruklu saldırıda düştü kalçası kırıldı: İnsan hayatı bu kadar ucuz mu
04:17Konya Ovası’nda yağışlar rekolteyi artırdı
03:58Parası olanın bile kullanamadığı renk; antik dünyada gücün ve statünün simgesi mor
02:35Doğduğu tesadüfen öğrenilen zebra yavrusu 'Jason', ilgi odağı oldu
05:5050 bin parça hurdayla Büyük İskender ve atı Bukefalos’un heykelini yaptı