04:39Süper Loto’da büyük ikramiye 270 milyon TL’yi aştı, bayilerde hareketlilik arttıDepremde yıkılan Hatay Antakya'daki Elit Apartmanı'nda yaşayan 4 kişilik Gövce ailesinden, iş seyahati için 6 Şubat gecesi İstanbul'da olan baba Mümtaz Gövce dışında sağ kurtulan olmadı. 150 kişinin yaşamını yitirdiği apartmanda eşi Sena, kızları Ece Birce (6) ile Elif Eylül'ü (10) kaybeden Mümtaz Gövce, yaşadıklarını anlattı.
"ENKAZDAN 'KURTARIN' SESLERİ GELİYOR, BAKAKALIYORSUNUZ"
Depremden 8 ay önce apartmanın altında bulunan bir dükkanda kolonların kırıldığını farkedip durdurduklarını söyleyen Gövce, "Bu işlem orada bitti diye biliyoruz. Sonrasında kontrol de ettik. Dükkanların dış cephesi yapıldıktan sonra da bildiğimiz kadarıyla o işlem orada bitmişti" dedi. Deprem sonrası enkaz haline gelen apartmanın fotoğraflarının kendisine gönderildiğini söyleyen Gövce, "O fotoğrafı görünce arabamla hemen yola çıktım. Hatay'a 7 saate vardım. Apartmanımız asma katlarla birlikte 9 kat ve 42 daireden oluşuyordu. Yaklaşık 175 kişinin yaşadığı bir apartmandı. Biz üçüncü kattaydık. Apartmanın eksi 1'nci kısmında otoparkımız vardı. Yakınları orada olan kişilerle birlikte, ellerimizde enkazı kaldıralım dedik ama betonla savaş olmuyor. Öyle bir enkazı elinizle kaldıramazsınız. Düşünün ki her enkazın altından sesler duyuyorsunuz, 'Kurtarın beni, imdat' diye ama sadece bakakalıyorsunuz. Bu çaresizliği başka türlü yaşayamazsınız" dedi.
"ÖPTÜM, KOKLADIM, UYUYOR GİBİYDİLER"
Eşi ve kızlarını enkaz altından madencilerin çıkardığını anlatan Gövce, "Kızlarıma ulaştıklarında o kadar temizlerdi ki, stetoskop istediler. Çıkartıldıklarında öptüm, sarıldım, kokladım. Hala yanakları yumuşacıktı, mis gibi kokuyorlardı. Üzerlerinde hala ten kokuları vardı. Sanki 10 dakika önce vefat etmiş gibilerdi. Üçü de uyuyor gibiydi. Enkaz altından birçok cenaze çıkarttım ama insanın kendi yakını olunca çok başka oluyor" dedi.
"BABA ANNEMLERE ULAŞAMIYORUM, GALİBA BEN DE ÖLECEĞİM"
Enkaz altındayken 10 yaşındaki kızının kendisine whatsapptan sesli mesaj gönderdiğini gözyaşları içerisinde anlatan Gövce, "Kızım akıl etmiş sesli mesaj göndermiş. Fakat şebeke çekmediği için gönderilememiş. Telefon benim elime geçtikten sonra, tekrar gönder tuşuna bastığımda hepsi benim telefonuma iletildi. Birinci sesli mesajında dediği şey de şu, 'Baba Antakya'da deprem oldu. Lütfen yardım et, ambulans çağır, konum at ben atamıyorum, bizi kurtarsınlar.' İkinci sesli mesajı, 'Baba sana ulaşamıyorum. Lütfen beni ara, bana yardım et. Baba, annemlere ulaşamıyorum, galiba ben de öleceğim.' Sonra bunu yazıya dökmüş. Bu telefon eşimin telefonuydu ama, kızımdaydı. O kadar yalnızlık duygusuna kapılmış ki kendisine 'Seni seviyorum' diye mesaj atmış. Kızım korkmuştur enkaz altında, karanlıktan çok korkardı" dedi.
"KIZIMIN ÖLÜM SAATİ DÜZELTİLSİN"
Yetkililerden tek bir isteği olduğunu da belirten Mümtaz Gövce, "Kızımın ölüm belgesinde ölüm saati 10.01 yazıyor. Kızım o saatte ölmedi, çektiği fotoğraflar ve ses kayıtları var. Benim tek isteğim bir baba olarak bunun düzeltilmesini istiyorum" ifadelerini kullandı.
05:29Termik santralin 90 derecelik sıcak suyu, ilk kez serada kullanılacak
01:14Yalova'da F16 uçağı kaza kırıma uğradı, pilot kurtuldu
00:57Ankara’da ‘change’ operasyonu: 3 gözaltı
01:10Zeytinburnu'nda restorana silahlı saldırı kamerada: 2 yaralı
05:10Bahçelievler'de yıkım sırasında çöken 6 katlı bina kamerada; bitişikteki apartman zarar gördü
01:05Şişli’de Nilda Müge'yi öldüren şüpheli yakalandı; yeni görüntüler ortaya çıktı
00:20Otomobille çarpıp üzerinden geçtiği genç kız ağır yaralandı; o anlar kamerada