00:33THY tarihinin en uzun uçuşunu Juventus ile gerçekleştirdiİmamken 2008 yılında emekliye ayrılan Zekeriya Güler, babasından öğrendiği sedef kakma sanatını yaşatmak için, oğlu Erkan ile birlikte atölye açtı. Atölyesinde Kur-an muhafazası, rahle, masa, koltuk, sehpa, baston, silah kabzası, nalın, körük, tütün tabakası, kahve takımı ve bazı süs eşyalara sedef işleyen Güler, Halk Eğitim Merkezi, Mardin Olgunlaşma Enstitüsü ve Mardin Artuklu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’nda yeni sanatkarlar yetiştirmek için dersler de vermeye başladı.
‘ÇOCUKLARIMLA BERABER MESLEĞİ YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Sedef kakma sanatının dünyadaki en eski sanatlardan biri olduğunu söyleyen Güler, “Sedef kakma sanatı, Osmanlı’nın bir dönem rövanşta olduğu sanatlardan bir tanesidir. Şu an unutulmaya yüz tutan sanatlardandır. Türkiye’de sadece birkaç usta kalmış. Gaziantep, Şanlıurfa, Batman, Hatay ve Mardin’de birkaç ustamız vardır. Biz de Mardin’de çocuklarımla beraber bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz. Çok güzel bir sanattır. Ecdat sanatıdır. Bunu yaşatmak, gün yüzüne çıkartmak hem ecdada karşı bir görevimizdir hem de bizden sonraki nesle karşı bir sorumluluktur. Sanatlar bir günde ortaya çıkan iş dalları değildir. Bu yüzden mutlaka sahip çıkılması lazımdır. Sedef kakma sanatını, değişik kurumlarda dersler vererek yeni ustalar yetiştirmeye çalışıyoruz. Mardin Halk Eğitim Merkezi, Mardin Olgunlaşma Enstitüsü ve Mardin Artuklu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda dersler vererek sanatı yaşatmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘AHŞAP OLAN HER YERE İŞLENEBİLİR’
Sedef sanatının ahşap olan her eşyaya işlenebileceğini belirten Güler, “Ceviz ağacı üzerine yaptığımız çizimlerin ardından genelde geometrik Selçuklu motiflerini işliyoruz. Çizimin ardından ince keskiyle kazıyoruz, kazdığımız yerlere tunç telleri geçiriyoruz. Daha sonra tutkallayıp bir gün bekletiyoruz. Sedef koyacağımız yerleri oyuyoruz, sedefleri de yapıştırdıktan sonra kezzaplanıp ateşle yakılıyor. Sonra zeytinyağı sürülüyor ve en son cila ile temizleniyor. Sedef kakma sanatının 14-15 aşaması var. Ahşap olan her yere işlenebilir. Sultanlarımızdan Abdülhamit Han, Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan, bizim bildiğimiz sedefkar ustalardandır. Topkapı Sarayı’nda bunun en güzel örnekleri var, halen bu eserler sergileniyor. Camilerin giriş kapıları, pencereleri, minberlerde, mihraplarda, vaaz kürsülerinde, Kuran-ı Kerim rahlesinde, kılıçlarda yani ağacın olduğu her şeyde sedef işlenmiş, işlenebiliyor. Güzel süsleme sanatıdır. Bu bizim ecdat sanatımızdır, yani mirasımızdır. Biz bunu yaşatmazsak, yeni ustalara ve çıraklara öğretmezsek heba olup yok olacak, yazık olacak. Bunun olmaması adına Mardin’de çocuklarımla beraber çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
00:46Beykoz’da parkta tartıştığı kişiyi öldürdü: Bankta bulduğum bıçağı savurdum
08:21Öldürülen Kayra’nın olay öncesi parkta arkadaşlarıyla oynarken görüntüleri ortaya çıktı
03:56Uzak Şehir'e ödül
01:28ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile denizaltı savunma harbinde yeni nesil yetkinlik
01:51Alkollü ve ehliyetsiz sürücüye 190 bin TL ceza; gazetecilere mermer fırlattı
01:36Şişli’de boşanan çiftin aileleri birbirine girdi; kadını tabanca kabzasıyla yaraladı
03:29UNESCO geçici listesindeki İznik’te tarihi surlara sprey boyayla zarar verdiler