01:07Beyaz'la Joker salı akşamlarına taşındıAÜ Eğitim Fakültesi'nden Prof. Dr. Gökhan Deniz, Türkiye'nin floristik açıdan bir açık hava müzesi olduğunu, bu zenginliğin korunmasının yalnızca bilim insanlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Deniz, “Bir yandan bu zenginlikle övünürken, diğer yandan gelecek nesilleri tehdit altında bırakacak ihmallerde bulunamayız" dedi.
BİYOKAÇAKÇILIK RİSKİ ARTIYOR
Türkiye'de yaklaşık 10 bin bitki türü bulunduğunu, bunların yaklaşık 3 bininin endemik olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz, bazı türlerin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığını söyledi. Prof. Dr. Deniz, “Biz doğada sadece birkaç yüz bireyini görebildiğimiz bir bitki türünün, aynı yıl Avrupa'daki bir internet sitesinde yumrusu ya da tohumu satılırken karşımıza çıkması son derece üzücü" dedi.
Arazi çalışmalarında özellikle yabancı uyruklu kişilerin bitki ya da hayvan toplarken görülmesi halinde kolluk kuvvetlerine haber verilmesini isteyen Prof. Dr. Deniz, “Bilimsel çalışma yapan akademisyenler bile bakanlık izinleri olmadan doğadan tek bir örnek alamaz. Vatandaşlarımız bu konuda duyarlı olmalı" diye konuştu.
KOORDİNAT BİLGİLERİ GİZLİ
Koruma altında bulunan türlerin net koordinat bilgilerinin biyokaçakçılık riski nedeniyle titizlikle korunduğunu kaydeden Prof. Dr. Deniz, “Zaman zaman yurt dışı menşeli araştırma gruplarından bu tür bilgileri paylaşmamız isteniyor. Ancak bu bilgileri kamu kurumları dışında hiçbir kişi ya da kuruluşla paylaşmıyoruz" dedi.
'BALKONDA YAŞAMAZ'
Endemik bitkilerin yalnızca belirli ekolojik koşullarda yaşayabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz, kum zambağı, orkide ve salep türlerinin doğadan alınıp balkon ya da bahçeye taşınmasının bitkinin ölümüne yol açtığını söyledi. Prof. Dr. Gökhan Deniz, “Bu türler binlerce yıldır o bölgenin sıcaklığına, yağışına, toprağına ve rakımına uyum sağlayarak varlığını sürdürüyor. Balkon ya da bahçeye taşımak iyi niyetli olsa da sonuç değişmez" dedi.
CEZALAR CAYDIRICI
Yürürlükteki mevzuata göre, 2026 yılı verilerine göre nesli tehlike altında olan bir bitki ya da hayvan türünü tahrip eden veya zarar verenlere 699 bin 245 TL idari para cezası uygulandığını belirten Prof. Dr. Deniz, “Niyetin iyi olması cezayı ortadan kaldırmıyor" dedi. Habitatın tahrip edilmesi, izinsiz faaliyet ya da yapılaşma durumunda cezanın 3 milyon 496 bin 768 TL'ye kadar çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Deniz, “Doğaya zarar vermeden, doku kültürü gibi yöntemlerle üretim yapılabilir ve ülke ekonomisine katkı sağlanabilir. Ancak biyokaçakçılığa kesinlikle geçit yok" diye konuştu. (DHA)
09:29Eğitim-Bir-Sen, ara tatillere ilişkin saha araştırmasının sonuçlarını açıkladı
01:35Gaziosmanpaşa TEM Otoyolu'nda makas atan sürücü kazaya neden oldu; 2 yaralı
01:26Kuyumcukent'te uzun namlulu silahlarla 20 milyon liralık soygun kamerada
01:15Tartıştıkları kişinin otomobiline sopa ve sandalyelerle zarar verdiler
02:42Karga ve sığırcıklar, gökyüzünde görsel şölen oluşturdu
01:11Eşref Rüya’nın hırçın kızı
05:57İşitme engelli öğrencilerden, engelli köpekler için kampanya