Oynatma Listesi
VİDEO

Evlat hasretini bez bebeklerle dindirdi

İzmir'de yaşayan ve anne olmak için 20 yıl boyunca gördüğü tedavinin ardından hamile kalan Ayser Bahar Kartan (53), 4 ay sonra ise bebeğini kaybetti. Kartan, evlat hasretini ise yas sürecinde yaptığı bez bebeklerle dindirdi. 13 yıldır bez bebek yapan Kartan, "Bebeğimi kucağıma alamadım ama bütün çocuklara bebekler yaptım" dedi.

 

Kentte yaşayan Ayser Bahar Kartan, anne olma hayalini gerçekleştirmek için uzun yıllar tedavi gördü. 20 yıl süren tedavilerin ardından hamile kalan Kartan, müjdeli haberden 4 ay sonra, bebeğini kucağına alamadan kaybedince, yas dolu bir dönem geçirdi. Kartan, bu süreçte bez bebek yapımını öğrendi ve eline aldığı iğne ve ipliği ruhunu iyileştiren bir terapiye ve yüzlerce çocuğun yüzünü güldüren sanat yolculuğuna dönüştürdü. Yaklaşık 13 yıldır bez bebek üreten Kartan, 'Lorin' adıyla kendi bez bebek markasını oluşturarak hayata yeniden tutundu.

 

'BEZ BEBEK YAPMAK BENİ İYİLEŞTİRDİ'

 

Bez bebeklerin kendi yaşam hikayesini oluşturduğunu söyleyen Ayser Bahar Kartan, "Her kadın, içinde annelik şefkati taşır. Erken yaşlarda evlendim, ailemden ayrıldım ve Adıyaman'a gittik. Orada bir bebeğim olsun istedim. Uzun yıllar zorlu tedaviler gördüm ama olmuyordu. Bir gün nihayet annelik müjdesi aldım. Artık ben de anne adayıydım. Bu çok fazla sürmedi, 4 ay sonra bebeğimi kaybettim. Sonrasında Adıyaman'dan Ankara'ya göçtük. Orada da kendimi iyileştirmek, iyi hissetmek istiyordum ama olmuyordu. Oradan İstanbul'a, sonra İzmir'e geldik. 13 yıl önce İzmir'e geldiğimde kendime farklı bir pencere açmak istedim. Bir gün nihayet ilk bez bebeğimi yaptım. Hiçbir eğitimim yoktu, evdeki malzemelerle başladım. Bez bebek yapmak beni iyileştirdi. Yaptığım bebekleri ilk önce kendim için yapıyordum ve bana iyi geliyordu. Sonrasında çevremde insanlar beğenmeye başladı, hediye etmeye başladım, satın alanlar da oldu" ifadelerini kullandı.

 

‘KENDİ MARKAMI KURDUM’

 

Yaptığı bez bebeklerini geliştirmek istediğini aktaran Kartan, "İzmir'deki bazı dernekler beni fark edip çağırdılar. İnsanlarla, çocuklarla birlikte bebekler yapmaya başladık. Sonrasında üniversite sınavına girdim. 2022 yılında Ege Üniversitesi Emel Akın Meslek Yüksekokulu Giyim Üretim Teknolojisi Bölümü'nü kazandım. Okurken de 'Tekstil atıklarının organik oyuncağa dönüşüm hikayesi' adlı bir TÜBİTAK projesi yaptım. Tekstil atıklarından oyuncaklar yaptık. Geçen yıl Kolektif Etki Programı Derneği'nden (KEP) 3 aylık girişimcilik eğitimi aldım, burada da kendi markamı kurdum" diye konuştu.

 

'ANNE SICAKLIĞIYLA BEBEKLER YAPMAK İSTEDİM'

 

Geleneksel bebekler de yaptığını söyleyen Kartan, "Piyasada hep sanayi, plastik bebekler var. Anne sıcaklığıyla yapılmış hem de geleneğimizi taşıyan bebekler yapmak istedim. Küçük çocukların oynaması için de içi tamamen yün dolgulu oyuncaklar yaptım. Çocuklara zarar vermeyecek şekilde yapıyorum. Kıyafetleri de pamuklu ve tamamen çocuklara zarar vermeyecek bebekler" dedi.

 

'YAS SÜRECİNDE KESTİĞİM SAÇLARIM, YAPTIĞIM BEBEKTE YAŞIYOR'

 

Yaptığı her bebeğin kendisi için çok özel olduğunu dile getiren Ayser Bahar Kartan, şöyle konuştu:

 

"Hiçbir bebek, birbirine benzemiyor. Kendine özel ve biricik bebekler. Fakat benim için özel bir anlamı olan bir bebeğim var. Yas sürecimde saçlarımı keserek yastan arınmak istemiştim. Saçlarımı kestim ama atmaya kıyamadım. Saçlarımı, yaptığım bir bebeğe taktım. O bebek benimle kalıyor. Bebeğe bakınca iyi ki saçlarımı atmamışım diyorum. Şu anda saçlarım bir bebekte yaşıyor. Yas sürecimi bez bebeklerle atlattım. Onları yapmak bana çok iyi geldi. Bebeğimi kucağıma alamadım ama bütün çocuklara bebekler yaptım. Belki çocuğum olsaydı sadece kendi çocuğuma yapacaktım. Böylelikle bütün çocuklara bebekler yapmaya başladım. İyi bir enerjiyle yapıyorum. İnsanlara ulaştığında mutlu kareler atıyorlar. Hem ben mutlu oluyorum hem onlar mutlu oluyor." (DHA)

 

 

Seza Nur ALPDÜNDAR, Mehmet KILINÇ/İZMİR,(DHA)-

GÜNCELLENME
DETAYLARI GÖSTER