01:09Zeytinburnu’nda kapının göbek kilidini kırıp evi soydular: 3 şüpheli tutuklandı
Almanya'da dünyaya gelen ve Kayseri'de yaşayan Arzu Eker'e; 3 yaşında halk arasında 'tavuk karası' olarak bilinen Retinitis Pigmentosa teşhisi konuldu. İlk başlarda kısmen gören Eker, lise çağlarına geldiğinde görme yetisini tamamen kaybetti ve yüzde 90 görme engelli oldu. Hayattan ümidini kesmeyen Arzu Eker, 'gözümüz gibi' dediği beyaz bastonuyla; İstanbul Üniversitesi Sosyal Hizmetler, Anadolu Üniversitesi Adalet, Atatürk Üniversitesi Bilgi Yönetimi, Atatürk Üniversitesi Egzersiz ve Spor Bilimi Bölümleri olmak üzere toplam 4 üniversiteden mezun oldu.
BAĞLAMA EĞİTİMİ DE ALIYOR
Şu anda da Anadolu Üniversitesi'nde Sağlık Yönetimi Bölümü ile İstanbul Üniversitesi'nde Rekreasyon Bölümü'nden eğitim alan Eker, EKPSS sınavlarına hazırlanarak devlet memuru olmanın hayalini kuruyor. Eker, Türkiye'nin en büyük engelsiz yaşam merkezlerinden biri olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi'nde de çocukluktan beri ilgi duyduğu bağlamanın eğitimi görüyor.
'OKUMAYA DEVAM EDECEĞİM'
Arzu Eker, "3 yaşındayken teşhis konulmuş, küçükken görüyordum ama lise çağlarında ilerledi. Baston bizim gözümüz gibi. Önümüzdeki engelleri tanımakta yardımcı oluyor. 4 üniversite bitirdim. EKPSS'ye hazırlanıyorum. Hedefim, kamuda memur olmak. Ekran okuyucusu programı kullanıyorum. Çok rahat bir şekilde kullanıyoruz. Derslere internetten çalışıyorum. Sesli kaynakları kullanıyorum. Çevremden, 'Biz bir üniversiteyi bitiremedik ya da zor bitirdik. Sen bu kadar azimle çok çalışıp okuyorsun' diyorlar. Okudukça genel kültürüm artıyor. Bilgi kazanıyorum. Kişisel gelişimime de katkı sağlıyor. Okumaya devam edeceğim. Görme engellinin en özgür olabileceği şeyi, bastonudur. Görme engeli; bizim gözümüzde var beynimizde değil. Gönül gözü ile görmek lazım. Gönülden istenen her şey olabilir. Hayata küsmemeliyiz" diye konuştu.
'BAZEN ZORLUKLAR OLABİLİYOR'
Engelsiz Yaşam Merkezi’nde haftada 2 gün eğitim aldığını da belirten Eker, "Bağlama çalmaya ortaokulda başladım. O dönem annem ve babam bana doğum günümde bağlama hediye etmişti. O şekilde bağlamaya başladım. Arkasından 1-2 yıl özel ders aldım. Ardından da konservatuara gittim. Bağlama eğitimime burada devam ettim. Ud eğitimi aldım. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi'nde de etüt eğitimimi Kenan Hoca'dan aldım. Bir şeye canım sıkıldığında ya da kafa dağıtmak istediğim de müziğe başvuruyorum. Müzik benim için güzel bir şey. Burada haftada bir gün müzik eğitimi alıyorum. Ayrıca burada bireysel eğitimler alıyorum. Bağımsız hareket baston eğitimi ve İngilizce eğitimi alıyorum. Hayata küstüğüm zamanlar oldu. Buraya gelmeden önce sadece kendimi görme engelli zannediyordum. Kendim gibi görmeyenleri burada görüp tanıyınca da kendimi daha rahat hissettim. Bazen zorluklar olabiliyor. Dışarıda özel bir spor salonuna gitmek istediğimde refakatçiyi zorunlu tutuyorlar" dedi.
06:47Emekli öğretmen, evinin bahçesini sanat atölyesine çevirdi
00:42Çocuklar, oynadıkları parkı temizledi
05:27Yavru inci kefalleri Van Gölü’ne dönüyor
02:35Gökyüzünde şölen; gök taşları 'ateş topları' gibi görünecek
05:34TIR dorsesini 'mobil bal üretim' tesisine dönüştürdü
01:45Gazeteci Cem Küçük gözaltına alındı
08:00Sindirim, idrar ve üreme çıkışı tek olan Kırgız bebek, İstanbul'da sağlığına kavuştu