07:28Cihan Ve Alya tuzağa düştü
Evli ve 2 çocuk babası Şeref Yalçın, 25 yıldır Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde santral sorumlusu olarak çalışıyor. Gelen çağrıları cevaplayan Yalçın, telefon santral kurulumları, hat arızaları, telefon bağlantıları ve çağrı merkezi sistemleri gibi yüksek teknik bilgi ve dikkat gerektiren işleri yardım almadan yapıyor. Aynı zamanda hastanenin engelliler komisyonu başkanı olan Yalçın, hastaneye başvuran engellilerin sorunlarının çözümü noktasında yardımcı oluyor. Aynı hastanede veri giriş sorumlusu olarak çalışan oğlu Alperen Yalçın ile de mesai arkadaşlığı yapan Şeref Yalçın, 7-14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftasında DHA'ya konuştu.
'MAZERETİMİ ÖNÜME ENGEL KOYMUYORUM'
Şeref Yalçın, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde İşletme ve Pazarlama Bölümünü okuduğunu, 2001 yılında Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışmaya başladığını söyleyerek, "Ben mazeretimi, engelimi önüme engel koymuyorum. Elimden geldiği kadar kurumuma, devletime ve milletime faydalı olmaya çalışıyorum. Sadece telefona bakmıyorum. Bana yetki verdiler, ben müdahale ediyorum bir sorun olduğunda. Çoğu işler gözle yapılacak işler. Tabii gözle yapılacak işlerde de destek alıyorum. Mesela kabloların renklerini soruyorum, yanımda refakatçim oluyor. Arızalara, kablo kopması gibi durumlara müdahale ediyoruz. Çoğu işi kendi başıma çözüyorum. Bazen arızayı anlatırken telefonda iletişime geçtiğim insanlar anlamıyor beni. ‘Şöyle bir arıza var’ diyorum. ‘Beyefendi bakar mısın’ diyor. ‘Ya ben görmüyorum’ diyorum" dedi.
'GÖRME HARİÇ HER İŞİ YAPABİLECEĞİME İNANIYORUM'
Yalçın, önyargıların da olduğunu belirterek, “Bir arkadaşımız ‘senden başka bu işi yapacak kimse yok mu’ demişti, üzülmüştüm. Bazen firmaların çözemediği sorunları ben çözüyorum. Görme engelli olmak bana sevgiyi ve yaşama azmini öğretti. Kendi başıma yaşamayı öğretti. Oğlumla da aynı hastanedeyiz, bazen ondan da destek alıyorum. Keşke her gün engellilerin olsa, her gün bizim sıkıntılarımızı dile getirsek, her gün bizim sorunlarımız çözülse. Hiçbir zaman umudunuzu kesmeyin. Her zaman azminizi, yeteneğinizi kullanabilirsiniz. Bizim için en önemli şey azim. Başarının yarısı azimdir. Umutsuz olmak bize yakışmaz. Biz mecburen yaşamak zorundayız. Bu toplumun parçasıyız, üretmek zorundayız. Engelim beni durduramadı. Bizim dezavantajımız nedir? Engelli olmak, her işte çalışamamak. Ama ben öyle görmüyorum. İstediğimiz zaman her işi de yapacağımıza, yani görme hariç her işi yapabileceğimize inanıyorum. Biz bu toplumda varız, her zaman olacağız. Kendimizi soyutlamayalım. Üstlendiğimiz görevimizi de mazeretimizi öne sürerek ‘ben bu işi yapamam’ demeyelim" diye konuştu.
'BABAM BİZİM GURURUMUZ'
Şeref Yalçın’ın oğlu Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde veri giriş sorumlusu olarak çalışan Alperen Yalçın da babasını engelli olarak görmediğini belirterek, "Babam bizim gururumuz. Onu engelli olarak görmüyoruz. Yol gösteren babamızdı, hep onun sayesinde bir yerlere geldik. Gören insanlardan daha başarılı bir şekilde yaşıyor" dedi. (DHA)
01:01Kuzey Çevre Demiryolu Projesi için 6,75 milyar dolarlık finansman anlaşması
00:33Çanakkale’de karaya vuran caretta caretta kurtarıldı
05:12Anne-babasını depremde kaybeden Mehmet Ali sporla hayata sarıldı; Avrupa şampiyonu oldu
08:25Sultangazi'de kavgayı görüntüleyen kadının darbedildiği iddiası: Dövüldüğüm yeri çekmedi, kayıtları karşı tarafa veriyor
03:23Mersin'de 2 kişinin yaralandığı bıçaklı kavgaya ilişkin 5 gözaltı
02:30Yerli ve milli imkanlarla üretilen insansız mayın tarama aracı Erdek’te
04:23Masai yerlilerine harmandalı zeybeği öğreten gezginin yeni rotası Orhun Yazıtları