00:33THY tarihinin en uzun uçuşunu Juventus ile gerçekleştirdiDiyarbakır’da yaşayan ve kekemelik, hızlı konuşma ve tutukluk problemi yaşayan Mahsun Budak, 2 yıl önce Ticaret İl Müdürlüğü’nde memur olarak göreve başladı. Kendi çabasıyla kekemeliği büyük oranda yenen Budak, yaşadığı süreçle ilgili kitap yazmaya karar verdi. Yaşadıklarını ‘Gönlüm kekeme değil’ ismini verdiği kitapta anlatan Budak, “Şu an konuşmada daha iyiyim, belki fark edersiniz. Çünkü kekemelik geçmeyen bir sorun aslında. Ben 4 yaşındaydım, önce ailem bunu fark etti. ‘Biz fındık toplamaya gidip geldik, seni bu halde gördük’ dediler. Artık bir şey mi etken oldu, içeride bir şey mi oldu, travma mı yaşadım onu bilmiyorum. Sonra kekemelik ortaya çıktı ve bunlarla artık mücadele etmeye başladım. Kekemelik geçmeyen bir şey ama zamanda daha aza indirgenebilir. 2005’li yıllarda etrafımızda şeyhler, türbeler çokça vardı. Hatta camii anahtarının dahi kekemeliğe iyi geldiğini söyleyenler oldu. Ben bunları denedim, faydasını görmedim. 2020 yılına kadar, memur olmadan önce bu sorun hayatımı çok etkiledi. Çünkü bir sürü mülakat vardı, artık belli bir yaşa gelmiştim ve iş bulmalıydım. İş bulmadığım için daha çok stres yapıyordum, bu stres de kekemeliğime daha çok etki ediyordu. Sonra mülakatlara girdim, heyecanla onları geçemedim. ‘Yeter, artık bir yere kadar’ dedim. Çünkü hayatımı devam ettirme şansım yoktu. Ya tarla, ya inşaat… Okudum ve o kadar eğitim gördüm ki bunun bir karşılığı olmalıydı ve bunun için artık bu mücadeleye başladım” dedi.
‘İKİNCİ KİTABIMA DA BAŞLIYORUM’
Kekemeliği yendiği süreci anlatan Budak, “Daha sonra memur oldum. Kekemeliği aza indirgemem, memur olduktan sonra başladı. Çünkü artık iş hayatına başlamıştım. Hayatımın devam etmesi için, çalıştığım yer de insanlarla içli dışlı olduğu için konuşmamın daha düzgün olması için ‘Artık düzeltmeliyim’ dedim. Kendi kendime evde çalıştım. Nefes egzersizleri yaptım, dil egzersizi yaptım, yanakları çalıştırdım. Çünkü konuşmayı etkileyen bir sürü etken var. En başta nefes, dil, alt dudak diye bunları çalıştım. Sonra kendi kendime çok konuşmaya başladım. Özgüven eksikliğinden dolayı hiç konuşamazdım böyle yerlerde. Şu an çok şükür karşınızda artık konuşabilecek duruma geldim. Kekemelik aslında insanların kendini ifade edememesi, kelimelere takılı kalması, bundan dolayı ortaya çıkıyor. Benim gibi birçok insan olduğu için onlara hitap eden bir kitap yazdım. Çünkü her insan kekeme olabilir. Bazılarının duyguları, bazılarının düşünceleri kekemedir. Benim de dilim kekemeydi. Zamanında yaşadığım duygusal bir anı, bir hayatı kitaba aktardım. Kekemeliği yenmemdeki bir etken de buradaki çalışma ortamıdır. Sağ olsun bizim müdürümüz Zafer Bey, bu konuda iyi çalışmalar ortaya çıkardı. Burada bir aile ortamı olduğu için daha samimi olduğu için burada daha da rahat konuşabildim. ‘Gönlüm kekeme değil’ isimli bir kitap yazdım. Kitabın içeriğinde bir karakter var, kekeme olduğu için kimseyle konuşamıyor. Bir günlük yazmaya başlıyor ve günlüğe yazdığı şeyi buraya aktarıyor aslında. Şu an 2’nci kitaba başladım. Onu da hayırlısıyla en kısa sürede çıkaracağım” diye konuştu. (DHA)
00:46Beykoz’da parkta tartıştığı kişiyi öldürdü: Bankta bulduğum bıçağı savurdum
08:21Öldürülen Kayra’nın olay öncesi parkta arkadaşlarıyla oynarken görüntüleri ortaya çıktı
03:56Uzak Şehir'e ödül
01:28ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile denizaltı savunma harbinde yeni nesil yetkinlik
01:51Alkollü ve ehliyetsiz sürücüye 190 bin TL ceza; gazetecilere mermer fırlattı
01:36Şişli’de boşanan çiftin aileleri birbirine girdi; kadını tabanca kabzasıyla yaraladı
03:29UNESCO geçici listesindeki İznik’te tarihi surlara sprey boyayla zarar verdiler