00:50Beyoğlu’nda pazarda 'Ürünlere zarar verdin' kavgası: Kadın başından yaralandı esnaf tutuklandıDoğu Karadeniz'deki kentlerde, son aylarda sağanak ve kar yağışı etkili olurken, küresel ısınma kaynaklı yağış rejimindeki ani değişkenlik, bölgede son aylarda sel, taşkın ve heyelan gibi doğal afetlerin de sıkça yaşanmasına yol açtı. İklim değişikliğinin etkisi, deniz ekosisteminin yanı sıra su buharlaşmasının artmasıyla ani ve kuvvetli yağışları da beraberinde getirdi. Doğal kaynak yönetiminin ekolojik koşullara uygun yapılması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, Türkiye’de son 15 yılda atmosferik afetlerde 3 kat artış olduğuna dikkati çekip, 1500 meteorolojik afetin yaklaşık 800’ünün Karadeniz Bölgesi’nde meydana geldiği ifade etti.
‘GÖKYÜZÜ AĞLAMAZSA YERYÜZÜ GÜLMEZ’
KTÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, bölgedeki durumu değerlendirerek, “Karadeniz’de heyelan riski her zaman var. Bu sene geç vakitte de olsa yayla ve dağlara kar yağdı. Sadece Trabzon ve Rize değil, Artvin’e ve Giresun’a da yağdı. Her tarafta kar var, bu beni çok mutlu eden bir durum. Geç donlar dediğimiz, ilkbahar donları olmaz ve tarıma da zarar vermezse bir susdoku (su doygunluğu) söz konusu oluyor. Gökyüzü ağlamazsa yeryüzü gülmez. Kar, çok önemli bir susdokudur. Kar yüksekliğinde 30 santimetrelik bir düşüş var yani artık daha az kar yağıyor. Bu düşüş yazın da derelerin suyunun daha az akması demektir. O yüzden kar ve yağış iyidir. Yeter ki bize zarar vermesin. Bize zarar vermesinin sebebi de yine biziz” dedi.
Afetlerin yüzde 52’sinin Karadeniz Bölgesi’nde meydana geldiğini anlatan Doç. Dr. Kurdoğlu, “Geç yağmış bir kar değil de birikmiş bir kar olarak da düşündüğümüz zaman ve ilkbahar yağışlarını da düşünürsek hava sıcaklığıyla birleşerek ciddi sellere sebep olabiliyor. Bu durum aynı zamanda eğimli yerlerde heyelanlara da sebep olabiliyor. Toprak suyla doygun hale geliyor. Yukarılarda eriyen suların aşağılara doğru hızla gelerek sıcaklık ve yağışla da birleşmesi Karadeniz için ciddi risk oluşturuyor. Türkiye’de yaklaşık son 15 yılda meteorolojik afetlerde 3 kat artış var. Bütün afetlerin yüzde 52’si Karadeniz’de oluyor. 1500 meteorolojik afetin yaklaşık 800’ü Karadeniz Bölgesi’nde oluyor” dedi.
‘DOĞAYA BOYUN EĞEN MÜHENDİSLİK ANLAYIŞI GELİŞTİRİLMELİ’
Doğaya uygun hareket edilmesi gerekildiğini ifade eden Doç. Dr. Kurdoğlu, “Artık kendimize çekidüzen verip, önlem almamız lazım. Geleceğe yönelik doğal kaynak yönetimini ekolojik koşulları gözeterek yapmalıyız. Biz her yere yol açıyoruz. Her yerde yol çalışması var. Bu çalışmalar yukarılarda eriyen kar sularını ya da yağmurların hızla aşağıya gelmesini sağlayan bir etmendir. Yolu istiyoruz ama hem heyelanları tetiklemesi hem de su intikalini hızlandırmasının olumsuz etkileri var. Bizler her zaman doğayla yarışan ve şiddet uygulayan değil, doğaya boyun eğen ve dediklerini yapan bir mühendislik anlayışı geliştirmeliyiz” diye konuştu.
03:58Iğdır'da asırlık miras: Karabatak kolyesi
02:50Otomobiliyle motosiklete çarptı, kaputtaki çocuğu indirip yaralıları ezerek kaçtı; o anlar kamerada
03:35Bahçelievler'de hafif ticari araç ile çarpışan otomobil alev aldı: 2 yaralı
01:53Yangını fark etmeden düğüne devam ettiler; o anlar kamerada
01:08Bisiklet ve yaya yolunda motosiklet kullanan aday sürücünün ehliyeti iptal edildi
01:52Mersin’de ters şeritte ilerleyen dolmuş şoförünün ehliyetine el konuldu
00:40DHA’ya, 2025'e Damgasını Vuran Haber Fotoğrafı ödülü